Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/206 E. 2023/840 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/206
2023/840
14 Aralık 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; taraflar arasında 16.11.2018 tarihli Tedarikçi Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmeye göre, davalı şirketin Karaman İli ... İlçesi ... Mh. ... ada, ... parselde inşa edilen taşınmazın ince işlerini malzeme ve işçilik dahil olmak üzere anahtar teslim üstlendiğini, davalı şirketin üzerine aldığı işi sözleşmeye uygun şekilde tamamlamadığını, buna ilişkin davalı tarafça ve tarafımızca davalar açıldığını, (Karaman Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş., Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.)
davalı şirket Konya Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş nolu dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini,
davalı şirket tarafından açılan Alanya . Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.iş nolu dosyasında sadece faturalara dayanarak ihtiyati haciz talep ettiğini ve ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı şirket vekili Alanya İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından haczedilen mallar borcu fazlasıyla karşılamaya fazlasıyla yettiği halde, bu dosyadan aldığı talimatla Karaman İcra Müdürlüğü
... Talimat sayılı dosyasından menkul haczi talep ettiğini, davalı şirketin tüm bu işlemleri müvekkilini mağdur etmek, ticari itibarını bitirmek amacıyla kötü niyetli
olduğunu, davalı şirketin, ihtiyati haciz kararı verilen 330.581,78 TL lık rakamı fazlasıyla karşılayacak taşınmaz ve
araç haczi yaptığını, ihtiyati hacze yapılan itirazın, 11.03.2020 tarihinde Alanya . Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş
sayılı dosyasıyla kabul edilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, muhafaza altına alınan araçları otoparktan almak için 370 TL çekici ücreti ve 785 TL otopark ücreti
olmak üzere toplam 1.155 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin Karaman İcra Müdürlüğü ... Talimat dosyasında mevcut olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin günlük 1.155 TL TL zarara uğradığını, müvekkilinin Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararına itiraz işlemleri Alanya İcra Müdürlüğü ... E. Dosyanın takibi ve de icra dosyasında yapılan taşkın haczin iptali için Alanya İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasının takibi için
avukat tutmak zorunda kaldığını, bu işlemler için tarafına 10.000 TL ödediğini, müvekkilin zararının tazminini talep ettiklerini, müvekkili şirketin bankadaki paralarına haciz konulması nedeniyle müvekkil şirket ödemelerini yapamadığından müşterilerine karşı mağdur olmuş ve banka nezdindeki kredibilitesi zarar gördüğünü, kredi kartlarını kullanamadığını, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği çiftliğin köyde olduğunu ve köylüler nezdinde imajının zedelendiğini, davalı şirketin kötü niyetli olarak yaptığı hukuka aykırı işlem nedeniyle ticari itibarı ve hayatı ciddi manada zarar gördüğünü belirterek; fazlaya ve sonrasında oluşabilecek müspet ve menfi zararlara ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı olmak üzere şimdilik; 11.155 TL maddi tazminatın dava haksız fiil tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
150.000 TL manevi tazminatın dava haksız fiil tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; dava dilekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklar eksik ifade edildiğini, taraflar arasında Karaman'da bitirilmiş bir inşaata ilişkin eser sözleşmesi ve inşaat malzemeleri
satımından kaynaklı (faturaya vs. dayalı) hukuki ilişkiler bulunmakta olup, davalı tarafın bunlardan ötürü
davacı taraftan en az 2.000.000 TL'ye yakın alacaklı olduğunu, bu alacakların herhangi bir rehinle temin edilmediğinden muaccel hale geldiğini, faturalara dayalı mallar kendilerine satılarak teslim edildiğini, bu faturalar her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı ve Ba/Bs formları birbirlerini teyit ettiği ve mutabakata bağlandığı, faturaların
herhangi bir itiraza uğramadığını, yine Karaman’daki inşaatın tamamlandığı ve iskanı alındığını, halen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı tarafça açılmış bulunan alacak davalarına ilişkin yargılamalar devam ettiğini, müvekkilinin davacıya hem yüklenicilik hem de inşaat malzemesi sattığını, İnşaat için sadece 1.500.000
TL fatura kesileceği (madde 9) düzenlenmiş olup, müvekkil şirketçe 2.000.000 TL’den fazla fatura
kesildiğini, dolayısıyla taraflar arasında hem sözleşmeden hem de faturalardan kaynaklı hukuki ihtilaf
bulunduğunu, Konya .Astcm’de talep edilen ihtiyati haciz sözleşmeye göre olduğu,
Alanya . Asliye Hukuk Mahkemesinde talep edilen ihtiyati haciz ise fatura ve ticari ilişkiye dayalı olduğu belirterek; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının eldeki davanın sonucunu yakından ilgilendirmesi nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasına ve davacı taraftan çok fazla miktar alacaklarının bulunması, somut olayın gelişimi, herhangi bir zararın somut olarak bulunmaması, alacaklı olarak kötüniyet ve kusurumuzun bulunmaması nedeniyle şartları oluşmayan
davanı reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Alanya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında verilen haciz kararı nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, haczin haksız olup olmadığı, haksız ise bu haciz nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, manevi zarar yönünden davalının haksız hacizde ağır kusurlu ya da kötüniyetli olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Davalının ihtiyati haciz talebinin Alanya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.01.2020 gün ve ... D.İş. Esas, ... D.İş. Karar sayılı kararı ile
-19/10/2019 tarihli ... seri nolu 41.064,89 TL bedelli,
-19/10/2019 tarihli ... seri nolu 51.447,94 TL bedelli,
-07/10/2019 tarihli ... seri nolu 64.674,99 TL bedelli,
-04/10/2019 tarihli ... seri nolu 173.363,96 TL bedelli 4 adet fatura yönünden kısmen kabulüne karar verildiği, yetki itirazı uyarınca ise 11.03.2020 tarihli ek karar ile talep hakkında Alanya mahkemelerinin yetkili olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Mali Müşavir Bilirkişi düzenlemiş olduğu 11/05/2023 tarihli raporu ile, davalı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerini arşivlerinden bulamadığı ve şirket yetkilisi ...’ün mahkemede unutulmuş olabileceği şeklinde ifade ettiği, tarafımca 2020 yılı ticari defterleri incelenebildiği, her ne kadar 2019 yılı ticari defterleri tarafımca incelenememiş olsa da, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ... E. Sayılı dosyaya sayın bilirkişi ... tarafından sunulan raporda davalının 2019 yılı ticari defterlerinin incelendiği ve usulüne uygun olduğunu tespit ettiği ve söz konusu bilirkişi rapor eklerinde davalı ticari defter kayıtlarının bulunduğu ve raporumun bu ekler dikkate alınarak 2019 yılı cari hesap ilişkilerinin incelendiği, 2019 yılından devreden bakiyenin 2020 yılı açılış fişi ile tutarlı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan yevmiye,kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin de yasal süresinde yapıldığı, ticari
defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre, hem dava konusu somut olayda geçen 4 adet 330.581,78 TL bedelli faturalardan kaynaklanan hem de diğer faturalarından kaynaklanan toplam 2.089,385,77 TL davacı şirketten alacaklı olarak göründüğünü,
(Fatura Toplamı 2.289.385,77 TL - 200.000,00 TL ÇEK) = 2.089.385,77 TL, davalı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinde 01.01.2020 tarihli açılış fişinde ve 31.12.2020 tarihli kapanış fişinde, davacı şirketten 2.089.385,77 TL alacaklı olarak göründüğü, bu alacağın 2019 yılından devreden tutar olduğunu, davacı şirket merkezinin Karaman ilinde olması sebebiyle defter ve belgeleri tarafımca incelenememiş ancak dosyaya sunulan Bilirkişi Rapor ve ekteki defter kayıtlarının
incelenmesi ile; davalı şirketten 17.614,26 TL alacaklı olarak göründüğünü, dava konusu somut olayda geçen 4 adet 330.581,78 TL bedelli faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu fatura bedellerinin ödendiği ancak ne şekilde ödendiğine dair eklerde yer alan defter kayıtlarında yer alan açıklamalarda “Mahsup Fişi” yazılı olduğu, ne şekilde
ödendiği ya da mahsup edildiği hususunda tespit yapılamadığı, tarafların ticari defter kayıtlarına göre, faturalar noktasında mutabık oldukları ancak davacı şirketin defter kayıtlarında yer alan ödeme kayıtlarının davalı defter kayıtlarında
bulunmadığından bakiyelerinin tutmadığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi düzenlemiş olduğu 17/07/2023 tarihli ek raporu ile davalı şirketin ticari defterlerine göre, hem dava konusu somut olayda geçen 4 adet 330.581,78 TL bedelli faturalardan kaynaklanan hem de diğer faturalarından kaynaklanan toplam 2.089,385,77 TL davacı şirketten alacaklı olarak göründüğü, 19 adet tutanakla devredilen gayrimenkullerle ilgili bir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... dava, icra takibine konu 9 adet bonoda yer alan müvekkiline ait imzanın üzerine müvekkilinin adının sonradan ilave edilmesi suretiyle sahtecilik yapıldığı ididasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olması nedeniyle temel ilişkiden kaynaklanan def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, borçlunun isminin bonoda yer almasının zorunlu bir unsur olmadığını, sonradan isim eklenmesinin tahrifat anlamına gelmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bonolarda sahtecilik yapıldığı iddiasıyla Asliye ceza mahkemesinde açılan davanın tarafların bu dosyaya delil olarak dayanmaktan vazgeçtiklerini beyan etmeleri nedeniyle bekletici mesele yapılmadığı, borçlunun adının bonoda yer almasının zorunlu bulunmadığı, davacının biri site yönetimi kaşesi altında diğeri ise açığa alarak çift imza attığını, açığa atılan imzanın üzerine davacının eklenmesinin tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği ve borçlunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ..." kararı verilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı "... İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre haksız haciz sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesinin koşulu olarak davalının, kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve bir zarar meydana gelmesi gerektiğinden tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA ...",
Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı "... Dava; haksız haciz nedeniyle zarara uğrayan kişinin maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız haciz, tüm koşulları gerçekleştiğinde haksız fiil oluşturmakla görülmekte olan davanın hukuksal dayanağı haksız fiildir. Şu durumda, uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nın 49. Madde hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerekir."
Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamın "... İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının oluşması gerekir..." ve
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalının çeke dayalı ihtiyati haciz kararı aldıktan sonra kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla yaptığı takipte kendisinden önceki ciranta ve aynı zamanda lehdar olan davacı aleyhine ihtiyati hacze dayanarak haciz işlemi yaptırdığı ancak davacının imzaya itirazı ile icra hukuk mahkemesinde çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği somut olayda; yapılan haczin haksız, davalının ise kusurlu ve kötü niyetli olup olmadığı buradan varılacak sonuca göre davacının manevi tazminat talebinin reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. ... İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacakları ile muayyen yerleşim yeri bulunmayan, mal kaçıran ya da kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı hâlinde borçlunun yedinde ya da üçüncü kişide bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları üzerine konulan bir nevi güçlendirilmiş tedbirdir. Anılan Kanun'un 258. maddesinde ise, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 259. maddesinin 1. fıkrasında ihtiyati haciz isteyen alacaklının haksız çıkması hâlinde karşı tarafın zararından sorumlu olması öngörülmüştür. Bu hüküm gereğince tazminata hükmedilebilmesi için kusurun gerekli olmadığı kabul edilmektedir. Yani buradaki sorumluluk, kusursuz sorumluluktur (... ... İcra ve İflâs Hukukuk, 2. Baskı, Ankara 2022, s.470). Ancak bu düzenlemede belirtilen tazminat, maddi tazminat olmakla manevi tazminata hükmedilmesi için İcra ve İflas Kanunu hükümlerinde yer alan şartlar değil 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan “Kişilik haklarının zedelenmesi” hükmünde öngörülen şartlar aranmaktadır. Bu yönüyle görülmekte olan davanın hukuksal dayanağı haksız fiildir. Haksız fiilden doğan borçlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49–76. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun “Sorumluluk” başlıklı 49. Maddesinde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmü yer almaktadır. Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksız fiil sonucu zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın tazminini bu haksız fiilden sorumlu olan kimseden veya kimselerden talep edebilir. Manevi zarar ise, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 58. Maddesinde; “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Görüldüğü üzere, 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi gereğince kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Burada da kural olarak doğrudan doğruya zarar görme koşulu aranmaktadır. Ancak kişilik değerlerinin kapsam ve çerçevesi, yerleşik değer yargılarına ve yaşam deneyimine bağlı olarak belirlenmelidir. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesinin uygulanabilmesi için ilk olarak saldırının hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka uygun bir eylem, bu maddenin uygulanmasına imkân vermez. İkinci koşul ise kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusursuz sorumluluk hâlleri hariç kusurunun bulunması gerekir. Kişilik hakkı zedelenenin ayrıca manevi zarara uğramış olması gerekirken hukuka aykırı saldırı ile manevi zarar arasında uygun illiyet bağı da bulunmalıdır (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt 1, 2012, s. 452-454). Bu açıklamalar ışığında kural olarak haksız haciz uygulanması nedeniyle aleyhine haciz uygulanan kişi manevi tazminat isteminde bulunabilir. Ancak, haciz bilerek veya ağır kusurlu olarak dayanağı olan olay yanlış biçimde gösterilerek hak kötüye kullanılmış olursa eylem hukuka aykırı olur ve bu kapsamda manevi tazminata hükmedilebilir (... : Haksız Haciz Sebebiyle Kişilik Hakkı İhlalinin Hukuksal Sonucu Olarak Mânevi Tazminata Hükmedilmesinin Şartları ve Konuya İlişkin Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi, HKÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 2016 Ocak, sayı 11, s.76).'' şeklindedir.
Anılan kararlarda da detaylı olarak belirtildiği üzere haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için haczin haksız olması yeterli iken manevi tazminata hükmedilebilmesi için bunun yanında kusur, ağır kusur ya da kötü niyet olgusunun da ispatı gerekir.
Somut olayda, ihtiyati haczin haksız olduğunun kabul edilebilmesi için faturalara konu hizmetin sunulmamış olması ya da hizmet bedelinin ödenmiş olması gerekir.
İhtiyati haciz kararına dayanak yapılan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı vekilinin 04.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile faturalara konu malların davacıya ait inşaatta kullanıldığının ifade ettiği, bu kapsamda faturalara konu malların davacıya ya da davacının şantiyesine teslim edildiği açıktır. Dolayısıyla davalının haciz tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu kapsamda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak her iki tarafın da bu dosyanın bekletici mesele yapılmasından vazgeçmeleri ve bu dava dosyasına delil olarak dayanmaktan vazgeçmeleri karşısında resen araştırma ilkesinin geçerli olmadığı eldeki davada taraflarca getirilme ilkesi gereğince bekletici mesele yapılmasından vazgeçilmiştir. Alacak borç durumunun eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ise, esas hakkında açılan bir dava varken aynı konunun ön sorun olarak değerlendirip sonuçlandırmanın mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça, eser ilişkisinin satış ilişkisi gibi gösterildiğini, dolayısıyla haczin haksız olduğunu iddia etmiş ise de, bu hususun tek başına haczin haksız sayılması için yeterli olmadığı, faturalara konu malın davacıya ya da davacının şantiyesine teslim edilmiş olması karşısında taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin bir öneminin bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda davacı tarafça haczin haksız olduğu iddiası usulünce ispatlanamadığından davacının maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
-
Peşin olarak alınan 2.752,13 TL harçtan, alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.482,28 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
-
Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
-
Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Maddi tazminat davası yönünden; davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 11.155,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Manevi tazminat davası yönünden; davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/12/2023
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49