Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/713 E. 2024/565 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/713
2024/565
12 Eylül 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : :... - (...) ...
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 23/08/2024 tarihli dilekçesiyle; tarımsal girdi alanında Türkiye’nin en büyük özel kuruluşu olan ve İstanbul Sanayi Odası
tarafından açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 listesinde 57’inci sırada yer almakta olan müvekkili olan şirketin, uzun yıllardır hem kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde “... ” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, ancak 2024 yılında unvan değişikliğine giden davalının, müvekkili olan şirkete ait markalar ve müvekkili olan şirketin ticari unvanı ile iltibas oluşturacak derecede bir ticaret unvanı seçmesi nedeniyle iş bu davanın açılması gerektiğini, müvekkili olan şirketin bugün Türkiye ve Dünya’da tanınmışlığı en üst düzeyde olduğunu, başta gübre üretimi ve limancılık olmak üzere Türkiye, Ukrayna ve Romanya’da önemli yatırımlarıyla faaliyet
göstermekte olduğunu, ... adı altında faaliyet gösteren müvekkili olan şirketin aynı zamanda, birçok iştiraki bulunduğunu ve bu iştiraklerde de yine “... ” ibaresini kullanılmakta olduğunu, nitekim müvekkili olan şirketin aynı unvan ve ibareleri taşıyan iştirakleri bulunduğunu, müvekkili olan şirketin, geçmişte olduğu gibi bugün de “... ” markası adı altında genişlemekte ve büyümekte olduğunu, bunun bir sonucu olarak da müvekkili olan şirket ile aynı ismi taşıyan bir işletmenin olmasının müvekkili şirketin tanınmışlığına zarar verecek ve aynı zamanda ticari unvanı ile markalarının da ayırt edici özelliğini ortadan kaldıracağını, davalı şirketin kuruluşunu gösteren ticaret sicil gazetesinin “amaç ve konu” başlığı altındaki “A” bendi incelendiğinde, şirketin faaliyet alanlarından birinin de “tarım”
faaliyetleri olduğunun görüleceğini, bu sebeple davalı şirketin, müvekkil şirket ile aynı sektörlerde faaliyet gösterdiğinin sabit olduğunu, bu hususun da yine müvekkili olan şirket ile haksız rekabet oluşturacak nitelikte olduğunu, davalının ticaret unvanını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini düşündüklerini, tüm bu nedenlerle; açmış oldukları davanın kabulü ile; haksız rekabetin önlenmesine ve Davalının Unvanındaki “... ” İbaresinin Ticaret Sicilinden terkinine, kararın masrafı davalıdan alınarak en yüksek üç tirajlı gazeteden birinde ilanına ve davalının bağlı bulunduğu sicil müdürlüğüne bildirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, markasal hakka dayanılarak ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir.
Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğunun taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/1. Maddesi "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır." şeklinde düzenlenmiş olup, 30/05/2018 tarihli 839 sayılı HSK kararı da aynı doğrultudadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7/3. Maddesinde; "Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticeret alanında kullanılması halinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir. (e) İşaretin ticaret unvanı yada işletme adı olarak kullanılması." şeklinde Yasa hükmü ile SMK 29/1-a maddesinde, "Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 6. Madde de belirtilen biçimde kullanmak" fiilinin, markaya tecavüz sayılan fiillerden olduğu düzenlenmiştir.
O halde, uyuşmazlığın çözümünde iddianın ileri sürülüş biçimine göre, 6769 sayılı Kanunun 6/6, 7/3, 7/3-e, 29/1-a, ve 156/1. Maddesi hükümleri uyarınca özel görevli mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği, hasılı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmıştır.
İSTANBUL BAM . HUKUK DAİRESİ ... E. ... K. sayılı ilamında:"...Davacı vekilinin dava dilekçesinde, "Davacı şirketin ticari faaliyetleri ... Süt Ürünleri A.Ş.'nin tescilli ticaret unvanının esaslı unsuru olan “... ” ibaresi altında toplandığı gibi müvekkil şirket adına tescilli markalar olan "... " ve "... " ibareleri de müvekkil şirketin ticari faaliyetleri kapsamında yıllardır kullanıldığını, müvekkili şirket “... ” ve “... ” esas unsurlu olan markaların hak sahibi olup, ... tescilli olduğunu" beyanla esasen marka hakkına dayalı olarak talepte bulunmuş olduğundan; mahkemece ...marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir dava olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Tüm dosya kapsamı, davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alındığında uyuşmazlığın mahkememizin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşüncesi ile mahkememizin görevsizliğine." kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından...." (Başka kararlar için bkz. İSTANBUL BAM . HD. ... E. ... K. Ayrıca İSTANBUL BAM . HD. ... E. ... K. Ayrıca KONYA BAM . HD. ... E. ... K.)
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde vakıa olarak esasen markasal hakka dayandığından uyuşmazlığın çözümünde mutlak suretle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/6, 7/3, 7/3-e, 29/1-a, madde hükümlerinin incelenmesi, tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğinden, ve 156/1. Maddesi gereğince bu kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. O halde davaya bakma görevinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/1. Maddesi uyarınca Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait olduğu, bu hususta görevli mahkemenin ise Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
-
Davanın, HMK 114/1. c. Ve HMK 115/2. Madde hükümleri uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin KONYA . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) olduğunun TESPİTİNE,
-
Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ VE GÖREVLİ KONYA . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) GÖNDERİLMESİNE,
-
Mahkememizce verilen görevsizlik kararı sonucunda taraflardan birinin karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun
reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, aksi taktirde davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
- 6100 sayılı HMK'nun 331.maddesi gereğince; harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında yetkili ve görevli mahkemece KARAR TAYİNİNE,
Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/09/2024
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58