Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/306 E. 2023/710 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/306
2023/710
22 Kasım 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : 1-... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
DAVA : Adi Ortaklık Yöneticisinin Azli
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/05/2019 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın 09/07/2019 tarihinde kesinleştiği, görevsizlik kararı gereğince dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve yukarıda yazılı esasa kaydedildiği anlaşılmakla davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 14/01/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin ortağı olduğu ... İş Ortaklığı isimli şirketin dışardan atanan yetkilisi olduğunu, dava konusu adi ortaklık iki ortaklı olup ... Tic. Ltd. Şti. ile ...'in ortak olduğu bir adi ortaklık olduğunu, adi ortaklık sözleşmesinde ortakların her ikisi de münferiden yetkili olduğu gibi dışarıdan atanmış olan davalı ...'ın münferiden yetkili kılındığını, adi şirketin amacının Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün Eğitim Binası ve Çok Amaçlı Salon Yapım işinin tamamlanması olduğunu, bu amaçla ihale girildiğini, ihale konusu inşaata başlandığını, ihalenin toplam bedelinin 14.565.000,00 TL olduğunu, şirketin her iki ortağı da başka işlerle iştigal ettiğinden yetki verilen ...'ın bugüne kadar 2.700.000,00 TL hakediş rakamı tahsil ettiğini ve etmeye devam ettiğini, şirket ortağı olan müvekkilinin piyasaya sürülen çeklerin fazlalığını tespit ettiğini, şirket kayıtlarında yaptığı inceleme ile çok sayıda çekin ve nakit paranın usulsüz olarak şirketten çıktığını, şirket ile alakalı olmayan harcamaların yapıldığının tespit edildiğini, bunun dışında kendi tek ortağı olduğu ... İnş. Şirketine de usulsüz para çıkısı yapıldığını, davalının eşine ait .... Ltd. Şirketine toplam 233.353,60 TL bedelli çok sayıda çek kesildiğini, 600.000,00 TL den fazla para gönderildiğini, kendi ortağı olduğu ... Ltd. Şirketine usulsüz olarak 100.000,00 TL para çıkışı yapıldığını, bizzat kendisinin 120.000,00 TL ve 7.079,37 TL çektiğini, aslında ... Harita Ltd. Şti'nde çalışan 20 den fazla personelin adi şirkette çalışıyormuş gibi sigortalandığını ve SGK primlerinin vergilerinin ödendiğini, davalı şirket yetkilisinin şirketin içini boşalttığını, dava konusu adi şirketin diğer ortağı olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi olan ... davalının eşinin kuzeni olduğu için bu usulsüzlükler karşısında akrabalık bağından dolayı işlem yapamadığını, bu nedenlerle tedbiren davalının yetkisinin kaldırılmasına, yargılama sonunda şirketin iki ortağı olan ... Tic. Ltd. Şti. ile ...ine şirketi müşterek imza ile temsiline karar verilmesini, sadece davalının yetkisinin kısıtlanmasından sonra kalan diğer iki yetkilinin de yetkisinin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 12/04/2019 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesini kabul etmediklerini, davalı tarafın kesmiş olduğu çeklerden müvekkilinin haberi olmadığını, müvekkilinin bu dönemde iki akrabasının vefat ettiğini, cenaze nedeniyle bu süreçte işlerden uzak kaldığını ve yapılan işlerden haberdar olmadığını, bu süreçte davalı tarafından müvekkilinin bilgisi dışında işler yapıldığını, davalı tarafın faturası olmayan hiçbir çek kesilmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, kesilen çeklerin büyük bir kısmının fatura karşılığı olmadığının açık olduğunu bu durumun da bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, davalının diğer şirketinden nakit borç aldığı ve bu borca karşılık para gönderildiği iddiasının da davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davalının diğer şirketine yapılan ödeme ve kesilen çeklere karşılık alınan hizmetlerin de davalı tarafça ispatlanması gerektiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 12/03/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki belirtilen hususların pek çoğunu gerçek dışı olduğunu, müvekkili, davacı ve dava dışı ... adi ortaklığın münferiden yetkilileri olduğunu, şirket yönetiminin müvekkili olduğu iddia edilmiş ise de şirketin birlikte yönetildiğini, alınan kamu ihalesinde davacının şantiye şefi olarak çalışmakta olduğunu ve sahadan sorumlu kişi olduğunu, banka teminat mektuplarının alınmasında müvekkilinin ticari itibarının etkili olduğunu ve banka mektubunun müvekkilinin sayesinde alınabildiğini, dava tarihi itibariyle davaya konu işin %18'nin tamamlanmış vaziyette olduğunu, tamamlanan %18 kısmına karşılık gelen hakedişin alındığını, müvekkili tarafından kesilen çeklerin davacının talimatı ile kesilerek verildiğini, fatura karşılığı olmayan hiçbir çek kesilmediğini, adi ortaklığın hesabından üçüncü kişilere hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, ortaklık kurulurken kendisinde para olmadığını ve sadece 10.000,00TL verebileceğini söyleyen kişinin davacı olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu diğer şirketlerden adi ortaklığa borç olarak verilmek kaydıyla nakit sağlandığı, alınan hakedişlerden de bu borç alınan paraların ödendiğini, davacı tarafından gerek çek, gerek EFT yoluyla ödendiği iddia edilen bedellerin gerçek dışı rakamlar olduğunu, muhasebe kayıtlarının tetkikinde gerçek miktarların ortaya çıkacağını, müvekkilinin amacının alınan ihale gereği işin aksamadan yapılması ve bitirilmesi olduğunu, işin işleyebilir hale gelmesi içinde gerekli işlemleri yaptığını, davacı mesnetsiz ve haksız iddialarda bulunduğunu, adi ortaklığın içinin boşaltıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının kendi usulsüz işlerinin ortaya çıkması ve deşifre olmasının nasıl önleyebileceği amacı ve çabasında olduğunu beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 13/05/2019 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde iddia ve taleplerini genişlettiğini, buna muvafakatlarının olmadığını, davacı tarafın SGK ve Maliye şifrelerinin kendilerinde olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şifrelerin bizzat davacı tarafından kurumlardan teslim alındığının yapılacak yazışmalarla ortaya çıkacağını, çekler konusundaki iddiaların gerçek dışı olduğunu, inşaat sahasında mal alımı yapan ve şantiye şefliği yapan kişinin bizzat davacının kendisi olduğunu, kesilen hiçbir çek nedeniyle adi ortaklığın hiçbir zararının olmadığını, davacının cenaze işleri nedeniyle uzun süre şantiyeden ayrılmış olduğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, kendisinin 3 gün şantiyeden ayrılmış olduğunu, adi ortaklık nedeniyle üzerine düşen hiçbir edimini doğru dürüst yerine getirmeyen davacı tarafın gerçekleri saptırmaya çalıştığını, davacı tarafın kendi şirketlerinde kullanılan malzemelerin adi ortaklık şirketi adına fatura edilerek ödeme yapıldığını, bu ödemelerin yapılamasını sağlayan kişinin de bizzat davacının kendisi olduğunu, yapılan ödeme ve verilen çeklere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin açık olduğunu ve belgelere dayalı olduğunu, ödemelerin banka havalesi yoluyla gönderildiğini, müvekkilinin şantiye şefi olmadığını, muhasebeci olmadığını, elinde SGK şifrelerinin olmadığını hangi işçinin nerede çalıştığını dahi bilmediğini, müvekkilinin diğer şirketinden finansman yardım alınmamış olsaydı adi ortaklık şirketinin hiçbir iş yapamayacağını, finansman için para gelirken taraflardan hiçbir ses çıkmazken şimdi borçların ödemeleri yapılırken itiraz edildiğini, açılan davanın altında sermayesiz, emeksiz kazanç sağlama hırsının olduğunu beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, adi ortaklık yöneticisinin yöneticilikten azli davasıdır.
Dava konusu Mevka ... İş Ortaklığının, ... Ltd. Şti. İle ... arasında Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Binası ve Çok Amaçlı Salon yapım işi amacıyla, münferit yetkilileri dava dışı ... , davacı ... ve davalı ... olmak üzere kurulduğu, ortaklığın nam ve hesabına hareket ederek resmi yazışmalarını yürütmesi için pilot ortak olarak Mevka.... Ltd. Şti.'nin belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, davalı yönetici ortaklarının yönetim yetkisini ihmal ettiğini, usulsüz ve suni harcamalar yapıldığını, yetkilisi veya ortağı olanan başka şirketler yararına adi ortaklığın mal ve paralarının kullanıldığını ve adi ortaklığın borçlandırıldığını iddia ederek her iki davalının adi ortaklık yöneticiliğinden azlini talep etmiş; davalı taraf ise yukarıda özetlendiği gibi davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce, Afyonkarahisar Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden davaya konu şirket çalışanlarına ilişkin kayıtlar, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davaya konu şirketlere ilişkin bilgi ve belgeler, Afyonkarahisar İl Özel İdare Müdürlüğünden davaya konu ihale dosyasına ilişkin bilgi ve belgeler, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı adi ortaklık şirketine ait bilgi ve belgeler, ... A.Ş.'den Afyon Metoroloji Binasının yapımı için alınan hazır betonların fatura ve irsaliye örnekleri, Afyonkarahisar C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, Afyonkarahisar . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla Afyonkarahisar İl Özel İdaresinden celp olunan 07/03/2022 tarihli yazı cevabı ve ekleri ile dava taraflarının sunduğu belgeler ve dava dışı çimento şirketlerinden gelen faturalar ve ticari defterlerin incelenmesi sonucu düzenlenen raporlar incelenmek suretiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası yapımı için dava konusu adi ortaklık namına düzenlenen hakediş raporlarında belirtilen işlerin hakediş raporu düzenlenme tarihi itibariyle malzeme ve işçilik dahil toplam maliyetlerinin parasal anlamda ne olabileceği, dosya arasındaki faturaların yapılan işle uyumlu olup olmadığı, yapılan işin maliyetini aşan ölçüde fatura düzenlemesi gibi bir durumun olup olmadığı, düzenlenen hakediş raporu ve faturalara göre adi ortaklığın yapılan işteki kar zarar durumunun ne olduğu, davacı tarafın iddia ettiği gibi suni borçlanma durumunun olup olmadığı, bu anlamda davalı yöneticilerin yönetim sırasında usulsüz harcamalarının olup olmadığı konularında mahallinde keşif yapılarak bir fen mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir muhasebe uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, sonrasında ise talimat yoluyla aldırılan teknik heyet raporu da gözetilerek ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle muhasebe uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır.
TBK'nun 629. Maddesi; "Ortaklık sözleşmesiyle ortaklardan birine verilen yönetim yetkisi, haklı bir sebep olmaksızın, diğer ortaklarca kaldırılamaz ve sınırlanamaz. Ortaklık sözleşmesinde yetkinin kaldırılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunsa bile, haklı bir sebep varsa, diğer ortaklardan her biri yönetim yetkisini kaldırabilir. Haklı sebepler, özellikle yönetici ortağın görevini aşırı ölçüde ihmal etmesi veya iyi yönetim için gerekli olan yeteneği kaybetmesi durumlarında vardır." hükmünü içermektedir.
Adi ortaklığın tasfiye usulü TBK'nun 644. Maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Anılan madde: "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.
Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.
Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır.
Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır." hükümlerini içermektedir.
Dava konusu olan adi ortaklığın gerçekleşme amacı yukarıda belirtildiği gibi Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Binası ve Çok Amaçlı Salonun yapımı işidir. Ne var ki dava tarihinden sonra pandemi sürecinin de araya girmesi sebebiyle yapım işi ihalesi dava konusu adi ortaklıktan alınarak ve sözleşmeler feshedilerek bir başka şirket eliyle yapım işi nihayete erdirilmiştir. Bu bağlamda her ne kadar adi ortaklığın kuruluş amacının gerçekleşmesi imkansız hale gelse de tasfiye süreci öncesinde ve tasfiye süresince mevcut yetkililerin temsil yetkileri devam edeceğinden mahkememizce adi ortaklık namına düzenlenen hakedişler ve ilgili idarede bulunan sair diğer kayıtlar gözetilerek adi ortaklığın faal olduğu dönemde yapmış olduğu iş ve bu bağlamda düzenlenen faturalar vs.evraklar ile defter kayıtları dikkate alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılması lüzumu doğmuştur.
Kefşen inceleme yapmak suretiyle rapor düzenleyen bilirkişi heyetinin hükme esas alınan 24/01/2023 tarihli raporu ve muhasebe uzmanı bilirkişinin yine hükme esas alınan 30/05/2023 tarihli ek raporu ile dava taraflarının iddia ve savunmaları ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava konusu edilen ... adi ortaklığının Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Binası ve Çok Amaçlı Salon yapımı işi için dava tarafları arasında kurulduğu, ortaklığın yetkililerinin, adi ortaklık sözleşmesinde münferit olarak ... , ... ve ... olarak belirlendiği, ayrıca ortaklık nam ve hesabına hareket ederek idare ile resmi yazışmaları yürütmek üzere pilot ortak olarak Mevka .... Ltd. Şti.'nin belirlendiği, adi ortaklığın amacı doğrultusunda söz konusu eğitim binasının bir kısmını inşa ettiği ve belirli bir seviyeye getirdiği, bir süre sonra pandemi sürecinin de etkisiyle idare tarafından sözleşme feshedilerek işin başka bir firmaya ihale edildiği, adi ortaklığın 18/11/2021 tarihi itibariyle vergi mükellefiyetinden terkin edildiği ve iş yeri terk tutanaklarının vergi dairesince tutulduğu, özellikle mahallinde yaptırılan incelemeden sonra varılan sonuca göre, adi ortaklık yararına düzenlenen hakedişlerde belirtilen malzeme ve işlerin adi ortaklığın kesmiş olduğu faturalarla uyumlu olduğu, kesilen faturaların ve yapılan harcamaların miktarlarında veya tutarlarında adi ortaklık kuruluş amacına aykırı bir hal tespit edilemediği, muhasebe uzmanının yapmış olduğu inceleme ve rapor ekinde yer verdiği defter kayıtlarına göre adi ortaklığın alacak ve borç kalemlerinin tutarlı olduğu, ortaklık hesaplarında bir dengesizlik bulunmadığı, suni borçlanmaya veya başka şirketler yararına yapılan işlerin adi ortaklık namına fatura edildiğine ya da adi ortaklık üzerinden başka şirketler yararına iş yapıldığına dair bir duruma rastlanılmadığı, bu itibarla davalı yöneticilerin yönetim yetkilerini kötüye kullandıklarını veya ihmal ettiklerine yönelen davacı iddialarının sübut bulmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... tarafından yapılan 6,40TL vekalet ücreti yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
-
Davalı ... vekili yararına AAÜT'ye göre 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/11/2023
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20