Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/748 E. 2024/14 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/748
2024/14
11 Ocak 2024
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren firmalardan olduğunu, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, bu anlamda davacı müvekkilinin, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya dağıtım bedeli katkı payı ödediğini, son dönemde davalı şirketin müvekkilinden talep ettiği fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı oluşturduğunu, davalı şirket son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (GES) dağıtım bedeli katkı payını 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükselttiğini, müvekkili davacıya haber vermeksizin yapmış olduğu bu artışın müvekkili şirketin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu bu hamlenin "öngörülebilirlilik ilkesine" aykırı olduğunu ve hukuki bir izahının olmadığını, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı gibi EDAŞ'lar yoluyla satmak zorunda olduğundan davalı bu durumu kendisi lehine fahiş ve haksız bir kâr elde etmek için kullanmaktan çekinmediğini, müvekkili şirketin davalı şirketin bu haksız kâr amacının mağduru olduğunu belirterek; fazlaya dair her türlü yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, davalının davacı müvekkilinden talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının, davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitine, davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; öncelikle davanın idari yargının görevinde olduğunu, davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ve bir miktar paranın ödenmesiyle ilgili olduğunu, davacının asıl maksadının ve hukuki yararı fazla ödediğini iddia ettiği bedellerin geri alınması olmasına karşın davacı dava dilekçesinde sadece arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak gösterdiğini, fazla ödeme yaptığını ve bu fazla ödeme miktarının tespitini talep eden davacının fazla ödediğini iddia ettiği bedel yönünden istirdat talebi barındırmayan menfi tespit talebinde hukuki bir yararından söz edilemeyeceğini, hukuki nitelemenin mahkemenize ait olup dava nihai olarak menfi tespiti değil, fazla ödediği iddia edilep katkı paylarınını miktarının tespiti ile istirdadını amaçlamakta olduğunu, davacı tarafından dava şartı sağlanmadan dava açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesini aksi halde davacının istirdat talebi olmadığına ilişkin açık beyanının alınmasını talep ettiklerini, söz konusu işlemin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç işgünü içerisinde itiraz edebileceğini, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmadığını, davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin EPDK'ye yöneltilmesinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin EPDK'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payını belirleyemeyeceğini, davacı taleplerinin zamanaaşımına uğradığını, davacı tarafın şayet tarifelere dayalı bir hak iddiasındaysa öncelikle idari yargıda söz konusu idari düzenlemeyi yapan kuruma karşı dava açmalı şayet iptali kararı alabilirse sonra adli yargıda hakkını aramasının gerektiğini, aksinin kabulünün hukuken mümkün olmayıp hukuk mahkemelerinin, idari mahkemelerinin hatta Anayasa malkemesinin görev ayrımını ortadan kaldırarak her mahkemeye herhangi bir alan sınırlaması olmadan her alanda karar verme yetkisi verilmesini kabulü anlamına geleceğini, bu durumda hukuki belirsizliğin olacağını, yargıda dava açılsa ve tarife iptal edilse bile yine geçmişe dönük talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını belirterek; davacının dayanak idari düzenleyici işlemin iptalini istemeden idari işlemin uygulamasına karşı talepte bulunmasının mümkün olmaması, davaya konu uyuşmazlıkta idari yargınım görevli olması, aksi değerlendirildiğinde davadan asıl maksadın istirdat olması karşısında arabuluculuğa ve şirkele ön başvuruya ilişkin dava şartlarının yetine getirilmemiş olması, müvekkilinin sadece EPDK kararlarını uygulamış olması, tavan gelir modeli kapsamında müvekkilinin idari düzenleyici işlemi uygulaması sebebiyle fazladan bir maddi yarar elde etmemiş olması, iddia edilen alacağın zaman aşımına uğramış olması, müvekkilimize husumet düşmemesi, davanın belirsiz bir alacağa ilişkin olmaması ve davacının taleplerinin esası itibariyle haksız bulunması karşısında davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava tespit isteminden ibarettir.
Açılan dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama neticesinde Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuş, davacının istinaf başvurusu üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2022 gün ve ... E ... K sayılı kararı ile ''... davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza(çekişme) yaratıldığını iddia ederek bu muarazanın giderilmesini talep ettiği sonucuna varılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 tarih, ... E.-... K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i(çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun önlenmesi(men'i) talep edilir. Bu durumda mahkemece davacının talebi hakkında davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. ... '' gerekçesiyle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2022 gün ve ... E ... K sayılı kaldırma kararı uyarınca dava dosyası Mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmasına istinaden davacıdan tahsil edilen dağıtım bedeli katkı patında anlaşma tarihinden dava tarihine kadarki süreçte artış olup olmadığı, bu artışın sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığı, davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında fark olup olmadığı, bu farkın dayanağının ne olduğu, dağıtım tarifelerinin kim tarafından hazırlandığı, dağıtım tarifesinin belirlenmesinde davalının etkisinin bulunup bulunmadığı, üreticilere uygulanan tarifelerdeki farklılığın yasaya uygun olup olmadığı, lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının daha fazla maliyet gerektirip gerektirmediği, bu ek maliyetlerin nelerden ibaret olduğu, dava tarihi itibariyle davacı hakkında uygulanması gereken dağıtım bedeli katkı payı tutarının ne kadar olması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olup olmadığı, dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı, davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davada zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarından ibarettir.
Dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olup, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, dava tarihi itibariyle ihtilafa uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı, bu bakımdan zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı, uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin eylemlerden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmış davalının yargı yolu itirazı da yerinde görülmemiştir.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Elektrik Yüksek Mühendisi ... , Elektrik mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından alınan 01/06/2023 tarihli heyet raporunda ; taraflar arasında akdedilen " Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması"nda dağıtım sistem kullanım birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı ve Anlaşma
ile mevzuatın ve mevzuat değişikliklerinin geçerli kılındığı, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerinin
teknik olarak dağıtım sistemini kullanmalarında birbirlerine göre bir farklılık bulunmadığı ve
lisanssız üreticilerin dağıtım sistemine ilave maliyet ve külfet oluşturmadığı, ancak Yasal mevzuat
gereğince Lisanssız Elektrik Üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem kullanım tarifelerinin
düzenleyici kurum olan EPDK Kurul Kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifeleri ile belirlendiği,
davalı MEDAŞ'ın EPDK kurul kararlarına ve tarifelere uymak zorunda olduğu, davalı MEDAŞ
tarafından EPDK kurul kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifelerinde yer alan dağıtım sistem
kullanım tarifelerini davacıya doğru şekilde uyguladığı ve faturaların fazladan bir bedel içermediği
değerlendirildiği, 6446 sayılı Yasanın değişik geçici 20. Maddesi ile EPDK'nın lisanssız elektrik üreticileri için
uygulamaya koyduğu tarifelerin dayanağı kurul kararlarının halen yürürlükte olduğu, davalı
MEDAŞ'ın EPDK Kurul Kararı ile uygulamaya konulan dönem tarife tablolarında yer alan lisanssız
üreticiler için geçerli birim fiyatları doğru şekilde alarak faturaları düzenlemiş olmasına bağlı olarak, davacı şirketin davalı MEDAŞ'tan uyuşmazlığa konu taleplere ilişkin bir alacağının bulunmadığı
değerlendiriltiği, davaya konu edilen davacıya ait ... , ... ve ... Tesisat no.lu üretim
tesisleri için lisanssız güneş enerjisi üretim tesisleri için, 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul
alan tesisler için uygulanan "Üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesinin "
uygulandığı ve Ocak 2022 dönemi faturalarında 01.01.2022 öncesi uygulanan tarifeye göre 62.809,73 TL, lisanslı üreticilere uygulanan tarifeye göre ise 68.006,46 TL daha fazla dağıtım
sistemi kullanım bedeli alındığı, ancak sistem kullanım birim fiyatının lisanslı üreticiler için yapılan
artış oranında artırılmış olması halinde ise 56.433,75 TL fazla ödeme yapmak zorunda kalacağının hesaplandığı, davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisanssız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında 01.01.2017 tarihinden önce bir fark bulunmadığı ancak bu
tarihten sonra fark oluşturulduğu,ancak bu farkın dayanağı davalı yanca somutlaştırılmadığını, dağıtım tarifesinin, davalının da dahil olduğu dağıtım şirketleri tarafından hazırlanarak
EPDK'ya teklif edilmekte olduğu, ancak EPDK tarafından onaylanmasını müteakip tüm bölgelerde hiçbir fark olmaksızın aynı tarife uygulandığı, Lisanssız üreticilere uygulanan tarifelerin, sadece ek maliyete neden olmaları halinde lisanslı
üreticilere uygulanan tarifeden farklı olabileceği, ancak bu ek maliyet hususuna ilişkin olarak davalı
tarafça bir delil ibraz olunmamıştır. davalı vekilinin ; GES’lerde dengesizlik maliyetlerinin ortaya
çıktığı, dengesizlik maliyetlerinin, alınması/satılması taahhüt edilen enerji miktarı ile gerçekleşen
alış/satış miktarı sonucunda ortaya çıkan alış/satış miktar farklılıklarına yönelik ortaya çıkan bir
maliyet unsuru olduğu, bir lisanslı üreticinin beyan ettiği enerjiyi üretemediği veya fazla üretmesi
durumunda, piyasanın enerji açığı veya fazlası olması durumuna göre lisanslı üreticiye piyasa takas
fiyatı (PTF) veya sistem marjinal fiyatı (SMF) üzerinden %3 ceza katsayılı olarak enerji bedeli
uygulandığı,Lisanslı tesisler için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/6.
Maddesi uyarınca, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması söz konusuyken davacının lisanssız
tesisinde böyle bir uygulamaya tabii olmadığı,Lisanslı üreticiler tarafından yükümlülükleri
kapsamında üstlenilen ancak, lisanssız üreticiler tarafından karşılanmayan tüm bu maliyetlerin
lisanssız üreticiler adına sistemde ek yük oluşturduğu iddiasını dayandırabileceği herhangi bir teknik
kriter dosya içinde bulunmadığı, kaldı ki, 31.12.2017 tarihinden önce ve sonra geçici kabul alan lisanssız üreticiler arasında
bile 4 kata varan bir sistem kullanım bedeli tarifesi bulunmakta olup, bu tarihten önce geçici kabul
alanlarla sonra alanların ,nasıl böyle farklı bir dengesizliğe nasıl neden olduklarını,oluşturulan ek
yükün ne olduğunu anlamak da mümkün olmadığı, normal şartlar altında lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının daha fazla maliyet gerektirmediği, var ise ek maliyetlerin dağıtıcı yani davalı yanca ispatlanması
gerektiği, sözleşme tarihinden itibaren EPDK tarafından tarifeler her yıl 4 defa değiştirilmekte olup, EPDK tarafından yayınlanan tarifelerdin dayanağının, herhangi bir teknik kriter ortaya konulmadan
maliyetlerdeki artışlar olduğu, davacı tarafından 2021 Aralık ve 2022 Ocak aylarına ait davacı İmaj Şti.'ne ait 3 GES'in
üretim miktarları sunulmuş olup, Ocak 2023 üretimlerine ilişkin olarak, davacının lisanssız üretici tesisleri için 2021 yılı Aralık ayında uygulanan sistem kullanım bedeli birim fiyatının, EPDK tarifelerinde 01.01.2022 tarihinden itibaren lisanslı üreticiler için yapılan artış oranında (% 1,403 oranında) artış yapılması halinde 7,9812 krş/kWh olması gerektiği belirtilmiştir.
Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 26/11/2023 tarihli ek raporu ile, kök raporlarında herhangi bir değişikliğin bulunmadığını, davalı vekilinin soyut itirazlarının yerinde olmadığı,
davacı vekilince Kök rapora yönelik somut bir itirazın ileri sürülmediği, davacının ürettiği ve davalı ... A.Ş.'ne ait dağıtım
sistemine verdiği enerji miktarı üzerinden, aynı miktardaki elektrik enerjisi üretimi için lisanslı ve
lisanssız üreticilere uygulanan sistem kullanım bedeli farkına ilişkin hesaplamalarının yapıldığı,
lisansız GES üreticilerin aynı zamanda tüketici olmaları halinde ise ödemekle yükümlü
oldukları dağıtım bedeli birim fiyatlarının, dahil oldukları tüketim grubuna göre farklılaşabildiği, örneğin tüketim grubu sanayi işletmesi ise farklı, ticarethane, konut yada tarım işletmesi ise
farklı olmak üzere, dağıtım tarifesine göre dağıtım bedeli ödendiği,
bağlantı Anlaşmasının imzalandığı tarih tespit edilemediğinden anlaşma tarihi itibariyle
lisanslı ve lisanssız üreticiler için uygulanan sistem kullanım/dağıtım ücretinin aynı olup, olmadığı
hususunda bir tespit yapılamadığı,
dava tarihi olan itibariyle,lisanslı üreticilere ve davacıya uygulanan tarife fiyatları arasında 7,40
fark bulunduğu, yani lisanslı üreticilere göre davacıya 7,40 kat daha fazla tarife fiyatı uygulandığı, 01.01.2017 tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte, lisanslı üreticilere ve davacıya
uygulanan tarife fiyatları arasındaki oransal farkın Tablo 1’de gösterildiği şekilde olduğu, davacının kurulu gücü 1 MW olup, ortalama tüketim miktarının bilinmediği, kendi ihtiyacı olan
tüketim miktarının,yapmış olduğu üretim miktarından düşük olması halinde, tesisteki güneş
panellerinin yeterli sayıdaki kısmının devre dışı bırakılmasıyla, sadece kendi ihtiyacı kadar enerji
üretmesinin mümkün olabileceği,
ancak davacı Şirketin GES Santrali yatırımını,üretim fazlası elektrik enerjisini, anlaşma
tarihindeki tarifelere göre davalı dağıtım şirketine satabileceğine,ihtiyaç fazlası enerji ürettiğinde ise bu
fazla enerjiden dolayı bir zararının olmayacağına güvenerek yapmış olduğu belirtilmiştir.
Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/807 E 2023/873 K sayılı ilamı ile ''Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 23. maddesi uyarınca kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapması esas olan davacının, kendi insiyatifiyle ihtiyaç fazlası olarak ürettiği elektrik nedeniyle davalıya ait dağıtım hatlarını kullanmasından dolayı kullanım/dağıtım bedellerinin EPDK tarafından düzenlenen tarifelerle belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerine atıf yapan sözleşmeyi, üstelik üretici ve lisanssız üreticiler yönünden sistem kullanım/dağıtım bedellerinin farklılaşmasından sonra imzalamış bulunmasına, sistem kullanım/dağıtım bedellerine ilişkin faturaları defterlerine kaydetmediği yönünde dosyada herhangi bir beyan, delil ve belge bulunmamasına, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacirin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen tarafın, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olmasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ...'' şeklinde olup, ilk derece mahkemesince verilen ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bahsi geçen gerekçelerle esastan reddine karar verilmiştir. Yine Ankara BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistemi kullanım tarifelerinin EPDK tarafından belirlendiği, tarifenin belirlenmesi konusundaki yetkinin EPDK'ya ait olduğu, bu konuda davalının insiyatif alarak farklı tarife uygulamasının mümkün olmadığı, davalı tarafça uygulanan dağıtım bedeli katkı payı tutarının EPDK tarafından belirlenen tarifelere uygun olduğu, davacının uygulanan dağıtım bedeli katkı payı tutarının taraflar arasındaki anlaşmaya, EPDK uygulamalarına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/01/2024
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35