Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/254 E. 2024/146 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/254
2024/146
28 Şubat 2024
T.C. KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
: 2- ... - TC Kimlik No: ... ...
DAVA : Bononun ve Takibin İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Bononun ve Takibin İptali (Muvazaalı İşlem Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili davacı ile davalılardan ...'ın otuz yıldır evli olduklarını, diğer davalı ...'in ise davalı ...' ... dayısı ya da kuzeni olduğunu, evli tarafların arasının bozulması üzerine davalı ...'ın, yeğeni konumundaki diğer davalı ...'e davaya konu olan 15.11.2022 tanzim 15.12.2022 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonoyu düzenleyerek Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile bir icra takibi başlattığını, ancak takibin muvazaalı olduğunu belirterek; ilerde ek dava, bedel ve harç artırımına yönelik her türlü fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmak suretiyle; davacının adli yardım hükümlerinden faydalandırılmasına, dava konusu icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile davalılar arasında yapılan Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin muvazaalı olması nedeniyle iptali ve davacı yönünden geçersiz (hükümsüz) olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE:
Dava, muvazaa nedeniyle bono ile bonoya dayalı başlatılan takibin iptali isteminden ibarettir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ... K. sayılı ilamı; ''Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. Bu anlamda davanın özel mahkemenin (ticaret mahkemesi) görevine girip girmediğinin bu kanun düzenlemesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda davanın tarafları, konusu ve davacının talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı şirket, davalı şirkete satmış olduğu malların bedelini alamaması nedeni ile tahsili için takip yapmış, bu takip sırasında davalı şirketin diğer davalı gerçek kişiye yapmış olduğu araç satışının muvazaalı olduğunu iddia ederek alacağını teminini sağlamak için TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle iptali istemli eldeki davayı açmıştır. Davada alacaklı ve borçlu olan şirketler arasında ticari bir alım satım ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak davaya konu edilen taraflar arasındaki bu alım satım ilişkisi değil, davalı şirket ile diğer davalı 3. kişi arasındaki muvazaalı olduğu ve iptali istenilen işlemdir. Özellikle vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır.''
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... ... K. sayılı ilamı; ''Dava, terditli olarak açılan, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali olmadığı takdirde BK'nun 19.maddesine dayalı muvazaalı işlemlerin iptali isteğine ilişkindir. Dava, mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi ticari işletmenin faaliyeti ile de ilgili değildir. Alacaklıya alacağını tahsil imkanı sağlayan şahsi nitelikte bu davalarda Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu söylenemez. Malvarlığına ilişkin bu tür davalarda görevli mahkeme genel mahkemeler olup, İİK'nun 281.maddesinde iptal davasının "mahkeme"de görüleceği belirtilmiştir. Görev hususunun kamu düzenini ilgilendirmesi ve mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiğinden malvarlığına ilişkin bu tür davalarda görevli mahkeme HMK'nun 2. gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken kendisini görevli addederek yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş olup, bu husus bozma sebebi yapılmıştır.''
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; '' Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Somut olayda, davacı tacir ise de davalı ... ... ile arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi, uyuşmazlık davalı ... ... ve davalı borçlu ... ... arasındaki ilişkide düzenlenen senedin muvazaalı olup olmadığından kaynaklanmaktadır. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan muvazaa nedenine dayalı iptal davaları için görevli mahkeme (alacağın miktarına bakılmaksızın ) HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece, davanın niteliğinde hataya düşülmüş ise de, genel mahkeme olarak Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu sonucuna varılması doğru olmuştur.
''
Somut olayda, davacı muvazaa iddiasına dayalı olarak bononun ve takibin iptalini istemiştir. Davacı ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı açıktır. Her ne kadar bono Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de eldeki davada davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık bonodan kaynaklanmamaktadır. Uyuşmazlık konusu muvazaa olup, davalıların aralarında anlaşarak davacıyı zarara sokma kastıyla hareket edip etmediklerinin belirlenmesi gerekir. Uyuşmazlığın bu niteliği dikkate alındığında emsal kabul edilen içtihatlarda da belirtildiği üzere görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı kabul edildiğinden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
-
Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ VE GÖREVLİ KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
-
6100 sayılı HMK 20 Maddesi uyarınca, Mahkememizce verilen görevsizlik kararı sonucunda taraflardan birinin karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, aksi taktirde davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
-
6100 sayılı HMK 20, 31/2.madde ve bendleri uyarınca, davanın açılmamış sayılması hakkında karar verilmesi halinde, yargılama giderleri konusunda karar tayinine,
-
6100 sayılı HMK'nun 331.maddesi gereğince; harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında yetkili ve görevli mahkemece KARAR TAYİNİNE,
-
Davacının adli yardım ve tedbir talebinin, GÖREVLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/02/2024
Katip ... Hakim ...
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12