SoorglaÜcretsiz Dene

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/307 E. 2024/247 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/307

Karar No

2024/247

Karar Tarihi

26 Mart 2024

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.

T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : TENFİZ

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili 09/07/2012 tarihli dilekçesiyle; davacının Amerika Birleşik Devletleri'nde Çalışma Yönetim İlişkileri Kanunu (Labour Management Relations Act) uyarınca kurulmuş ve Personel Emeklilik Geliri Teminat Yasası (Employee Retirement Income Security Act) (ERISA) uyarınca faaliyet göstermekte olan "The Retirement Plan of the United Here National Retirement Fund" isimli bir emeklilik fonunun (Fon) kanuni temsilcisi olup, fon yöneticilerinin ERISA uyarınca emeklilik planının yedieminleri sıfatıyla sorumlu olduklarını, davalı şirketin ise Türkiye'de mukim bir holding olduğunu, Fon'un emeklilik planına katılmış işverenlerinden biri olan ve ABD'de faaliyet gösteren ... Inc. adlı şirket hisselerinin devralınmasına ilişkin olarak bu şirket ile hisse devir sözleşmesi yaptığını ve 1999 yılı ocak ayında ...'in %100 ortağı ve tek sahibi olduğunu, bu şirketin 2000 yılında ABD'de iflasını istediğini, 2001 yılında faaliyetlerinin tamamen durduğunu, bu durumun ERISA uyarınca Fon'dan tamamen çıkış anlamına geldiğini, davalı şirketin %100 sahibi olduğu ...'in çıkış tazminatı sorumluluğunun doğduğunu, Fon'un çıkış tazminatı, faiz, maktu tazminatlar, avukatlık ücretlerinin ve mahkeme masraflarının tahsili için ABD Kanunları uyarınca 2006 yılının ağustos ayında müflis ...'in %100 ortağı sıfatıyla davalı ... Holding A.Ş. aleyhine dava açtığını, ABD Bölge Mahkemesi'nin 31/08/2007 tarihinde davalı şirket aleyhine verdiği kesin kararı ile 668.929 ABD Doları çıkış tazminatına ve 407.431,83 ABD Doları yargılama öncesi faize ve temyiz sonrasında hesaplanacak tutarda avukatlık ücretlerine hükmettiğini, davalı şirketin kararı temyiz etmesi üzerine ABD Newyork Güney Bölgesi Mahkemesi'nin davalı şirket aleyhine 668.929 ABD Doları çıkış tazminatına, 407.431,83 ABD Doları yargılama öncesi faize, 434.630,54 ABD Doları avukatlık ücreti ve masraflarına ve 277.408,12 ABD Doları tutarında yargılama sonrası faize yani toplamda 1.788.399,49 ABD Doları tazminata ve bu tutar ödenene kadar %4.16 oranında faiz işletilmesine karar verildiğini, bu kararın 21 Kasım 2019 tarihinde kesinleştiğini, bu kararın Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca da geçerli kılınması için tenfizinin istenilmesinin zorunlu olduğunu beyan ederek, Amerika Birleşik Devletleri Newyork Güney Bölge Mahkemesi'nin 21/11/2011 tarih ve ... (... ) sayılı kararının tenfizine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.

Davalı vekili, davacının taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığını, davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Amerika Birleşik Devletleri Bölge Mahkemesi Newyork Güney Bölge Mahkemesi'nde yer alan tüm davacıların tenfiz talebinin bulunmadığını, davacı tarafın teminat yatırmak zorunda olduğunu, asliye ticaret mahkemesinin değil, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, MÖHUK 54. maddesindeki tenfiz şartlarının oluşmadığını, yabancı mahkemenin vermiş olduğu kararda aşırı yetki kullanıldığını, davalı şirketin davacı Fon'a karşı sorumluluğunu gerektiren her hangi bir sözleşme bulunmadığını, söz konusu kararın içeriğinin ve hükümlerinin Türk kamu düzenine de aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir.

Taraf vekillerince 24/09/2010 tarihli ... ünvan değişikliği kararı ve tercümesi ekleri, Newyork Medeni Usül Kanunu ve Kurallarının 53. maddesinin tercümesi, Newyork Temyiz Mahkemesi'nin 20/03/2008 tarihli ... T.A.Ş.'ye ilişkin emsal karar sureti, 16/11/1998 tarihli hisse alım sözleşmesi ve tercümesi, hisse alım sözleşmesinde yapılan 28/12/1998 tarihli 1 nolu tadil metni ve tercümesi, tenfizi istenilen ABD Bölge Mahkemesi Newyork Güney Bölge Mahkemesi'nin 21/11/2011 tarih ve ... sayılı önerilen tadil edilmiş karar aslı, fotokopisi ve tercümesi ile aynı mahkemenin işlem defteri ilgili sayfaları ve tercümesi, apostil belgesi asılları, kararın kesinleştiğine delil teşkil etmek üzere ABD Bölge Mahkemesi Newyork Güney Mahkemesi'nin 05 Şubat 2011 (doğrusu 2016) tarihli katip tarafından onaylanın belge sureti ve tercümesi ibraz edilmiştir. Davacı tarafın, 5.000 TL. teminat yatırması sağlanmış, yine Adalet Bakanlığı'mız aracılığı ile Türkiye ile ABD (özellikle Newyork Eyaleti arasında) karşılıklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Davalı şirketin ünvan değişikliğine ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi suretleri bu dosyamıza konulmuştur.

Açılan dava, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, yeni mahkeme kurulması ve dosya devri nedeniyle dava, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2012 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . HD'nin 02/05/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı bozulmuş, bozma sonrası dosya Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile önceki görevsizlik kararında direnilmesine karar verilmiş, bu kararın 21/11/2013 tarihinde (temyiz edilmeksizin) kesinleşmesi üzerine dosya, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosu'na gönderilmiş ve Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmiş, bu karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine, Yargıtay . HD'nin 10/03/2014 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiş, dosya Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası mahkeme kapanması ve dosya devri nedeniyle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Mahkememizin) ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Mahkememizin 09/03/2016 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay HD'nin 26/09/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile "mahkemece, davalının yabancı mahkemede avukat aracılığıyla temsil edilip edilmediği, temsil edilmiş ise tenfize konu kararın davalının avukatına ABD kanunlarına göre tebliğ edilip edilmediği ve tenfize konu karara karşı temyiz yolunun açık olup olmadığı, ayrıca tüm bunlardan sonra tenfize konu kararın ek karar niteliğinde olup olmadığı araştırılarak, gerekirse yabancı mahkemeden tenfize konu kararla ilgili bilgi ve belge talep edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Bozma kararına karşı karar düzeltme yonula gidilmesi üzerine, Yargıtay . HD'nin 23/11/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddedilmiş, dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş ve son bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı gereğince, ABD yetkili adli makamlarına Adalet Bakanlığı'mız aracılığı ile istinabe yazılmış, istinabede talep edilen hususlara kısmen cevap verildiği, bir kısmına cevap verilemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür.

Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 17/07/2020 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . HD.'nin 20/01/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar onanmış, karar düzeltme yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . HD.'nin 06/07/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar bozulmuştur.

Bozma sonrası taraflar karar düzeltme yoluna karşı maddi hatanın giderilmesi için talepte bulunmuşlar, Yargıtay . HD.'nin 22/01/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile de tarafların maddi hatanın düzeltilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bozma kararı sonrası dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş ve bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Dava, "Tenfiz" davasıdır.

Usul ve yasaya uygun görülerek uyulmasına karar verilen Yargıtay . HD.'nin 06/07/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile "Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile onanmış ise de 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25.3.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.

Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16 ncı maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup

hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile resen bozulmasına" karar verilmiştir.

Uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince SPK'nın 16. maddesi ile 3332 s. Kanun'un 4. maddesinin dava konusu ihtilafa uygulanıp uygulanamayacağı incelenmiştir.

6362 s. SPK'nin 16. maddesine göre, "Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar.

(2) Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar. Aksi durumda, Kurul, bu payların borsada işlem görmesi veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılması için, ortaklığın talebini aramaksızın gerekli kararları alır.

(3) (Ek: 28/11/2017-7061/109 md.) (Değişik cümle:27/12/2018-7159/8 md.) Pay sahibi sayısı en az beş yüz olan kooperatiflerin veya kendisine ortak olan kooperatiflerin pay sahibi sayısı tek başına ya da toplam olarak en az beş yüz olan kooperatif birliklerinin veya kooperatif merkez birliklerinin yönetim kontrolüne sahip olduğu ve yıllık en az elli milyon Türk lirası satış hasılatı yapmış olan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar. (Mülga cümle:27/12/2018-7159/8 md.) (…) Bu fıkra kapsamına giren ortaklıklara ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz."

3332 s. Yasa'nın Geçici 4. maddesine göre de, "31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır."

6362 s. Kanun'un 16. ve 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesindeki düzenlemenin taraflar arasındaki ihtilafla bir ilgisinin bulunmadığı, davacı tarafın davalı şirkette ortaklık iddiasının da söz konusu olmadığı, Mahkememizdeki bu tenfiz davası açıldıktan sonra 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe giren 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin yine bu dava devam ederken 18/05/2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali edildiği anlaşıldığından, 6362 s. SPK'nin 16. maddesi ile 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin mevcut tenfiz davasına uygulanamayacağına karar verilmiş, tenfiz davasının usul ve esas yönünden incelenmesine geçilmiştir.

Son bozma ilamı öncesi verilen kararımızda da açıklandığı üzere;

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 50/1. maddesine göre, "(1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır."

5718 s. MÖHUK'un 52/1. maddesine göre, "(1) Kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir..."

5718 s. MÖHUK'un 53. maddesine göre, " (1) Tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:

a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.

b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi."

5718 s. MÖHUK'un 54. maddesine göre, "(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması."

5718 s. MÖHUK'un 48. maddesine göre, "(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

(2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar."

Somut olayda ; davacı taraf, Amerika Birleşik Devletleri Newyork Güney Bölge Mahkemesi'nin 21/11/2011 tarih ve ... (... ) sayılı kararının tenfizine karar verilmesini dava ve talep etmiş, davalı taraf ise dava konusu yabancı mahkeme ilamının tenfizinin mümkün olmadığına dair bir kısım itirazlar ileri sürmüştür.

Davalı tarafın, itirazlarının sırasıyla değerlendirilmesi sonucu ;

a) Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür ;

Mahkememizin bu davasının davacısı ile tenfizi istenilen yabancı mahkeme ilamındaki davacının aynı olduğu, davacının ünvan değişikliğine ilişkin karar suretinin davacı tarafça dosyaya sunulduğu, davacı tarafın vekaletnamesinde de davacının önceki ve sonraki ünvanının yazılı olduğu, Yargıtay . HD'nin 26/09/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı son bozma ilamında da bu itirazın yerinde görülmediği anlaşıldığından, davalı tarafın aktif husumet yokluğu itirazı kabul edilmemiştir.

b) Davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür ;

Davalının dava konusu borçtan sorumlu olmadığına, bu sorumluluğu gerektiren bir sözleşme bulunmadığına dair pasif husumet yokluğu itirazları, tenfizi istenilen davada değerlendirilmesi gereken itirazlardan olduğu, Türk kamu düzenini etkileyecek düzeyde davalı tarafın husumet yokluğuna ilişkin bir hususun da tespit edilemediği, yine bu itirazın Yargıtay . HD'nin 26/09/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı son bozma ilamında da yerinde görülmediği anlaşıldığından, davalı tarafın pasif husumet yokluğu itirazı kabul edilmemiştir.

c) Yabancı mahkeme ilamında davacı olarak yer alan bütün davacıların birlikte tenfiz talebinde bulunmamaları nedeniyle, tenfiz kararının verilemeyeceği ileri sürülmüştür ;

Kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Davacının da bu davayı açmakta hukuki yararının mevcut olduğu, Mahkememizin de şartları oluştuğunda sadece davacıya ilişkin olarak tenfiz hükmü kurmasında her hangi bir engelin bulunmadığı, Fon sözleşmesine göre davacının, gerçek kişi olan diğer davacıları temsilen talepte bulunma hakkının da bulunduğu, yine Yargıtay . HD'nin 26/09/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı son bozma ilamında da bu itirazın yerinde görülmediği anlaşıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazları da kabul edilmemiştir.

d) Davacının teminat yatırması gerektiği de ileri sürülmüştür.

Türkiye'de dava açan yabancıların teminat yatırma zorunluluğu ve muafiyet şartları 5718 s. MÖHUK'un 48. maddesinde düzenlenmiştir. ABD'nin 01/03/1954 tarihli Hukuk Usulü'ne ilişkin Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmadığı gibi, 2002 s. Kanun ile onaylanan Türkiye ile ABD arasındaki ikamet sözleşmesinin de bu sözleşmenin yürürlük tarihi olan 09/06/1932 tarihinden itibaren 4 sene sonra yürürlükten kalktığı ve yenisinin düzenlenmediği, dolayısıyla iki ülke arasında teminattan muafiyete ilişkin bir ikili veya çok taraflı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığı aracılığı ile teminattan muafiyete ilişkin iki ülke arasında karşılıklılık esasına dayalı fiili bir uygulamanın olup olmadığı araştırılmış, gelen cevabi yazıların hukuk bürolarının yorumlarını içerdiği sonucuna varılmış, karşılıklılık esasına dayalı olarak teminattan muafiyete ilişkin fiili bir uygulamanın bulunup bulunmadığı konusunda da kesin kanaat edinilemediğinden, davalı tarafın teminat itirazı yerinde görülerek davacı tarafın takdiren 5.000 TL. teminat yatırması sağlanmıştır.

e) Mahkememizin görevli olmadığı ileri sürülmüştür ;

MÖHUK'un 51. maddesine göre, ticari davaların tanınması ve tenfizinde asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Yine Mahkememizin temyiz edilmeksizin kesinleşen görevsizlik kararına karşılık, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği karşı görevsizlik kararı da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden, Mahkememiz açısından da bağlayıcı hale geldiği ve Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.

f) 5718 s. MÖHUK'un 54. maddesinde yazılı tenfiz koşullarının bulunmadığını ileri sürülmüştür ;

aa) ABD Mahkemelerince aşırı yetki kullanıldığı ve Türk kamu düzenine aykırı karar verildiği itirazı yönünden ;

Yargıtay HGK'nin 19/12/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2012 tarihli ve ... E. ... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; kamu düzeni kavramının müdahale alanı, son derece geniş ve yoruma müsaittir. Türk kamu düzeninin ihlalini gerektirecek hâller çoğunlukla emredici bir hükmün açıkça ihlali hâlinde düşünülecektir. Fakat her emredici hükmün ihlali hâlinde veya her emredici hükmü ihlal eden bir yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. İç hukuktaki kamu düzeninin çerçevesi, Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak prensiplere, medeni toplulukların müştereken benimsedikleri ahlak ilkeleri ve adalet anlayışının ifadesi olan hukuk prensiplerine, toplumun medeniyet seviyesine, siyasi ve ekonomik rejimine, insan hak ve özgürlüklerine aykırılık şeklinde çizilebilir. Yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının denetlenmesi sırasında içeriği tetkik yasağı devreye girmekte olup, bu yasağın takdir hakkı ile ortadan kaldıramayacağı açıktır. MÖHUK’da kabul edilen sisteme göre, tenfiz hâkimince, yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Aksi hâlin kabulü, tenfiz hâkimini, üst mahkeme görevini kendinde bulması şeklindeki bir sonuca götürecektir.

Tanıma ve tenfiz talebine konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının tespiti, esas itibariyle hâkimin takdirine bırakılmıştır. Ancak hâkim, takdir yetkisini kullanırken milletlerarası özel hukukun varlık sebebini ve bu hukukun genel prensiplerini dikkate almak durumundadır. Bu itibarla tenfiz hâkimi, sırf Türk hukukundakinden farklı maddi ve usul kuralları uygulanarak verildiği için yabancı bir kararı kamu düzenine aykırı sayıp tenfizini ret edemez. Yabancı bir kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı sayılabilmesi için, kararda yer alan hüküm fıkrasının Anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine (vazgeçilmez prensiplerine), Türk toplumunun genel örf-adet ve ahlak telakkilerine aykırı olması gerekir."

Yukarıda yazılı emsal Yargıtay HGK kararında yazılan gerekçelere istinaden, tenfizi istenilen kararda, anapara borcuna kıyasla yüksek faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmediği, aşırı yetki kullanımından da söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

bb) Tenfize imkan veren Kanun veya anlaşma ya da fiili uygulamanın mevcut olmadığı itirazı yönünden ;

ABD ile Türkiye arasında tenfize imkan veren bir anlaşma veya ABD'nin de katıldığı çok taraflı bir anlaşma (Lahey Sözleşmesi) mevcut değildir.

Ancak, davalının da kabulünde olduğu ve içeriğine itiraz etmediği New York Medeni Usül Kanunu'nun 53. maddesinin yabancı mahkeme ilamının tenfizinin mümkün kıldığı sonucuna varılmıştır.

Yine emsal görülebilecek ... alacak davasında, Türk mahkemelerinden verilen kararın ABD'de uygulandığı ve dolayısıyla fiili uygulamanın mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.

cc) 5718 s. MÖHUK'un 54. maddesinde yazılı, münhasır yetki, adil yargılanma hakkının çiğnenmesi gibi tenfizi engelleyen olumsuz şartların da bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

g) Tenfiz dilekçesine eklenecek belgelerin eksik olduğu ileri sürülmüştür ;

aa) Tenfizi istenilen karar aslı : Tenfizi istenilen Amerika Birleşik Devletleri Newyork Güney Bölge Mahkemesi'nin 21/11/2011 tarih ve ... (... ) sayılı kararının aslının, fotokopisinin ve onaylı tercümesinin mevcut olduğu görülmüştür.

bb) Kesinleşme şerhi : Kesinleşme şerhinin bulunmadığı itirazı en önemli itirazlardan birisi olarak değerlendirilmiştir. Davacı taraf, kesinleşme belgesi olarak sadece 05.02.2016 tarihli, yabancı mahkeme zabıt katibi yardımcısı onaylı bir belge sunmuştur. Bu belgede, tenfizi istenilen yabancı mahkeme ilamının temyiz edilmediğinin, temyiz edildiyse de derdest olmadığının yazılı olduğu görülmüştür. Açıkça, kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleştiyse hangi tarihte kesinleştiğinin belirtilmediği anlaşılmıştır.

Tenfizi istenilen karar, asıl karar veya ek karar olmayıp, asıl kararın tadil edilmiş şekli olduğu tespit edilmiş, bu tadil edilmiş kararın tercümesinde bu kararın nihai karar olduğu yazılı olduğu halde, davacı tarafın sunduğu tercümede yanlış tercüme sonucu kesin karar olarak tercüme edildiği, davalı tarafın sunduğu belgelerden anlaşılmıştır.

Tadil edilmiş bu kararın tenfizi mümkün görülmekle birlikte, bu kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğinin ABD yetkili makamlarınca belgelendirilmediği görülmüştür. Yargıtay HD'nin 26/09/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı son bozma kararına uygun olarak bu konuda ABD yetkili adli makamlarına istinabe de yazılmasına rağmen, bu hususta istinabemize olumlu cevap verilmediği de belirlenmiştir.

Tenfizi istenilen yabancı mahkeme ilamının kesinleşmiş olması bir dava şartıdır. Davacı tarafa, kesinleşme şerhinin sunulması için tanınan süreye rağmen, yargılama safahatı boyunca bu kararın kesinleştiğine dair bir belge sunulmamış, davacı tarafça sadece 05.02.2006 tarihli yukarıda izah edilen belge üzerinden ve yanlış tercümeye dayalı olarak kararın kesinleştiğine dair yorum yapılmıştır.

Davalı taraf, kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ise de; davalı tarafın yabancı mahkemedeki davada avukatının bulunduğu, dolayısıyla Hukuki veya Ticari Konularda Adli veya Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Sözleşme hükümlerinin uygulanmasının gerekmediği sonucuna varılmış, davalının avukatının azil/istifa iradesinin yabancı mahkeme tarafından da kabul edilmemiş olduğu, tenfizi istenilen kararın davalının yabancı ülkedeki avukatına tebliğe çıkartıldığının yine yabancı mahkeme işlem defterinden de anlaşıldığı görülmüş ancak, tenfizi istenilen kararın kesinleştiğine dair bir kayıt veya belge oluşturulmamıştır.

Yargılamada davacı tarafa tanıdığımız sürelere ve Mahkememizce ABD'ye yazılan istinabeye rağmen, tenfizi istenilen kararın kesinleştiği usulüne uygun olarak belgelendirilemediğinden, davacı tarafın davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay . HD.nin 18/05/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, davanın nispi harca tabi olduğu sonucuna varılarak dava değeri üzerinden eksik harcın yargılama aşamasında tamamlattırıldığı görülmüştür.

Dosyamıza suretleri konulan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28/05/2010 gün ve 7573 sayılı nüshasının 209. sayfasınındaki bilgilerden ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş. 'nin ünvanının ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştirildiği, 17/07/2012 gün ve 8113 sayılı nüshasının 108. sayfasındaki bilgilerden ... Sanayi Ticaret ve Yatırım A.Ş.'nin ... Holding A.Ş.'nin bünyesine girerek ... A.Ş.'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz infisahına karar verildiği ve 08/06/2017 gün ve 9343 sayılı nüshasının 291. sayfasındaki bilgilerden de ... Holding A.Ş.'nin ünvanının ... Holding A.Ş. olarak değiştirilmesine karar verildiği anlaşılmış, gerekçeli kararımızın karar başlığında da davalı şirket, güncel ünvanına uygun olarak ... Holding A.Ş. olarak yazılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1-DAVACININ DAVASININ DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USÜLDEN REDDİNE,

  1. Peşin alınan tamamlama harcı dahil 55.731,93 TL. nispi karar ve ilam harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL. maktu ret karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 55.304,33 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalı tarafından yapılan 355 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 ve 13. maddeleri uyarınca (ve dava değerinin 1.788.399,49 ABD Doları karşılığı 3.263.471,39 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekilleri için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yatırılan 5.000 TL.lik teminatın, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 aylık kesin süre içerisinde, davalı tarafından yukarıda yazılı 4 ve 5 nolu ara kararlarında belirtilen ücretlere mahsuben istenilmesi halinde, tamamının Mahkememizce yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacaklarına mahsuben davalıya ödenmesine, 1 aylık kesin süre içerisinde davalı tarafından talepte bulunulmaması halinde ise teminatın tamamının (talep halinde) davacı tarafa iadesine,

  6. Davacı tarafından sunulan belge asıllarının, kararın kesinleşmesinden itibaren ve talep halinde (fotokopileri dosyaya alınarak) davacı tarafa iadesine,

  7. Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara iadesine,

Dair ; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ( 15 ) gün içerisinde, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile temyizi kabil olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2024

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaretmahkemesierısamöhukhükümkonya

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim