SoorglaÜcretsiz Dene

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/600 E. 2023/670 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/600

Karar No

2023/670

Karar Tarihi

9 Kasım 2023

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA :

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

KARAR YAZMA TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı (borçlu) şirket ... Limited Şirketi'nin müvekkili firmadan almış olduğu malların bedelini ödememesi nedeniyle aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile 23.09.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket bu icra takibine haksız olarak 12.10.2021 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk yoluna müracaat edildiğini, ancak davalı borçlu şirketin her iki toplantıya katılmadığını, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, takip konusu faturaya dayalı olarak yapılmış olan takip dayanağı faturalar e-fatura olarak borçlu şirkete gönderildiğini, faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, takip dayanağı fatura içeriklerinden görüleceği üzere, davalı (borçlu) şirkete alt temel malzeme olarak nitelendirilen hafriyat yol malzemesi satıldığını, davalı borçlu şirketin Konya'da yapmış olduğu hafriyat ve müteahhitlik işlerinde mal tesliminin Konya'da yapıldığını, ayrıca davalı tarafın takibi semeresiz bırakmak için takip dayanağı her bir fatura için iade faturalar düzenlendiğini, davalının iade faturasına istinaden düzenlenen 5 adet iade faturasına Konya . Noterliği'nin 18/10/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflarına itiraz edildiğini, iade faturalar gereği taraflarına herhangi bir mal iadesi yapılmadığını, bu nedenlerle davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin aynen devamına, itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ticari satımdan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve takipteki kadar davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.

Dava taraflarına davaya konu alacağın kayıtlı olduğu tüm defter ve belgeleri ibraz etmeleri veya bulundukları yeri bildirmek için süre verilmiş, davacı ve davalı tarafın defterlerini bildirdiği, akabinde davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı, davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı hususunda davacı defterleri üzerinden inceleme yapmak üzere dosya SMMM bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmıştır.

Davacı defterlerinin üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı 5 adet fatura nedeniyle 26.719,88 TL alacağını tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının e-ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının incelenen ticari defterlerinde, davalı ile 14.04.2021-31.08.2021 tarihleri arasında ticari ilişkisinin olduğu, takibe konu faturalar dışında ticari ilişki bulunmadığı, davacı şirket, takibe konu faturaları, BS formunda beyan etme zorunluluğu olan dönemlerde beyan ettiği, davacı şirketin defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 26.719,88 TL alacaklı olarak göründüğü, davalı şirket tarafından, takip tarihinden sonra davacı şirkete takibe konu faturaların tamamına iade faturası düzenlediği ve iade faturalarına davacı şirket tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiği ve ticari defterlerine söz konusu iade faturalarını kaydetmediği, davacı ticari defterlerine göre takibe konu faturalar nedeniyle 26.719,88-TL davalı şirketten alacaklı olduğu şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.

Akabinde davalı defterleri üzerinde SMMM bilirkişi aracılığı ile rapor alınmış olup düzenlenen raporda özetle; her iki tarafın kayıtlarında, davalı firma tarafından Havale / Eft yapılan 5.000,00 TL tutarındaki işlemin sabit olduğu ve her iki tarafın kayıtlarında yer aldığı, yani davalı firmanın alım öncesi bir avans ödemesi yaptığı, davacı firmanın da satım öncesi bu ödemeyi kabul etmiş olduğu, ... firması ile yapılan görüşmede, ... olarak Konya’da iş yapmadıklarını, ancak ... İdaresi’ne (... ) ... Mühendislik -... adi ortaklık yapısı içerisinde ihale yoluyla iş aldıklarını, bu kapsamda ... İnşaat firmasından dolgu malzemeleri almak için sözlü olarak anlaştıklarını bu nedenle 5.000,00 TL’yi 14.04.2021 tarihinde havale ettiklerini, ancak bu firmadan alım yapmaktan vazgeçtiklerini ve Mar İnşaat firmasından malzeme temini yapmadıklarını belirtmiş olduğu, uyuşmazlığa konu hususun faturalardaki malzemelerin davalı firmaya teslim edilip edilmediğine yönelik olduğunu, davacı Mar İnşaat firmasının, uyuşmazlığa konu dolgu malzemelerini, faturaları düzenledikleri davalı ... firmasında hangi kişilere teslim etmiş olduklarının Sevk İrsaliyeleri ile anlaşılabileceği ve bu dolgu malzemelerinin teslim edilmiş olması halinde teslim edilen bu kişilerin ... firması ile irtibatlı (çalışan / taşeron firma çalışan) kişiler olup olmadığının tespitinin gerektiği, Mar İnşaat firmasının Konya ilinde yerleşik firma olduğu ve İrsaliye düzenlemesi gereken firmanın Mar İnşaat firması olduğu şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.

Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış olduğundan HMK'nun 128. Maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakaaları inkar etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu 12.10.2021 tarihli itiraz dilekçesinde davacı tarafla aralarında herhangi bir iş ilişkisi olmadığını, davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmektedir.

İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (... .: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).

6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.

Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.

Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. ... , Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.

Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesine göre; fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine göre; fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. 6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca ise; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.

Yasal düzenlemeler uyarınca faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini, mal yada hizmeti aldığını kabul etmiş sayılır. Somut olayımızda da ; davalı taraf icra takibine konu faturaları defterlerine kaydederek davacı taraf ile aralarındaki sözleşme ilişkisini aynen kabul ettiği gibi sözleşmeye konu malları da teslim aldığını kabul etmiş sayılmaktadır. Bu durumda davalı tarafça süresinden sonra iade faturaları düzenlendiğinden malları davacı tarafa teslim ettiğine dair ispat yükü davalı tarafa geçmektedir. Davacı taraf iade faturalarına dayalı kendilerine yapılan herhangi bir teslimin olmadığını beyan etmektedir. Davalı tarafça iade faturasına konu malların davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir yazıl belge dosyaya sunulmamıştır. Bu hali ile davacı davasının haklılığını ortaya koymaktadır. Her iki taraf defterlerinin incelenmesi neticesinde bilirkişiler tarafından sunular raporlarda davalı yanca davacı tarafa yapılan 5.000, 00 TL tutarında bir ödeme tespit edilmiştir. Taraf defterlerinde kayıtlı olan faturaların toplam miktarı 31.719,88 TL olup icra takibi yapılırken davalı tarafça yapılan 5.000,00 TL'lik ödemenin tenzil edilerek takip yapıldığı görülmektedir. Davacı tarafın defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 26.719,88 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edildiğinden bu miktar tutarında davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde gösterilen dava değerinde takibe konu faturalardaki alacak miktarlarına takip öncesi işletilen faiz miktarlarının da eklendiği görülmekte ise de ; davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir bilgi, belge dosya arasında bulunmadığından davalı taraf temerrüde düşürülmemiş kabul edilip işlemiş faiz miktarı yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

a) T.C. Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alacak aslı 26.719,88 TL üzerinden DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

b) Davalının(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 5.343,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

  1. )Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin HUAK 18/A. 11 maddesi uyarınca arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. )Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.825,24. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 333,36. TL harç ile 138,01. TL icra dosyasına yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 1.353,87. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. )Davacı tarafından karşılanan 80,70. TL başvuru harcı, 333,36. TL peşin harç, 138,01. TL icra dosyasına yatırılan peşin harç, 11,50. TL vekalet suret harcı, 2.400,00. TL bilirkişi ücreti, 339,00. TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.963,57. TL'nin HUAK 18/A. 11 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  4. )Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. )Davalı vekili yararına HUAK 18/A. 11 maddesi gereğince lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. )Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/11/2023

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineasliyekısmenticaretdavacıyamahkemesiverilmesinedevamınaiptalinekonya

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim