Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/688 E. 2023/703 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/688
2023/703
2 Kasım 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin davalı şirketin yetkilileri ile 2021 yılı Kasım ayında kullanılmış treyler/dorse tedariki konusunda iş görüşmeleri yapmış ve bu kapsamda birlikte anılan ürünlerin tedariki konusunda anlaşmaya vardıklarını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca dorselerden ikinci el/kullanılmış olanların 2018-2021 yıllarında üretilmiş olanların temin edilerek gerektiği durumlarda boyama işlemi gibi bazı tamir ve tadilatlarının yapılması suretiyle davalının iş adresinden, davacı müvekkilin dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilmek üzere ve özellikle müvekkiline ait Afrika kıtasında olan işyerine gönderilmesi kararlaştırıldığını, 2018 - 2021 yıllarına ait dorselerin yukarıdaki şekilde tedariki anlaşması üzerine müvekkili tarafından davalıya 3.000 ABD doları depozito verildiğini, anlaşma sonrasında müvekkili ile davalı arasında 5 adet dorse temini hususunda anlaşmaya varıldığını, buna ilişkin olarak davalı (... ) tarafından "İnvoice- Fatura" gönderildiğini, bu fatura da ürünlerin tarihleri açıkça yazdığını, yine "İnvoice" gereği dorse / treyler başına 10.000 ABD dolarının ödeneceğini, daha sonra davalı şirket yetkilileri 10.000 ABD doları karşılığında müvekkilinin Tanzanya'da anlaşmış olduğu bir iş yerine gönderilmek üzere 5 dorse / treylerler için navlun ücretlerinin ödenmesi amacıyla iletişime geçilmiş, davalı tarafından "freight-navlun" bedeli de dahil edileceği belirtilerek ek olarak 13.500 USD olacağı belirtilmiş, aksi takdirde hiçbir şekilde dorselerin gönderilmeyeceğinin belirtildiğini, müvekkili bu şekilde tam dorselerin gönderileceği aşamada zor duruma düşürülerek kendisinden fazladan para tahsil edilmek istendiğini, ticari anlaşmasının bozulmaması amacıyla müvekkili anılan tutarı ödeyeceğini belirtmiş önce 15.11.2021 tarihinde toplam 27.000 ABD doları tutarındaki ödemeyi daha sonra 20.000 ABD doları tutarındaki ödemeyi 09.12.2021 tarihinde davalıya ödemenin yaptığını, bunun üzerine her bir dorse başına ek maliyet olarak müvekkiline haksız ve ticaret etiğine de sığmayacak şekilde toplamda 50.000 + 13.500 =63.500 ABD doları ödediğini, ödemelerin yapıldığı esnada müvekkiline gönderilecek olan dorselerin fotoğrafları da kendisine iletilmiş ve 2021 model olan 2 adet dorsenin fotoğraflarıyla daha sonra anlatılacağı üzere 2007 tarihli dorseler gönderilerek müvekkilini yanıltıltığını, davalı tarafından 29.12.2021 tarihinde dorselerin gönderileceği belirtildiğini, ancak bu taahhüdün yerine getirilmediğini, 05.01.2022 ve 29.01.2022 tarihi taahhütlerinden yerine getirilmediğini, son olarak 26.02.2022 tarihinde dorselerin İskenderun Limanı'ndan Tanzanya'ya gönderilmek üzere gemiye yüklenildiğini, ... ... , ... ) ve 14.03.2022 tarihinde dorselerin gönderildiğini, Tanzanya'ya ulaşan dorseler üzerinde Tanzanya Gümrük Otoritesi tarafından yapılan incelendiğini, dorseler ve faturaların incelenmesi sonucunda faturada 2021 ve 2019 yazılan 5 adet dorselerin beyan edilenden farklı olduğu tarihlerinin gerçeği yansıtmadığı, 4 adetinin 2007 tarihli olduğu bir tanesinin 2019 tarihli olduğu, farklı ürün gönderildiği tespit edildiğini, anılan dorse/treylerların üzerinde 2007 yılına ait olduğuna dair yazının bulunduğunu, sonuç olarak taahhüt edilenden farklı ürünün gönderildiği ni ve müvekkilinin, Tanzanya parası üzerinden 45.530.501,00 Tanzanya Şilini tutarında gümrük vergisi ödeme yapılmak zorunda kalındığını, müvekkiline temin edilmesi taahhüt edilen dorselerin 2019 yılı ve üzerinde olması gerekirken 2007 yılına ait olması nedeniyle davalının olayda ağır kusurunun bulunduğunu, belirterek; ayıplı olarak gönderilen dorseler nedeniyle bedelde indirim seçimlik hakkı kullanılmak üzere mahkemenizce aldırılacak bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tutarın temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizinin davalıdan tazminine, ayıplı olarak gönderilen dorseler nedeniyle Tanzanya Gümrük İdaresine müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 45.530.501,00 TZCSCR tutarın güncel kur değeri üzerinden tespiti ile bu nedenle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilerek davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 10/03/2023 tarihli beyan dilekçesinde özet olarak; davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan anlaşmada 2018-2021 yıllarında üretilen dorselerden toplamda 5 adet temin edilerek müvekkilinin Afrika kıtasındaki işyerine gönderilmesinin kararlaştırıldığını, bu anlaşma neticesinde davacıdan 3.000 USD depozito alındığını, nitekim taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduktan sonra depozito ödemesinin yapılması ticaret hayatında olağan bir işlem olduğunu, söz konusu bu işlem müvekkili şirket tarafından faturalandırılmak suretiyle hukuka uygun şekilde tesis edildiğini, hukuka uygun şekilde yapılan bu anlaşmaya sadık kalan müvekkili şirketin davacının isteğine paralel olarak 2'si 2019 3'ü 2020 model olmak üzere toplamda 5 adet dorseyi davacının Afrika kıtasında yer alan işyerine göndererek üzerine düşeni gereği gibi yerine getirdiğini, ancak davacı taraf kendisine gönderilen bu dorselerin 4'ünün 2007 1'inin ise 2019 model olduğunu iddia ederek huzurdaki bu davayı açtığını, davacı tarafın elinde bu iddiasını kanıtlayacak herhangi bir somut delil bulunmadığı gibi davacının bu davayı açmasında hukuk düzeninin koruduğu bir menfaatinin de bulunmadığını, nitekim davacının faturalarla da sabit olduğu kendisine gönderilen dorselerin 2'sinin 2019 3'ünün ise 2020 model olduğunu bilmesine rağmen bu dorseleri ayıplı mal gibi göstermek sıretiyle ödediği ücretin bir kısmını geri almak niyetinde olduğunu, müvekkili şirketin anlaşma konusu dorseleri üretmeyip üreten şirketlerden satın almak suretiyle müşterilerine satan bir tacir olduğunu, dorselerin alımında ne de satımında dorselerin 2007 model olduğuna ilişkin hiçbir ibare yer almadığını, müvekkili şirketin tüm alım satım işlerini faturaladığı gibi davacı ile aralarındaki satım sözleşmesinin gereklerini de layıkıyla yerine getirdiğini, müvekkili şirketin bu dorseleri bahsi geçen şirketlerden aldığına ilişkin düzenlenen faturalar incelendiğinde de bu husus görüleceğini, müvekkilinin faturalarda da yer aldığı üzere, dorselerin 2019 ile 2020 yıllarında üretildiğini düşünerek satın aldığını, dorselerin üretimini yapan şirketler ile davacı arasında aracı niteliğinde bulunan müvekkili şirketin, dorselerde bir sorun olduğu varsayımında dahi bunu bilebilme ihtimali veyahut dorselerin üretimine ilişkin herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, kendi üzerine düşen kısmı, dorseleri üretim yapan şirketlerden alıp herhangi bir zarar görmeden dorseleri davacının işyerine bırakmakla sınırlı olduğunu, kaldı ki tüm bunları da gerektiği gibi yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından davacıdan navlun bedeli olarak da adlandırılan nakliye bedeli olarak 13.500 USD talep edildiğini, ithalat ve ihracat yapan müvekkili şirket için navlun bedeli son derece büyük bir önem taşıdığını, söz konusu bu navlun bedeli denizyolu ile taşınan yükler için taşıyıcı şirkete ödenmesi gereken bir hizmet bedeli olup müvekkili şirketçe talep edilmesinin son derece yasal bir hakkı olduğunu, davacının bu ücretin yasal olmadığına ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aralarındaki anlaşmaya dayanarak müvekkili şirketin dava konusu 5 adet dorseyi davacının Afrika'daki işyerine gönderdiğini, bu gönderim esnasında İskenderun Gümrük Müdürlüğü tarafından dorseler ve faturaların incelendiğini, herhangi bir uygunsuzluk tespit edilemediğini, söz konusu inceleme neticesinde tutulan tutanaklar ve ilgili belgeler incelendiğinden dorselerin 2'sinin 2019 model 3'ünün 2020 model olduğu, dolayısıyla davacıyla aralarındaki anlaşmaya uygun bir gönderim yapıldığı anlaşılacağını, davacı tarafın haksız olarak iddia ettiği gibi dorseler 2007 model olsaydı gümrükte yapılan detaylı incelemede bu hususu ortaya çıkardığını, ancak ilgili belgeler incelendiğinde gümrükte böyle bir ibareye rastlanmadığının görüleceğini, İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nün incelemesi neticesinde ortaya çıkmayan bu durumun Tanzanya Gümrük Müdürlüğü tarafından tespit edilmesinin düşündürücü olduğunu, bu konunun mahkemenizce atanacak uzman bilirkişilerce değerlendirilmesinin gerektiğini belirterek; davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında dorse temini konusunda anlaşma sağlanıp sağlanmadığı, varsa anlaşmaya istinaden davacıya dorse gönderilip gönderilmediği, davacıya gönderilen dorselerin model yılı ile faturadaki dorselerin model yılının aynı olup olmadığı, dorselerin model yıllarının farklı olmasının ayıp niteliğinde olup olmadığı, varsa ayıp nedeniyle satış bedelinden indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekir ise indirim tutarının ne kadar olması gerektiği, davacının faturada belirtilen model yılı ile gönderilen malların model yılının farklı olması nedeniyle ceza ödeyip ödemediği, diğer ifadeyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar tutarının ne kadar olduğu ile davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Dava konusu uyuşmazlık hususunda Makine Mühendisi, Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanı ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı tarafından düzenlenen 15/05/2023 tarihli heyet raporu ile davaya konu 5 adet sal kasa treyler ile ilgili 14.02.2021 tarihli ... numaralı teklif formu mevcut olduğu, teklif formunda yer aldığı üzere ... , ... , ... şase numaralı araçların model yıllarının 2020 model olarak belirtildiği, ... ve ... şasi numaralı araçların model yıllarının 2019 model olarak belirtildiği, dorselere istinaden tanzim edilen fatura içeriği ve teklif içeriği incelendiğinde davalı ve davacı taraf arasında düzenlenen fatura ile teklif içeriklerinin aynı olduğu, gerçekte gönderilen dorseler ile faturadaki dorselerin model yıllarının aynı olduğu, model yıllarında bir farklılık olmadığı, gerçekte gönderilen dorseler ile faturadaki dorselerin model yıllarının aynı olduğu, Assessment Document belgesinde dava konusu ürünlere ilişkin hesaplanan vergi türleri ve oranlarının Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Gümrük İdaresi'nce ithal edilen ürünlere ilişkin olarak uygulanan genel gümrük ve diğer mevzuattan doğan vergiler olduğu, ürünlerin model yılındaki farklılık nedeniyle davacının gümrük idaresine herhangi bir fark/ceza ödemediği, iddia edilen cezayı ispatlayan resmi bir tespit/yazının dosyada bulunmadığı, sonucu ceza olarak nitelendirilecek bir tutara rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından 5 adet araçtan 2 tanesine ait tanıtım etiketlerinin bulunmadığının belirtilmesi nedeniyle, davacı vekiline tanıtım etiketlerini ibraz etmesi için süre verilmesine, rağmen tanıtım etiketleri ibraz edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının davalı tarafça gönderilen dorselerden dört tanesinin model yılının taahhüt edilenden ve faturada gösterilen model yılından farklı olduğu ile faturaya konu dorseler ile gönderilen dorselerin birbirinden farklı olduğu yönündeki iddialarını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Peşin olarak alınan 6.214,25 TL harçtan, alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.944,40 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
-
Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
-
Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/11/2023
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55