KİK Kararı: 2026/UY.II-40
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kamu İhale Kurumu Kararı
2026/UY.II-40
7 Ocak 2026
ÇALIŞKANER İNŞAAT TUR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ÖZLEM DURU MİMARLIK MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK TAAH. TİC. LTD. ŞTİ.
YAPI İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
2025/1391898 İhale Kayıt Numaralı "Adıyaman İli 42 Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330)" İhalesi
KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2026/001
Gündem No : 48
Karar Tarihi : 07.01.2026
Karar No : 2026/UY.II-40
BAŞVURU SAHİBİ:
Çalışkaner İnşaat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. - Özlem Duru Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Taah. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı,
İHALEYİ YAPAN İDARE:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü,
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2025/1391898 İhale Kayıt Numaralı “Adıyaman İli 42 Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330)” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 11.09.2025 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilen “Adıyaman İli 42 Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330)” ihalesine ilişkin olarak Çalışkaner İnşaat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. - Özlem Duru Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Taah. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının 03.12.2025 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 04.12.2025 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 12.12.2025 tarih ve 202708 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 12.12.2025 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2025/2614 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, 03.10.2025 tarihli kesinleşen ihale kararı ile üzerlerinde kalan “Adıyaman İli 42 Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330)” ihalesi için adli sicil kayıtlarının sisteme yüklenmesi veya fiziksel olarak idareye sunulmasının istenildiği, cevaben sunulan dilekçe ekinde sözleşme imzalanması için gerekli olan belgelerden, ihale tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinden (e) bendine istinaden ortak girişim olarak katıldıkları ihalede pilot ortakları Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin %100 hisse sahibi Mahmut Katmakaya’nın ihale tarihinde adli sicil kaydının bulunduğu, Bakanlığın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 04.11.2025 tarihli ve E-3663589-663.05(03189)-13967821 sayılı yazıda “Kamu İhale Genel Tebliğinde yer alan "17.5.1.3. Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, "mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali", 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir." ifadesi uyarınca Mahmut KATMAKAYA’nın mahkumiyet kararının "mesleki faaliyetten kaynaklandığı" ve hüküm tarihi itibarıyla "beş yıllık süre koşulunun sağlandığı" görülmektedir.” hukuki görüşü ile konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin, 27.05.2021 tarihli ve E.2021/1404, K.2021/1957 sayılı kararında ifade edildiği üzere, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hâli kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına mahkemece hükmedilmiş olmasının aranmayacağı ve ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılması gerektiği, idarelerin, 10’uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının göz önünde bulundurması gerektiği, bu belirlemenin yapılırken mahkumiyet kararının gerekçesinin göz önünde bulundurulması gerektiği, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51-K.2023/281 sayılı hükmün aynen açıklanmasına ilişkin kararında “…yüklenici firma yetkilisi olan sanığın imalatların yapım tariflerine uymadan imalat yaptırdığı, can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığı ve asli kusurlu olduğu” tespitlerine yer verildiği, bu nedenle Mahmut Katmakaya’nın mahkumiyet hükmünün mesleki faaliyetten kaynaklandığının değerlendirildiği, bu durumda, Mahmut Katmakaya’nın ihale tarihinde kaydı olan mahkumiyet kararına rağmen ihaleye katılmasının, ihale kararını etkileyecek yasak fiil ve davranış olduğu dikkate alınarak, ihale tarihinde yasal koşulları taşımadığı sabit olan şirketle sözleşme yapılmasının hukuka uygun olmayacağının değerlendirildiği, sundukları belgelerde bulunan yetersizlikten dolayı iş ortaklığı ile sözleşme imzalanmayacağının belirtildiği, 4734 sayılı Kanun ve Kanun’un uygulamasını içeren Kamu İhale Genel Tebliği kapsamında tesis edilen ihale dışı bırakılması ve geçici teminatın gelir olarak kaydedilmesi idari işleminin sebep ve maksat unsurlarından yoksun, soyut ve öngörülemez nitelikte olması nedeniyle karara karşı şikâyet başvurusunda bulunulduğu, ancak itiraz gerekçeleri karşılanmadan başvurularının reddedildiği,
Adli sicil kaydı ve mahkeme ilamında yer alan suçun kasıtlı işlenen bir suç olmadığı, taksirle işlenen bir suç olduğu, söz konusu suça ilişkin hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği, bu kapsamda idare kararına esas suçun taksirle işlenen ve 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1.1’inci maddesinde yürürlükten kaldırılan eski Türk Ceza Kanunu’na atıf yapıldığı, aynı Tebliğin 17.5.1.2’nci maddesinde ihale dışı bırakma yaptırımının, ancak yargı mercii tarafından kişinin belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına karar verilmesi halinde uygulanabileceğinin hüküm altına alındığı, eski Türk Ceza Kanunu’nun 11, 25 ve 35’inci maddelerinin karşılığının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinin altıncı fıkrası olduğu ve mahkeme kararında meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ilişkin bir cezaya hükmedilmediği, taksirle işlenen suçun mesleki faaliyetten kaynaklı bir suç olmadığı, nitekim Kamu İhale Kurumu tarafından kurulan ve işletilen http://ekapakademi.kik.gov.tr/ adresinde yayımlanan “4734 Kamu İhale Kanunu Kapsamında Gerçekleştirilen İhalelere Katılımı Engelleyen Suç Tipleri” başlıklı sunum dosyasında 4734 sayılı Kanun’un 10, 11, ve 17’nci maddeleri gereğince ihalelere katılımı engelleyen suç tiplerinin tahdidi olarak sayıldığı ve taksirle işlenen suça bu suçlar arasında yer verilmediği, ihaleye katılıma engel suç tiplerinin kıyas yoluyla genişletilemeyeceği, Yargıtay kararında özetle, taksirle yaralama yapan sanığın şantiye şefi olarak bir mühendis atadığı, mühendisin iş güvenliği ile ilgili herhangi bir talepte bulunmadığı, atamayı yapan yüklenicinin sorumlu tutulamayacağının belirtilmiş olduğu, kesinleşme tarihi 5 yıldan daha önce olan suçlar açısından mesleki faaliyetten kaynaklansa bile ihaleye katılıma engel olmayacağı, anılan suç mesleki faaliyetten kaynaklı bir mahkumiyet hâli olarak değerlendirilse bile mezkur suçun ihale tarihinden önceki beş yıl içinde olmadığı, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 10.12.2015 tarihli ve 2015/210 Esas ve 2015/347 ile hükmolunan suçun 14.03.2016 tarihinde kesinleşmiş olduğu, bu kapsamda “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” ile 5 yılık sürenin başladığı ve daha sonra verilecek hükmün açıklanması kararı ile bu sürenin yeniden canlanmayacağı, somut olayda da hükmün açıklandığı Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 17.10.2023 tarihli ve 2023/51 Esas ve 2023/281 Esas sayılı karar ile bu sürenin yeniden başlamayacağı, hükmün açıklanmasına ilişkin 17.10.2023 tarihli kararın yeni bir mahkûmiyet olmadığı, bu hususlara ilişkin bilimsel mütalaa da dikkate alınmadığı ve itirazlarına ilişkin 27.11. 2025 tarihli dilekçe ve ekte yer alan bilimsel mütalaa hakkında idarenin hukuk müşavirliğinden görüş sorulmadığı, geçici ve kesin kabulü yapılmış, idareye teslim edilmiş iş için mesleki faaliyet kapsamında ceza tayini yoluna gidilemeyeceği yönündeki itirazlarının karşılanmadığı, idare kararında yer verilen Danıştay kararının somut olay ile aynı şartları taşımadığından uygulanabilirliğinin bulunmadığı, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 17.10.2023 tarihli ve 2023/51 Esas ve 2023/281 sayılı kararla hükmün açıklanmasına karar verilmiş olduğundan bahisle karar tarihinin Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 17.10.2023 tarihli ve 2023/51 Esas ve 2023/281 Esas sayılı karar olarak alınmasının mümkün olmadığı, hükmün açıklandığı tarihin kabul edilmesi gerektiği iddia edilebilirse de bunun mümkün olmadığı, 10.12.2015 tarihli ve 2015/210 Esas ve 2015/347 ile hükmolunan suç 14.03.2016 tarihinde kesinleşmiş olduğundan 5 yıllık sürenin bu tarihten itibaren başlaması gerektiği, hükmün açıklandığı Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 17.10.2023 tarihli ve 2023/51 Esas ve 2023/281 Esas sayılı karar ile bu sürenin yeniden başlamayacağı
Somut durumda Mahmut Katmakaya’nın esasen mahkeme ilamına esas suçtan sorumlu olmadığı, somut durumda Mahmut Katmakaya’nın şantiye şefi olmadığı gibi herhangi bir mesleki diplomaya da sahip olmadığı, şantiye şefi olarak bir mühendis atandığı ve mühendisin iş güvenliği ile ilgili herhangi bir talepte bulunmadığı göz önüne alındığında, atamayı yapan Mahmut Katmakaya'nın sorumlu tutulamayacağının açık olduğu, bu kapsamda Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin yetkilisi Mahmut Katmakaya’nın basiretli bir tacir olup şantiye sahasından sorumlu mühendis, mimar, kontrol heyeti veyahut yapım işinin fen ve sanatını haiz olan kişi de olmadığı, geçici ve kesin kabulü yapılmış ve idareye teslim edilmiş iş için mesleki faaliyet kapsamında ceza tayininin mümkün olmadığı, söz konusu yapım işinin ihalesinin 2008 yılında yapıldığı, yapım tarihinden yaklaşık 7 yıllık süre sonunda, ne şantiye sahasında ne de sorumlulukları altındaki bir iş yerinde oluşan bir iş kazası olmadığı, kazanın uygulanan alçı sıvanın düşmesi nedeniyle meydana geldiği, alçı sıvanın bulunduğu bölümün nitelikleri belirtilmeksizin soyut ifadeler ile kusur atfedildiği, atılı bulunan suç ile sanık olan şirket yetkilisi arasında illiyet bağının bulunmadığı sabit olmasına rağmen mesleki faaliyet kapsamında değerlendirmeye tabi tutulmasının fahiş bir hata niteliğinde olduğu, anılan suçun mesleki faaliyetten kaynaklandığı kabul edilse dahi kendilerine ait teklifin değerlendirme dışı bırakılmasının mümkün olmadığı iddialarına yer verilmiştir.
A) Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde ve altıncı fıkrasında “Aşağıda belirtilen durumlardaki istekliler ihale dışı bırakılır:
…
e) İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen.
…
Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.” hükmü,
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İhale dışı bırakılma” başlıklı 52’nci maddesinde “(1) Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan hükümler gereğince;
…
e) İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, ihaleyi yapan idareye yaptığı işler sırasında iş veya meslek ahlakına aykırı faaliyetlerde bulunduğu bu idare tarafından ispat edilen,
…
adaylar ve istekliler ihale dışı bırakılır.
(2) İhale üzerinde kalan istekliden, birinci fıkranın (a), (b), (c), (ç), (d) ve (f) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadığına dair belgelerin sözleşme imzalanmadan önce istenilmesi zorunludur. Bu belgelerin, ihale usulüne göre son başvuru ve/veya ihale tarihinde isteklinin anılan bentlerde belirtilen durumlarda olmadığını göstermesi gerekir.
(3) Ortak girişimlerde söz konusu belgelerin yukarıda öngörülen şekilde bütün ortaklarca ayrı ayrı verilmesi zorunludur…” hükmü,
Aynı Yönetmelik’in “İhale üzerinde kalan isteklinin sözleşmeye davet edilmesi” başlıklı 68’inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Mücbir sebep halleri dışında, ihale üzerinde kalan istekli, yasal yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşme imzalamak zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde, ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilerek Kanunun 58 inci maddesi hükümleri uygulanır. Ancak, (…) Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında taahhüt altına alınan durumu tevsik etmek üzere idareye sunulan bilgi ve/veya belgelerin taahhüt edilen duruma aykırı hususlar içermesi halinde, ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilmekle birlikte, hakkında Kanunun 58 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü,
Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17.5’inci maddesinde “4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine ilişkin olarak,
1/1/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen isteklilerin ihale dışı bırakılacağı, 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanların doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamayacakları hüküm altına alınmıştır.
17.5.1. Mesleki faaliyete ilişkin mahkumiyet kararının kapsamı:
17.5.1.1 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından, asli veya feri ceza olarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 11, 25 ve 35 inci maddelerinde tanımlandığı şekliyle “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hali, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir.
17.5.1.2 İhale dışı bırakma, ancak yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat”la sınırlı olmak üzere uygulanabilir.
17.5.1.3 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali”, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir.
17.5.2. Süre:
17.5.2.1. İdarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi halinde, son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak Mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarih esas alınacaktır.
17.5.2.2. 4734 sayılı Kanuna göre yapılan ihalelerde istekliler hakkında son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı mercilerince verilmiş mahkûmiyet kararı bulunması halinde, bu durumdaki isteklilerin 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılmaları gerekmektedir.
17.5.3. Belgelerin temin edileceği yerler:
17.5.3.1. Yerli istekliler yönünden:
17.5.3.1.1. İsteklinin gerçek kişi olması halinde; son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetleri ile ilgili mahkumiyet kararına ilişkin belgeler Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alınacaktır.
17.5.3.1.2. İsteklinin tüzel kişi olması halinde; Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; anonim şirket ise yönetim kurulu üyelerinin, limited şirket ise şirket müdürünün, yoksa ortaklarının tamamının, kolektif şirket ise ortakların tamamının, komandit şirkette komandite ortakların hepsinin, komanditer ortaklardan kendilerine şirketi temsil yetkisi verilmiş olan ortakların, kooperatiflerde yönetim kurulu üyelerinin Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alacakları belgeler İdarelerce kabul edilecektir. Öte yandan, sermaye şirketinde yönetim kurulu üyesi veya limited şirket müdürü olmasa dahi şirketin idaresinde hakim etkisi bulunan ortak veya ortakların da 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca adli sicil kaydını ibraz etmeleri gerekmektedir.” açıklaması,
Aynı Tebliğ’in 17.6.4’üncü maddesinde “İhale üzerinde kalmasına rağmen süresi içinde sözleşme imzalamaya gelmeyenlerin ise Kamu İhale Kanununun 44 üncü maddesi gereğince geçici teminatının gelir kaydedilmesi ve anılan Kanunun 58 inci maddesi uyarınca kamu ihalelerinden yasaklanması gerekmektedir. Bu çerçevede; sözleşme imzalamaya davet edilen istekli tarafından taahhüt edilen hususlara ilişkin yukarıda belirtilen belgelerin sözleşme imzalama süresi içinde sunulmaması halinde, bu istekli hakkında 4734 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üzerine ihale yapıldığı halde mücbir sebep halleri dışında usulüne göre sözleşme yapmayanlar” kapsamında değerlendirme yapılacak ve ayrıca anılan Kanunun 44 üncü maddesi gereğince geçici teminatı gelir kaydedilecektir. Ancak, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerine ilişkin belgelerin ihale üzerinde kalan istekli tarafından ilgili yerlerden temin edilerek süresi içerisinde ihaleyi yapan idareye sunulması ve bu belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda belgelerin taahhüt edilen duruma aykırı hususlar içerdiğinin anlaşılması (sosyal güvenlik prim veya vergi borcu bulunması gibi) halinde, sonradan ihalenin iptal edilip edilmediğine bakılmaksızın, bu durumda olanların ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedilmesi, fakat haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilmemesi gerekmektedir.” açıklaması yer almaktadır.
İdari Şartname’nin “İhale konusu işe ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;
a) Adı: Adıyaman İli 42. Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330)
b) Türü: Yapım işi
c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği
ç) Miktarı:
Detayları ve tekniği ihale dokümanında belirtilen 100 m²'lik (bodrumsuz) ve hafif çelik karkas konut yapım işi
Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.
d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: Besni İlçesi Başlı, Karalar, Şambayat, Akpınar, Yayıklı, Hasanlı, Sarıyaprak ve Akkuyu Köyleri; Gölbaşı İlçesi Akçabel, Karaburun, Yeşilova, ve Yukarıçöplü Köyleri; Kahta İlçesi Koçtepe ve Hasandiğin Köyleri; Merkez İlçesi Kemerkaya,Akpınar,Büyükkavaklı,Durak,Kuyulu,Ormaniçi,Sarıharman,Hasankendi,Yazlık,Çamlıca ve Kayadibi Köyleri; Samsat İlçesi Çiçek, Doğanca, Uzuntepe ve Yarımdağ Köyleri; Sincik İlçesi İnlice Köyü; Tut İlçesi Çiftlik, Boyundere ve Tepecik Köyleri” düzenlemesi,
Anılan Şartname’nin “İhale dışı bırakılma ve yasak fiil veya davranışlar” başlıklı 10’uncu maddesinde “10.1. İsteklilerin, ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (g) ve (i) bentlerinde belirtilen durumlarda olmaması gerekmektedir. Anılan maddenin dördüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri hariç, bu durumlarında değişiklik olan istekli, İdareye derhal bilgi verecektir.
10.2. Bu Şartnamenin 9 uncu maddesi uyarınca ihaleye katılamayacak olanlar ile 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ihale dışı bırakılma nedenlerini taşıyan istekliler değerlendirme dışı bırakılır.
10.3. 4734 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışta bulunduğu tespit edilenler hakkında, ayrıca fiil veya davranışın özelliğine göre aynı Kanunun Dördüncü Kısmında belirtilen hükümler uygulanır.” düzenlemesi,
**** Aynı Şartname’nin “Sözleşme yapılmasında isteklinin görev ve sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde “38.1. İsteklinin, sözleşmeye davet yazısının bildirim tarihini izleyen on gün içinde yasal yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşmeyi imzalaması zorunludur.
38.2. Sözleşmeye davet edilen istekli tarafından, ihale tarihi itibarıyla mesleki faaliyetini mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğüne ve ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığına dair belgeler ile sözleşme imzalanmadan önce sunulması gereken diğer belgeler, sözleşmeye davet yazısının tebliğ tarihini izleyen on gün içinde kesin teminatla birlikte EKAP üzerinden gönderilir, ayrıca diğer yasal yükümlülükler yerine getirilir. Sözleşme imzalanmadan önce sunulması gereken belgelerden EKAP’tan veya entegrasyonlar aracılığıyla erişilemeyenler, 7.7 nci madde hükümleri esas alınarak EKAP’a yüklenir. İhale üzerinde bırakılan yabancı istekli (ortak girişimlerde her bir yabancı ortak) tarafından kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunmadığına ilişkin belgeler de bu aşamada EKAP’a yüklenir.
38.3. İhale üzerinde bırakılan isteklinin ortak girişim olması halinde, ihale tarihi itibarıyla mesleki faaliyetini mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğüne ve ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığına ilişkin belgeleri her bir ortak ayrı ayrı sunmak zorundadır.
38.4. İhale üzerinde bırakılan yabancı istekliler, ihale tarihi itibarıyla mesleki faaliyetini mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğüne ve ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığına dair belgelerden, kendi ülkelerindeki mevzuat uyarınca dengi olan belgeleri sunacaklardır. Bu belgelerin, isteklinin tabi olduğu mevzuat çerçevesinde denginin bulunmaması ya da düzenlenmesinin mümkün olmaması halinde, bu duruma ilişkin beyanlarını vereceklerdir. Ayrıca bu husus, yabancı gerçek kişi isteklinin uyruğunda bulunduğu ya da yabancı tüzel kişi isteklinin şirket merkezinin bulunduğu ülkenin Türkiye’deki temsilciliklerine veya o ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti konsolosluklarına teyit ettirilecektir.
38.5. Entegrasyonlar aracılığıyla veya EKAP ya da diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden teyit edilemeyen belgelerin, İdarece ihtiyaç duyulması hali hariç, fiziki olarak sunulması istenmez. Fiziki olarak sunulması istenen belgeleri sunmayan veya belgelerin sunuluş şekline aykırı sunan ya da yüklenen belgelerden farklı bir belge sunan istekli hakkında 29.12 nci ve 29.13 üncü maddelerdeki yaptırımlar uygulanır.
38.6. Mücbir sebep halleri dışında, ihale üzerinde bırakılan isteklinin sözleşmeyi imzalamaması durumunda, geçici teminatı gelir kaydedilerek hakkında 4734 sayılı Kanunun 58 inci maddesi hükümleri uygulanır. Ancak, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında taahhüt altına alınan durumu tevsik etmek üzere sunulan belgelerin taahhüt edilen duruma aykırı hususlar içermesi halinde, geçici teminatı gelir kaydedilmekle birlikte, hakkında yasaklama kararı verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır.
**** 01.10.2025 tarihli ihale komisyonu kararında, 11.09.2025 tarihinde pazarlık usulü (21/b) ile yapılan bahse konu yapım işi ihalesine 9 istekli tarafından teklif verildiği, teklifi idarece hesaplanan aşırı düşük sınır değerin (285.897.693,58 TL) altında kalan 2 istekliden (Turkay Yapı İnşaat Nakliyat Hafriyat Gıda Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Arıkan İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. - Damga Altyapı A.Ş. - Serhat Müteahhitlik İnşaat Danışmanlık Mühendislik Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İş Ortaklığı) açıklama istendiği, Turkay Yapı İnşaat Nakliyat Hafriyat Gıda Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin teklifinin, belirlenen sürede EKAP üzerinden aşırı düşük teklif açıklaması sunulmadığından, Arıkan İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. - Damga Altyapı A.Ş. - Serhat Müteahhitlik İnşaat Danışmanlık Mühendislik Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İş Ortaklığının teklifinin de sunulan aşırı düşük teklif açıklaması uygun olmadığından reddedildiği, ihalenin başvuru sahibi Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. - Özlem Duru Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. İş Ortaklığı üzerinde bırakıldığı, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin de Osman Atıcı Adal İnşaat olarak belirlendiği görülmektedir.
Ancak, ihale üzerinde bırakılan başvuru sahibi Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. - Özlem Duru Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. İş Ortaklığının pilot ortağının %100 ortağı Mahmut Katmakaya’nın ihale tarihinde adli sicil kaydının bulunduğu, bu sebeple, anılan isteklinin 4734 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde yer alan “ İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, ihaleyi yapan idareye yaptığı işler sırasında iş veya meslek ahlakına aykırı faaliyetlerde bulunduğu bu idare tarafından ispat edilen ” hüküm kapsamında değerlendirilerek teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı ve geçici teminatının gelir kaydedildiği görülmektedir.
İdare tarafından şikâyet başvurusuna verilen cevapta, 03.12.2025 tarihli şikayet başvuru dilekçesinin incelendiği, Bakanlığın Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan “Adıyaman İli 42 Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330) (İKN:2025/1391898)” ihalesine katılan istekli Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin ihale tarihinde %100 hisse sahibi olan Mahmut Katmakaya’nın adli sicil kaydı olduğunun tespit edildiği, adli sicil kaydının 4734 sayılı Kanun’un 10'uncu madde hükümleri kapsamında sözleşme imzalanmasına engel nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi için Bakanlığın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne 30.10.2015 tarihli yazı ile görüşleri sorulduğu, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 04.11.2025 tarihli yazısında “Danıştay 13. Dairesi'nin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/1404 E., 2021/1957 K. sayılı kararı ise; "İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 oranında ortağı olan …'in sanık olarak yargılandığı davada, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve …, K:… sayılı kararıyla, ''…özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle … İnş. ve Tic. A.Ş. & … Turz. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi adına işi sevk ve idare eden ve işin teslim tarihinde de şantiye şefi olan sanık …'in birinci derecede asli kusurlu olarak …'ın taksirle ölümüne sebebiyet verdiği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar vermek gerektiği, ... sanık hakkında verilen 1 yıl 13 ay süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ... TCK 50/4 fıkrası delaletiyle TCK 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine ... toplam 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” karar verildiği... Bu durumda, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği, feri ceza olarak "muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası"na ilişkin mahkûmiyet hâlinin varlığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet hâlinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hâli kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği sonucuna ulaşılmaktadır...” şeklinde içtihadının bulunduğu, istekli ortak girişimin pilot ortağı Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin ihale tarihindeki yetkilisinin (tek ortaklı/şirket hisselerinin tamamına sahip) Mahmut Katmakaya’nın adli sicil kayıtlarında mahkûmiyet bulunduğu, ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararlar değerlendirildiğinde, Mahmut Katmakaya’nın adli sicil kaydına ilişkin değerlendirmede, en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenen şirketin yetkilisi Mahmut Katmakaya’nın 15.12.2022 tarihli ve 17.10.2023 tarihli mahkûmiyet ve 10.12.2015 tarihli HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararları nedeniyle adli sicil arşiv kaydı olduğunun anlaşıldığı, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.12.2015 tarihli ve E.2015/210 K.2015/347 sayılı kararında “... sanık Mahmut Katmakaya’nın yetkilisi olduğu, yüklenici inşaat firmasının inşaat işlerini yaptığı Tuzköy İlköğretim Okulu'nda mağdur Türkan Çavdar’ın öğrenci olduğu, sınıfta ders saati içerisinde sınıfın tavanından beton sıvaların düşmesi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, ... inşaat bilirkişisinin raporunda belirtildiği üzere, yüklenici firma yetkilisi olan sanığın imalatların yapım tariflerine uymadan imalat yaptırdığı, can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığı ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği", bu minvalde asli kusurlu bulunan sanığın taksirle yaralama suçundan sübut bulan eylemi üzerine Türk Ceza Kanunu’nun 89’uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62’nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6’ncı maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2022 tarihli ve E.2022/484 K.2022/780 sayılı kararında “... söz konusu sanığın yükleniciliğini üstlendiği Zonguldak B.E.Ü. İlahiyat Fakültesi Kütüphane binasına ilişkin ilgili idare ile sözleşme yapıldığı, sanığın 24/05/2019 tarihinde müşteki kamu görevlisi ile yaptığı telefon görüşmesinde sanığın tehdit ve hakaret eylemlerinin sabit olması sebebiyle", 5237 sayılı Kanun’un 106/1.2’inci ve 62/1’inci maddeleri gereğince 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/3-a maddesi ve 62/1’inci maddeleri gereğince 304 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ayrıca, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51 K.2023/281 sayılı kararında “... 24/05/2019 tarihinde yeniden suç işlediğinin Mahkemelerine bildirilmesi üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/12/2015 tarihli ve E.2015/210-K.2015/347 sayılı kararın 14/03/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24/05/2019 tarihinde yeniden suç işleyerek denetimi ihlal ettiğinden bahisle” hükmün aynen açıklanmasına sanığın taksirle yaralama suçundan sübut bulan eylemi üzerine TCK’nın 89/1’inci maddesi ve 62’nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında TCK’nın 53/1, 2, ve 3’üncü maddeleri uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiğinin görüldüğü, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17. maddesinde “17.1. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının,
(e) bendinde; "İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen" isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hükme bağlanmıştır.
…
17.5. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine ilişkin olarak,
1/1/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen isteklilerin ihale dışı bırakılacağı…” açıklamasına yer verildiği, anlaşıldığı üzere; 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesi uyarınca ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen isteklilerin ihalelere katılamayacağı düzenlenmiş ancak kanunda hangi suç tiplerinin ihaleye katılmaya engel olacağının tahdidi olarak sayılmadığı, ihale mevzuatı kapsamında, ihaleye katılacak isteklilerin, bazı özellikleri taşıması gerektiği, bu kapsamda da isteklilerin ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giymemiş olmaları gerektiği, mevzuata göre ihale üzerinde kalan isteklilerin, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giymemiş olduklarını sözleşme imzalanmadan önce belgelendirmeleri gerektiği, idarenin değerlendirmesini, mahkûmiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve beş yıllık zaman aşımını göz önünde bulundurarak gerçekleştirdiği, idarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi halinde, son başvuru veya ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarihin esas alındığı, bu kapsamda feri ceza olarak “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin mahkûmiyet halinin varlığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet halinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hali kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği neticesine ulaşıldığı, Kamu İhale Kurulunun 16.07.2025 tarihli ve 2025/UY.I-1519 sayılı kararının da bu yönde olduğu, Kamu İhale Genel Tebliği’nde yer alan “17.5.1.3. Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, "mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali", 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir.” açıklaması uyarınca Mahmut Katmakaya’nın mahkumiyet kararının “mesleki faaliyetten kaynaklandığı” ve hüküm tarihi itibarıyla “beş yıllık süre koşulunun sağlandığı”nın görüldüğü, ayrıca, konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi'nin, 27.05.2021 tarihli ve E.2021/1404, K.2021/1957 sayılı emsal Kararında da ifade edildiği üzere, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hâli kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına mahkemece hükmedilmiş olmasının aranmayacağı ve ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılması gerektiği; idarelerin, 10’uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının göz önünde bulundurulması gerektiği, bu belirlemenin yapılırken mahkumiyet kararının gerekçesinin göz önünde bulundurulmasının gerektiği, bu bağlamda, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51 K.2023/281 sayılı hükmün aynen açıklanmasına ilişkin kararında “yüklenici firma yetkilisi olan sanığın imalatların yapım tariflerine uymadan imalat yaptırdığı, can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığı ve asli kusurlu olduğu” tespitlerine yer verildiğinden, Mahmut Katmakaya'nın mahkumiyet hükmünün mesleki faaliyetten kaynaklandığının değerlendirildiği, bu durumda, Mahmut Katmakaya’nın ihale tarihinde kaydı olan mahkumiyet kararına rağmen ihaleye katılmasının ihale kararını etkileyecek yasak fiil ve davranış olduğu dikkate alınarak, ihale tarihinde yasal koşulları taşımadığı sabit olan şirketle sözleşme yapılmasının hukuka uygun olmayacağı şeklinde görüş bildirildiği, söz konusu yapım işine ait sözleşmeye davet yazısının 18.11.2025 tarihinde gönderildiği, sözleşme imzalanması için yasal sürecin 28.11.2025 tarihinde sona erdiği göz önünde bulundurulduğunda, 27.11.2025 tarihinde idareye sunulan bilimsel mütalaa hakkında herhangi bir inceleme değerlendirme yapılabilmesi için yeterli sürenin bulunmadığı, 27.11.2025 tarihinde idareye sundukları bilimsel mütalaa hakkında görüş talebinin Hukuk Genel Müdürlüğünün 04.11.2025 tarihindeki görüş kapsamının içinde olduğu, açıklanan hususlar ve ilgili mevzuat doğrultusunda Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. - Özlem Duru Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. İş Ortaklığı ile sözleşme imzalanmamasının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu ve 44’üncü maddesi gereğince geçici teminatının gelir olarak kaydedilmesinin uygun görüldüğü ifade edilerek şikâyet başvurusu reddedilmiştir.
Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17.5’inci maddesinde 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine ilişkin olarak, 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hüküm altına alındığı, mesleki faaliyete ilişkin mahkûmiyet kararının kapsamının Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkûmiyet kararından, asli veya feri ceza olarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 11, 25 ve 35’inci maddelerinde tanımlandığı şekliyle “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin süreli ya da süresiz mahkûmiyet halinin, 10’uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirileceği, ihale dışı bırakmanın, ancak yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat”la sınırlı olmak üzere uygulanabileceği, Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkûmiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hali”, 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirileceği, bu nedenle idarelerin, 10’uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkûmiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerektiği, sürenin ise, idarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi halinde, ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak Mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarihin esas alınacağı, 4734 sayılı Kanun’a göre yapılan ihalelerde istekliler hakkında ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı mercilerince verilmiş mahkûmiyet kararı bulunması halinde, bu durumdaki isteklilerin 10’uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılmaları gerektiğinin açıklandığı görülmektedir.
Anılan Tebliğ’in atıf yaptığı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 13.11.2005 tarihli ve 25642 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 04.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile 1 Haziran 2005 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir.
5237 sayılı Kanun’un yürürlüğüne ilişkin olarak 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un üçüncü maddesinde “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan Türk Ceza Kanununa yapılan yollamalar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bahse konu**** Tebliğ’de atıf yapılan 765 sayılı Kanun’un 11, 25 ve 35’inci maddelerinin karşılığının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “ Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.__(2)
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.__(1)
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki 53’üncü maddesi olduğu anlaşılmıştır.
İhale tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinden (e) bendine istinaden ortak girişim olarak katıldıkları ihalede pilot ortakları Çalışkaner İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin %100 hisse sahibi Mahmut Katmakaya’nın ihale tarihinde adli sicil arşiv kaydının bulunmadığı, ilgili Bakanlığın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne yazılan 30.10.2025 tarihli ve E-93912974-755.02.08-13943256 yazıya istinaden alınan 04.11.2025 tarihli ve E-3663589-663.05(03189)-13967821 sayılı hukuki görüş yazısında “Kamu İhale Genel Tebliğinde yer alan "17.5.1.3. Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, "mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali", 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir." ifadesi uyarınca Mahmut KATMAKAYA’nın mahkumiyet kararının “mesleki faaliyetten kaynaklandığı” ve hüküm tarihi itibarıyla “beş yıllık süre koşulunun sağlandığı” görülmektedir.
Ayrıca, konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve E.2021/1404, K.2021/195 / sayılı emsal Kararında da ifade edildiği üzere, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hâli kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına mahkemece hükmedilmiş olmasının aranmayacağı ve ihale talihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılması gerektiği; idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının göz önünde bulundurması gerektiği: bu belirlemenin yapılırken mahkumiyet kararının gerekçesinin göz önünde bulundurulmasının gerektiği: bu bağlamda, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/10/2023 tarihli ve E.2023/51-K.2023/281 sayılı hükmün aynen açıklanmasına ilişkin kararında, "yüklenici firma yetkilisi olan sanığın imalatların yapım tariflerine uymadan imalat yaptırdığı., can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığı ve asli kusurlu olduğu" tespitlerine ver verildiğinden; Mahmut KATMAKAYA’nın mahkumiyet hükmünün mesleki faaliyetten kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
Bu durumda. Mahmut KATMAKAYA'nın ihale tarihinde kaydı olan mahkumiyet kararına rağmen ihaleye katılmasının, ihale kararını etkileyecek yasak fiil ve davranış olduğu dikkate alınarak ihale tarihinde yasal koşulları taşımadığı sabit olan şirketle sözleşme yapılmasının hukuka uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.” hukuki görüşünün alındığı,
Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51-K.2023/281 sayılı hükmün aynen açıklanmasına ilişkin kararında “…yüklenici firma yetkilisi olan sanığın imalatların yapım tariflerine uymadan imalat yaptırdığı, can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığı ve asli kusurlu olduğu” tespitlerine ve “…Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 14/03/2016 tarihinde kesinleşmiştir…” ifadesine yer verildiği, bu nedenle Mahmut Katmakaya’nın mahkûmiyet hükmünün mesleki faaliyetten kaynaklandığının değerlendirildiği, bu durumda, Mahmut Katmakaya’nın ihale tarihinde kaydı olan mahkûmiyet kararına rağmen ihaleye katılmasının, ihale kararını etkileyecek yasak fiil ve davranış olduğu dikkate alınarak, ihale tarihinde yasal koşulları taşımadığı sabit olan şirketle sözleşme yapılmasının hukuka uygun olmayacağı değerlendirildiği, sundukları belgelerde bulunan yetersizlikten dolayı iş ortaklığı ile sözleşme imzalanmayacağının belirtildiği, 4734 sayılı Kanun ve Kanun’un uygulamasını içeren Kamu İhale Genel Tebliği kapsamında tesis edilen ihale dışı bırakılması ve geçici teminatın gelir olarak kaydedilmesi işleminin idarece uygulandığı görülmektedir.
İdarece esas alınan adli sicil kaydına konu Mahmut Katmakaya ile ilgili olarak, yapılan şikâyet başvurusuna verilen cevapta; Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.12.2015 tarihli ve E.2015/210 K.2015/347 sayılı kararında “...sanık Mahmut Katmakaya’nın yetkilisi olduğu, yüklenici inşaat firmasının inşaat işlerini yaptığı Tuzköy İlköğretim Okulu'nda mağdur …’nın öğrenci olduğu, sınıfta ders saati içerisinde sınıfın tavanından beton sıvaların düşmesi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, ... inşaat bilirkişisinin raporunda belirtildiği üzere, yüklenici firma yetkilisi olan sanığın imalatların yapım tariflerine uymadan imalat yaptırdığı, can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığı ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği", bu minvalde asli kusurlu bulunan sanığın taksirle yaralama suçundan sübut bulan eylemi üzerine TCK 89/1’inci maddesi ve 62’nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 231/6’ncı maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2022 tarihli ve E.2022/484 K.2022/780 sayılı kararında “... söz konusu sanığın yükleniciliğini üstlendiği Zonguldak B.E.Ü. İlahiyat Fakültesi Kütüphane binasına ilişkin ilgili idare ile sözleşme yapıldığı, sanığın 24/05/2019 tarihinde müşteki kamu görevlisi ile yaptığı telefon görüşmesinde sanığın tehdit ve hakaret eylemlerinin sabit olması sebebiyle” 5237 sayılı Kanun’un 106/1.2’inci ve 62/1’inci maddeleri gereğince 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/3-a maddesi ve 62/1’inci maddeleri gereğince 304 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ayrıca, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51 K.2023/281 sayılı kararında “... 24/05/2019 tarihinde yeniden suç işlediğinin Mahkemelerine bildirilmesi üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/12/2015 tarihli ve E.2015/210-K.2015/347 sayılı kararın 14/03/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24/05/2019 tarihinde yeniden suç işleyerek denetimi ihlal ettiğinden bahisle” hükmün aynen açıklanmasına sanığın taksirle yaralama suçundan sübut bulan eylemi üzerine TCK’nın 89/1’inci maddesi ve 62’nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında TCK’nın 53/1, 2, ve 3’üncü maddeleri uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği görülmektedir.
4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde “ İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen” durumunda bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hüküm altına alınmış olup Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1’inci maddesinde de bu husus açıklanmıştır.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1.3’üncü maddesi “ 17.5.1.3 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca; Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından Türk Ceza Kanununun 50/e maddesi gereğince “belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya” veya 53/e maddesi gereğince “bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmaya” ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hali, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir.” şeklinde iken bu düzenlemenin dava konusu edildiği,
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve E:2017/1575, K:2018/793 sayılı kararı ile “ 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca bir isteklinin teklifinin ihale dışı bırakılabilmesi için mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giymiş olması şart olduğu halde Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1.3. maddesi ile Kanun hükmünü aşar nitelikte, mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın bazı haklardan mahrum bırakılmaya ilişkin mahkumiyetle ek güvenlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların ihale dışı bırakılma sebebi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu açıktır. ” gerekçesiyle bu maddenin iptal edildiği,
Bunun üzerine 19.06.2018 tarihli ve 30453-M sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle maddenin “ 17.5.1.3. Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali”, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkûmiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir. ” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla Kamu İhale Genel Tebliği’nin yürürlükteki 17.5.1.3’üncü madde açıklamasından; anılan Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında uygulama yapılabilmesi için mesleki faaliyetten dolayı yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının şart olduğu, “ belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya ” veya “ bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmaya ” ilişkin feri cezaya hükmedilmiş olması şartının aranmayacağı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar bir arada göz önünde bulundurulduğunda; ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği; bu kapsamda feri ceza olarak “ muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası ”na ilişkin mahkûmiyet halinin varlığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet halinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hali kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği neticesine ulaşılmaktadır.
Bu bağlamda Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51 K.2023/281 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin olarak Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliği’ne yazılan 24.12.2025 tarihli ve E-84252536-101.01.02-86071 sayılı Kurum yazısı ile “2025/1391898 İhale kayıt numaralı "Adıyaman İli 42 Paket Besni, Gölbaşı, Kahta, Merkez, Samsat, Sincik ve Tut İlçeleri 100 Adet Hafif Çelik Konut Yapım İşi (P330)"yle ilgili Kurumumuza yapılan başvuruya ilişkin olarak yapılan incelemede, Mahmut Katmakaya’ya ilişkin olarak alınan, Mahkemenizin (Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi) 17.10.2023 tarihli ve E.2023/51-K.2023/281 sayılı hükmün aynen açıklanmasına ilişkin karara ile ilgili istinaf yasa yoluna başvurulup başvurulmadığı, istinaf yasa yoluna başvurulduysa kararın kesinleşip kesinleşmediği hususlarında, bahse konu ihaleye ilişkin olarak yapılan bir itirazen şikâyet başvurusunun sonuçlandırılabilmesi için bilginize ihtiyaç duyulmuş olup söz konusu hususa ilişkin gerekli belgelerin de tarafımıza gönderilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin, aslına uygun olduğu idarenizce onaylanmış örneklerinin her sayfası numaralandırılarak bir dizi pusulasına bağlanmak suretiyle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) bendinde yer alan “Kurum, görevlerinin yerine getirilmesinde resmi ve özel bütün kurum, kuruluş ve kişilerden belge, bilgi ve görüş isteyebilir. Belge, bilgi ve görüşlerin istenilen süre içinde verilmesi zorunludur” hükmü gereğince en geç üç (3) iş günü içinde Kurumumuza gönderilmesi gerekmektedir.
Bilgileri ve gereğini arz ederim.” ifadelerine yer verilerek bilgi talebinde bulunulmuştur.
Bunun üzerine,**** Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.12.2025 tarihli ve E.12941599-2023/51-Ceza Dava Dosyası sayılı cevabi yazısında “Ilgi sayılı yazınızla sanık Mahmut KATMAKAYA’ya iliskin 2023/51 Esas ve 2023/281 karar sayılı dosyasında verilen karara karsı istinaf yasa yoluna başvurulup başvurulmadığı, başvuruldu ise kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tarafınıza bildirilmesinin istenildiği anlaşılmakla; 2023/51 Esas sayılı dosyanın tetkikinde sanık hakkında 2 Ay 15 gün hapis cezası verilen karara sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ancak istinaf kararında mahkememizin vermiş olduğu kararı yerinde bulduğundan sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan kesin olarak reddetmiştir. Bunun üzerine sanık hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararı kesinleşmiştir. Kesinleşmeye ilişkin evraklar yazımız ekinde sunulmuştur. Daha sonra ise sanık müdafii tarafından Kanun Yararına Bozma Yoluna gidilmesi için dilekçe verilmiştir bunun üzerine dosya Kanun Yararına Bozma Yoluna gönderilmiş olup henüz dönmemiştir.” ifadelerine yer verildiği görülmekte olup, söz konusu yazı ekinde yer alan “Kesinleşme Şerhi” belgesinde Mahmut Katmakaya’nın 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin “kesinleşme tarihi”nin 13.09.2024 olarak belirtildiği görülmüştür.
**** Yapılan inceleme neticesinde, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği, feri ceza olarak “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin mahkûmiyet hâlinin varlığından veya suçun iştirak edilen ihalenin konusu olup olmadığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet hâlinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hâli kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği, somut olayda, sanık Mahmut Katmakaya’nın yetkilisi olduğu, yüklenici inşaat firmasının inşaat işlerini yaptığı Tuzköy İlköğretim Okulu'nda mağdur …’nın öğrenci olduğu, sınıfta ders saati içerisinde sınıfın tavanından beton sıvaların düşmesi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı; inşaat bilirkişisinin, yüklenici firma yetkilisi olan sanığın yapım tariflerine uymadan, can ve mal kaybına yol açabilecek her türlü eksik, kusur ve noksanları gidermeden imalat yaptırdığını ve asli kusurlu olduğunu belirttiği; bu minvalde asli kusurlu bulunan sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, dolayısıyla mahkûmiyet halinin mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklandığı, ayrıca yukarıda bahsedilen Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi ile yapılan yazışma sonucunda da 2023/51 Esas sayılı dosya kapsamında sanık hakkında verilmiş olan mahkûmiyet kararının kesinleştiği anlaşılmış olup, idarece Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında işlem tesis edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
B) İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 18’inci maddesi yönünden yapılan inceleme sonucunda herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir.
Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “ İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez… ” hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddiasında haklı bulunmadığı tespit edilmiş olup, Kanun’da öngörülen şekilde bir haklılık oranı oluşmamıştır. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafı uyarınca itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
****| ****| ****
****| ****| ****
****| ****| ****
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.