SoorglaÜcretsiz Dene

KİK Kararı: 2026/UH.I-11

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kamu İhale Kurumu Kararı

Karar No

2026/UH.I-11

Karar Tarihi

7 Ocak 2026

Başvuru Sahibi

Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnş. Tem. San. Ve Tic. Ltd. Şti.

İdare

BAYBURT POLİS MESLEK EĞİTİM MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ

İhale

2025/1768478 İhale Kayıt Numaralı "Malzemeli Yemek Hazırlama Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alımı" İhalesi

KAMU İHALE KURULU KARARI

Toplantı No : 2026/001

Gündem No : 16

Karar Tarihi : 07.01.2026

Karar No : 2026/UH.I-11


BAŞVURU SAHİBİ:

Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnş. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.,

İHALEYİ YAPAN İDARE:

Bayburt Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü,


BAŞVURUYA KONU İHALE:

2025/1768478 İhale Kayıt Numaralı “Malzemeli Yemek Hazırlama Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alımı” İhalesi


KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

Bayburt Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından 08.12.2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Malzemeli Yemek Hazırlama Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alımı” ihalesine ilişkin olarak Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnş. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 02.12.2025 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 04.12.2025 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 15.12.2025 tarih ve 202803 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 15.12.2025 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.

Başvuruya ilişkin olarak 2025/2631 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.

KARAR:

Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.

İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle,

  1. Teknik Şartname’nin 4’üncü maddesindeki hakedişin alınıp alınmadığına bakılmaksızın yüklenicinin çalışanlarına ait bir önceki aya ilişkin tüm alacakları en geç takip eden ayın 7’sine kadar ödemekle yükümlü olduğu düzenlemesi ile yüklenicinin hakediş ödemesi gecikse dahi kendi kaynaklarıyla işçilik alacaklarını finanse etmesinin zorunlu kılındığı ve yükleniciye hakediş ödemelerinden tamamen bağımsız ve tek taraflı bir mali yük yüklediği, bu tür bir düzenlemenin, işçilik maliyetinin kamu tarafından zamanında karşılanacağına dair makul güvenceyi ortadan kaldırdığı, yükleniciyi sermaye yapısı ve nakit akışı bakımından öngörülemez bir risk altına soktuğu, bu durumun 4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan rekabet, eşit muamele ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleriyle, ayrıca yüklenicinin mali ve teknik yeterliğinin korunmasını amaçlayan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42’nci ve devamı maddeleriyle ile İş Kanunu’nun ilgili maddeleriyle bağdaşmadığı, zira yükleniciye, kamu idaresinin ödeme takviminden bağımsız olarak işçilik giderlerini finanse etme zorunluluğu getirilmesinin, istekliler arasında sermaye gücüne dayalı ayrışma yaratarak rekabeti daralttığı; tekliflerin karşılaştırılabilirliğini ve maliyet hesaplamalarının öngörülebilirliğini de ortadan kaldırdığı, dolayısıyla bu düzenlemenin, kamu ihale hukukunda aranan belirlilik, öngörülebilirlik ve mali yükün ölçülü olması ilkelerine açıkça aykırı olduğu, ayrıca idarece verilen cevapta, söz konusu düzenlemenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32’nci ve 34’üncü maddelerine dayandırıldığının belirtildiği, ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32’nci maddesinin, işçi ile işveren arasındaki ücretin ne zaman ödeneceğine ilişkin bir iş hukuku kuralı olduğu, idare–yüklenici ilişkisini ve bu ilişki kapsamında hakediş sistemi ile kamu ödemelerinin hangi mali ve idari esaslara göre yapılacağını düzenleyen bir hüküm niteliği taşımadığı, kamu ihale sözleşmelerinde işçilik giderlerinin hangi koşullarda ve hangi ödeme mekanizması üzerinden karşılanacağının, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümleri çerçevesinde belirlendiği, bu hükümler ile idarenin ödeme yükümlülüğü ile yüklenicinin mali sorumluluğu arasında sözleşme dengesinin korunmasının amaçlandığı, bu nedenle İş Kanunu hükümleri gerekçe gösterilerek yükleniciye hakediş ödemelerinden tamamen bağımsız, süresi ve kapsamı belirsiz bir finansman yükünün yüklenmesinin, normlar hiyerarşisine, kamu ihale hukukunun sistematiğine ve sözleşme dengesi ilkesine açıkça aykırı olduğu, ayrıca cevapta hakediş ödemelerinin gecikmesinin mücbir sebep olmadığı ve bu nedenle yüklenicinin ücret ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ileri sürüldüğü, bu savunmanın başvurunun esasını oluşturan iddiayı karşılamaktan uzak olduğu, asıl sorunun idarenin kendi gecikmesinin tüm mali sonuçlarını tek taraflı biçimde yükleniciye yüklemesi olduğu, bu durumun, 4735 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde düzenlenen tarafların eşitliği ilkesini fiilen işlevsiz hâle getirdiği,

  2. Teknik Şartname’nin 4.16.1’inci maddesinde çeşitli meslek grubundan toplam 26 personelin çalıştırılmasının öngörüldüğü, ancak engelli personel istenmediği, 4857 sayılı İş Kanun’un 30’uncu maddesinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde % 3 oranında engelli işçi çalıştırmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında söz konusu düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı

  3. Teknik Şartname’nin 7.3.10’uncu maddesinde, kuruma getirilen gıda maddelerinin muayene kabul komisyonu tarafından uygun bulunmadığı takdirde hemen istenilen özellikte olanlarla değiştirileceği ve depolarda bozulma meydana geldiğinde bu ürünlerin imha edileceğinin düzenlendiği, ancak uygun olmayan gıda maddelerinin aynı gün içinde değiştirilmesi zorunluluğunun, gerek tedarik zincirinin işleyişi gerekse lojistik koşullar dikkate alındığında hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu, bu tür bir zorunluluğun, hem yüklenici firmayı hem de idareyi uygulamada zora sokacağı, makul süre tanınmadığı için fiilen yerine getirilemeyecek bir yükümlülük yaratacağı, ayrıca Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.2’nci maddesinde de benzer şekilde aykırılık karşılığında süre verilmeden ceza veya fesih sonucu doğuracağının öngörüldüğü, bu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde yükleniciye tanınması gereken makul düzeltme süresinin tamamen ortadan kaldırıldığı, bunun yanında, aynı gün içinde değiştirilmesi gereken malzemenin reddedilen gıda maddeleri mi yoksa evsafını yitiren ve depoda bozulma tespit edilen malzemeler mi olduğunun da açık biçimde belirtilmediği, bu belirsizlik ve ölçüsüzlüğün 4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan saydamlık, öngörülebilirlik ve rekabet ilkelerine, ayrıca Kamu İhale Genel Tebliği’nin teknik düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olması şartına aykırılık teşkil ettiği, ayrıca idarece verilen cevapta, söz konusu düzenlemenin işin aksamaması amacıyla idarece belirlenen “makul bir süre” içerdiği ve mevzuatta uygun olmayan malın değiştirilmesine ilişkin net bir zaman dilimi öngörülmediği ileri sürülmekte ise de, bu savunmanın hem metnin lafzı hem de kamu ihale hukukunun temel ilkeleri karşısında hukuken isabetli olmadığı, zira anılan maddede uygun olmadığı tespit edilen gıda maddelerinin aynı gün mesai bitimine kadar değiştirilmesinin zorunlu kılınmasının, soyut bir takdir alanı bırakmadığı, aksine süreyi kesin, katı ve mutlak biçimde belirlediği, bu haliyle düzenlemenin, tedarik zinciri, lojistik imkânlar, ürünün temin edildiği coğrafya ve piyasa koşulları gibi değişkenleri tamamen göz ardı ederek, fiilen her durumda aynı gün içinde ikame edilebilecek bir stok ve organizasyon yapısını zorunlu kıldığı, hayatın olağan akışına ve ticari gerçekliğe açıkça aykırı olduğu, öte yandan idarenin işin aksamaması gerekçesiyle bu sürenin makul olduğunu ileri sürmesinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğu, zira kamu ihale hukukunda makuliyetin, idarenin tek taraflı değerlendirmesiyle değil; düzenlemenin objektif, öngörülebilir ve tüm istekliler bakımından uygulanabilir olmasıyla ölçüldüğü, aynı gün içinde değiştirme zorunluluğunun, sermaye gücü yüksek ve sürekli stok bulunduran firmalar lehine fiili bir avantaj yaratırken, diğer istekliler bakımından teklif vermeyi caydırıcı nitelik taşıdığı, ayrıca söz konusu düzenlemenin kapsamının net olmadığı, Teknik Şartname’nin 7.3.10’uncu maddesinde “uygun olmayan malzemeler” ile “depolama sırasında bozulma tespit edilen gıdalar”ın aynı paragraf içerisinde, farklı sonuçlara bağlanmaksızın düzenlendiği, ancak aynı gün içinde değiştirme yükümlülüğünün bu iki durumdan hangisi için geçerli olduğunun açıkça ortaya konulmadığı, bu belirsizliğin Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.2’nci maddesinde yer alan, süre tanınmaksızın ceza veya fesih sonucuna yol açabilecek hükümlerle birlikte değerlendirildiğinde, yükleniciye tanınması gereken makul düzeltme ve ikame süresinin tamamen ortadan kaldırıldığı, idareye geniş ve keyfî bir yaptırım alanı tanıyarak hukuki öngörülebilirliği de ortadan kaldırdığı,

  4. Teknik Şartname’nin 12.12’nci maddesinde yumurtaların ağırlığının en az 68 gram (L) ve üzeri şeklinde düzenlendiği, ancak 2014/55 sayılı Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği’ne göre (L) yumurta ağırlığının 63–72 gram aralığında, (XL) yumurta ağırlığının ise 73 gram ve üzerinde olduğu, bu çerçevede Teknik Şartname’de yer alan “68 gram ve üzeri” ibaresi hem L boy yumurtayı hem de XL boy yumurtayı kapsadığı, dolayısıyla hangi boyun talep edildiğinin belirsiz kaldığı, sözleşmenin uygulanması aşamasında hangi boy ürünün kabul edileceğinin öngörülememesinin, isteklilerin maliyet hesabını doğrudan etkilediği için sağlıklı ve karşılaştırılabilir teklif hazırlanmasını engellediği; belirginlik, ölçülebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık oluşturduğu, eğer idarenin talebi L boy yumurta ise, bunun Tebliğ’e uygun şekilde 63–72 gram aralığında düzenlenmesi gerekirken “68 gram ve üzeri” ifadesi ile hem teknik olarak yanlış hem de ihale dokümanı bakımından belirsizlik yaratan bir düzenleme yapıldığı, ayrıca idarece verilen cevapta, yumurtanın “(L) boy” olarak açıkça belirtildiği ve “68 gram ve üzeri” ibaresinin de bu sınıfın ağırlık aralığı içerisinde kaldığı ileri sürülerek herhangi bir belirsizlik bulunmadığının savunulduğu, ancak bu değerlendirmenin, 2014/55 sayılı Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği’nde yer alan bağlayıcı sınıflandırma sistemi karşısında hukuken ve teknik olarak isabetli olmadığı, idarenin savunduğu şekilde “68 gram ve üzeri” ifadesinin L boy yumurta ile sınırlı kabul edilmesinin, Tebliğ’de öngörülen üst sınırın (72 gram) Teknik Şartname metninde tamamen göz ardı edilmesi anlamına geldiği, bu durumun normatif olarak bağlayıcı bir düzenleme olan Türk Gıda Kodeksi hükümleriyle açık bir uyumsuzluk yarattığı, idarenin “L boy yumurta belirtilmiştir” savunmasının, bu çelişkiyi gidermediği; aksine ağırlık kriterinin hangi sınırlar içinde uygulanacağına ilişkin belirsizliği daha da derinleştirdiği, bu belirsizliğin sözleşmenin uygulanması aşamasında hangi boy ve hangi ağırlık aralığındaki yumurtaların kabul edileceğinin öngörülememesine yol açacağı; isteklilerin maliyet hesabını doğrudan etkileyen bir unsurun muğlak bırakılması suretiyle sağlıklı, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir teklif hazırlanmasını fiilen imkânsız hâle getireceği, XL boy yumurtanın birim maliyeti ile L boy yumurtanın birim maliyeti arasında piyasa koşullarına göre önemli farklar bulunabildiği dikkate alındığında, “68 gram ve üzeri” şeklindeki alt sınırın, isteklileri ihtilaf riskine karşı daha yüksek maliyetli ürün üzerinden teklif vermeye zorlayabileceği,

  5. Teknik Şartname’nin 7.1.3’üncü maddesinde ekmeklerin günlük ve taze olarak getirileceği, kişi başına her öğün 100 gram ekmek verileceği belirtilmişken; aynı Şartname’nin 20.29’uncu maddesinde ekmeklerin francala şeklinde 300–350 gram ağırlığında olması gerektiğinin düzenlendiği, bu iki hüküm arasında açık bir teknik çelişki bulunduğu, zira bir yandan kişi başına her öğün 100 gram ekmek verileceği belirtilmekte, diğer yandan yüklenicinin 300–350 gramlık francala tipi ekmek üretmesinin zorunlu tutulduğu, bu durumda yüklenicinin her öğün için mi bütün francalayı vereceği, yoksa bu ekmeğin nasıl porsiyonlanacağı, artan parçaların nasıl değerlendirileceği, gıda güvenliği açısından hangi usulle saklanacağı ve maliyet hesabının hangi gramaja göre yapılacağının belirsiz olduğu, çelişkinin, isteklilerin ekmek gramajı üzerinden maliyet hesabı yapmasını imkânsız kıldığı, 4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan saydamlık, rekabet, eşit muamele ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, aynı ürün için biri kişi başı 100 gram tüketim, diğeri ise 300–350 gram üretim zorunluluğu öngören iki düzenlemenin varlığının, ihale dokümanları arasında bulunması zorunlu olan bütünlüğü ortadan kaldırdığı tekliflerin karşılaştırılabilirliğini ciddi şekilde zedelediği, idarece verilen cevapta, Teknik Şartname’nin 7.1.3 ve 20.29’uncu maddeleri arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, 300–350 gram ağırlığındaki francala ekmeklerin bütün olarak temin edileceği ve dağıtım aşamasında dilimlenerek kişi başına her öğün 100 gram verileceğinin savunulduğu, ancak bu açıklamanın Şartname metninde açıkça yer almayan bir yorumu idarece sonradan üretilmiş bir kabul haline getirdiği, ihale dokümanlarının lafzı ve kamu ihale hukukunda aranan belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığı, Şartnamede, 300–350 gram ağırlığındaki francala ekmeğin hangi usulle, kaç parçaya bölünerek ve hangi öğün veya kaç kişi için kullanılacağının açıkça düzenlenmediği, bu hususların isteklilerin yorumuna bırakıldığı, bu belirsizliğin özellikle artan ekmeklerin muhafazası, tekrar kullanımı veya imhası gibi maliyet ve sorumluluk doğuran konular bakımından yüklenici açısından ciddi bir öngörülemezlik yarattığı, ayrıca maliyet hesabı yönünden de çelişkinin giderilmiş olmadığı, isteklilerin teklif hazırlarken ekmek maliyetini kişi başına 100 gram tüketim üzerinden mi, yoksa 300–350 gramlık francala üretim ve fire oranları üzerinden mi hesaplayacağının net olmadığı, üretim gramajı ile tüketim gramajı arasında açık bir bağlantı kurulmadığı, fire, dilimleme ve muhafaza kaynaklı kayıpların kimin risk alanında olduğu hususunu muğlak hale getirdiği, bu durumun tekliflerin sağlıklı ve karşılaştırılabilir biçimde oluşturulmasını engellediği,

  6. Teknik Şartname’nin 8’inci maddesinde ithal et kullanılmayacağının düzenlendiği, ancak Kanun’un 5’inci maddesinde idarelerin ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi ve güvenirliği sağlamasının zorunlu kılındığı, ithal etin kategorik olarak yasaklanmasının bu ilkelere doğrudan bir darbe olduğu, Şartnameye konulan ithal etin kabul edilmeyeceği maddesinin Türk Gıda Kodeksi’ne uygun ve Tarım Bakanlığının izniyle yasal olarak piyasaya arz edilen çeşitli menşei ürünlerle faaliyet gösterir potansiyel tedarikçilerin bir kısmını baştan eleyerek rekabeti daralttığı ve en uygun teklifin ortaya çıkmasını engellediği, Danıştay 13. Dairesinin kararlarında da ithal ürünlerin yasaklanmasının rekabeti daralttığının net bir şekilde vurgulandığı, yüksek yargının bu tespitinin ithalat yasağı hükümlerinin hukuka aykırılığını perçinlediği, idari düzenlemelerin kanunun ruhuna ve yargı içtihatlarına uygun olmasının esas olduğu, kamu alım süreçlerinde esas olanın Şartnamede belirtilen kalite sağlık ve teknik gerekliliklerin sağlanması olduğu, Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu belgelenmiş ve resmi izinlerle piyasaya girmiş olan bir ürünün sadece menşei nedeniyle yasaklanmasının keyfi, hukuka aykırı ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını engelleyen bir yaklaşım olduğu, ayrıca idarece verilen cevapta, düzenlemesinin kamu sağlığı, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve soğuk zincir riskleri gerekçesiyle getirildiği; bu nedenle rekabeti sınırlayıcı olmadığının ileri sürüldüğü, ancak bu savunmanın, kamu ihale hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları karşısında hukuken ikna edici olmadığı, Türk Gıda Kodeksi’ne uygunluğu belgelenmiş, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izniyle yasal olarak ülke piyasasına arz edilmiş ithal et ürünlerinin, yalnızca menşei esas alınarak kategorik biçimde yasaklanmasının; kalite, sağlık ve teknik kriterlere dayalı objektif bir ayrım değil, doğrudan menşei temelli bir dışlama niteliği taşıdığı, idarenin izlenebilirlik ve denetim gerekçesinin de somut ve ölçülebilir biçimde ortaya konulmadığı, ithal etlerin, yürürlükteki mevzuat gereği veteriner sağlık sertifikaları, ithalat kontrolleri ve resmi denetimler kapsamında ülkeye girdiği “ulusal denetim sistemi dışında kaldıkları” yönündeki genelleştirici kabulün, mevzuata dayalı somut bir teknik rapor veya bilimsel veri ile desteklenmediği, teknik şartnamelerde getirilen kısıtlamaların, soyut risk varsayımlarına değil, objektif ve kanıtlanabilir teknik gerekliliklere dayanması gerektiği, bu çerçevede, ithal etlerin mikrobiyolojik risk veya soğuk zincir kırılması ihtimali taşıdığı yönündeki yaklaşımın, tüm ithal ürünleri toptan yasaklayacak ölçüde kesin ve mutlak bir nitelik taşımadığı; aksine, denetim ve belgelendirme yoluyla yönetilebilir riskler kapsamında kaldığı, öte yandan idarenin, “tüm isteklilerin yerli menşei et tedarik ederek ihaleye katılabileceği” yönündeki savunmasının da rekabet hukukunun mantığıyla bağdaşmadığı, rekabetin varlığının, yalnızca ihaleye katılımın teorik olarak mümkün olmasıyla değil, isteklilerin piyasa koşullarına, tedarik zincirlerine ve maliyet avantajlarına göre serbestçe teklif oluşturabilmesiyle ölçüleceği, ithal etin ve ayrıca dondurulmuş et ile dondurulmuş tavuk etinin yasaklanmasının, tedarik zinciri seçeneklerini ciddi biçimde daralttığı; özellikle büyük ölçekli ve uzun süreli alımlarda süreklilik, stok yönetimi ve maliyet optimizasyonu imkânlarını ortadan kaldırdığı, bu durumun, isteklilerin teklif hazırlama serbestisini sınırlayarak kamuya daha yüksek maliyetli ve esnek olmayan tekliflerin sunulmasına yol açabilecek nitelikte olduğu, Danıştay 13. Dairesinin yerleşik kararlarında da, ithal ürünlerin salt menşei esas alınarak yasaklanmasının rekabeti daralttığı ve 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan temel ilkelere aykırılık teşkil ettiğinin açıkça vurgulandığı iddialarına yer verilmiştir.

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.

  1. Başvuru sahibinin 1’inci iddiasına ilişkin olarak:

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ücret ve ücretin ödenmesi” başlıklı 32’nci maddesinde “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.

Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.” hükmü,


Anılan Kanun’un “Ücretin gününde ödenmemesi” başlıklı 34’üncü maddesinde “Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.” hükmü,


Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Çalışanların özlük hakları” başlıklı 38’inci maddesinde “…Personel alacakları, hakediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez.

İdare tarafından gerek resen gerekse de başvuru üzerine bordroların ve/veya ücret ödemesini gösterir diğer bilgi ve belgelerin (yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları, puantaj, hesap pusulaları gibi) incelenmesi neticesinde ücret ve/veya yan ödemelerin eksik ödendiğinin veya ödenmediğinin tespit edilmesi halinde bu durumun yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Aynı zamanda, ücret ve/veya yan ödemelerin, ödenmeyen kısmı yüklenicinin hakedişinden kesilir ve tabi olunan mali mevzuat hükümleri çerçevesinde idare tarafından doğrudan işçinin banka hesabına yatırılır. Bu husus ayrıca bir tutanağa da bağlanır.” hükmü,

Anılan Şartname’nin “Hakediş ödemeleri” başlıklı 42’nci maddesinde “Sözleşme konusu hizmetin yüklenici tarafından belli bir süre boyunca devamlı olarak verilmesi (4 üncü maddede tanımlanan sürekli nitelikte bir iş olması) veya işin bölümlere ayrılabilir olması durumunda sözleşmede belirtilen aralıklarla, kesin ödeme mahiyetinde olmamak ve kazanılmış hak sayılmamak üzere geçici hakediş ödemeleri yapılır. Yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelleri, sözleşmedeki kayıtlara ve ilgili kanunlara göre yapılacak kesintiler de çıktıktan sonra, sözleşmenin ödemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde kendisine ödenir.

İdarenin isteği halinde yüklenici, kesin hesapları kontrol teşkilatının denetimi altında olmak üzere işe paralel olarak yürütmek zorundadır. Bu halde, geçici hakediş raporlarının düzenlenmesinde, bitmiş iş kısımları için bu kesinleştirilmiş miktarlar dikkate alınır…” hükmü,

Teknik Şartname’nin “İşçilerle İlgili Yükümlülükler” başlıklı 4’üncü maddesinde “4.1. Çalışanların Özlük Hakları:

4.1.1. Hakedişin alınıp alınmamasına bakılmaksızın yüklenici çalışanlarının bir önceki aya ait alacaklarını sonraki ayın 07(yedi)’sine (07(yedi)’si dahil) kadar ödemek zorundadır. (Örneğin; Ocak ayı maaş ve alacakları Şubat ayının 07(yedi)’sine kadar ödenmelidir.)

4.1.2. Kontrol teşkilatı işyerinde çalışanlar arasında yüklenici tarafından ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol ederek veya bu konuda kendisine gelen talep ve ihbarları değerlendirerek, yükleniciden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenicinin hakedişinden ödenmesini sağlayacaktır.

4.1.3. Personel alacakları, hakediş raporunun düzenlendiği tarihten Önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların 3 (üç) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez…

4.16.1. Toplam çalıştırılacak personel sayısı: Öğrencinin okulda tam olduğu aylarda 26 kişi ile hizmet vermek zorundadır.” düzenlemesi,

Sözleşme Tasarısı’nın “Ödeme yeri ve şartları” başlıklı 12’nci maddesinde “…12.1.1. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır….” düzenlemesi yer almaktadır.


**** Bayburt Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nce ihale edilen “Malzemeli Yemek Hazırlama Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alımı” ihalesine ilişkin ihale dokümanı düzenlemelerinden hizmetin maksimum 26 personel ile gerçekleştirileceği, söz konusu personelin bir önceki aya ait alacaklarının; yüklenicinin hakedişini alıp almamasına bakılmaksızın sonraki ayın yedisine (yedisi dahil) kadar ödeneceği, hakediş raporunun ise yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanacağının düzenlendiği görülmüştür.__

__

**** Yukarıda aktarılan İş Kanunu hükümlerinden, bir işçiye iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanan ücretin en geç ayda bir ödeneceği, ücreti, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinden; ücret ve/veya yan ödemelerin, ödenmeyen kısmının yüklenicinin hakedişinden kesileceği ve tabi olunan mali mevzuat hükümleri çerçevesinde idare tarafından doğrudan işçinin banka hesabına yatırılacağı ve bu hususun ayrıca bir tutanağa da bağlanacağı anlaşılmaktadır.

Buna göre, idarelerin yüklenici tarafından işçi ücretlerinin ödenmesini takip ve temin görevi bulunduğu dikkate alındığında, idarece yapılan** __**“Hakedişin alınıp alınmamasına bakılmaksızın yüklenici çalışanlarının bir önceki aya ait alacaklarını sonraki ayın 07(yedi)’sine (07(yedi)’si dahil) kadar ödemek zorundadır.” düzenlemesinin idarenin işçi ücretlerinin ödenmesine ilişkin takip ve temin yükümlülüğünü zamanında yerine getirmesi ve işçi haklarını korumasına yönelik bir düzenleme olduğu, hakedişlere ilişkin olası uyuşmazlığın ise sözleşmenin yürütülmesi aşamasında 4735 sayılı Kanun ile eşit konumda bulundukları belirtilen yüklenici ve idare arasında özel hukuk hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu anlaşıldığından, başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak:

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinde “ İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranının hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır. Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.” hükmü,

İdari Şartname’nin**** “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: Malzemeli Yemek Hazırlama Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alımı

ç) Miktarı: Kahvaltı: 48.069 Öğün

Öğlen Yemeği: 48.069 Öğün

Akşam Yemeği: 66.528 Öğün

Brunch: 16.632 Öğün

Sahur: 2.079 Öğün…” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “…25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir:

25.3.1. İsteklilerin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince ödeyeceği her türlü vergi (KDV Hariç), resim, harç ve benzeri giderler ile ulaşım, nakliye giderleri, teklif fiyata dahildir. İşin yürütülmesi sırasında kullanılacak olan malzeme giderleri, bakım ve yükleniciden kaynaklı arızaların onarım giderleri, Doğalgaz, elektrik, su ve temizlik malzemesi giderleri, teknik şartnamede belirtilen personelin yemek ve ulaşım giderleri, kıyafet giderleri, eğitim giderleri, iş güvenliği ve işçi sağlığı mevzuatı gereğince yapılması zorunlu her türlü gider, ilaçlama gideri, idarece talep edilmesi halinde labaratuvar tahlili giderleri, vb.

Çalıştırdığı İşçilere:

Aşçıbaşına Brüt Asgari ücretin %120 fazlasını

Aşçılara, Pastacıya, Kasaba ve Kahvaltıcıya Bürüt Asgari Ücretin %100 fazlasını

Gıda Mühendisine (diyetisyen veya veterinerde olabilir) Brüt Asgari Ücretin % 75 fazlasını

Aşçı Yardımcılarına Brüt Asgari Ücretin %60 fazlasını

Firma Görevlisine (İşletme Müdürü) Brüt Asgari Ücretin %50 fazlasını

Bulaşıkçılara Brüt Asgari Ücretin %35 fazlası

Garsonlara ve Temizlik Görevlilerine Brüt Asgari Ücretin %10 fazlasını

üzerinden ödeme yapılacaktır.

Yemekhanede Aylık Ortalama:

1.000 Sm3 doğalgaz tüketilmekte olup bu maliyet teklif fiyata dahil edilecektir.

3.250 KWH Elektrik Tüketilmekte olup bu maliyet teklif fiyata dahil edilecektir.

250 M3 Su tüketilmekte olup bu maliyet teklif fiyata dahil edilecektir.

Harcanan doğalgaz, elektrik ve su bedelleri hakedişlerden aylık olarak kesilecektir.

Ayrıca çalıştırılacak olan işçilerin yol ve yemek giderleri yüklenici tarafından ayni olarak karşılanacağından yüklenici bu giderleri teklifine dahil edecektir. Bayburt Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile Bayburt İl Merkezi 4km dir. Yüklenici Personelinin günlük alması gereken kalori miktarı 2500 (+/-%20) kalori olacaktır.

25.3.4. Diğer giderler:

Müdürlüğümüzde öğrenci bulunmadığı ve yemek çıkmadığı günler için yükleniciye önceden bilgilendirme yapılacak olup yemek hizmeti yapılmayan süre içinde işçi çalıştırılmayacak ve idareden işçi ücreti talep edilmeyecektir. İşçi sayısının tam çalıştırılacağı günler öğrencilerimizin okulda olmayacağı süreler (staj, tatil vb.) düşüldüğünde 186 gün üzerinden hesaplama yapılacaktır. Yükleniciye sadece birim fiyat teklif cetvelinde yer alan kalemlerden satın alınan miktar kadar hak ediş düzenlenecektir. Ulusal Bayram ve Resmi tatil günlerinde çalışma olması halinde hizmetin kesintisiz sürdürülebilmesi için çalıştırılacak personellere yüklenici tarafından 4857 Sayılı iş Kanunun 47. Maddesi gereğince ücret ödenecektir. Bu tarihlerde yapılan ödemeler yüklenici tarafından bordroda gösterilecektir.” düzenlemesi,

Teknik Şartname’nin “İşçilerle İlgili Yükümlülükler” başlıklı 4’üncü maddesinde “4.16.1.Toplam çalıştırılacak personel sayısı: Öğrencinin okulda tam olduğu aylarda 26 kişi ile hizmet vermek zorundadır.” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin “İşçilerin Nitelikleri/Sayıları” başlıklı 5’inci maddesinde;

S.NOSIFATISAYISIEĞİTİM\NİTELİĞİMAAŞI
1Firma Görevlisi (İşletme Muduru)1En az ilkokul mezunuAsgari ücretin %50 fazlası
2Gıda Müh., Diyetisyen veya Veteriner (Diplomalı)1Lisans mezunuAsgari ücretin %75 fazlası
3Aşçıbaşı1(Diplomalı veya Ustalık Belgesi)Asgari ücretin %120 fazlası
4Kasap1Kasap veya Aşçı Ustalık BelgesiAsgari ücretin % 100 fazlası
5Aşçı2Aşçı Ustalık BelgesiAsgari ücretin % 100 fazlası
6Pastacı1Aşçı Ustalık BelgesiAsgari ücretin % 100 fazlası
7Kahvaltım1Aşçı Ustalık BelgesiAsgari ücretin %100 fazlası
8Aşçı Yardımcısı2Aşçı Yardımcılığı BelgesiAsgari ücretin %60 fazlası
9Bulaşıkçı4En az ilkokul mezunuAsgari ücretin %35 fazlası
10Temizlik Görevlisi3En az ilkokul mezunuAsgari ücretin %10 fazlası

düzenlemesi yer almaktadır.

**** İhale dokümanında bahse konu ihalede toplam 26 personel çalıştırılacağının düzenlendiği, birim fiyat teklif cetvelinin ilgili kısmında Teknik Şartname’nin 5’nci maddesinde belirtilen işçilere aynen yer verildiği, engelli işçi için ayrı satır açılmadığı görülmüştür.


**** Yukarıda aktarılan İş Kanunu’nu hükmünden işverenlerin elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde toplam işçi sayısının %3’ü oranında engelli işçi çalıştıracağı anlaşılmaktadır.

Başvuruya konu malzemeli yemek alımı ihalesinde çalışacak personel olarak belirlenen 26 sayısının İş Kanunu’nda engelli işçi çalıştırılması yükümlülüğü için getirilen elli veya daha fazla işçi sayısının altında olduğu, dolayısıyla mevcut ihalede engelli işçi çalıştırılmamasının ve engelli işçiler için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılmamasının anılan Kanun hükümlerine aykırılık oluşturmayacağı anlaşıldığından, iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak:

Teknik Şartname’nin “İhale Konusu Hizmetin Cinsi ve Özelliğine İlişkin Şartlar” başlıklı 1’nci maddesinde “…1.3. Bir Öğrenci için bir günlük yemek bedeli ibaresinden bir öğrencinin her bir öğünde Sabah Kahvaltısı 7 (yedi) çeşit Öğlen ve Akşam yemeği 5 (beş) çeşit olmak üzere toplam üç öğün yemeği anlaşılacaktır. Hafta sonu ve resmi tatillerde öğrencilere çarşı izni verilmesi durumunda örnek menüde belirtilen şekilde 18 (onsekiz) çeşitten oluşan brunch verilecek olup sabah kahvaltısı ve öğlen yemeği verilmeyecektir. Öğrencilerin hafta sonlarında sınav, eğitim vb. durumlarda okulda bulunmaları halinde brunch yerine idare tarafından belirlenecek sabah kahvaltısı 7 (yedi) çeşit ve öğlen yemeği 5 (beş) çeşit olarak verilecektir…” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin**** “Yemek Düzeni ve Temizlik İle İlgili Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “…7.3. Diğer Hususlar:

7.3.10. Kuruma getirilen gıda maddeleri Muayene Kabul Komisyonunca kontrol edilerek uygunluğu kabul edildikten sonra depolara alınacaktır. Uygun olmadığına karar verilen malzemeler iş aksamayacak şekilde aynı gün mesai bitimine kadar istenilen özellikte olanlarla değiştirilecektir. Depolarda ve depolama sırasında gıdalarda bozulma olduğu takdirde bu gıdalar depolarda bulundurulmayacaktır….” düzenlemesi,

Sözleşme Tasarısı’nın “İşin süresi” başlıklı 9’uncu maddesinde “9.1. İşe başlama tarihi 01.01.2026; işi bitirme tarihi 01.08.2026..” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin**** “Sözleşmeye aykırılık halleri, cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 16’ncı maddesinde “16.1.2. Aşağıdaki tabloda yer alan özel aykırılık hallerinde aynı satırda belirtilen oranda ceza uygulanır. Tabloda yer verilen özel aykırılıklardan herhangi birinin ilgili aykırılık için aynı satırda belirtilen sayıya ve toplam özel aykırılık halinin de 30 sayısına ulaşması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, 4735 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir.

Özel Aykırılık Halleri

__| __Aykırılık Hali| __İlk Sözleşme Bedeli Üzerinden Kesilecek Ceza Oranı| __Aykırılık Sayısı
__1| __| __| __
__88| Yüklenici, yemeğin üretimi için o güne ait günlük gıda maddelerinden, muayene sonucunda ret olanları veya depodaki mallardan evsafını yitirenleri, kontrol teşkilatınca yapılan denetimlerde depolarda bulunmaması gereken malları, kurum dışına çıkarılacak madde ve malzeme çizelgesi ile derhal kurum dışına çıkaracaktır** .Aksi takdirde, her geçen gün için sözleşme bedelinin onbindebeşi oranında ceza uygulanır. Ancak bu cezada müddet hiçbir şekilde 5 (Beş) iş gününü geçmeyecektir.**Geçtiği takdirde gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Geçen süre içerisindeki malın miktarının eksilmesi veya evsafını kaybetmesinden dolayı kurum sorumlu olmayacaktır. Bu süreç içerisinde oluşacak ardiye ve depolama ücretleri yürürlükteki yasal mevzuatlar çerçevesinde yükleniciden tahsil edilecektir| __On Binde 5| __3
__2| __| __| __
__| | | | |

16.2. Yukarıda belirtilen cezalar ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir. Cezanın ödemelerden karşılanamaması halinde ceza tutarı yükleniciden ayrıca tahsil edilir…” düzenlemesi yer almaktadır.

**** İdarece kuruma getirilen gıda maddelerinin muayene kabul komisyonunca kontrol edilerek uygunluğu kabul edildikten sonra depolara alınacağı, uygun olmadığına karar verilen malzemelerin ise işi aksamayacak şekilde aynı gün mesai bitimine kadar istenilen özellikte olanlarla değiştirileceği, depolarda ve depolama sırasında gıdalarda bozulma olduğu takdirde bu gıdaların depolarda bulundurulmayacağı, aynı zamanda yüklenicinin yemeğin üretimi için o güne ait günlük gıda maddelerinden, muayene sonucunda ret olanları veya depodaki mallardan evsafını yitirenleri, kontrol teşkilatınca yapılan denetimlerde depolarda bulunmaması gerektiği belirlenen malları, kurum dışına çıkarılacak madde ve malzeme çizelgesi ile derhal kurum dışına çıkaracağı aksi takdirde, her geçen gün için sözleşme bedelinin onbindebeşi oranında ceza uygulanacağı, ancak bu cezada müddetin hiçbir şekilde 5 (beş) iş gününü geçmeyeceğinin düzenlendiği görülmüştür.


**** İncelemeye konu 8 aylık yemek hizmeti ihalesinde; sabah kahvaltısında 7, öğlen ve akşam yemeğinde 5, hafta sonu ve resmi tatillerde 18 çeşitten oluşan brunchta kullanılmak üzere yüklenici tarafından getirilen gıda maddelerinden uygun olmayanlarının aynı gün değiştirilmesinin istenmesinin işin sürekliliği açısından anlaşılabilir olduğu, zira uygun olmayan ürünün aynı içinde başka bir öğünde başka bir yemeğin girdisi olma ihtimali bulunduğu, ayrıca aynı gün içinde değiştirilmesi gereken malzemelerin söz konusu madde metninin yazımından reddedilen gıda maddeleri olduğunun anlaşıldığı, depolarda ve depolama sırasında gıdalarda bozulma olması durumunda bu malların Kurumdan dışarı çıkarılma süresinin ise, Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.2’nci maddesi uyarınca aynı gün ile en geç 5 gün içinde olduğu değerlendirilmesi ile mevcut düzenlemeler arasında çelişki olmadığı anlaşıldığından, iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 4’üncü iddiasına ilişkin olarak:

Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği ekinde bulunan "Ek–2 A Sınıfı Yumurtanın Ağırlık Sınıfları” başlıklı tabloya aşağıda yer verilmiştir.

__

“Ağırlık Sınıfı Ağırlık

XL – Çok Büyük >73 g

L - Büyük >63 – <73 g

M - Orta > 53 – <63 g

_S - Küçük <53 g” _

__

Teknik Şartname’nin “Kahvaltılıklar” başlıklı 12’nci maddesinde “12.12. Yumurta:

¦ Kabuğunda toprak, pislik, kan lekeleri bulunmamalıdır. Yumurtalar yıkanmamış olmalı, üzerlerindeki parlak cilalı kısım kaybolmamalıdır. Kabukta çatlak olmamalıdır. Yumurtalar taze ve günlük olmalıdır. Yumurtalar A sınıfı olacak, 68 gr. (L) ve üzeri olacaktır.

¦ Yumurtaların kabukları sarı renkli olacaktır. Viollerde gelecektir. Yumurtalar ambalajlı, ambalaj üzerinde firma adı, adresi, tarihi bulunmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.


**** İdarece 68 gr ve üzeri olacağı belirtilen yumurta girdisinin gramajının yemek reçetelerinde adet üzerinden belirlediği görülmüştür.


**** Aktarılan Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği’nden 68 gr ve üzeri ağırlığa sahip yumurtaların minumum L boyutta, maksimum XL boyuta olabileceği anlaşılmaktadır.


**** Buna göre idarece yapılan söz konusu düzenlemeden kullanılacak yumurtanın boyutunun L ya da XL olması gerektiği şeklinde net belirlenmediği, bu nedenle isteklilerce Teknik Şartname’de yumurta kullanılan yemek/tatlı/salataları inceleyip kaç gramlık bir yumurtanın bu yemek için yeterli olacağını değerlendirip bu çerçevede hangi boyut yumurtadan kaç adet teklif edeceklerini hesaplayarak tekliflerini hazırlamaları gerektiği, bu noktada sadece L boyut yumurta kullanacakları gibi sadece XL boyut ya da adet sayılarını kendi belirledikleri, hem L ve hem de XL yumurta kullanmalarının önünde engel olmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki iddiaların yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 5’nci iddiasına ilişkin olarak:

Teknik Şartname’nin “Yemek Düzeni ve Temizlik İle İlgili Hususlar” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1.Yemek Düzeni ile İlgili Hususlar.

7.1.3. Ekmekler günlük, taze olarak getirilecek, kişi başına her öğün 100 gr verilecek, ekmekler yemekten 30 dk önce dilimlenerek masalardaki kapalı kutularda muhafaza edilecektir…” düzenlemesi,

Anılan Şartname’nin “Yemeklerde Kullanılan Diğer Malzemeler” başlıklı 20’nci maddesinde “20.29. Ekmek:

¦ Ekmeklerin francala şeklinde 300-350 gr ağırlığında olacaktır. Ekmek Piyasanın birinci sınıf Ekmek unundan yapılmış olacak. Ekmekler günlük taze üretim olacaktır. Yüklenici tarafından temin edilecek olan ekmeklerin Gıda üretim izin belgesi olacaktır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Aktarılan doküman düzenlemelerinden ekmeklerin 300 – 350 gram aralığında olacağı ve kişi başı için 100 gram verileceği anlaşılmaktadır.

**** Buna göre francala ekmeğe ilişkin düzenlenen gramajının önünde kişi başı ifadesi bulunmadığı, dolayısıyla 300 – 350 gram aralığında olacak francala ekmeğin kişi başı verilmeyeceği, 300-350 gr francala ekmeğinin 100 gramlık porsiyonlar olarak dilimlenerek kişi başı verileceğinin açık olduğu, diğer taraftan ekmeğin artan parçaların nasıl değerlendirileceği, gıda güvenliği için nasıl saklanacağı gibi hususlara her firmanın kendine özgü farklı bir yöntemi olabileceği, idarece bu alanın düzenlemeyip yükleniciye bırakılmasının makul olduğu anlaşıldığından, iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.


  1. Başvuru sahibinin 6’nci iddiasına ilişkin olarak:

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur…” hükmü,

Aynı Kanun’un**** “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. Ancak, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin özelliği nedeniyle idarelerce hazırlanmasının mümkün olmadığının ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartnameler bu Kanun hükümlerine göre hazırlattırılabilir.

İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır.

Teknik şartnamelerde, varsa ulusal ve/veya uluslararası teknik standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenlemeler de yapılır. Bu şartnamelerde teknik özelliklere ve tanımlamalara yer verilir. Belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilmeyecektir.

Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmaması veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmaması hallerinde "veya dengi" ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.” hükmü,


Teknik Şartname’nin “Yemekte Kullanılacak Malzemeler Ve Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 8’nci maddesinde “8.1.Et İle İlgili Hususlar:

8.1.1. Dana Eti:

Etler tekniğine göre taze ve kemiksiz olarak verilecektir. Donmuş ve İthal malı etler kabul edilmeyecektir.

8.1.2. Koyun Eti:

8.1.3. Tavuk Eti:

8.1.4. Balık:…” düzenlemesi yer almaktadır.


**** Teknik Şartname’de et ile ilgili hususlar başlığı altında 4 türün yer aldığı; bunların, dana eti, koyun eti, tavuk eti ve balık olduğu, sadece dana etinin özelikleri arasında ithal et kullanılmayacağının düzenlendiği görülmüştür.


**** Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden; teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanmasının esas olduğu, teknik şartnamelerde idareler tarafından alınacak hizmetin teknik kriterleri ve özelliklerinin belirleneceği, bunların verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması gerektiği anlaşılmaktadır.

Yerli ve ithal olmak üzere iki ihtimali bulunan et tedarikinde, idarece yerli etin seçilmesinin ihtiyacını hizmet gereklilikleri ve kamu yararı kapsamında karşılaması doğrultusunda takdir hakkını kullanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “ İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez… ” hükmü yer almaktadır.

Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddialarında haklı bulunmadığı tespit edilmiş olup, Kanun’da öngörülen şekilde bir haklılık oranı oluşmamıştır. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafı uyarınca itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,

Oybirliği ile karar verildi.




****| ****| ****


****| ****| ****


****| ****| ****

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim