Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/233 E. 2024/391 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/233
2024/391
29 Mayıs 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
DAVALI :
DAVA : ANONİM ŞİRKETİN İHYASI
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı 20/02/2024 tarihli dilekçesiyle; ihyası istenilen şirketin ortağı olduğunu, bu şirketin 6102 s. TTK'nin Geçici 7. maddesi gereğince terkin edilmesine rağmen, bu şirket üzerine kayıtlı ... plakalı araç bulunduğunu, bu araç nedeniyle halen MTV tahakkuku yapıldığını, bu aracın hurdaya ayrılması ve kaydının silinmesi için aracın kayıtlı olduğu şirketin ihyasının gerektiğini beyan ederek, ... Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü, ihyası istenilen şirketin terkin işleminde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, bu davalarda yasal hasım olduklarını beyan ederek, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru da tayin edilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
İhyası istenilen şirkete ve bu şirketin terkinine ilişkin ilgili ticaret sicili müdürlüğü kayıtları getirtilmiş ve Uyap sisteminden de ... plakalı aracın trafik kaydı çıkartılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Anonim Şirketin İhyası" davasıdır.
Somut olayda ; Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısından, ihyası istenilen şirketin aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle 6102 s. TTK'nin Geçici 7. maddesine istinaden 02/09/2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği belirlenmiştir.
Yargıtay . HD.nin 09/02/2016 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, ihyası istenilen anonim şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden kaydının silinmesi nedeniyle, husumetin sadece ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu anlaşılmış, davanın da ilgili ticaret sicili müdürlüğüne karşı açıldığı belirlenmiştir.
Uyap trafik kaydının incelenmesi sonucu ... plakalı aracın ihyası istenilen şirket üzerine kayıtlı olduğu görüldüğünden, bu davanın açılmasında davacının hukuki yararının da olduğu anlaşılmış, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İhyasına karar verilen şirkete ayrıca tasfiye memuru tayin edilmesinin gerekip gerekmediği yönünden yapılan değerlendirmede de;
Yargıtay HGK’nun 17.11.2022 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) geçici 7. maddesi (geçici 7. madde) uyarınca belirli koşulların varlığı hâlinde şirketler, ilgili mevzuattaki tasfiye usullerine uyulmaksızın hızlı bir şekilde ticaret sicilinden terkin edilebilecektir. Bu sebepler anılan maddenin 1. fıkrası; “(1) 1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.
b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.
c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.
d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.
e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler…” şeklinde ifade edilmiştir. Öte yandan geçici 7. maddeye dayalı olarak hazırlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ (Münfesih Şirketler Tebliği) ile anılan maddenin kapsamı genişletilerek Bakanlığın başvurusu üzerine mahkemelerce feshine karar verilen, ancak tasfiye memuru atanmamış olan anonim ve limited şirketler ile adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelik kaydı silinerek, ticaret sicil kaydı silinmek üzere ticaret sicil müdürlüklerine bildirilen anonim veya limited şirketler ile kooperatifler de sayılanlara dâhil edilmiştir (Münfesih Şirketler Tebliği m. 5/1-d). Bu kapsamda şirketin malvarlığının dağıtılmamış olması, alacakların tahsil edilmemesi yahut borçların ödenmemesi gibi tasfiyeye ilişkin hususlar, şirketin yukarıda anılan geçici madde kapsamında re’sen terkinine engel teşkil etmez (geçici m. 7/12). Geçici 7. maddenin 15. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirketin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder...
Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi kapsamında gerçekleştirilecek terkin işlemi için gerekli olan prosedür ise aynı maddenin 4. fıkrasında detaylı olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda geçici 7. maddenin uygulanması için ticaret sicil müdürlükleri, 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olan veya sayılan şirketleri belirleyerek aynı maddede gösterilen şekilde yapılacak ihtar ve ilanlarla tasfiyeleri için bu maddede öngörülen şekilde gerekli hususları yerine getirmeye veya sermayelerini 559 sayılı KHK’ya göre asgari sermaye tutarına çıkarmamış olma dışındaki hâller için münfesih olma nedenini ortadan kaldırmaya davet etmekle ve bazı hâllerde şirketleri tasfiye yapılmaksızın ticaret sicilinden re’sen silmekle yetkili ve yükümlü kılınmıştır. Geçici 7. madde kapsamında münfesih olan veya sayılan şirketin tespitinden sonra aynı madde kapsamında işlem yapılabilmesi ise maddede belirtilen usule uygun şekilde ihtar ve ilanın yapılmış olmasını gerektirmektedir (geçici m. 7/4-a). Bunun için tespit edilen şirketlerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve ticaret sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar gönderilmesi, ihtarın ulaşmadığı durumlarda da tebligat yerine geçmesi için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanın yapılması öngörülmüştür. Ayrıca anılan ilan bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanmalıdır. Münfesih sayılan şirketin niteliği ve münfesih sayılma sebebine göre geçici 7. madde kapsamında izlenecek olan prosedüre aykırı şekilde gerçekleştirilen terkin işlemi usul ve yasaya aykırı kabul edilip iptal yoluna gidilebilecektir.
Ticaret sicil müdürlüğünce belirtilen usuller dairesinde gerçekleştirilen ihtar ve ilanlar karşısında muhatapların kayıtsız kalması, geçici 7. maddenin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamı dışındaki münfesih şirketlerin, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları hâlinde münfesih olma nedenlerini ortadan kaldıran işlemleri yaparak buna ilişkin ispat edici belgeleri bildirmemeleri, geçici 7. maddenin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamındaki şirketlerin de ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunu bildirilmemeleri hâlinde münfesih sayılan şirket, aynı maddenin 2. fıkrası anlamında derdest bir davada taraf olarak yer almıyorsa ticaret sicilinden re’sen terkin edilir. Bu husus aynı zamanda geçici 7. maddenin 11. fıkrasında “Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir.” şeklinde ifade edilmiştir…
Sonuç olarak yukarıda değinilen tüm bu düzenlemeler ışığında; geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez. Ancak geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen re’sen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukukî ihtilafların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilafın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı, niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması zorunludur. Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da aynı hususlar benimsenmiştir."
Yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal içtihadından da anlaşılacağı üzere, re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmeyecektir.
Re'sen terkin işleminin hukuka aykırı olup olmadığının incelenmesinde de; terkin edilecek şirketin yöneticilerine çıkartılan ihtara ilişkin tebligatların iade gelmesine rağmen tebligat yerine geçmesi için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanın yapılması ve ayrıca anılan ilan bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayınlanması prosedürünün tam olarak yerine getirilmediği, bu nedenle terkin işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanamayacağı, önceki tasfiye memurlarının görev ve yetkilerinin aynen devam ettiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar, terkin işlemi hukuka aykırı yapılmış ise de; davacının davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediğini beyan etmesi karşısında, yargılama giderleri davacının kendi üzerine bırakılmış, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
-
Davacının davasının KABULÜ ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı iken, 6102 s. TTK'nin Geçici 7. maddesi gereğince terkin edilmiş olan, ... TİC. A.Ş.'nin İHYASINA ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden TESCİLİNE,
-
Kararın Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLANINA,
-
İhya edilen şirket için tasfiye memuru tayin edilmesine yer olmadığına,
-
İhya edilen şirketin son tasfiye memurlarının görev ve yetkilerinin (sürelerinin sona ermiş olmasına rağmen yenisi seçilinceye kadar) devam ettiğinin tespitine,
-
Karar kesinleştiğinde, karardan bir suretin re'sen Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27