Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/485 E. 2023/777 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/485
2023/777
20 Aralık 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin 16/10/2019 tarih ... Esas ... karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kabulüne ilişkin temyiz kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davalının temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kararımız bozulmakla karar düzeltme kanun yolu açık olan bozma kararına karşı davacının karar düzeltme kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 02/06/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebi reddedilmekle dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiş olup yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 17/06/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete bağlı ortaklık olan davalı şirketteki %100 payının özelleştirme kapsamında 30/10/2009 tarihinde ......A.Ş. tarafından devralındığını, özelleştirme süreci içerisinde dava ve icra dosyalarının belirlendiğini, bu kapsamda taraflar arasında 05/10/2009 tarihli tutanağın imzalandığını, davalının 12/10/2009 tarihli yazısı ile yazı ekindeki listelerde yer alan icra dosyalarının bir kısmını kendi şirketlerinin hesaplarında şüpheli alacak olarak ayırdığını ve şüpheli alacakların da devre konu olmadığını ileri sürerek bu hususun 05/09/2009 tarihli tespit tutanağına eklenmesi gerektiğini istemesi üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca konunun 17/10/2009 tarihinde şirketlerine aktarılarak icra takibine konu olmuş tarımsal sulama, belediye (iç tüketim ve içme suyu tesislerinden kaynaklanan alacaklar), resmi daire, genel aydınlatma, ibadethane alacaklarının şüpheli alacaklar hesabında izlenmesi ve şüpheli alacaklar hesabının da ...' a devrinin yapılmamış olması karşısında tespit tutanağı ekinde bulunan listelerde yer alan alacaklara ilişkin icra takip dosyalarının ... tarafından devir alınıp alınmayacağı ve sair konuların bir talimata bağlanmasının istenildiği ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 15/10/2009 ve 19/10/2009 tarihli yazılarında belirtilen nitelikteki dava ve icra dosyalarından ... 'ın talimatı doğrultusunda 31/03/2006, 31/12/2007 ve 30/09/2009 tarihi itibari ile yapılan/yapılacak bilanço düzenlemeleri kapsamında ... 'a devredilen alacaklar ile ilgili dava ve icra dosyalarının ... tarafından takip edilmesi gerektiği, ... tarafından devralınacak sözü geçen dava ve icra dosyalarının buna göre tespit edilmesi ve bu tarihler itibari ile yapılan bilanço düzenlemeleri kapsamında şirket aktiflerinde yer alacak şüpheli alacakların ... 'a devri konu edilmediğinin bildirildiğini, yapılan yazışmalar sonucunda müvekkili nezdinde bir komisyon oluşturulduğunu, oluşturulan alacakların tespiti komisyonunun 07/04/2010 tarihli görüşü ve buna paralel müvekkili kurum yazısında bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ... 'a devri yapılmış alacaklardan icraya intikal eden alacaklara ilişkin dosyaların aidiyeti kriterlerinin belirlendiğini, bu kriterlere göre taraflarca yeniden belirlenen kriterlere uygun tespit yapıldığını, bu tespite göre ... 'a ait olması gereken Niğde iline ait 818 adet icra dosyasının davalı tarafından müvekkiline teslim edilmesi gerekirken sadece 218 adet dosyanın müvekkiline teslim edildiğini, 600 adet icra dosyasının ise teslim edilmediğini, davalının icra takiplerinin 2008 yılında başlatılmış olmasına rağmen bu takipleri 2007 yılında şüpheli alacak hesabına aldığını böylece davalının mevzuata aykırı işler yaptığından bahisle sözü geçen 600 adet icra dosyasına konu alacağın davacıya ait olduğunun tespitine ve böylece taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 2608/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; özelleştirme tarihinden bu yana 5 yıl geçtiğinden talep ve davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin zamanla dağıtım işleri şirket bünyesinde kalarak pazarlama ve satış işleri için ... 'nin kurulduğunu, husumetin müvekkiline değil müvekkilin bünyesinden bölünerek kurulan ... 'a yöneltilmesi gerektiğini, 30/10/2019 tarihinde özelleştirme kapsamında devir sözleşmesinin imzalandığını, Konya ve diğer 5 ilde elektrik dağıtım ve satış işlerinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, 31/12/2007 tarihli bilanço devirlerinde Niğde ilindeki 600 adet icra dosyasına konu tarımsal sulama alacaklarının bilançonun ... nolu hesabında yer alan alacaklar olduklarını, ... nolu hesaptaki alacaklar devir tarihi itibariyle icra takibine konu edilmemiş ise ve ... 'a devri yapılıp ilgili yönetim kurulu gerekli yazılı temlik işlemini yaparak ... 'a aktarmış ise bu alacakların ... 'a geçtiğini, Niğde ili hariç bu yönde bir sorun yaşanmadığını ancak ... nolu hesaptaki alacakların devre konu edilmediklerini, ... nolu hesaptaki alacakların ... 'a bırakılmış alacaklar olduğunu, müvekkilinin bunu görerek ihaleye girdiğini, davacının artık ... nolu hesapta yer alması gereken alacakların ... nolu hesapta yer alması gerektiği türünden iddialara dayanamayacağını, ... ile ... arasındaki 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesine göre hangi alacağın hangi usulle ... 'a kalacağının belirlendiğini, dava konusu alacağın da ... 'a kalan alacaklar cümlesinden olduğunun devir sözleşmesinin 10. maddesinde belirtildiğini, sözleşmenin 10. maddesine göre sözleşmenin ek 8 'inde hesap kodları yer alan ve ... 'a devredilmiş olan alacakların borçluları tarafından ... 'a ödenmesi halinde tahsil edilen tutarın ... 'a aktarılacağının belirtildiğini, dava konusu alacaklar ek 8 'de kodları belirtilen devredilmiş alacaklardan olmadığını, davacının davasını bir muhasebe hatasına dayandırmak istediğini ve üstelik bu hatanın kendisinin yaptığı bir hata olduğunu ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığını, hem kod olarak hem de ... 'a devredilmemiş bir alacak olarak davacının bir hakkının olmadığını, dava konusu 600 adet icra dosyasının parasal karşılığının 9.448.309,00 TL civarı olduğunu, bu denli yüksek bir miktarın ... nolu hesap ile ... nolu hesapta yer almasının nedeninin yıl sonunda icra dairelerinin icra takibi açılmasını kabul etmemesi nedeniyle birkaç gün sarkması nedeniyle olduğunu, bu nedenle icra takiplerinin 2007 yılı sonu yerine 2008 yılı Ocak ayında başlatılabildiğini, davacının bu durumu fırsata çevirerek işbu davayı açtığından bahisle işbu davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, sözleşmeden kaynaklanan çekişmenin giderilmesi ve tespit davasıdır.
Mahkememizce; taraf vekillerinin verdikleri dilekçeler, emsal yargı kararları, dava konusu Niğde icra dairelerine ait dosya numaralarının ve borçlu isim ve soyadlarının olduğu icra dosyası listesi, davalı ... 'ın özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı, özelleştirme sözleşmesi, işletme devir hakkı sözleşmesi, Özelleştirme İdaresinin, ... 'ın ve ... 'ın aralarındaki yaptıkları yazışmalar, tarafların imzalarını taşıyan 218 adet Niğde icra dosyasının ... 'a devrine ilişkin 13/01/2011 tarihli "tespit tutanağı" başlıklı belge ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir.
Mahkememizin 11/11/2014 tarih ve 2014/843 Esas 2014/350 Karar sayılı kararında;
"....Dava dilekçesinde HMK nun 119/1. maddesinin (b), (c), (ç), (ğ) ve (h) bentlerindeki hususların eksik olması halinde (davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri, davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri, açık bir şekilde talep sonucu, davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzasının eksik olması halinde) davacı tarafa bu eksikliği veya eksiklikleri tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekmekte olup buna rağmen eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılacaktır.
İşbu davamızın dava dilekçesinde davalının adresi eksik olduğundan ve bu eksikliği sonradan tamamlamak mümkün olduğundan, bu eksikliği tamamlamak üzere davacı vekiline iki hafta kesin süre verilmiş ve bu husus kendisine bu şekilde ihtarlı bir şekilde 07/07/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak ne var ki davacı vekilince dava dilekçesindeki eksiklik kesin süre içinde tamamlanmamıştır.
Kanunlardaki kurallar bir nevi çeşit olsun mantığı ile değil bir ihtiyacın ve düzenin gereği olarak konulurlar. Dava dilekçesinin ekindeki kimi belgelerde vs. dava dilekçesinde eksik olan adres vs. varsa dava dilekçesinde olmaması önemli değildir denilemez. Aksi halde TC kimlik numaram nüfusta mevcuttur, adresim seçim sandığında veya muhtarlıkta vs vardır noktasına varılır ki bunu kabul etmek mümkün değildir. Davalı taraf dava dilekçesinde, davacı taraf da cevap dilekçesinde kanunda öngörülen hususları görebilecekler ve mahkemeler de bu dilekçelere bakarak düzenli bir biçimde usul ekonomisine uygun iş ve işlemlerini gerçekleştireceklerdir.
Kanunlardaki kuralların bir kısmı belki yoruma tabi olabilir ama dava dilekçesinde (dava dilekçesinin ekindeki belgelerde değil sadece ve sadece dava dilekçesinde) nelerin bulunması gerektiği hususu yoruma muhtaç olmayacak kadar açık ve emredici oldukları hususunda tereddüt etmemek gerekir.
Tüm bu durumlar karşısında HMK nun 119/2. maddesi gereğince davacı vekili kesin süre içinde dava dilekçesindeki davalının adresi ile ilgili eksikliği tamamlamadığından işbu davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
HMK nun 119/2. maddesi gereğince dava dilekçesindeki sonradan giderilmesi mümkün olan eksikliğin kesin süre içinde tamamlanmaması nedeniyle işbu davanın açılmamış sayılmasına...." denilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/06/2015 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında;
“...........Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 600 adet icra takip dosyasının davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, verilen kesin süre içinde davalının adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dava dilekçesinde davalı şirketin adresi gösterilmemişse de, dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasından sonra mahkemece tebligat zarfı hazırlanarak davalı ... A.Ş.'ne tebliğe gönderildiği, davalının tebligatı aldığı, vekili aracılığıyla davaya cevap verdiği, cevap dilekçesinde de davalı şirket adresinin gösterildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, anılan eksikliğin giderildiğinin ve taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilerek işin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” denilerek sözü geçen kararımız davacı yararına bozulmuştur.
Bozm ilamı sonrasında dosya mahkememizin yeni esasına kaydedilmekle 16/10/2019 tarih, ... Esas ve ... karar sayılı karar ile;
"Bozma ilamından sonra mahkememizde yapılan açık yargılamada mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamına mahkememizce uyulmakla bozma ilamı lehine olan taraf yararına kazanılmış hak oluşmuştur.
Bozma ilamından sonra talimat yoluyla elektrik mühendisi, ticaret hukuku uzmanı ve sayıştay emekli denetçisi bilirkişiler ... , ... ve ... 'dan tarafların iddia ve savunmalarını karşılar dava konusu icra takip alacaklarının davalı ... 'a ait olup davacı ... 'ın taleplerinin yerinde olmadığına ilişkin 15/06/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporu temin edilerek mahkememizce incelenmiştir.
Yine talimat yoluyla elektrik mühendisi, işletme uzmanı ve ticaret hukuku uzmanı bilirkişiler ... , ... ve ... 'den 14/11/2017 tarihli davacının devir alırken işbu takip konusu alacakların devir yapılan bilançoda yer almaması, davacının yapılan bilanço ile devrini almadığı işbu şüpheli alacaklarla ilgili davalı taraftan bir talepte bulunamayacağına ilişkin bilirkişi kurulu raporu temin edilerek mahkememizce incelenmiştir.
Yine mahkememizce muhasebe ve finansman uzmanı bilirkişi Raif Parlakkaya 'dan 01/06/2018 tarihli rapor ve 14/03/2019 tarihli ek rapor mahkememizce temin edilerek incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir illerinin kapsamında kaldığı 6 ilin tamamının elektrik dağıtım ve pazarlama işinin ... tarafından ... 'a devredildiği, ... 'ın özelleştirme kapsamına alınması üzerine 30/10/2009 tarihli sözleşme ile ... 'ın tüm şirket hisselerinin ....A.Ş. 'ne satılarak hisselerin devredildiği böylelikle ... 'ın özelleştirildiği anlaşılmıştır.
24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 10. maddesinde "Ek 8 de hesap kodları yer alan ve ... 'a devredilmiş olan alacakların borçluları tarafından şirkete (... a) ödenmesi halinde, tahsilatın yapıldığı ayın sonunu takip eden 7 iş günü içerisinde tahsil edilen tutar şirket (...) tarafından ... 'a aktarılır." yazılıdır.
24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 10. maddesinde geçen ek 8 de (tablo 8 başlıklıdır) ... 'a devri yapılmış olan alacakların hesap kodları listesi yazılı olup bu listede hesap kodları sütununda; ....001.0001 resmi daire, ....001.0002 belediye içme suları, ....001.0004 belediye iç tüketim, ....005.0007 tarımsal sulama, ....005.0012 belediye genel aydınlatma ve ....005.0013 ibadethane şeklinde yazılıdır.
30/10/2009 tarihli hisse satış sözleşmesinin 9/3. maddesinde şirket hisselerini alan ... A.Ş. 'nin ... 'ın mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri aldığı kabul edilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğünün 16/06/2006 tarih 32 karar sayılı yönetim kurulu kararının (ki bu toplantıya ..., ..., Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve yine ... 'dan olmak üzere 5 yönetim kurulu üyesi özelleştirme işlemleri sırasında) ... 'ın 31/03/2006 tarihi itibariyle kısmi bölünme neticesinde aktif pasif düzenlemeleri yapılarak defter değerleri üzerinden ... 'a devredilmesi görüşülmüş olup, tarımsal sulama ile ilgili 248.454.709,47 TL miktarındaki abonelerden doğan alacakların ...'a devredilmesi kararlaştırılmıştır.
Özelleştirme aşamasında şüpheli alacakların ... bünyesinde kalması gereken (... 'a devri konu edilmemesi gereken) alacaklar olduğuna ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 19/10/2019 tarihli yazısı incelenmiştir.
... yönetim kurulunun 23/10/2009 tarih 22-175 sayılı kararı ile 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin ek 8 indeki 30/09/2009 sonu itibariyle bilanço kayıtlarına göre ... 'a devri yapılacak olan alacak ve borçlardan tarımsal sulama ile ilgili 229.471.387,60 TL nin ... 'a devrine ve bilançonun buna göre düzenlenmesine karar verilmiştir.
Taraf şirketlerin yetkililerin imzasını taşıyan bila tarihli tespit tutanağına göre mevcut dava ve icra dosyaları tasnif edilerek davacının alacaklarına ilişkin dava ve icra dosyaları, davalının alacaklarına ilişkin dava ve icra dosyaları ve her iki tarafın ortak alacaklarına ilişkin dava ve icra dosyaları ayrıştırılmış olup, bu konudaki çalışmaların halen devam etmekte olduğu, halen ... tarafından icra takibi başlatılmış olup ... 'a veya ... 'a geçmesi gereken dosyalar hakkında bilahare bir değerlendirme yapılacağı ve ayrıca ... tarafından Niğde iline ait 818 adet icra dosyasının teslim edilmediğine ilişkin tutanak düzenlenmiştir. Niğde ilindeki 818 adet icra dosyasından 218 adedi 13/01/2011 tarihli tutanakla davacı ... 'a devri sağlanmış olup dava konusu olan 600 adet icra dosyasının ise çalışmalar devam ettikçe bir karara bağlanacağı tutanak altına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile toplam 9.448.309,68 TL tutarlı Niğde ilindeki tarımsal sulamalarla ilgili ... 'ın icra takibine konu ettiği toplam 600 adet icra dosyasındaki hak ve alacakların davacıya mı yoksa davalıya mı ait olması gerektiği konusunda taraflar arasında muaraza/çekişme vardır.
Niğde ilindeki sözü geçen icra takibine konu tarımsal sulamadan kaynaklanan abonelerin borçlarının miktarı vs. konusunda bir çekişme olmadığı gibi bu yönde bir talep de yoktur. Bu nedenlerle taraflar arasındaki çekişme sözleşmenin yorumu ile sınırlıdır.
Dava konusu edilen alacak 31/12/2017 tarihinden önceki döneme ait abone borçlarıdır. Dava konusu edilen alacaklar 01/01/2008 tarihinden sonra davalı ... tarafından icra takibine konu edilmişlerdir. Toplam icra dosyası sayısı 600 adettir. Taraflar arasında bu yönden de bir çekişme yoktur.
Özelleştirme işlemlerinin muhatabı davalı ... olduğundan, davalıdan bölünerek yeni kurulan ... 'a husumet yöneltilmesi gerektiğine ilişkin davalı savunmasına itibar edilmemiştir.
Yine davalı zaman aşımı definde bulunmuş ise de dava konusu hususlar 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davalının zamanaşımı define de itibar edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve özelleştirme aşamasında ve sonrasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, ... Genel Müdürlüğünün, ... Genel Müdürlüğünün yazışmalarından ve özelleştirme sözleşmesi ve eki belgeler, yazışmalar, hisse devir sözleşmesi ve diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere;
31/03/2006 tarihinde devre esas bakiyelerden önce tahakkuka bağlanarak ve bu tarihten önce icra takibine konu olmuş alacaklara ait icra takip dosyaları, sözleşme ve bilanço düzenlenmelerine göre alacağın ... 'a ait olması nedeniyle bu dosyaların davalı ... 'a, 31/03/2006 tarihinden önce tahakkuka bağlanmış ve 31/03/2006 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ... 'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 01/04/2006 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ... 'a, 01/04/2006 - 31/12/2007 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve bu tarihler arasında icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davalı ... 'a, 31/12/2007 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ... 'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 01/01/2008 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ... 'a, 01/01/2008 - 30/09/2009 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve bu tarihler arasında icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davalı ... 'a,
01/01/2008 - 30/09/2009 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve 30/09/2009 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ... 'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 30/09/2009 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ... 'a ait oldukları anlaşılmıştır. Bu cümleden olarak Niğde iline ait 818 adet icra dosyasından 218 adedi davalı tarafından davacıya 13/01/2011 tarihinde devredilmişlerdir. Dava konusu teşkil eden bakiye 600 adet icra dosyası ise davalı tarafından sözleşme ve bilançolara göre davacıya iade edilmesi gerekirken iade edilmemiştir. Davalı ... tarafından ... nolu hesaptaki dava konusu icra dosyalarının ... nolu hesaba alınmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. ... nolu hesaptaki alacaklar davacı ... 'a aittir. Zaten bu konuda çekişme de yoktur. ... nolu hesap, şüpheli alacakları ifade etmekte olup, Vergi Usul Kanununun 323. maddesi gereğince bir alacağın şüpheli alacak olarak sayılması için de dava veya icra safhasına intikal etmesi şarttır. Dava konusu edilen 600 adet icra dosyası 31/12/2007 tarihi itibariyle henüz icra takibine konu edilmemişler olup 01/01/2008 tarihinden sonra icra takibine konu edilmişler olup 31/12/2007 'den önce bu alacaklar icra takibine konu edilmediğinden şüpheli alacak hesabına alınması mümkün değildir. 31/12/2007 tarihli bilanço düzeltmesine göre ortada şüpheli alacak olmadığından davalı ... 'ın bir hakkından ve alacağından söz edilemez. 01/01/2008 tarihinden sonra icra takipleri başlatıldığından "artık icra takibi başlatıldı, 600 adet icra dosyasından kaynaklanan alacaklar ... 'ın sayılır" denilmesi halinde 31/12/2007 tarihi itibariyle yapılan bilanço düzeltmelerinin bir anlamı olmazdı ve ayrıca bu düzeltmelere göre hak sahiplerinin haklarının korunmaması ve gözetilmemesi gibi bir noktaya gelinir ki gerek sözleşme hukuku gerekse hakkaniyet bunu kabul etmez. Sözün özü 31/12/2007 tarihi itibariyle tahakkukları yapılmış ama icra takipleri başlatılmamış olması nedeniyle ... nolu hesapta şüpheli alacak olmadığından Niğde ilindeki tarımsal sulamalarla ilgili 600 adet icra dosyasının borçlusu olan abonelerin borçlarını ödemeleri halinde bu ödemeler ... tarafından davacı ... 'a aktarılmalıdır/ödenmelidir.
Mahkememizin dosya kapsamı deliller karşısındaki hukuki yorumu ve kabulü bu yönde olduğundan bilirkişi kurullarının dosya kapsamı delillere ve hakkaniyete aykırı hukuki görüşlerine (ki hukuki görüş bilirkişilerin değil mahkememizin görevidir) mahkememizce itibar edilmemiş olup davacının işbu çekişmenin giderilmesine yönelik tespit davasının kabulüne ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜ İLE; Dava konusu Niğde ilindeki 600 adet icra dosyasına konu alacakların davacı ... Genel Müdürlüğüne ait olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki çekişmenin bu şekilde giderilmesine... " şeklinde karar verilmiştir.
Söz konusu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;
"Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu Niğde ilindeki tarımsal sulamadan kaynaklanan abonelerin borçlarına ilişkin 600 adet icra dosyasının 31/12/2007 tarihinden önceki döneme ait olduğu, 01/01/2008 tarihinden sonra davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, özelleştirme işlemlerinin muhatabı davalı ... olduğundan, davalıdan bölünerek yeni kurulan ...'a husumet yöneltilmesi gerektiğine ilişkin davalı savunmasına itibar edilemeyeceği,
talepler 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davalının zamanaşımı define de itibar edilemeyeceği, 01/04/2006 - 31/12/2007 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve bu tarihler arasında icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davalı ...'a, 31/12/2007 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ...'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 01/01/2008 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ...'a ait oldukları, bu sebeple Niğde iline ait 818 adet icra dosyasından 218 adedinin davalı tarafından davacıya 13/01/2011 tarihinde devredildiği, bakiye 600 adet icra dosyasının ise davalı tarafından sözleşme ve bilançolara göre davacıya iade edilmesi gerekirken iade edilmediği, davalı ... tarafından ... nolu hesaptaki dava konusu icra dosyalarının ... nolu hesaba alınmasının doğru olmadığı, ... nolu hesaptaki alacakların davacı ...'a ait olduğu, Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesi gereğince bir alacağın şüpheli alacak olarak sayılması için de dava veya icra safhasına intikal etmesinin şart olduğu, 600 adet dosyanın 31/12/2007 tarihi itibariyle henüz icra takibine konu edilmemişler olup 01/01/2008 tarihinden sonra icra takibine konu edildiği ve şüpheli alacak hesabına alınmasının mümkün olmadığı, bilirkişi kurullarının dosya kapsamı delillere ve hakkaniyete aykırı hukuki görüşlerine itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
- Dava, 600 adet icra takip dosyasının davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olup maktu harç ile dava açılmıştır. Muarazanın giderilmesi talepli davalar nispi harca tabi olup, davalı tarafça icra dosyalarına konu edilen alacağın 9.448.309,68TL olduğu beyan edilmiş ise de, mahkemece eksik harcın tamamlanması sağlanmamıştır.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, aynı Yasa'nın 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu, aynı Kanun'un 32'nci maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu icra dosyalarının ve takibe konu edilen alacak tutarlarının tespiti ile Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacı vekiline mehil verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek (Bakınız, ... , Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
- Kabule göre de, mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 600 adet icra dosyasına konu alacakların davacıya ait olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki çekişmenin bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar kararın gerekçesinde toplam icra dosyasının sayısı 600 adettir, taraflar arasında bu yönde bir çekişme yoktur denilmiş ise de, dava dilekçesinde 600 adet dosya dava konusu edilmiş, davalı ise 598 adet dosyadan söz etmiştir. 14.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda ise 607 adet icra dosyasından bahsedilmiştir. Bu haliyle mahkemece verilen hükmün açık, anlaşılır ve infaza elverişli olduğu söylenemeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse de yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece verilen kararın hüküm kısmında yukarıda açıklanan kanuni ve yasal düzenlemelerin aradığı niteliklerin bulunmadığı, infazda tereddüt oluşturacak mahiyette karar verildiği ve hak kaybına yol açabileceği anlaşılmış olmakla, mahkemece infaza ve denetime elverişli yeniden hüküm tesis edilmesi için kararın bozulmasını gerektirmiştir.
- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmalığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." denilerek mahkememiz kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
Bozma ilamı sonrasında dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek ve bozma ilamına uyularak bu doğrultuda yargılamaya devam edilmiştir.
Uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca, taraf vekillerine dosyaya sunulu tespit tutanakları ve devir sözleşmeleri ile Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle taraflar arasında anlaşmazlık konusu olan icra dosyalarının tek tek numaralarını bildirmek ve icra dosyalarının adeti bakımından tarafların beyanları ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin neyden kaynaklandığını bildirmek, mümkünse icra dosyalarındaki alacak miktarlarını tek tek göstermek üzere süre verilmiş, ayrıca Niğde İcra Müdürlüğünden dava konusu icra dosyalarının fiziken icra müdürlüğünde veya icra müdürlüğü arşivinde bulunup bulunmadığı tespit ettirilerek icra hesap uzmanı bilirkişiden icra dosyalarının değeri konusunda rapor aldırılması yoluna gidilmiştir.
Davacı vekilinin 23/11/2023 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunmuş olduğu icra dosya numaralarının dava tarafları arasındaki devir ve tespit tutanakları ile aşamalardaki taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleriyle uyumlu olduğu sonucuna varılarak bildirilmiş olan 598 adet icra dosyasının bu davanın konusunu teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkememizin bir önceki gerekçeli kararında ve davacı vekilinin beyanlarında dava konusu olarak toplam 600 adet icra dosyasından söz edilmiş ise de dosyaya bildirilen Niğde İcra Müdürlüğünün dosyalarından ... esas ve ... esas sayılı dosyalarının mükerrer olarak dosyaya sunulan listelerde yer aldığı, bu iki dosyanın mükerrer kayıtları çıkarıldığında dava konusu dosya sayısının 598 adet olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu 598 adet icra dosyasının değerinin tespit edilirken icra harç ve masraflarından bağımsız olarak asıl alacak ve varsa faizin toplamı olan takip çıkış miktarı üzerinden bir tespit yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat ve ... talimat sayılı dosyaları aracılığıyla icra hesap uzmanı bilirkişiye yaptırılan inceleme neticesinde mahkememizce de benimsenen 04/04/2023 tarihli kök ve 25/07/2023 tarihli ve 06/11/2023 tarihli ek raporlarında dava konusu icra dosyalarının tek tek dökümünün çıkarıldığı söz konusu raporlarda belirtilen takip çıkış miktarları mahkememizce resen toplanarak, dava konusu icra dosyalarının toplam değerlerinin 66.236.630,91TL olduğu, davacı vekilinin sunduğu listenin ve bildirdiği dava değerinin bilirkişi ve mahkememizce tespit edilen dosyalar ve toplam dava değeri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere, iş bu dava nispi harca tabi olup dava konusu icra dosyaları üzerinden hesaplanacak nispi peşin karar ilam harcının dosyaya yatırılması gerekmektedir.
Dava değerinin tespiti ile eksik harçların ikmali mahkemece resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan, her ne kadar mahkememizce verilen ... esas, ... karar sayılı karar sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, dava değeri ve harç yönünden usuli kazanılmış hak oluşamayacağından, bu davada, dava değerinin yukarıda belirtildiği üzere 66.236.630,91TL olduğu anlaşılmıştır.
Bu miktar üzerinden yatırılması gereken peşin karar ilam harcı davacı tarafça dosyaya depo edildiğinden davanın esasının incelemesine geçilmiştir.
Dava konusu Niğde ilindeki tarımsal sulamadan kaynaklanan abonelerin borçlarına ilişkin 598 adet icra dosyasının 31/12/2007 tarihinden önceki döneme ait olduğu, 01/01/2008 tarihinden sonra davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, özelleştirme işlemlerinin muhatabı davalı ... olduğundan, davalıdan bölünerek yeni kurulan ...'a husumet yöneltilmesi gerektiğine ilişkin davalı savunmasına itibar edilmemiştir.
İş bu davada sözleşme ilişkisinden kaynaklı tespit talebinde bulunulduğundan dava 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı dolmamıştır.
Taraflar arasındaki 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir illerinin kapsamında kaldığı 6 ilin tamamının elektrik dağıtım ve pazarlama işinin ... tarafından ... 'a devredildiği, ... 'ın özelleştirme kapsamına alınması üzerine 30/10/2009 tarihli sözleşme ile ... 'ın tüm şirket hisselerinin ... ....A.Ş. 'ne satılarak hisselerin devredildiği böylelikle ... 'ın özelleştirildiği anlaşılmıştır.
24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 10. maddesinde "Ek 8 de hesap kodları yer alan ve ... 'a devredilmiş olan alacakların borçluları tarafından şirkete (... a) ödenmesi halinde, tahsilatın yapıldığı ayın sonunu takip eden 7 iş günü içerisinde tahsil edilen tutar şirket (...) tarafından ... 'a aktarılır." yazılıdır.
24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 10. maddesinde geçen ek 8 de (tablo 8 başlıklıdır) ... 'a devri yapılmış olan alacakların hesap kodları listesi yazılı olup bu listede hesap kodları sütununda; ....001.0001 resmi daire, ....001.0002 belediye içme suları, ....001.0004 belediye iç tüketim, ....005.0007 tarımsal sulama, ....005.0012 belediye genel aydınlatma ve ....005.0013 ibadethane şeklinde yazılıdır.
30/10/2009 tarihli hisse satış sözleşmesinin 9/3. maddesinde şirket hisselerini alan ... A.Ş. 'nin ... 'ın mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri aldığı kabul edilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğünün 16/06/2006 tarih 32 karar sayılı yönetim kurulu kararının (ki bu toplantıya ..., ..., Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve yine ... 'dan olmak üzere 5 yönetim kurulu üyesi özelleştirme işlemleri sırasında) ... 'ın 31/03/2006 tarihi itibariyle kısmi bölünme neticesinde aktif pasif düzenlemeleri yapılarak defter değerleri üzerinden ... 'a devredilmesi görüşülmüş olup, tarımsal sulama ile ilgili 248.454.709,47 TL miktarındaki abonelerden doğan alacakların ...'a devredilmesi kararlaştırılmıştır.
... yönetim kurulunun 23/10/2009 tarih 22-175 sayılı kararı ile 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin ek 8 indeki 30/09/2009 sonu itibariyle bilanço kayıtlarına göre ...'a devri yapılacak olan alacak ve borçlardan tarımsal sulama ile ilgili 229.471.387,60TL nin ... 'a devrine ve bilançonun buna göre düzenlenmesine karar verilmiştir.
Taraf şirketlerin yetkililerin imzasını taşıyan bila tarihli tespit tutanağına göre mevcut dava ve icra dosyaları tasnif edilerek davacının alacaklarına ilişkin dava ve icra dosyaları, davalının alacaklarına ilişkin dava ve icra dosyaları ve her iki tarafın ortak alacaklarına ilişkin dava ve icra dosyaları ayrıştırılmış olup, bu konudaki çalışmaların halen devam etmekte olduğu, halen ... tarafından icra takibi başlatılmış olup ...'a veya ...'a geçmesi gereken dosyalar hakkında bilahare bir değerlendirme yapılacağı ve ayrıca ... tarafından Niğde iline ait 818 adet icra dosyasının teslim edilmediğine ilişkin tutanak düzenlenmiştir. Niğde ilindeki 818 adet icra dosyasından 220 adedi 13/01/2011 tarihli tutanakla davacı ...'a devri sağlanmış olup dava konusu olan 598 adet icra dosyasının ise çalışmalar devam ettikçe bir karara bağlanacağı tutanak altına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve özelleştirme aşamasında ve sonrasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, ... Genel Müdürlüğünün, ... Genel Müdürlüğünün yazışmalarından ve özelleştirme sözleşmesi ve eki belgeler, yazışmalar, hisse devir sözleşmesi ve diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere;
31/03/2006 tarihinde devre esas bakiyelerden önce tahakkuka bağlanarak ve bu tarihten önce icra takibine konu olmuş alacaklara ait icra takip dosyaları, sözleşme ve bilanço düzenlenmelerine göre alacağın ... 'a ait olması nedeniyle bu dosyaların davalı ... 'a, 31/03/2006 tarihinden önce tahakkuka bağlanmış ve 31/03/2006 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ... 'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 01/04/2006 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ... 'a, 01/04/2006 - 31/12/2007 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve bu tarihler arasında icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davalı ... 'a, 31/12/2007 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ... 'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 01/01/2008 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ... 'a, 01/01/2008 - 30/09/2009 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve bu tarihler arasında icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davalı ... 'a, 01/01/2008 - 30/09/2009 tarihleri arasında tahakkuka bağlanmış ve 30/09/2009 tarihindeki bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ...'a devri yapılan ve bu devre esas bakiyenin içinde yer alan ve 30/09/2009 tarihinden sonra icra takibine konu olmuş faturaların tahsilatının davacı ...'a ait oldukları anlaşılmıştır. Bu cümleden olarak Niğde iline ait 818 adet icra dosyasından 220 adedi davalı tarafından davacıya 13/01/2011 tarihinde devredilmişlerdir. Dava konusu teşkil eden bakiye 598 adet icra dosyası ise davalı tarafından sözleşme ve bilançolara göre davacıya iade edilmesi gerekirken iade edilmemiştir. Davalı ... tarafından ... nolu hesaptaki dava konusu icra dosyalarının ... nolu hesaba alınmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. ... nolu hesaptaki alacaklar davacı ... 'a aittir. Zaten bu konuda çekişme de yoktur. ... nolu hesap, şüpheli alacakları ifade etmekte olup, Vergi Usul Kanununun 323. maddesi gereğince bir alacağın şüpheli alacak olarak sayılması için de dava veya icra safhasına intikal etmesi şarttır. Dava konusu edilen 598 adet icra dosyası 31/12/2007 tarihi itibariyle henüz icra takibine konu edilmemiştir. Bu dosyalar 01/01/2008 tarihinden sonra icra takibine konu edilmiş olup 31/12/2007 'den önce bu alacaklar icra takibine konu edilmediğinden şüpheli alacak hesabına alınması mümkün değildir. 31/12/2007 tarihli bilanço düzeltmesine göre ortada şüpheli alacak olmadığından davalı ...'ın bir hakkından ve alacağından söz edilemez. 01/01/2008 tarihinden sonra icra takipleri başlatıldığından "artık icra takibi başlatıldı, 598 adet icra dosyasından kaynaklanan alacaklar ... 'ın sayılır" denilmesi halinde 31/12/2007 tarihi itibariyle yapılan bilanço düzeltmelerinin bir anlamı olmazdı ve ayrıca bu düzeltmelere göre hak sahiplerinin haklarının korunmaması ve gözetilmemesi gibi bir noktaya gelinir ki gerek sözleşme hukuku gerekse hakkaniyet bunu kabul etmez. Sözün özü 31/12/2007 tarihi itibariyle tahakkukları yapılmış ama icra takipleri başlatılmamış olması nedeniyle ... nolu hesapta şüpheli alacak olmadığından Niğde ilindeki tarımsal sulamalarla ilgili 598 adet icra dosyasının borçlusu olan abonelerin borçlarını ödemeleri halinde bu ödemeler ... tarafından davacı ...'a aktarılmalıdır/ödenmelidir.
Bu itibarla aşağıda belirtilen 598 adet icra dosyasının davacıya ait olduğu kanısına varılarak hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
Davalının; ... ESAS, ... ESAS, ... ESAS, ... ESAS, ...
Sayılı dosyalarına konu alacakların DAVACIYA AİT OLDUĞUNUN TESPİTİNE VE TARAFLAR ARASINDAKİ ÇEKİŞMENİN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.524.624,26TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 25,20TL ve yargılama sırasında alınan 1.131.130,87TL tamamlama harçları toplamı olan 1.131.156,07TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.393.468,19TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 25,20TL başvuru harcı, 25,20TL peşin harcı, 3,80TL vekalet suret harcı, 1.131.130,87TL tamamlama harçları, 123,60TL temyiz yoluna başvurma harcı, 1.036,55TL posta. tebligat ücretleri ve 9.439,00TL bilirkişi ücretleri toplamı olan 1.141.784,22TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
AAÜT'ye göre hesaplanan 966.366,31TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/12/2023
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49