SoorglaÜcretsiz Dene

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/526 E. 2023/875 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/526

Karar No

2023/875

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.

T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ:

DAVALILAR : 1-

VEKİLLERİ :

2-... MİRASÇILARI :

a)

b)

VEKİLLERİ:

c)

BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN

... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA ;

DAVACI :

VEKİLLERİ:

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili 26/07/2022 tarihli dilekçesiyle; 08/06/2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'ın sevk ve idaresindeki, ZMMS poliçesi de ... Sigorta A.Ş. tarafında yapılan ... plakalı aracın kaza yapması sonucu, davacı ...'ın ağır bir şekilde yaralanarak malul kaldığını, kusurun karşı tarafta olduğunu beyan ederek, davacının sürekli iş gücü kaybı zararı nedeniyle 10.000 TL. maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ve kusur oranıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve ayrıca 20.000 TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Davacının asıl davada davalı olarak yer alan ...'ya karşı açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle asıl dava davalılardan ... yönünden tefrik edilerek Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş, Mahkememizin 13/10/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile ...'ya karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili 13/01/2023 tarihli dilekçesiyle; 08/06/2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'a ait ... plakalı aracın kaza yapması sonucu, davacı ...'ın ağır bir şekilde yaralanarak malul kaldığını, kusurun karşı tarafta olduğunu beyan ederek, davacının sürekli iş gücü kaybı zararı nedeniyle 10.000 TL. maddi tazminatın ve ayrıca 20.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile açılan davanın Mahkememizin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Birleştirilerek görülen her iki davada dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.

Birleşen her iki davada duruşmaya katılan ve cevap veren davalılar davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalılardan ... duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.

Birleşen her iki dava yönünden kazaya karışan araçların trafik kayıtları, davalı sigorta şirketinden ilgili belge suretleri, kazaya ilişkin ilgili savcılık soruşturma dosyasına ait belge suretleri dosyamıza getirtilmiş, davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı SGK'dan sorulmuş, gerçek kişi tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, 16/02/2023 tarihli kusur raporu, 15/03/2023 tarihli maluliyet raporu ve 30/10/2023 tarihli tazminat raporu alınmıştır.

Davacı vekili 17/11/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 10.000 TL.'den 1.236.132,68 TL.'ye yükseltmiştir.

Davacı vekili 08/12/2023 tarihli dilekçesiyle, birleşen davanın davalısı ... yönünden davadan feragat etmiş, davalı ... vekili de 08/12/2023 tarihli dilekçesiyle davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirmiştir.

İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Dava, "Maddi ve Manevi Tazminat" davasıdır.

Somut olayda ; Davacı birleşen her iki davada 08/06/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ;

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan 16/02/2023 tarihli kusur raporuna göre meydana gelen dava konusu kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun olmadığı belirlenmiştir.

Maluliyet (sürekli iş gücü kaybı) yönünden yapılan incelemede, sürekli işgücü kaybının tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü

Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı)

AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur.

Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM'nin iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtay tarafından bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği anlaşılmıştır.

Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da, 4721 s. MK'nin 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı düşünüldüğünden ve Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediği sonucuna varıldığından uygulanacak yönetmelikler konusundaki Konya BAM . HD'nin anılan görüşüne iştirak edilmemiştir.

Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)

Davaya konu trafik kazası 08/06/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının sürekli işgücü kaybının bulunup bulunmadığının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen 15/03/2023 tarihli Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyeti raporuna göre, davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %18 olduğu anlaşılmıştır.

Tazminat hesabı yönünden yapılan incelemede de; tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığı, tazminat hesabının yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da, bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD.'nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.

Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)

TRH2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir.

Kısaca üzerinde durulmasında fayda görülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.

Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Konya hariç diğer Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur.

Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varıldığından, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne de iştirak edilmemiştir.

Tazminat bilirkişisinin dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve güncel asgari ücret oranları, TRH 2010 yaşam tablosu ve Mahkememizce kabul edilen kusur oranlarına göre düzenlenen 30/10/2023 tarihli raporuna göre de, davacının sürekli iş göremezlik zararının 1.205.458,82 TL. olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekili tarafından her ne kadar ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebi 1.236.132,68 TL.'ye yükseltmiş ise de; davacının sürekli iş gücü kaybı zararının 1.205.458,82 TL. olması nedeniyle maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.

Davada çözülmesi gereken sorunlardan bir tanesi de, feragatin sirayet edip etmeyeceği hususudur.

6098 s. TBK'nin 166. maddesine göre, "Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.

Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.

Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır."

Yargıtay . HD'nin 17/06/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "feragat beyanının, feragat edilmeyen diğer davalıların durumunu ağırlaştırmaması, diğer davalıların lehine feragat edilen işletene rücu koşullarının bulunmaması nedeniyle feragat diğer davalılara sirayet etmeyeceğinden işleten dışındaki diğer davalılar yönünden davaya devam edilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile işleten dışındaki diğer davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır."

Davacı, birleşen davanın davalısı ve ... plakalı aracın işleteni olan ... hakkındaki davadan feragat etmiş ise de; sadece işleten ... hakkındaki davadan feragat edilmesi, asıl davada sürücü mirasçıları olan gerçek kişi davalılar ile asıl davada ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin işletene rücu etmesini gerektiren herhangi bir durum bulunmadığından, sürücü mirasçıları ve sigorta şirketinin durumunun feragat yoluyla ağırlaştırılmadığı ve bu nedenle işleten hakkındaki feragatin asıl davanın davalılarına sirayet etmeyeceği sonucuna varılmıştır.

Tefrik edilen ... E. sayılı davanın davalısı ...'nın, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın işleteni olması, dava konusu kazada bu aracı kullanan davacının hiç kusurunun bulunmadığının belirlenmesi nedeniyle bu davalı hakkındaki feragatin de Mahkememizin ... E. sayılı asıl davasının davalılarına sirayet etmeyeceği, bu feragatin de onların durumunu ağırlaştırmadığı sonucuna varılmıştır.

Asıl davada manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede de; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile manevi tazminatın amacı ve paranın satın alma gücü gözönünde bulundurularak davacının manevi tazminat talebinin tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Asıl davada davacı taraf dava dilekçesiyle, hem maddi hem de manevi tazminat taleplerine kaza tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesini istemiş ise de; davalılardan sürücü mirasçılarının sorumluluğu haksız fiile dayalı olduğundan, talep gibi onlar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Ancak, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye 06/12/2021 tarihinde başvurulması ve 2918 s. KTK'nin 99. maddesi gereğince 8 iş günü sonra temerrütün 17/12/2021 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin maddi tazminat yönünden faiz sorumluluğunun 17/12/2021 tarihinde başlayacağı kabul edilmiştir.

Davacı taraf ıslah dilekçesiyle, maddi tazminatın ıslahla artırılan kısmına ıslah tarihinden itibaren, dava dilekçesinde istenilen kısmına dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesini istemiş ise de; iş yoğunluğu sebebiyle kısa kararda bu husus gözden kaçırılarak tazminatın tamamı için kaza tarihinden (sigorta şirketi yönünden 17/12/2021 tarihinden) itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, kısa karar ile gerekçeli kararın uyumlu olması zorunluluğu nedeniyle gerekçeli kararda da faize aynı şekilde hükmedilmiştir.

Davacı tarafından dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 224/06/2022 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanakları düzenlenmiş ise de;

2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."

6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."

Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."

Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı işleten ve sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 24/06/2022 tarihli arabuluculuk tutanağı zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir.

Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı vekili ...'a karşı açılan birleşen dava yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, ... vekili de feragat nedeniyle herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.

Feragat, davayı esastan sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği karşı tarafın veya Mahkemenin kabulüne bağlı olmadığından davacının birleşen davaya yönelik feragat beyanı nedeniyle birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı tarafın da vekalet ücreti ve yargılama gideri istemediği gözönünde bulundurularak, birleşen dava yönünden yargılama giderlerinin taraflar üzerilerinde bırakılmasına ve davalı ... vekili için davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

  1. Davacının asıl ... E. sayılı davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 08/06/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'ın;

a) Sürekli iş gücü kaybı zararından dolayı 1.205.458,82 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin tazminat yönünden sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olması ve faiz yönünden sorumluluğunun da temerrüt tarihi olan 17/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı olması kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. ile sürücü ... mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,

b) Manevi zararından dolayı 20.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sürücü ... mirasçıları olan) davalılar ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  1. Davacının birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasının feragat nedeniyle REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle ;

a) Asıl ... E. sayılı dava yönünden, (dava değerinin 1.205.458,82+20.000=1.225.458,82 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 83.711,09 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 4.969,33 TL. harcın mahsubu ile kalan 78.741,76 TL. harcın (davalılardan sigorta şirketinin harçtan sorumluluğunun [poliçe limitleri (430.000 TL.) ile sınırlı olması gözetilerek] harcın 430.000/1.225.458,82 oranındaki kısmıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

b) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden, peşin alınan 513,33 TL. nispi karar ve ilam harcından, karar tarihi itibariyle alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 269,85 TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 179,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 333,43 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,

  1. Davacı tarafından birleşen dava için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  2. Davacı tarafından asıl dava yönünden yapılan 3.330,70 TL. yargılama gideri ile maluliyet raporu için yapılan 2.488 TL. yargılama gideri olmak üzere 5.858 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre [(1.205.458,82+20.000=)1.225.458,82/(1.226.132,68+20.000=)1.246.132,68)] takdiren 5.760,81 TL. yargılama gideri ile 4.969,33 TL. peşin harçtan ibaret toplam 10.730,14 TL. yargılama giderinin (davalılardan sigorta şirketinin bu yargılama giderinden sorumluluğunun [poliçe limitleri (430.000 TL.) ile sınırlı olması gözetilerek] yargılama giderinin 430.000/1.225.458,82 oranındaki kısmıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davalılar tarafından birleşen her iki davada yapılan bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak olan 127 TL. yargılama giderinden takdiren 10 TL.'sinin birleşen dava için yapıldığının kabulü ile davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 117 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (1.225.458,82/1.246.132,68) takdiren 115,06 TL. yargılama giderinin (davalılardan sigorta şirketinin bu yargılama giderinden sorumluluğunun [poliçe limitleri (430.000 TL.) ile sınırlı olması gözetilerek] 430.000/1.225.458,82 oranındaki kısmıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,

  5. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca;

a) Asıl ... E. sayılı dava yönünden,

aa) Maddi tazminat davası yönünden,

aaa) Davanın kabul edilen kısmı (1.205.458,82 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 162.600,47 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan sigorta şirketinin bu vekalet ücretinden giderinden sorumluluğunun [poliçe limitleri (430.000 TL.) ile sınırlı olması gözetilerek] 430.000/1.205.458,82 oranındaki kısmıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,

bbb) Davanın reddedilen kısmı (1.226.132,68 - 1.205.458,82 = 20.673,86 TL.) üzerinden, vekille temsil edilen davalılar vekilleri için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak 1/2'sinin davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye, kalan 1/2'sinin ise (eşit oranda olmak üzere) ... ve ...'a verilmesine,

bb) Manevi tazminat davası yönünden, (kabul edilen 20.000 TL. üzerinden) davacı vekilleri için 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ..., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,

b) Birleşen ... E. sayılı maddi ve manevi tazminat davası yönünden, davalı ... vekili için davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

  1. Mahkememizce ihtiyari sayılan arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan toplam 1.560 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,

Dair ; birleşen her iki davada davacı vekili ile asıl davada bir kısım davalılar vekilinin ve birleşen davanın davalısı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM Hukuk ilgili Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/12/2023

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

veMANEVİasliyevekilleritazminatticaretmahkemesiTAZMİNATMADDİmaddihükümkonyamanevi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim