SoorglaÜcretsiz Dene

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/593 E. 2023/853 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/593

Karar No

2023/853

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.

T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO:

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN

... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA:

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : TAZMİNAT

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili 06/11/2019 tarihli dava dilekçesiyle; ... plakalı motosiklet ile ... plakalı minibüsün 10/03/2018 tarihinde kaza yapması sonucu, ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, ... plakalı motosikletin kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin bulunmadığını beyan ederek, sürekli iş gücü kaybı zararından dolayı 100 TL. maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Davacı vekili 23/02/2022 tarihli dava dilekçesiyle de, ... plakalı motosiklet ile ... plakalı minibüsün 10/03/2018 tarihinde kaza yapması sonucu, ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, ilk önce davacı tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırası üzerinden ... Hesabı aleyhine tazminat davası açıldığını, alınan kusur raporlarında terditli olarak ... plakalı minibüs sürücüsünün de kusurlu olarak gösterildiğini, ... plakalı minibüsün ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını beyan ederek, geçici iş göremezlik zararından dolayı 50 TL., sürekli iş görememezlik zararından dolayı 50 TL., bakıcı gideri zararından dolayı 50 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 50 TL. olmak üzere toplam 200 TL. maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir.

Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile açılan davanın Mahkememizin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Birleştirilerek görülen her iki davada dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.

Asıl davanın davalısı ... Hesabı vekili tarafından, davacının ceza dosyasında şikayetinden vazgeçtiği bildirilmiş, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazında bulunlumş ayrıca, ... Hesabı tarafından davacıya ödeme yapıldığı ve alacağının kalmadığını beyan edilerek davanın reddi istenilmiştir.

Birleşen davanın davalısı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından ise, zamanaşımı, görev, husumet, kesin hüküm, derdestlik, hak düşürücü süre, hatır taşıması ve müterafik kusur itirazı ile 2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre dava şartı yokluğu itirazında bulunulmuş, ayrıca davanın araç sürücüsü ile SGK'ya ihbarı da talep edilerek davanın reddi istenilmiştir.

Birleşen her iki davada dava konusu kazaya ilişkin olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma, ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve ilgili belge suretleri, davacının tedavi belgeleri, ... Hesabı ve sigorta şirketinin hasar dosyalarına ilişkin ilgili belge suretleri, kazaya karışan araçların trafik kayıtları dosyamıza getirtilmiş, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı araştırılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurum 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan 26/03/2021 tarihli maluliyet raporu, Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyetinden 21/10/2022 tarihli maluliyet raporu, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 30/07/2021 tarihli kusur raporu, Karayolları Fen Heyeti bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden 11/11/2021 tarihli kusur raporu, başka bir bilirkişi heyetinden 28/07/2023 tarihli kusur raporu, tazminat bilirkişisinden 07/03/2022 tarihli tazminat raporu, 30/01/2023 tarihli ek raporu, 23/10/2023 tarihli 2. ek raporu alınmıştır.

Davacı vekili 28/04/2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, asıl davanın davalısı ... Hesabına yönelik tazminat taleplerini 81.040,86 TL.'ye yükseltmiştir.

Davacı vekili 15/03/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle de, birleşen davanın davalısı ... Sigorta Şirketine yönelik tazminat taleplerini, sürekli iş göremezlik yönünden 360.000 TL.'ye, bakıcı gideri yönünden 360.000 TL.'ye yükseltmiştir.

Davacı vekili 24/05/2022 tarihli dilekçesiyle adli yardım talebinde bulunmuş, Mahkememizin 05/06/2023 gün ve ... E. sayılı ara kararı ile davacının, 05/06/2023 tarihinden itibaren bilirkişi ücretleri, dava, istinaf ve temyiz harçları yönünden adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilmiştir.

İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Birleşen her iki dava, "Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat" davasıdır.

Somut olayda ; asıl davanın davalısı ... Hesabının, davacının ceza dosyasında şikayetinden vazgeçtiği ve bu hukuk davasını açamayacağı yönündeki itirazlarının, 5237 s. TCK'nın 73/7. maddesi gereğince davacının şikayetinden vazgeçmekle birlikte şahsi haklarından açıkça vazgeçmediği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.

Birleşen davanın davalısı ... Sigorta Şirketi'nin görev itirazı Mahkememizin görevli olması nedeniyle reddedilmiştir.

Yine ... Sigorta Şirketinin davada zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları da, bu süreler geçmediğinden dava dilekçesindeki ve talep arttırım dilekçesindeki talepler yönünden zamanaşımı itirazının ve hak düşürücü süre itirazları reddedilmiştir.

... Sigorta Şirketinin davalı sigorta şirketinin pasif husumet yokluğu, derdestlik, kesin hüküm ve 2918 sayılı KTK'nin 97. maddesi gereğince, dava öncesi sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartının bulunmadığı yönündeki itirazları da dava öncesi sigorta şirketine başvurulmuş olması, derdestlik şartlarının oluşmaması, ZMMS poliçesi nedeniyle kendilerinin pasif husumet ehliyetinin bulunması ve kesin hüküm bulunmaması nedenleriyle reddedilmiştir.

... Sigorta Şirketi davanın ihbarı talebinde bulunmuş ise de, 24/05/2023 tarihli duruşmada verilen 4/ç nolu ara kararına rağmen kesin süre içerisinde usulüne uygun ihbar dilekçesi ve ihbar tebligat masrafı yatırılmadığından ihbar talebinden vazgeçmiş sayılmışlardır.

Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; yukarıda açıklandığı gibi 30/07/2021, 11/11/2021 ve 28/07/2023 tarihli raporlar alınmış, kazaya karışan her iki sürücünün %50'şer oranda kusurlu olduğunu gösteren 28/07/2023 tarihli kusur raporu dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun görülerek hükme esas alınmış, kazaya karışan her iki sürücünün %50'şer oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Maluliyetin (sürekli iş gücü kaybının) tespiti yönünden yapılan değerlendirmede; maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin 2918 s. KTK'de ve 6098 s. TBK'de açık bir hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı)

Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanaklarının kanun olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtay tarafından bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği anlaşılmıştır.

Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da, 4721 s. MK'nin 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermesi gerekmektedir. Yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediği sonucuna varıldığından uygulanacak yönetmelikler konusundaki Konya BAM . HD'nin anılan görüşüne iştirak edilmemiştir.

Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı iptal kararının değerlendirilmesinde de, 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının yasal zorunluluk haline geldiği ancak, anılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilmesi karşısında sadece bu uygulama zorunluluğunun ortadan kalktığı, Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararının (kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte ise) Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre de; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)

Davaya konu trafik kazası 10/03/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının sürekli işgücü kaybının bulunup bulunmadığının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyetinin 21/10/2022 tarihli raporuna göre, davacının sürekli iş gücü kaybı oranının % 100, bakıcı ihtiyacının sürekli ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ise 25.000 TL. olduğu belirlenmiştir.

Tazminat yönünden yapılan değerlendirmede de, tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, tazminat hesaplama yönteminin de yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da, bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.

Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)

TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı.

Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 2918 s. KTK'de genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı iptal kararı ile sadece bu zorunluluğun ortadan kalktığı, bu iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını engellemediği sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı iptal kararının değerlendirilmesinde de, 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline geldiği ancak, anılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilmesi karşısında sadece bu zorunluluğun ortadan kalktığı, bu iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay HGK’nin 02/12/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02, erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı, davalı şirkete ait işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazasında malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu ileri sürerek maddi tazminat talep etmiş, 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde 33 yaşında olan davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 42 yıl, muhtemel ömür sonunun 75 yaş olduğu kabul edilerek buna göre aktif ve pasif devre için, belirlenen ücret ve kusur durumu dikkate alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesi ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri mahsup edilmek suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması yerindedir."

Uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varıldığından, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne de iştirak edilmemiştir.

Tazminat bilirkişisinin dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve güncel asgari ücret oranları, TRH 2010 yaşam tablosu ve Mahkememizce kabul edilen kusur ve maluliyet oranlarına göre düzenlenen 23/10/2023 tarihli 2. ek raporuna göre de, davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 2.954.649,48 TL., bakıcı gideri zararının 3.840.141,17 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise 25.000 TL. olduğu belirlenmiştir.

Birleşen her iki davada davalılar vekilleri hatır taşıması ve müterafik kusur itirazında bulunmuşlardır.

Davacının, kaza öncesi alkollü olan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın motosikletine binerek yolculuk yapmakla müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiş, birleşen her iki davadaki her iki davalı yönünden istenebilecek tazminatlardan takdiren %20'şer oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Davacının kaza sırasında kaskının bulunmadığı anlaşılmış ise de, davacının yaralandığı bölgeler itibariyle bunun yaralanmasına etkisinin olmadığı ve müterafik kusur teşkil etmeyeceği belirlenmiştir.

Davacının kaza sırasında yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın davacının arkadaşına ait olması nedeniyle, hatır taşımasının da söz konusu olduğu görülmüş ve ... Hesabı yönünden tazminattan müterafik kusur dışında takdiren %20 hatır taşıması indirimi de yapılmıştır.

Asıl dava yönünden;

Sadece iş göremezlik tazminatı istenilmiş ve davacının sürekli iş göremezlik zararının; 2.954.649,48 TL. x %50 kusur oranı = 1.477.324,74 TL. olduğu, %20 müterafik kusur indirimi sonucu kalan zararını 1.181.859,79 TL. olduğu, bu zarardan da %20 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu kalan zararın 945.487,83 TL. olduğu belirlenmiştir. ... Hesabı tarafından dava öncesi davacıya 210.061 TL. ödendiği, bu ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar yasal faiz işletilerek güncellenmesi sonucu 301.739,68 TL. olarak kabul edilmesi gerektiği, 301.739,68 TL.'nin de mahsubundan sonra davacının karşılanmamış kalan zararın (... Hesabı yönünden) 643.748,15 TL. olduğu kabul edilmiştir.

... Hesabının kaza tarihi itibariyle sorumluluk limitinin 360.000 TL. olması ve davadan önce 210.061 TL.'lik ödeme yapılması nedeniyle, kalan sorumluluk limitinin 149.939 TL. olduğu, davacının ise 81.040,86 TL. istediği görülmüştür. Talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden, ... Hesabına karşı açılan asıl davanın kabulü ile 81.040,86 TL. tazminatın davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafından, davalı ... Hesabı aleyhine hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi istenilmiş ise de; davacı tarafından ... Hesabına yapılan başvurunun ... Hesabına 25/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 2918 s. KTK'nin 99. maddesi gereğince 8 iş günü sonra temerrütün 04/01/2019 tarihinde meydana geldiği görülmüş, faize de bu tarihten itibaren ancak, ... plakalı aracın ticari araç olmaması nedeniyle yasal faiz olarak hükmedilmiştir.

Birleşen dava yönünden;

a)Davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı kabul edilmiş, dava dilekçesiyle istenilen 50 TL.'lik geçici iş göremezlik tazminatı reddedilmiştir.

b)Sürekli iş göremezlik zararının 2.954.649,48 TL. x %50 kusur oranı = 1.477.324,74 TL. olduğu, %20 müterafik kusur indirimi sonucu kalan zararını 1.181.859,79 TL. olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı hatır için taşınmakta ise de, hatır taşıması indiriminin sadece davacının hatır için taşındığı araç yönünden uygulanması gerektiğinden (emsal Yargıtay . HD’nin 27/12/2022 gün ve ... E. ... K.) ve davacının davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesini tanzim ettiği ... plakalı araçta değil, diğer araçta taşındığından sigorta şirketi yönünden hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.

c) Bakıcı gideri zararının 3.840.141,47 TL. x %50 kusur oranı = 1.920.070,74 TL. olduğu, %20 müterafik kusur indirimi sonucu kalan zararının 1.536.056,59 TL. olduğu kabul edilmiş, yukarıda açıklandığı üzere hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.

d) SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise 25.000 TL.x%50 kusur oranı =12.500 TL. olduğu, %20 müterafik kusur indirimi sonucu kalan zararının 10.000 TL. olduğu kabul edilmiş, yukarıda açıklandığı üzere hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.

Davalı ... Sigorta Şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluk limitinin sakatlık yönünden 360.000 TL. ve tedavi giderleri yönünden 360.000 TL. olduğu belirlenmiştir.

Davacının sürekli iş göremezlik zararının sakatlık klozundan (teminatından), bakıcı gideri ve tedavi gideri zararının ise tedavi gideri klozundan (teminatından) ve teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiği, davacının 14/03/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı yönünden tazminat taleplerini ayrı ayrı 360.000'er TL.'ye yükselttiği görüldüğünden bu tazminat kalemleri yönünden talepleri tamamen kabul edilmiştir.

Ancak, davacının birleşen dava yönünden 50 TL.'lik geçici iş göremezlik tazminatı talebini ispat edememesi, 50 TL.'lik SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebi ile birlikte bakıcı gideri yönünden teminat limitleri dahilinde toplam 360.000 TL. istemesi mümkün iken, talep arttırım dilekçesi sunarken 50 TL.'lik tedavi giderini katmaması ve sadece bakıcı gideri yönünden bütün teminatı kapsayacak şekilde talepte bulunması nedeniyle geçici iş görememezlik ve tedavi gideri yönünden talepleri reddedilmiştir.

Davacı tarafından, birleşen dava yönünden de tazminat taleplerine haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi istenilmiş ise de; davalı sigorta şirketine 16/11/2021 tarihinde başvurulması, 2918 s. KTK'nin 99. maddesi gereğince 8 iş günü sonra temerrütün 26/11/2021 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle, faize de bu tarihten itibaren hükmedilmiştir. Yine bu davalı tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen aracın ticari araç olması nedeniyle faize talep gibi avans faizi olarak hükmedilmiştir.

Davacı tarafından birleşen her iki dava yönünden dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk büroları tarafından 23/10/2019 ve 23/02/2022 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanakları düzenlenmiş ise de;

2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."

6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."

Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."

... Hesabına ve ... Sigorta Şirketine karşı açılan tazminat davaları yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı işleten ve sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 23/10/2019 ve 23/02/2022 tarihli arabuluculuk tutanaklarının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

  1. Davacının ... E. sayılı asıl davasının KABULÜ ile 10/03/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle, sürekli iş göremezlik zararından dolayı 81.040,86 TL. maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 04/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, davacının fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin REDDİNE,

  2. Davacının birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile;

a)Davacının sürekli iş göremezlik zararından dolayı 360.000 TL.

b)Sürekli bakıcı gideri zararından dolayı 360.000 TL. olmak üzere toplam 720.000 TL. maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 26/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının bu tazminat kalemleri yönünden fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin REDDİNE,

c)Davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı ile geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat taleplerinin REDDİNE,

  1. Karar tarihi itibariyle;

a) Asıl ... E. sayılı dava yönünden (ve dava değerinin 81.040,86 TL. olduğunun kabulü ile), alınması gereken 5.535,91 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan tamamlama harcı dahil 320,85 TL. harcın mahsubu ile kalan 5.215,06 TL. harcın davalı ... Hesabından alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

b) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden (ve dava değerinin 720.000 TL. olduğunun kabulü ile), alınması gereken 49.183,20 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan tamamlama harcı dahil 2.539,52 TL. harcın mahsubu ile kalan 46.643,68 TL. harcın davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  1. Davacı tarafından birleşen her iki davada (Meram Tıp Fakültesi için haricen yapılan rapor masrafları da dahil) toplam 13.370 TL. yargılama giderinin takdiren her iki dava için eşit yapıldığının kabulü ile ;

a) Asıl ... E. sayılı dava yönünden, 13.370/2=6.685 TL. yargılama gideri ile 44,40 TL. başvuru harcı ve 320,85 TL. peşin harçtan ibaret toplam 7.050,25 TL. yargılama giderinin davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine,

b) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden, 13.370/2=6.685 TL. yargılama gideri ile 80,70 TL. başvuru harcından ibaret toplam 6.765,70 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (720.000 TL./720.100 TL.) takdiren 6.764,76 TL. yargılama gideri ile 2.539,52 TL. peşin harçtan ibaret toplam 9.304,28 TL. yargılama giderinin davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  1. Gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan 30 TL. e. tebligat giderinin takdiren 15 TL.'sinin asıl davada davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, kalan 15 TL.'nin ise davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 14,99 TL.'sinin birleşen davanın davalısı ... Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  2. Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  3. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca;

a) Asıl ... E. sayılı dava yönünden, davacı vekili için (ve dava değerinin 81.040,86 TL. olduğunun kabulü ile) 17.900 TL. nispi vekalet ücretinin davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine,

b) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden taraf vekilleri için,

aa) Davanın kabul edilen kısmı (720.000 TL.) üzerinden 106.800 TL. nispi vekalet ücretinin davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

bb) Davanın reddedilen kısmı (720.100-720.000=100 TL.) üzerinden 100 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Şirketine verilmesine,

  1. Mahkememizce ihtiyari sayılan 2 ayrı arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan toplam 2.880 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

  2. Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara iadesine,

Dair ; birleşen her iki davada davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/12/2023

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineasliyeticaretmahkemesihükümkonya

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim