Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/620 E. 2023/743 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/620
2023/743
6 Aralık 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/06/2022 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın 20/09/2022 tarihinde mahkememize tevzi edilerek mahkememiz yukarıda yazılı esas sırasına kaydedildiği anlaşılmış olup dosyanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 30/03/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki ayrı süt alım satım sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin çiğ süt satışı yapacağı ve müvekkilce kesilen fatura bedellerinin içinde bulunduğu ayın 30'una kadar davalı tarafça müvekkilinin ilgili hesabına yatırılması hususunda tarafların anlaştığını, davalı tarafın kesilen faturalara bedellerini tam olarak ödemediğini, müvekkilinin faturaya dayalı olarak toplamda 1.828.467,41TL bakiye alacağının olduğunu, davalı tarafça müvekkili tarafından kesilen fatura bedellerine süresinde bir itiraz olmadığını kanunen itiraz edilmeyen fatura bedellerinin karşı tarafça kabul edildiği anlamına geldiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, davalı tarafın süt alımlarını yaptığının açık olduğunu, müvekkili tarafından ilgili bölgelerden süt toplanarak davalı tarafa teslim edildiğinin de açık olduğunu, davalı kooperatif yetkilisi ... müvekkili ile yaptığı görüşmelerde kooperatif yetkilisince müvekkile ... firmasından müvekkile ödenmek üzere para almaya çalıştıklarını söyleyerek de borcun ikrar edildiğini, müvekkilinin bölgede toplamış olduğu süt bedellerini ödeyebilmek için kredi çekmek zorunda kaldığını, müvekkilinin kredi çekerek zor duruma düştüğünü, müvekkilinin alacağının tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yetkiye ve borca itiraz edildiğini, icra müdürlüğünce yetki itirazının kabulü ile dosyanın Konya İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı sırasına kaydedildiğini, bu dosya üzerinden de davalı tarafın itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 09/05/2023 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın hukuki ilişkiyi kabul ettiğini, cevap dilekçesinde borcun olmadığına değil borcun başka bir firma tarafından ödendiğine yönelik beyanlarının olduğunu, borcun varlığının kabul edildiğini, davalı tarafın görev itirazlarını kabul etmediklerini, dosyaya bakmaya görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalı tarafın yeni belge ve fatura sunulduğu iddialarının asılsız olduğunu, icra dosyasından gönderilen tebligatta ödeme emri ekinde dayanak belgelerin olduğuna ilişkin şerh düşüldüğünü, dava dosyasına sunulan fatura ve belgelerin icra dosyasında da mevcut olduğunu, müvekkilce teslimi yapılan süt bedellerinin sözleşme gereğince aynı ayın 30'una kadar ödemelerinin yapılmasına karar verildiğini süt satışlarının davalı tarafça beyan edildiği gibi peşin ödemeli yapılmadığını, müvekkilinin kesmiş olduğu faturaların muhatabının davalı olduğunu, davalı tarafın borçlu olmadıkları yönündeki iddialarının kabul edilemez olduğunu, davalı tarafça beyan edilen ... firmasıyla yapılan mutabakatın ve konkordato komiser raporuna dayanılan savunmaları kabul etmediklerini, dava konusu alacağın büyük bir miktarını oluşturan kooperatif tarafından kesilen çiğ süt bedelini içerir faturaların müvekkile değilde müstahsillere kesildiğinden müvekkil ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını bu nedenle de müvekkili ticari defter ve kayıtlarının dava konusu alacağa ilişkin yanlış kanaat oluşturabileceğini beyanla davanın daha önceki talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 09/05/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davalı tarafça davaya konu borcun ... firması tarafından kendilerine ödendiğinin iddia edildiğini, ... firmasına bu davanın hukuki yarar olduğundan ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 26/04/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle göreve yönelik itirazlarının olduğunu, davaya bakmakta görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiş, esasa ilişkin beyanlarında da açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, başlatılan icra takibine konu borcun sebebinin 01/01/2021 tarihli süt alım satım sözleşmesinden kaynaklı 2.008.695,66TL bakiye borç olarak gösterildiğini, davacı tarafın iş bu davada icra takibine konu edilmeyen fatura ve belgeler sunarak yeni belgeler sunduğunu buna muvafakatlarının olmadığını, iddianın genişletilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini, açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın alacağını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkili kooperatifin davacı tarafa bir borcunun olmadığını, davacı tarafın toplamış olduğu sütleri kendi bulmuş olduğu süt fabrikası olan ... şirketine desteklerden yararlanabilmek için müvekkili kooperatifi aracı kılarak müvekkili şirkete faturalandırdığını, süt teslimi sonrasında teslim edilen süt karşılığı olarak bono, çek ve çeşitli ödemeler aldığını, süt satışına ilişkin pazarlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, ilk satış işlemlerinden sonra ödemelerin müvekkili kooperatife yapıldığını sonrasında davacı tarafın müvekkili kooperatifi aradan çıkartarak ödemeleri kendisinin almaya başladığını, ... firması tarafından ödemelerin doğrudan davacı tarafa yapılmaya başlandığını, ticari kayıtlarda davacının doğrudan aldığı ödemeler nedeniyle ... firmasına borçlu göründüğünü, müvekkili kooperatifinde ... firmasından alacaklı görüldüğünü, bu durumun ... firması ile yapılan mutabakat sonrası davacıya ödenen doğrudan ödemelerin kendilerinin alacak hanesinden ve ... firmasının borç hanesinden düşülerek cari hesap kayıtlarının bu şekilde düzenlendiğini, bu durumun kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağını, davaya konu ihtilafın bu durumla ortadan kalktığını, buna rağmen davacı tarafın icra takibi başlattığını, dava dışı ... firmasının konkordato başvurusunun olduğunu, mahkemece geçici mühlet kararı verildiğini ve komiser atandığını, konkordato komiserinin düzenlemiş olduğu raporda da bu durumun ortaya konulduğunu beyanla açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 02/06/2022 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarını tekrar ettiklerini, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın faturaların müstahsillere kesildiğini iddia ettiğini ancak icra takibinin müstahsiller tarafından değil kendisi tarafından başlatıldığını, bu durumun çelişkili olduğunu, destekten yararlanmak için müvekkili kooperatif aracılığıyla pazarlaması yapılan çiğ sütlere ilişkin davacı tarafın müvekkilce toplanan çiğ sütlerin bir kısmının da farklı firmalara bizzat satıldığını ve satılan sütlerin de faturalarının bizzat bu firmalara kesildiğini bu firmalardan birinin de ... firması olduğunu ikrar ettiğini, bu durumunda dava konusu faturaları ihtilaf konusu yapmaktan çıkardığını, ... firmasına atanan konkordato komiserinin davacıya çıkarmış olduğu mektuba karşılık olarak davacı vekilince komiserliğe sunulan dilekçede müvekkilinin ... firmasından 360.000,00TL alacaklı olduğunun beyan edildiğini ancak ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde tam tersi davacının ... firmasına borçlu olduğunun ortada olduğunu, davacı tarafın bu durumu komiserliği neden bildirmediğinin sebebinin anlaşılamadığını, müvekkili kooperatifin hukuka aykırı bir şekilde icra baskısı altında olduğunu, yargı eli ile müvekkilinin zarara uğratılmaya çalışıldığını bu durum hakkında hukuki ve cezai haklarının saklı tutulduğunu, süt pazarlama işlerini bilen tanıklarının olduğunu ve dinlenilmesi ile durumun açıklığa kavuşacağını beyanla önceki taleplerini de tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Mahkememizce, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Doğanhisar Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünden davacının gerçek kişi tacir sicil kayıtları ve davaya konu döneme ait tüm vergi beyannameleri ile BA-BS formlarını gösterir bilgi ve belgeler, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı kooperatifin davaya konu döneme ait BA-BS formlarını içerir bilgi ve belgeler, ... Bankası Genel Müdürlüğünden davaya konu döneme ait davacının hesap hareketlerini gösterir hesap ekstreleri celp edilmiş, dava taraflarının ve dava dışı ... şirketinin ilgili döneme ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak muhasebe uzmanı bilirkişiden raporlar alınmış, davalı kooperatif yetkililerinin yeminli beyanı alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile, davacı tarafından, iki ayrı süt alım-satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine 2.008.695,66TL asıl alacak, 85.727,28TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.094.422,94TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine girişildiği, davalının yasal süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacı tarafından bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde takibe yapılan itirazın iptalinin dava edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/09/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "... Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; eldeki itirazın iptali davasında incelemenin takip ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak mı yoksa taraflar arasındaki tüm ticari ilişki değerlendirilerek mi yapılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89 ve 6762 sayılı TTK’nın 87. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
İtirazın iptali davası ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu davanın açılabilmesi için gereken şartlar anılan Kanun'un 67. maddesinde gösterilmiş olup, buna göre ;
-
İlamsız takip yapılmış olması
-
Borçlunun bu takibe itiraz etmesi
-
Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması.
-
İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar da göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 84 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre birden fazla borcu bulunan borçlu, ödeme zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etme hakkını haizdir. Aynı Kanun’un 86. maddesine göre de yasal olarak geçerli bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda ödemenin hangi borca mahsup edileceği gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir. Birden çok borç muaccel ise tediye, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edilir. İcra takibi yapılmamış ise tediye, vadesi daha önce gelmiş olan borca mahsup edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve ... E., ... K., 09.06.2010 tarihli ve ... E. ... K, 27.01.2016 tarihli ve ... E.... K., 25.04.2018 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır." şeklindedir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı yan, üreticilerden toplanan sütlerden bir kısmını ürün desteği alabilmek amacıyla, dosyaya sunulu alım-satım sözleşmesine istinaden davalı kooperatife satıldığını ve fatura edildiğini, davalı kooperatifin de süt üreticilerine ayrı ayrı müstahsil faturası kestiğini, müstahsillere yapılacak ödemenin kendisi aracılığıyla yapıldığını, fakat davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine üreticilere kendisinin ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek bakiye kalan alacaklarının itirazın iptali yoluyla tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif ise, vekili aracılığıyla sunduğu dilekçelerinde, süt alım-satım sözleşmesini doğrulamakla birlikte, davacının sütleri ... ... Ltd. Şti. unvanlı dava dışı müflis şirkete sattığını, fakat ürün desteği alabilmek adına sütlerin davalı kooperatife faturalandırıldığını, başta ödemelerin ... ... Ltd. Şti. tarafından kooperatife yapıldığını ancak sonradan ödemelerin doğrudan davacıya yapıldığını, kooperatife bir ödeme yapılmadığını, davacının bizzat faturalandırarak kooperatife süt satışının olmadığını ve dolayısıyla kooperatifin davacıya bir borcunun olmadığını savunmuştur.
İş bu davada ispat yükü, davacı taraf üzerinde olup, davacı, takip dayanağı satım sözleşmelerine istinaden davalıya ürün sattığını ve teslim ettiğini ve teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmediğini ispatla yükümlüdür. Davacı tarafından dosyaya sunulan faturalarda, kooperatife süt satımına ilişkin bir faturanın bulunmadığı, fakat nakliye ve süt soğutma içerikli faturaların düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dava taraflarının ve dava dışı ... .... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 09/03/2023 tarihli kök raporda ve 01/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının iddialarını destekler mahiyette bir ticari defter kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı, iddialarının ispatı için yemin deliline dayanmış ise de, mahkememizce düzeltilen yemin teklifi davalı kooperatif yetkilileri tarafından usulünce eda edilmiştir. Bu itibarla ispatlanamayan davanın reddi gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında davası reddedilen davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız başlatılması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olduğu ispatlanmalıdır. Dosya kapsamından ulaşılan vicdani kanaate göre takibin kötü niyetli başlatıldığı sabit olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
-
Yasal koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Hazine tarafından karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Peşin alınan 20.753,55TL harçtan alınması gereken 269,85TL harcın mahsubu ile fazla alınan 20.483,70TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan 11,50TL vekalet suret harcı ve 300,00TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam 311,50TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 218.277,39TL vekalet ücretinin davacı alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde tarafına iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/12/2023
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03