Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/828 E. 2023/761 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/828
2023/761
16 Kasım 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 4-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 5-
: 6-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 04.08.2022 tarihinde Konya ili ... ilçesinde, sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve buna takılı ... plaka sayılı yarı römork ile sürücü ... idaresindeki, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile çarpışmış, çarpışmanın etkisiyle her iki araç da savrularak tekrar çarpışması sonucu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır bedensel zarara uğrayarak madden ve manen yıkıma uğramakla birlikte tedavisinin halen devam ettiğini, kazaya karışan davalı sigorta şirketi ... ... Sigorta şirketinde sigortalı ... plaka sayılı çekici ve buna takılı ... yarı römork sürücüsü ...'in asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın Tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kusur durumunun savcılık dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da aynı olduğunu, müvekkilinin arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadığını, tedavi ve kontrolleri devam eden müvekkilinin kazadan sonra yaşam kalitesinin düşmüş olduğunu, müvekkilinin bedensel zararının oldukça fazla olduğunu, maddi ve manevi sıkıntılar çekmiş olduğunu, söz konusu sıkıntılar ile gerçekleşen kaza arsında illiyet bağı bulunmakta olduğunu, bu nedenle maddi manevi tazminat haklarının doğmuş olduğunu, ... Tic. Ltd. Şti. ... plaka sayılı çekici ve buna takılı ... plaka sayılı yarı römork maliki olması sebebiyle, ... Tic. Ltd. Şti. ise kazaya karışan ve müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu bir diğer araç olan ... plaka sayılı araç maliki olması sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek; dava ve dava dışı fazlaya ilişkin tüm dava, talep, tazminat vs. hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak miktarının tam olarak belirlenememesi sebebiyle ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik (kalıcı maluliyet), 10,00 TL geçici iş göremezlik (geçici maluliyet), 10,00 TL faturalandırılabilen ve faturalandırılamayan tedavi gideri, 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi konumunda olan davalılar yönünden poliçede belirtilen limitler dahilinde başvuru tarihinden itibaren) müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkil için toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı sigorta şirketleri haricindeki şirket ve şahıstan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, işbu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulmuş olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, kabul anlamına gelememekle birlikte kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın, Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettiklerini, tazminat hesabında esas alınacak gelir, devamlılık gösteren ve kazanılması için efor sarfına gerek olan ücretler olduğunu, davacı tarafından SGK hizmet dökümü sunulmamış olduğunu, davacının düzenli geliri/mesleği olmadığından kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücret esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hesaplama yapılması halinde, 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklik ile kaza tarihinde yürürlükte olan Genel Şartlar doğrultusunda tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz gözetilerek yapılmasını talep ettiklerini, aktüer hesaplamalarda peşin ve erken ödenen tazminatın belirli bir iskonto oranına tabi tutulaması gerektiğinin açık olduğunu, önemli olanın tazminatın doğru hesaplanması, ülke verileriyle örtüşmesi gerektiğini, defaten peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilememesinin zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye neden olmakta ve TBK hesaplama esaslarına aykırı sonuçlar doğurmakta olduğunu, itirazlarının baki kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı hesabının yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerekmekte olduğunu, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu hususun davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşmesine teşkil etmekte olduğunu, ikrar anlamına gelmemek üzere, davacının sürekli iş göremezlik talebine ilişkin olarak davacı tarafa SGK tarafından maluliyet hali için ödenen ve ödenecek peşin sermaye değerinin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderlerin teminat dışı olup bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK'ya aktarılmış olduğunu, aksi kanaat halinde dahi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, bakıcı gideri tazminatı hesaplamalarında bakıcı tutulduğunun belgelenmesi durumunda bakıcı gideri tazminatı için brüt asgari ücret; aksi durumda ise net asgari ücret dikkate alınmakta olduğunu, işbu dosya kapsamında bakıcı tutulduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından net asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılması gerekmekte olduğunu, aksi kanaat halinde, geçici bakıcı gideri için hesaplanan tazminattan, ülkemizde aile içi bakımın fili mevcudiyeti ve Medeni Hukuk'a göre aile bireylerinin birbirlerine karşı bakım yükümlülüğü gözetilerek % 50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının geçici iş göremezlik talebine ilişkin olarak davacı tarafın kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığı, maaş ödemesi ile SGK'den ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmasını, ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, dosyada mübrez evraklarda uzlaştırma durumunun belirsiz olduğunu, uzlaşmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerekmekte olduğunu, dosyada mübrez tutanaklar ile davacının arazları gözetildiğinde hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte olduğunu, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet olmadığı gibi talebin hukuki dayanağı haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmakta olduğunu, Yargıtay içtihatları gözetilerek davacının avans faizi talebinin reddini talep ettiklerini, buna ek olarak faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini belirterek; davanın öncelikle usulden reddine, aksi durumda esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında müvekkil şirkete ait araç sürücüne atfedilen kusuru kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının maluliyetine ilişkin herhangi bir delil yahut rapor sunulmamış olduğunu, mahkemece maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılması gerekmekte olduğunu, müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğunu, mahkemece yapılacak inceleme sonucunda tespit edilecek zarardan poliçe kapsamında, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağını, dava dilekçesinde zararın ticari avans faiziyle birlikte tahsilinin talep edilmiş olduğunu, ikrar anlamına gelmemekle birlikte, hesaplama yapılması halinde19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklik ile kaza tarihinde yürürlükte olan Genel Şartlar doğrultusunda tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz gözetilerek yapılmasını talep ettiklerini, davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olduğunu, ikrar anlamına gelmemek üzere, davacının sürekli iş göremezlik talebine ilişkin olarak kaza tarihinden sonra davacı tarafa SGK tarafından maluliyet hali için ödenen ve ödenecek peşin sermaye değerinin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, davacının geçici iş göremezlik talebine ilişkin olarak davacı tarafından kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığı, maaş ödemesi ile SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususların araştırılmasını ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini belirterek; davanın reddine, yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde dayandığı bilgi ve belgeleri dava dilekçesi ile birlikte davalı müvekkile tebliğ etmemiş olduğundan işbu belgelere ayrıntılı cevap verme haklarının saklı olduğunu, belirsiz alacak olarak ikame edilen davanın hukuki yararı bulunmadığından reddi gerekmekte olduğunu, davanın başvuru şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı müvekkil ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmamakta olduğunu, kazaya ilişkin kusur durumunun Adli Tıp Kurumu ve hatta İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik İhtisas Kürsüsü tarafından ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmekte olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle doğduğu iddia edilen maddi ve manevi zararda davacının da müterafik kusurunun bulunmakta olduğunu, dava konusu taleplerin ... Sigorta A.Ş'nin sigorta teminatı kapsamında olup davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, davacı yanın talep ettiği maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maluliyetinin İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı yanın talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, uğranılan zararla orantılı, her iki tarafın da ekonomik durumuna uygun olması gerektiğini, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri talebinin hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkil davalının işbu giderlerden sorumlu olmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacının faiz talebi ve işletilmesini istediği faiz oranının haksız olduğunu belirterek; davanın öncelikle dava şartının gerçekleşmemesi sebebiyle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkili davalı yönünden esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 04/08/2022 tarihli trafik kazasının, ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile . Organize Sanayi Bölgesi ... Sokağı takiben seyrederek ... Cadde kavşağına geldiğinde seyir yönüne hitap eden DUR levhasına rağmen kavşağa giriş yaptığı esnada aracının sol yan kısmına ... Caddeyi takiben seyrederek kuru asfalt zemin üzerinde 13,6 metre fren izi bırakarak kavşağa giriş yapan şoför ... idaresindeki ... plakalı otobüsün ön kısmı çarpıştıktan sonra ... plakalı otobüsün çarpışmanın etkisiyle savrulup sağ yan kısmı ile ... plakalı yarı römorkun sol yan kısmının tekrar çarpışması sonucu davacının yaralandığı anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında sürücü ...'in "Kavşaklara yaklaşırken dikkatli olmamak, yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek" maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise "Aracının hızını, kavşaklara yaklaşırken azaltmamak" maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun belirlendiği, yine soruşturma dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunda ise ... plakalı çekici sürücüsü ...'in, "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" trafik kuralını ihlal ettiği, ... plakalı otobüs sürücüsü ...'ın, "Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken, hızlarını azaltmak zorundadırlar" trafik kuralını ihlal ettiği, kazada yaralanan yolcuların ve ölen yolcunun kazanın oluşumuna etki edecek kural ihlallerinin bulunmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Adli Trafik Bilirkişisinden alınan 12/04/2023 tarihli raporda , dava konusu kazanın oluşmasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce, 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 'in % 75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu aşamada öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı)
AYM'nin 17/07/2020 tarihli 2019/40 E 2020/40 K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de, iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. Maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtayca bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği, Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da TMK'nın 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfi uygulamalardan kaçınmasının gerektiği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında KONYA BAM . HD'NİN ANILAN GÖRÜŞÜNE İŞTİRAK EDİLMEMİŞTİR.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
Davaya konu trafik kazası 04/08/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.
NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 23/03/2023 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, davacının iyileşme sürecinde başkasının yardımına muhtaç olmadığı ve tedavi gideri zararının 750 TL olduğu belirlenmiştir.
23/03/2023 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, bu süreçte başkasının yardımına muhtaç olmadığı ve tedvai gideri zararının 750,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
01/07/2023 tarihli hesap raporu ile davacıya SGK tarafından yapılan ödemenin davacının geçici iş göremezlikten doğan zararının tamamını karşıladığı tespit eidlmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.
Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K )
Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.)
Her ne kadar davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yargılama devam ederken hatır taşıması definde bulunulmuş ise de, hatır definin yasal cevap verme süresinde ileri sürülmesi gerektiği, davalının süresi için hatır taşıması definde bulunmadığı, yine taşımanın da hatır için olmadığı (aracın servis arası olması karşısında taşımanın hatır için olmadığı açıktır.) sonucuna varıldığından hatır taşıması indirimi yapılamayacağı kabul eidlmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemerinim takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Davacı vekili 02/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile tedavi gideri zararına ilişkin davasını 750 TL 'ye çıkarmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 'in % 75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacıya atfı mümkün herhangi bir kusurun bulunmadığı, davacının yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, yine davacının iyileşme süresinde başkasının yardımına muhtaç olmadığı, geçici iş göremezlik zararının ise davadan önce tamamen karşılandığı, dolayısıyla davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemlerinin reddinin gerektiği, davacının tedavi gideri zararının ise 750,00 TL olduğu davalıların bu zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, davacının yaralanmasının derecesi, tarafların kusur durumu, paranın alım gücü, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alındığında davacı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı sonucuna varıldığından davacının maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KSIMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 750,00 TL tedavi gideri tazminatının, davalı ... ... Sigorta Şirketi ile davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 01/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ..., davalı ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemlerinin reddine,
-
DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ..., davalı ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Alınması gereken 1.417,43 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 354,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.063,10 TL eksik harcın (davalılar ... ... Sigorta Şirketi ile ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 38,42 TL ile sınırlı olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.280,00 TL. yargılama giderinin 126,16 TL 'lik kısmının davacıdan, 3.153,84 TL'lik kısmının ise davalılar ... ... Sigorta Şirketi ile ... Sigorta A.Ş. 'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
-
Davacı tarafından yapılan 354,33 TL harç giderinin (davalılar (davalılar ... ... Sigorta Şirketi ile ... Sigorta A.Ş. Sorumluluğunun 12,80 TL ile sınırlı olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri, 2.774,55 TL yargılama gideri ve 2.639,00 TL NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi rapor bedeli olmak üzere toplam 5.494,25 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 1.131,23 TL yargılama giderinin (davalılar ... ... Sigorta Şirketi ile ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 40,88 TL ile sınırlı olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 50 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 1,92 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine,
-
Davalı ... tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 79,41 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
-
Maddi tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 750 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-)Kendisini vekille temsil eden tüm davalılar için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak tüm davalılara (eşit oranda) verilmesine,
10-Manevi tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., davalı ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-)Kendisini vekille temsil eden davalılar ..., davalı ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., davalı ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne (eşit oranda) verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/11/2023
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38