Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/802 E. 2024/389 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/802
2024/389
29 Mayıs 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : TESPİT ve ALACAK (YARGILAMANIN İADESİ)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 06/12/2023 tarihli dilekçesiyle; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/05/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesinin 18/05/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin iptaline karar verildiğini, sonradan verilen bu iptal kararının 6100 s. HMK'nin 375/1-ğ maddesi gereğince yargılamanın iadesi sebebi teşkil ettiğini beyan ederek, Mahkememizin 31/05/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamının yargılamanın iadesi hükümlerine göre kaldırılarak, davacının davalı şirketin ortak olmadığının tespiti ile alacak davalarının kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı şirket vekili, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının 6100 s. HMK'nin 375. maddesi gereğince yargılamanın iadesi sebebi teşkil etmediğini, davada zamanaşımı süresinin de geçtiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkememizin 31/05/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı kesinleşmiş ilam sureti dosyamıza getirtilmiş, davacı tarafından Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sureti sunulmuş, davacının Uyap mernis, takbis ve nüfus kayıtları çıkartılarak dosyamıza konulmuştur.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Yargılamanın İadesi" davasıdır.
6100 s. HMK'nin 375. maddesine göre, "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir."
6216 s. Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50/2. maddesine göre de, "(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."
Somut olayda ; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/05/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine, Ankara BAM . HD'nin 29/12/2020 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesi gereğince davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı da temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . HD'nin 20/12/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile BAM kararı onanmış ve Ankara BAM . HD'nin kararı 20/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir.
6100 s. HMK'nin 84/1. maddesi gereğince "Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması" halinde teminat yatırılması gerekli ise de; davacının UYAP mernis, takbis ve nüfus kayıtlarının çıkartılması sonucu, davacının Türkiye'de taşınmazının bulunduğu anlaşıldığından 6100 s. HMK'nin 85/1-b maddesi gereğince teminat yatırmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 18/05/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin iptal edildiği belirtilerek 6100 s. HMK'nin 375/1 ğ maddesi gereğince yargılamanın iadesi talep edilmiş ise de;
Yargıtay . HD'nin ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Hukuk yargılamasında kural olarak kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz ise de, bunun en önemli istisnasını yargılamanın yenilenmesi oluşturmaktadır. Bazı ağır yargılama hatalarından ve eksikliklerinden dolayı maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanmış bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yolu niteliğindeki yargılamanın yenilenmesi nedenleri, 6100 sayılı Kanun'un 374 ilâ 381 inci maddelerinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup kıyas yolu ile bunların genişletilmesi olanaksızdır."
Mahkememizin (Ankara BAM . HD'nin) önceki kararının kesinleşmesinden sonra verilen Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, 6100 s. HMK'nin 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirisine girmediği, bu sebeplerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceği belirlenmiştir.
Duruşmada davacı tarafa Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunup bulunmadıkları sorulmuş, bireysel başvuruda bulunmadıkları belirlenmiş, bu nedenle dava konusu ihtilafa 6216 s. Kanun'un 50/2. maddesinin de uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Davacının yargılamanın iadesi davasının, 6100 s. HMK'nin 375. maddesindeki iade sebeplerinin bulunmaması nedeniyle, 6100 s. HMK'nin 379/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay . HD’nin 11/05/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "6100 sayılı HMK'nın 374 vd. maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi, ayrı bir dava olarak açılır ve incelenir. Başka bir deyişle; dava, yargılamanın iadesi istenilen davanın devamı niteliğinde değildir. Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10 uncu maddesi; "İadei muhakemenin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir. İadei muhakeme talebinde bulunan neticede haklı çıkarsa evvelce alınan harç mahsup edilir." hükmünü içermektedir. Açıklanan bu madde hükmüne göre, yargılamanın iadesi davalarından başvurma harcı ile (davanın konusunun belli bir değeri içerip içermemesine göre) peşin karar ve ilam harcı alınmalıdır."
Yargılamanın iadesi yoluyla yeniden karar verilmesi istenilen davanın, tespit ve alacak davası olup (ilk karardaki dava değeri üzerinden) nispi harca tabi olduğu kabul edilerek yargılama sırasında nispi karar ve ilam harcı alınmış, davanın reddi karşısında da davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
-
Davacının davasının 6100 s. HMK'nin 379/1. c maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
-
Peşin alınan 1.431,54 TL. nispi karar ve ilam harcından, karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL. maktu ret karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 1.003,94 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... Holding A.Ş. tarafından yapılan 280,40 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Holding A.Ş.'ye verilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 ve 13/1. maddeleri uyarınca; davalı vekilleri için (ve dava değerinin 83.826,26 TL. olduğunun kabulü ile) 13.412,20 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Holding A.Ş.'ye verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve Hakim İbrahim Yelli'nin muhalefeti ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
(MUHALİF)
MUHALEFET ŞERHİ :
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 29/12/2020 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile 3332 sayılı Yasa'nın geçici 4. maddesi uyarınca dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar 20/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı kararı ile 3332 sayılı Yasa'nın geçici 4. maddesinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararı 12/09/2023 tarihli ve 32307 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış ve davacı da iptal kararına istinaden yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur.
Yargılamanın iadesi sebepleri 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde tahdidi olarak sayıldığından, iptal kararları bu sebepler arasında yer almadığından ve bu sebeplerin yorum yoluyla genişletilmesi de mümkün olmadığından iptal kararlarının yargılamanın iadesi sebebi olarak kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla, davacının iptal kararına istinaden ve iptal kararını gerekçe göstererek yargılamanın iadesi isteminde bulunması yerinde görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi iptal kararları yargılamanın iadesi sebebi değilse de, aynısını hak ihlali kararları yönünden söylemek mümkün değildir.
6216 sayılı Yasa'nın 50. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi, temel hak ve özgürlüklerin mahkeme kararından kaynaklı nedenlerle ihlal edildiğine kanaat getirmesi halinde, ihlalin ve sonuçlarının yeniden yargılama yapılmak suretiyle ortadan kaldırılmasına karar verebilecektir.
Bu söylenenlere uygun olarak, somut olayla aynı mahiyetteki davalarda yapılan bireysel başvurular neticesinde, Anayasa Mahkemesi alacağın tahsili için uygun hukuki yollara başvurmalarına rağmen yargılama sırasında yapılan kanuni düzenleme nedeniyle hukuki mekanizmaları işletme imkânından mahrum bırakılan başvurucuların Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vererek ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama kararı vermiştir. (Emsal için bknz: Anayasa Mahkemesi'nin 23/01/2024 tarihli, ... başvuru sayılı kararı, 20/12/2023 tarihli ... başvuru sayılı kararı )
Görüldüğü üzere, hak ihlali kararı, 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde yazılı yargılamanın iadesi sebeplerinden değilse de, daha sonra yürürlüğe giren 6216 sayılı Yasa'nın 50. maddesiyle yargılamanın yenilenmesi sebebi haline getirilmiştir.
Her ne kadar davacı bireysel başvuruda bulunmamış ise de, davacı ile aynı durumdaki başvurucular hakkında hak ihlali kararı veren ve hak ihlalinin yargılamanın yenilenmesi kurumuyla ortadan kaldırılmasına hükmeden Anayasa Mahkemesi'nin, davacının da başvuruda bulunması halinde aynı kararı vereceği muhakkaktır.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ve ... K.; ... E. ve ... K.; ... E. ve ... K.; ... E. ve ... K. sayılı emsal içtihatlarında da açıkladığı üzere, Anayasa Mahkemesinin benzer konularda verdiği kararların Anayasa Mahkemesine başvurmayanlar yönünden de uygulanması adil yargılanma hakkının bir gereğidir.
Davacının anayasal güvence altında olan mülkiyet ve başvuru hakkının ihlal edildiği ortadayken, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama için, davacıdan bireysel başvuruda bulunmasını, başvurunun Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanmasını ve devamında hak ihlalinin yeniden yargılama ile ortadan kaldırılmasını beklemek, davacının anayasal güvence altındaki adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ikinci kez ihlaline neden olacaktır.
Sonuç olarak, davacının Anayasa Mahkemesine başvurmamış olmasının 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasını engellemeyeceği, davada 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesindeki yargılamanın iadesi sebepleri yok ise de, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanarak, hak ihlaline neden olan önceki kararın kaldırılıp, yargılamaya kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun uyuşmazlığa 6216 s. Kanun'un 50. maddesinin kıyasen dahi uygulanmayacağına ilişkin görüşüne iştirak etmiyorum.
Üye
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27