Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/685 E. 2024/287 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/685
2024/287
22 Nisan 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
3-
İLGİLİ :
VEKİLİ:
DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in kurallara uygun olarak karşıdan karşıya geçerken, ... yönetiminde olan ... plakalı aracın, kendi kusuru ile 30.09.2019 tarihinde davacı ...'e çarpması sonucunda, trafik kazası meydana geldiğini, davalı hakkında ceza yargılaması yapıldığını, davalının ceza aldığını, dosyanın kesinleştiğini, bu kazadan sonra davacının yaralandığını, ... için sürekli iş göremezlik bedeli, geçici iş göremezlik bedeli, bakıcı gideri bedeli, fatura edilemeyen tedavi giderinden kaynaklı olmak üzere maddi tazminat ve de ayrıca manevi tazminat talep ettiklerini, davacının vücudunda kazadan kaynaklı izlerin meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, davalıların kaza sebebiyle müşterek müteselsil sorumlu olduklarını belirterek, davalının %100 ve asli kusurlu oldukları için kaza tarihi olan 30.09.2019'dan itibaren işleyecek faizi ile beraber fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile davacı için şimdilik 1.000 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri bedeli, 100 TL fatura edilemeyen tedavi giderinin, kaza tarihi olan 30.09.2019 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber, davacının manevi sorunları sebebiyle 50.000 TL manevi tazminatın sadece gerçek kişi davalılar olan ... ve ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, karşı tarafa ait olan ... plaka sayılı aracın kaydına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı 31/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; bakıcı giderleri zararı olarak 100 TL talep ettiklerini, (ıslah ve faiz haklarının baki kalmak kaydıyla) bilirkişi raporunda bu yönden alacağının hesap edilmediğini, fatura edilemeyen tedavi giderleri zararı için; 100 TL talep ettiklerini, (ıslah ve faiz haklarının baki kalmak kaydıyla) bilirkişi raporunda 250 TL olarak belirlendiğini, bu sebeple 150 TL bakiye alacak için ıslah talep ettiklerini,
sürekli iş göremezlik zararları için; 1.000 TL talep ettiklerini, (ıslah ve faiz haklarının baki kalmak kaydıyla) bilirkişi raporunda 169.504,97 TL olarak belirlendiğini, bu sebeple 168.504,97 TL bakiye alacak için ıslah talep ettiklerini, geçici iş göremezlik zararları için; 100 TL talep ettiklerini, (ıslah ve faiz haklarının baki kalmak kaydıyla) bilirkişi raporunda 427,56 TL olarak belirlendiğini, bu sebeple 327,56 TL bakiye alacak için ıslah talep ettiklerini, bakıcı gideri alacağının var olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin alacak ve tazminat talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile dava konusu alacak miktarının toplamının 168.982,53 TL daha artırılması ve toplam 220.282,53 TL'ye ıslahını talep ettiklerini, tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve zararlarının ıslah, faiz ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ve kaza tarihi olan 30/09/2019 den itibaren işleyecek faizi ile beraber talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle 390.000 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığını, SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulmasını, davacının maluliyet oranının Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, dava tarihi itibariyle ancak yasal faiz işletilebileceğini, davacıların davalı sigorta şirketi bakımından poliçe dışı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının davalı sigorta şirketine usulsüz bir şekilde başvuru yaptığını ve bunun incelenmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat bedeli zenginleştirici mahiyette olmakla, maddi tazminata talep edilen faiz miktarı da hem işletilmek istenen süre hem de faiz miktarı bakımından yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçesi ekinde davalıya davacının talep ettiği bakıcı ve fatura edilemeyen tedavi giderlerine mütedair bir belge tebliğ edilmediği için bu hususta davacıya bu belgeleri sunması için kesin süre verilmesini talep ettiklerini, sürekli işgöremezliğe mütedair tazminat taleplerini de bu aşamada kabul etmediklerini belirterek, yetkisizlik kararı verilmesini, yetkili mahkemenin Akşehir Asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... (T.C. Kimlik No: ...) cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sahibi olduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de kendisinin böyle bir aracının olmadığını isim benzerliğinden dolayı kendisine tebligat yapıldığını düşündüğünü, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Isparta İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Konya Şehir Hastanesi'ne, Konya Eğitim Araştırma Hastanesi'ne, Akşehir Devlet Hastanesi'ne, Akşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na, Akşehir . Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile Makine Mühendisi ..., Trafik Mühendisi ... , Makine Mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden 20/07/2023 tarihli rapor alınmış, özetle; ... Plaka sayılı araç sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52 / b Maddesini: ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, yaya ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Karayolları Trafik Yönetmenliğinin 138/b -3 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda etken olmakla, çocuğa bakmakla yükümlü olanların bu kazanın oluşumunda %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Aynı bilirkişilerden 14/11/2023 tarihli ek rapor alınmış, raporda sonuç olarak; Heyetlerince tanzim edilen kök raporda; sonuç ve kanaat bölümünde kusur oranı yüzdesinde yazım maddi hatasından dolayı kusur oranının yanlış yazıldığı, ... Plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b Maddesini: ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'in; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Karayolları Trafik Yönetmenliğinin 138/b -3 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda etken olmakla, çocuğa bakmakla yükümlü olanların bu kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu.
Görüş ve kanaatiyle takdiri mahkemenize ait olmak üzere İşbu Bilirkişi Heyeti Ek Raporu hazırlanmıştır.
Mahkememizce N.E.Ü. Meram Hastanesi Başhekimliği Adli Rapor Birimi'nden davacıya ilişkin 27/07/2023 tarihli maluliyet raporu alınmış, raporda sonuç olarak; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre; yüzde sabit iz arızasının mevcut yönetmelik hükümlerine göre bir karşılığı olmadığı, sabit iz değerlendirmesinin klinik değerlendirme sonucunda verildiğini, şahsın özürlülük oranlarının farklı yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği oran farklarının yönetmelik faklarından kaynaklandığı emsallerine göre iyileşme süresinin 1 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirileceği, bu süre zarfında bir başkasının bakımına muhtaç olmayacağı, SGK ödeme kapsamı dışında olan giderlerin 1.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişi ... rapor alınmış, bilirkişi 01/01/2024 tarihli raporda sonuç olarak; bilirkişi olarak tüm hesaplamayı dosya içindeki belge, bilgilerden hareketle yapıldığını, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip yalnızca kaza sonucu yaralanıp tedavi gören davacı için yapılan geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik(maluliyet), sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatlarının hesabına ilişkin olduğunu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre: geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 457,26TL, tedavi gideri olarak 250,00TL olmak üzere toplamda 707,26TL tazminat hesap edildiğini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği göre: geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 457,26TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 169.504,97TL, tedavi gideri olarak 250,00TL olmak üzere toplamda 170.212,23 TL tazminat hesap edildiğini, hesap tarihi olan 01.01.2024 tarihi itibari ile hesaplanan tazminat tutarları Pmf1931 ve Trh2010 Yaşam Tabloları dikkate alınarak Yargıtay kararlarında belirlediği çerçeveye uygun olan yaklaşımla raporun düzenlendiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanamayan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında yaya ...'in asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tali kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiği, Mahkememizce tanzim ettirilen 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce, 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam: Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K, Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K, )
27/07/2023 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının kalıcı sakatlık oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği göre %5, geçici iş göremezlik süresinin 1 ay ve başkasının yardımına muhtaç olmadığı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 1.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
01/01/2024 tarihli hesap raporu ile, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği göre; davacının sürekli iş göremezlik zararının 169.504,97 TL, geçici iş göremezlik zararının 457,26 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 250,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili, 22/02/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 169.504,97 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 4457,26 TL'ye, SGK Tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebini 250,00 TL'ye çıkarmıştır.
Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir".
Hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, davalının sigorta şirketinin kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 169.504,97 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 457,26 TL, SGK tarafında karşılanmayan tedavi gideri tazminatı tutarının 250 TL olduğu sonucuna varıldığından davanın belirtilen tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca alınan maluliyet raporunda geçici iş göremezlik döneminde bakıcı ihtiyacının bulunduğuna yönelik tespit bulunmaması nedeniyle, davacının bu yöndeki talebi reddedilmiştir.
Davacı ile davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kazanın Konya ili sınırları içerisinde gerçekleşmiş olması ve HMK 16.maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi de yetkili olduğundan davalı vekilinin, yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce, davaya konu ... plakalı araç işleteni ...'a (T.C. Kimlik No: ...) yapılması gereken tebligatların, isim benzerliği ve davacı tarafın T.C. Numarasını eksik bildirmesi nedeniyle, davalı sürücü ...'ın babası ...'a (T.C. Kimlik No: ...), tebliğ edildiği, araç işletenin ... (T.C. Kimlik No: ...), olması nedeniyle, husumetinde bu davalıya yöneltildiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, sonradan fark edilen maddi hata nedeniyle hüküm kısmında bir değişiklik yapılmamıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
-
Davacının Maddi Tazminata Yönelik Davasının Kısmen KABULÜ Kısmen Reddi ile; 30/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 169.504,97 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 457,26 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 250,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 170.212,23 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık ile sağlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, sigorta şirketi yönünden 17.11.2019 tarihinden davalı Mesut ve Mustafa yönünden, kaza tarihi olana 30/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Davacının bakıcı gideri tazminatına yönelik davasının reddine,
-
Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 25.000 TL’nin davalı ... ve ... ’dan kaza tarihi olan 30/09/2019 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Maddi Tazminat Davasında; karar tarihi itibariyle (ve maddi tazminat dava değerinin 170.212,23 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 11.627,20 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 2.890,44 TL. harcın mahsubu ile kalan 8.736,76 TL. eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Manevi Tazminat Davasında; karar tarihi itibariyle (ve manevi tazminat dava değerinin 25.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.707,75 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL. harcın mahsubu ile kalan 1.536,97 TL. eksik harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Maddi Tazminat Davasında; davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 2.890,44 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Manevi Tazminat Davasında; davacı tarafından yapılan 170,78 TL peşin harç yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı gideri, 7.500 TL bilirkişi ücreti gideri, 1.476,25 TL tebligat ve posta gideri, 2.500 TL sağlık raporu gideri olmak üzere toplam 11.556,95 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 10.240,28 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Maddi Tazminat Davasında; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 170.212,23 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 27.233,96 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Maddi Tazminat Davasında; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 100 TL. olduğunun kabulü ile) davalılar vekili için 100,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ile ... Sigorta Şirketi'ne (Eşit oranda) verilmesine,
11-Manevi Tazminat Davasında; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 25.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 17.900 TL. vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi Tazminat Davasında; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 25.000 TL. olduğunun kabulü ile) davalı ... vekili için 17.900 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
13-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.300 TL. yargılama giderinin, davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
14-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/04/2024
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39