SoorglaÜcretsiz Dene

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/719 E. 2023/613 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/719

Karar No

2023/613

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...

VEKİLİ :

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇE YAZIM TARİHİ :

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında (... eski esas) 15/01/2014 tanzim tarihli 14/02/2014 vade tarihli 66.000,00 TL bedelli, Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı (... eski esas) dosyasında 15/01/2014 tanzim tarihli 14/02/2014 vade tarihli 24.000,00 TL bedelli, Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında da 06/09/2013 tanzim tarihli 25/03/2014 vade tarihli 125.000,00TL bedelli bonolardan dolayı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yaptığını, fakat söz konusu takiplere konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığından dolayı da müvekkilinin davalı şahısa herhangi bir borcu bulunmadığını, mahkemece takibe konu senet asılları ilgili icra müdürlüklerinden celp edilip müvekkilinin mahkeme huzurunda imza örnekleri ve ilgili yerlerdeki imza örnekleri toplandıktan sonra yaptıracağı bilirkişi incelemesi sonrası senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının görüleceğini, söz konusu icra takiplerine konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığından dolayı müvekkilinin söz konusu icra dosyalarına borçlu olmadığının tespiti için iş bu davayı ikame ettiğini, açıkladıkları sebepler çerçevesinde öncelikle teminatsız olarak takibin durdurulmasını, yargılama neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, bu nedenlerle öncelikli olarak takibin teminatsız olarak durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilerek Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı,Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı,Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespitini, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı kalmamak üzere tazminata mahkumiyetine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin davacı ... ve dava dışı ...' dan alacağına binaen 27.11.2014 tarihinde Konya . İcra Dairesi Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, 01.12.2014 tarihinde Konya 8. İcra Dairesi Müdürlüğü ... Eski Esas ... Yeni Esas sayılı dosyası ve 13.01.2015 tarihinde Konya . İcra Dairesi Müdürlüğü ... Eski Esas ... Yeni Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını, davacı tarafın Konya . İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyasıyla tebligata, borca ve imzaya itiraz ederek, şikayet yoluna başvurusunun reddi kararı ile kesinleştiğini, işbu davanın davacının takibin her aşamasında yapmış olduğu kötü niyetli itirazları gibi süreci uzatmaya, müvekkilinin alacağına kavuşmasını önlemeye ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, menfi tespit davasının herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığını, ancak somut olayın durumuna göre menfi tespit davası’nın belli bir süre içinde açılması gerektiğini, dava konusu takiplerin kambiyo senedine dayalı takipler olduğunu, bu nedenle açıkça zamanaşımı ilk itirazında bulunarak ilgili hüküm gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, tasfiye dosyasından da muris üzerine kayıtlı Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Bağımsız Bölüm Numaralı taşınmazın 10.08.2020 tarihinde satışı yapılarak paraya çevrildiğini ve bu bedel de 20.08.2020 tarihinde ödendiğini, bu bedel açısından da yine istirdat davası açılması gerekmekte olduğunu, bu nedenle davanın reddini aksi kanaatte olunması halinde de bu meblağ yönünden dosyanın tefrik edilerek istirdat davası olarak devam edilmesi ve hak düşürücü süre olan 1 yıllık süre içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ... nın dava konusu senetlerin düzenlendiği tarihlerde ... Mahallesi, ... Sitesi, ... Caddesi, No:... Karatay/KONYA adresinde ... OTOMOTİV ismiyle oto galerici olarak ticari faaliyette bulunduğunu, müvekkili ...'ı da bu vasıtayla tanıdığını, müvekkili ile ...'ın otomobil alım-satımından kaynaklanan devamlı bir alışverişi söz konusu olduğunu, bu ticari alışveriş 16.01.2013 tarihinde ... plakalı aracın ... tarafından müvekkiline satışının 08.02.2013 tarihinde ise ... plakalı aracın müvekkili tarafından ...'a satışı ile başladığını, ... işlerinde otomobillerin alımından kaynaklı senet düzenlemekte ve bono senetleriyle ödemelerini yaptığını, davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı dosyalardaki takibin dayanağı olan senetlerin düzenlenme nedeni de yine otomobil alım-satım ilişkisinden kaynaklandığını, senetler incelendiğinde, senetlerde ...'ın kefil olduğu görüleceğini, senetlerin borçlusunun ise davacı ... olduğunu, ... ın ...'ın annesi ve hukuki ilişkiye ...'ın isteği ve bilgisiyle dahil olduğunu, davacının dava konusu senetlerdeki imzaları o dönem bizzat şahsının önünde imzalandığını, satış sözleşmelerinde de şahitliği görülmekte olduğunu, mahkememizce gerekli görülmesi halinde tanıklığına başvurulmasına muvafakati olduğunu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe konu olan 24.000,00-TL bedelli, 14.02.2014 vadeli bononun dayanağı 15.01.2014 tarihinde ... plakalı aracın ...'a satışı karşılığında alındığını, müvekkilin alacaklı olduğu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından 27.11.2014 Tarihli icra takibinin dayanağı, 06.09.2013 tanzim ve 25.03.2014 vadeli, 125.000,00 TL bedelli bono senedi olduğunu, yine müvekkilinin alacaklı olduğu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından 01.12.2014 tarihli icra takibinin dayanağı, 15.01.2014 tanzim ve 14.02.2014 vadeli, 24.000,00 TL bedelli bono senedi olduğunu, müvekkili ile davacı ve diğer borçlu ... arasındaki temel ilişki dilekçe ekinde de sunulan 06.09.2013 tarihli "Araç Satış Sözleşmesi" ve 21.10.2013 tarihli Oto Satış Mukavelesi" başlıklı sözleşmelere dayalı oto satışlarına dayandığını, bu belgelerin imzasının inkar edilmediğini ve gerçekliğinin kanıtlandığını, müvekkilli ile borçlu arasındaki davalar olan Konya . İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyasıyla tebligata, borca ve imzaya itiraz davası, Konya . İcra Hukuk Mahkemesi 08.10.2015 tarihli, ... Esas, ... Karar Sayılı dosyasıyla ihalenin feshi davası ve Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyası ile mirasın reddinin iptali davası da müvekkili lehine sonuçlandığını, böylece müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu yazılı delillere ve mahkeme kararları ile sabit olduğunu, bu nedenlerle işbu haksız davanın reddini, davacı hakkında % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ

Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Menfi tespit davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise dava konusu icra takiplerine dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacıya ait ise herhangi bir borcu bulunup bulunmadığı varsa borç miktarının ne olduğu hususunda olduğu görüldü.

II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI

(1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/06/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;

"Bu durumda matbu senetteki TL ve Türk Lirası ibarelerinin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken bedel açısından senedin belirsiz hale geldiğinden bahisle itirazın kabulü isabetsizdir. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin imzaya itirazın kabulü kararı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, yalnızca dayanak senedin bedel açısından belirsiz hale geldiğinden bahisle kambiyo vasfının bulunmadığı gerekçesiyle takibin durdurulmasına karar vermesi yerinde olmayıp, alacaklının istinaf sebepleri incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir." denilmiştir.

(2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/06/2021 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;

"Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından alınan raporda, 31.10.2006 tanzim tarihli senetle ilgili hiç bir inceleme yapılmamış ancak diğer senetlerdeki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Hazırlık soruşturması ve Ağır Ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda ise senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan raporla, ceza dosyasında alınan raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece yapılacak iş Osmaniye .Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin beklenilmesine, şayet Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kesinleşmiş ise çelişkinin giderilmesi için TBK'nın 74. maddesi kapsamında değerlendirilmesine, kesinleşmemiş ise çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir." denilmiştir.

(3) T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 25/02/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;

"Mahkemece fizik ve grafoloji incelemelerinde Adli Tıp İhtisas Dairesi'nin nihai merci olmadığı göz önünde bulundurularak öncelikle davacının huzurda HMK'nın 211. maddesi hükmüne uygun olarak imzaları alındıktan sonra grafoloji ve kriminal alanlarında uzman başka bir kuruma (Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuarı, Güzel Sanatlar Akademisi gibi) grafolojik metotlar ve optik aletler ile inceleme yaptırılarak denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur." denilmiştir.

(4) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/04/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;

"13.07.2020 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyeti raporu tanzim edilmiş ve dosyaya sunulmuştur. Bozma ilamından sonra alınan bu üç raporda, dava konusu senet üzerine atılı bulunan imzaların davacının eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiş olup, raporlar birbirini teyit etmiştir. Mahkemece yapılan araştırma sonucunda alınan raporların denetime elverişli olması, birbirini doğrulaması sebebiyle senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmasına rağmen davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.

(5) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;

" İİK 72. maddesinin 4. fıkrasında "Dava, alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmüne göre dosyada ihtiyati tedbir nedeni ile davalının alacağını geç alması söz konusu olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." denilmiştir.

III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE

(1) DAVAYA DAYANAK İCRA DOSYALARI İLE BONOLARIN İNCELENMESİNDE;

(a) T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas(... Eski Esas) sayılı icra dosyasının incelenmesinde özetle; ... tarafından ... ve ...'a karşı 08/01/2015 tarihinde 15/01/2014 Tanzim, 14/02/2014 Vade ve 66.000,00 TL bedelli bono dayanak olmak üzere Örnek-10 Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra takibine geçildiği, takibe dayanak bononun incelenmesinde keşidecisinin ..., kefilinin ..., keşide yerinin "... Mahallesi ... Sokak No:..." olarak ifade edildiği, bu bono ile birlikte sıralı olarak verilen ve dava konusu olan diğer bonoların da keşide yerlerinin aynı adres olduğu, diğer bonolarda adresin "Konya" ilinde olduğunun ifade edildiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/06/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da kıyasen uygulandığında ve sıralı senetler de nazara alındığında söz konusu bononun keşide yerinin bulunmadığının kabulünün aşırı şekilcilik olacağı kanaatiyle söz konusu bononun keşide yerinin bulunduğu(nitekim bu hususta davacı yanca bir iddia da söz konusu değildir) ve Konya olduğunun Mahkememizce kabul edildiği, keşide tarihinin 15/01/2014, vade tarihinin 14/02/2014, bedelinin 66.000,00 TL, lehtarının ise ... olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 776 ve devamı maddeleri gereğince kambiyo vasfına haiz olduğuna kanaat edilmiştir.

(b) T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas(... Eski Esas) sayılı icra dosyasının incelenmesinde özetle; ... tarafından ... ve ...'a karşı 01/12/2014 tarihinde 15/01/2014 Tanzim, 14/02/2014 Vade ve 24.000,00 TL bedelli bono dayanak olmak üzere Örnek-10 Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra takibine geçildiği, takibe dayanak bononun incelenmesinde keşidecisinin ..., kefilinin ..., keşide yerinin "... Mahallesi ... Sokak No:... Konya" olarak ifade edildiği, keşide tarihinin 15/01/2014, vade tarihinin 14/02/2014, bedelinin 24.000,00 TL, lehtarının ise ... olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 776 ve devamı maddeleri gereğince kambiyo vasfına haiz olduğuna kanaat edilmiştir.

(c) T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde özetle; ... tarafından ... ve ...'a karşı 27/11/2014 tarihinde 06/09/2013 Tanzim, 25/03/2014 Vade ve 125.000,00 TL bedelli bono dayanak olmak üzere Örnek-10 Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra takibine geçildiği, takibe dayanak bononun incelenmesinde keşidecisinin ..., kefilinin ..., keşide yerinin "... Mahallesi ... Sokak No:... Konya" olarak ifade edildiği, keşide tarihinin 06/09/2013, vade tarihinin 25/03/2014, bedelinin 125.000,00 TL, lehtarının ise ... olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 776 ve devamı maddeleri gereğince kambiyo vasfına haiz olduğuna kanaat edilmiştir.

(2) İHTİYATİ TEDBİR KARARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacı tarafından eldeki dava ile birlikte takip konusu bonolar hakkında takibin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiği lakin tedbir harcının yatırılmadığı, bu sebeple Mahkememizin 16/12/2021 tarihli tensip zaptının 8/b nolu ara kararı gereğince tedbir harcı yatırıldığında talebin değerlendirilmesine karar verildiği ancak davacı tarafından tedbir harcı yatırılmadığı için bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.

(3) BİLİRKİŞİ RAPORLARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce taraflarca bildirilen delillerin toplanması akabinde takip ve dava konusu bonolar altında bulunan imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporları aldırılmıştır.

(a) T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 08/09/2022 Tarihli Uzmanlık Raporunda; İnceleme konusu 15/01/2014 Tarih ve 14/02/2014 Vade-66.000,00 TL bedelli senet altında sağda yer alan basit tersimli imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu rapor ediliştir.

(b) T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 16/11/2022 Tarihli Uzmanlık Raporunda; İnceleme konusu 06/09/2013 Tanzim, 25/03/2014 Vade ve 125.000,00 TL bedelli bono ile 01/12/2014 tarihinde 15/01/2014 Tanzim, 14/02/2014 Vade ve 24.000,00 TL bedelli bono altında sağda yer alan basit tersimli imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu rapor ediliştir.

(c) Akademisyen Öğretim Görevlileri Tarafından Hazırlanan 06/06/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Mahkememizce yukarıda detayı verilen ATK raporları yeterli görülmemiş ve yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/06/2021 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 25/02/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Akademisyen Öğretim Görevlilerinden heyet raporu aldırılmış, 06/06/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda dava konusu senetler üzerinde atılı bulunan ve ...'a aidiyeti sorgulanan imzaların tersimlerinde; ritinm, eğim, tekrar, fulaj, kullanılan harfler, seri hareketler, süreklilik arz eden çizgi veya çizgiler, nispet, dönüş manevraları ve alışkanlıklar gibi imzada karakteristik özellikleri oluşturan bütün ve detay harcketler dikkatli bir şekilde incelenmiştir. Dosyada sunulan samimi imza örnekleri ile mahkemenizce huzurda alınan imzalar mukayese edilmiş ve karşılaştırmalarla bir kanaate varılmıştır. Buradan hareketle adı geçen dava konusu senetler üzerinde yer alan ve ...'a aidiyeti sorgulanan imzaların, yukarıda zikredilen gerekçelerle ve oybirliğiyle ... eli ürünü olduğu rapor edilmiştir.

(4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından dava ve takip konusu bonolar altında bulunan imzanın kendisine ait olmadığı hususunda eldeki menfi tespit davası açılmış ise de yukarıda detayı verilen T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 08/09/2022 Tarihli Uzmanlık Raporu, T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 16/11/2022 Tarihli Uzmanlık Raporu ile Akademisyen Öğretim Görevlileri Tarafından Hazırlanan 06/06/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporundan anlaşıldığı üzere dava konusu senetler üzerinde atılı bulunan davacıya ait olduğu görülmekle yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/04/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere tüm raporların birbirini doğrulaması karşısında davacının davasının reddine karar verilmiştir.

(5) DAVALININ KÖTÜNİYET TAZMİNAT TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacı tarafından eldeki dava açıldığı anda dava konusu takibin durdurulması talepli ihtiyati tedbir talep edildiği lakin tedbir harcının yatırılmadığı, bu sebeple Mahkememizin 16/12/2021 tarihli tensip zaptının 8/b nolu ara kararı gereğince tedbir harcı yatırıldığında talebin değerlendirilmesine karar verildiği ancak davacı tarafından tedbir harcı yatırılmadığı için bir değerlendirme yapılmadığı, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davalı/alacaklının alacağına geç kavuşması gibi bir durum söz konusu olmadığından yasal şartların oluşmadığına kanaat edilerek davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

(6) DAVACI VEKİLİNİN MAZERETİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı vekili mahkememizin 17/10/2023 tarihli duruşmasında mazeret dilekçesi ibraz etmiş ise de yargıda hedef süre uygulaması, yargılamanın gelmiş olduğu aşama toplanan deliller neticesinde dosyanın sübuta ermiş olmasının yanı sıra e-duruşma yönetmeliğinin de yürürlüğe girmesi karşısında ve mahkememizin 18/07/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince bir sonraki duruşmaya e- duruşma yöntemi ile katılmak yerine mazeret bildirmesi halinde mazeretinin kabul edilmeyeceğinin açıkca ihtar edilmiş olması da nazara alınarak davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin 17/10/2023 tarihli duruşmada alınan beyanlarında 6100 Sayılı Kanunun 150/1-2 maddeleri gereğince davacı tarafından takip edilmeyen davanın kendilerince takip edildiğini ifade etmesi sebebiyle yargılama mazereti reddedilen davacı ve vekilinin yokluğunda neticelendirilmiş, Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.

yönüyle değerlendirme yapılmış, imza davacıya ait demiş.

TÜRK MİLLETİ ADINA

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davacının davasının REDDİNE,

  2. Yasal şartlar oluşmadığından davalının 2004 Sayılı Kanunun 72/4. Maddesi gereğince talep etmiş olduğu kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

  3. Karar Kesinleştiğinde; İmza incelemesi için temin edilen evrak asıllarının talebe gerek kalmadan ilgili kurumlara İADESİNE,

  4. Harçlar Kanunu gereğince alınan 4.028,52 TL harçtan, alınması gereken 269,85 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan ‬3.758,67‬TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı tarafından yapılan 11,50TL vekalet harcı ve 1.429,4‬0TL posta gideri olmak üzere toplam 1.440,9‬0TL nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  7. Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 37.384,43 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  8. 6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

DAİR; Davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2023

Katip ... Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

raporlarıyapılanmazeretitalebiadliyebilirkişikonyayolunatedbir(KambiyootomotivTespitistinafdairesikararıtazminatkötüniyetSenetlerindenhükümihtiyatideğerlendirmedevekilininMenfihukukdavalınınmahkemesikanunneticenezdindedavacıaçısındanbölgeKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim