KİK Kararı: 2025/UY.I-1519
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kamu İhale Kurumu Kararı
2025/UY.I-1519
16 Temmuz 2025
YOLTEK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAH.NAK.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. / KARBİN İNŞAAT TAAHHÜT HAF.NAK.MOB.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. İş Ortaklığı
TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
2025/533093 İhale Kayıt Numaralı "2025 yılı Yatay İşaretleme" İhalesi
KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2025/028
Gündem No : 37
Karar Tarihi : 16.07.2025
Karar No : 2025/UY.I-1519
BAŞVURU SAHİBİ:
Yoltek Mühendislik İnşaat Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. - Karbin İnşaat Taahhüt Haf. Nak. Mob. San. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı,
İHALEYİ YAPAN İDARE:
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı,
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2025/533093 İhale Kayıt Numaralı “2025 Yılı Yatay İşaretleme” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 09.05.2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “2025 Yılı Yatay İşaretleme” ihalesine ilişkin olarak Yoltek Mühendislik İnşaat Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. - Karbin İnşaat Taahhüt Haf. Nak. Mob. San. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının 20.06.2025 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 23.06.2025 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 30.06.2025 tarih ve 186719 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 30.06.2025 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2025/1264 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, tekliflerinin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olarak belirlenip sözleşmeye davet edildikleri, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin adli sicil kaydında yer alan taksirle yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararı gerekçe gösterilerek 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10/e maddesi kapsamında haksız yere ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedildiği, ilgili mahkeme kararı incelendiğinde kişi hakkında taksirle yaralama suçundan adli para cezası verildiği, kararın hüküm fıkrasında açık ve net bir şekilde Türk Ceza Kanunu'nun 53/6 maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına hükmedildiği, yorum yoluyla ilgili maddenin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkeme tarafından TCK'nin 53'üncü maddesinin uygulanma gereği görülmediğinden mesleki faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde yasal bir engel bulunmadığı, tekliflerinin ihale dışı bırakılması ve geçici teminatlarının gelir kaydedilmesi işlemlerinin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
A) Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
4734 sayılı Kanun’un “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı 10’uncu maddesinde “Aşağıda belirtilen durumlardaki istekliler ihale dışı bırakılır:
…
e) İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen.” hükmü bulunmakta olup,__
Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Mesleki faaliyete ilişkin mahkumiyet kararının kapsamı” başlıklı 17.5.1. maddesinde “17.5.1.1 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından, asli veya feri ceza olarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 11, 25 ve 35 inci maddelerinde tanımlandığı şekliyle “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hali, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir.
17.5.1.2 İhale dışı bırakma, ancak yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat”la sınırlı olmak üzere uygulanabilir.
17.5.1.3 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali”, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir.
17.5.2. Süre:
17.5.2.1. İdarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi halinde, son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak Mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarih esas alınacaktır.
17.5.2.2. 4734 sayılı Kanuna göre yapılan ihalelerde istekliler hakkında son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı mercilerince verilmiş mahkûmiyet kararı bulunması halinde, bu durumdaki isteklilerin 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılmaları gerekmektedir.
17.5.3. Belgelerin temin edileceği yerler:
17.5.3.1. Yerli istekliler yönünden:
17.5.3.1.1. İsteklinin gerçek kişi olması halinde; son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetleri ile ilgili mahkumiyet kararına ilişkin belgeler Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alınacaktır.
17.5.3.1.2. İsteklinin tüzel kişi olması halinde; Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; anonim şirket ise yönetim kurulu üyelerinin, limited şirket ise şirket müdürünün, yoksa ortaklarının tamamının, kolektif şirket ise ortakların tamamının, komandit şirkette komandite ortakların hepsinin, komanditer ortaklardan kendilerine şirketi temsil yetkisi verilmiş olan ortakların, kooperatiflerde yönetim kurulu üyelerinin Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alacakları belgeler İdarelerce kabul edilecektir. Öte yandan, sermaye şirketinde yönetim kurulu üyesi veya limited şirket müdürü olmasa dahi şirketin idaresinde hakim etkisi bulunan ortak veya ortakların da 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca adli sicil kaydını ibraz etmeleri gerekmektedir.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
Tebliğ’in atıf yaptığı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 13.11.2005 tarihli ve 25642 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 04.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile 1 Haziran 2005 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir.
5237 sayılı Kanun’un yürürlüğüne ilişkin olarak 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un üçüncü maddesinde “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan Türk Ceza Kanununa yapılan yollamalar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Tebliğ’de atıf yapılan 765 sayılı Kanun’un 11, 25 ve 35’inci maddelerinin karşılığının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “ Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.__(2)
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.__(1)
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki 53’üncü maddesi olduğu anlaşılmıştır.
**** İhale komisyonunun**** 16.05.2025 tarihinde onaylanan kararı ile ihalenin başvuru sahibi üzerinde bırakıldığı, 27.05.2025 tarihinde sözleşmeye davet yazısının gönderildiği, başvuru sahibi tarafından sunulan evrakın idarece incelenmesi sonrasında anılan istekliye gönderilen 13.06.2025 tarihli yazıda, idarece Hukuk Müşavirliğinden alınan “…Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.03.2024 tarihli ve 2022/431 E., 2024/388 K. Sayılı gerekçeli kararı ile sanık Ali Sinanettin Şivgan’ın, şantiye şefi olarak görev yaptığı altyapı içme suyu kazı çalışmaları sırasında gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması sebebiyle meydana gelen bir yaralanma olayı nedeniyle TCK 89/1 maddesi uyarınca 100 gün adli para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır. İlgili kararın gerekçesinde sanığın, mesleki görev ve sorumlulukları kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediği, kazaya yol açan güvenlik eksikliklerinden dolayı asli kusurlu bulunduğu açıkça belirtilmiştir… 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10. Maddesinin 4. Fıkrasının (e) bendi gereği: “İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenler” ihaleye katılamaz. İhale tarihi olan 09.05.2025, mahkumiyetin verildiği tarih olan 21.03.2024 ve suç tarihi olan 27.04.2021 göz önünde bulundurulduğunda, anılan mahkumiyetin hem süre yönünden, hem de suçun niteliği itibariyle mesleki faaliyetle doğrudan ilişkili olması nedeniyle söz konusu hüküm kapsamına girdiği değerlendirilmektedir. Bu itibarla? pilot ortak olan YOLTEK Mühendislik İnş. Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin, 4734 sayılı Kanun’un 10. Maddesi 4. Fıkrası (e) bendi kapsamında ihaleye katılım yeterliliği bulunmadığı, bu nedenle adı geçen iş ortaklığı ile sözleşme imzalanmasının ihale mevzuatına aykırı olacağı değerlendirilmektedir.” şeklindeki görüşe istinaden, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17.6.3’üncü maddesine dayanılarak başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve geçici teminatın gelir kaydedilmesine karar verildiği görülmüştür**.**
İdarece esas alınan adli sicil kaydına konu Ali Sinanettin Şivgan’ın şantiye şefi olarak görev yaptığı dönemde meydana gelen bir kazaya ilişkin olarak sanık sıfatıyla yargılandığı davada,__ Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının aşağıdaki şekilde olduğu;
“…sanığın çalışma yapan firmada şantiye şefi olarak görev yaptığı…sanığın iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri almaması, gerekli denetimleri yapmaması, güvenli çalışma ortamı yaratmaması nedeni ile asli kusurlu olduğu, …sanık Ali Sinanettin ŞİVGAN'ın bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde "Asli Kusurlu" olduğu sanığın olayda kusurlu olduğunun sabit olduğu…atılı suçtan… TCK.nın 89/1 md.si uyarınca taktiren ve teşdiden 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden TCK 62/1 maddesi gereğince verilen cezanın • 1/6 oranında indirilerek 100 GÜN adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Suçun işleniş özellikleri de göz önüne alınarak sanık hakkında başkaca yasal ve taktiri artırım ve indirim maddesi uygulanmasına yer olmadığına, Sanığa verilen 100 gün adli para cezasının TCK 52 md. uyarınca sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak günlüğü taktiren 20,00 TL’den toplam 2.000,00 TL adli para cezası île cezalandırılmasına,
…
Yasal koşulları oluşmadığından TCK 50,51 ve 53/1-2 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın mağdurun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen gidermediği anlaşılmakla (CMK 231/6-c) gözetilerek yasal koşulları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında TCK 53/6 maddesinin taktiren uygulanmasına yer olmadığına...” karar verildiği anlaşılmıştır.
4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde “ İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen” durumunda bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hüküm altına alınmış olup Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1’inci maddesinde de bu husus açıklanmıştır.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1.3’üncü maddesi “ 17.5.1.3 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca; Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından Türk Ceza Kanununun 50/e maddesi gereğince “belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya” veya 53/e maddesi gereğince “bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmaya” ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hali, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir.” şeklinde iken bu düzenlemenin dava konusu edildiği,
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve E:2017/1575, K:2018/793 sayılı kararı ile “ 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca bir isteklinin teklifinin ihale dışı bırakılabilmesi için mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giymiş olması şart olduğu halde Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1.3. maddesi ile Kanun hükmünü aşar nitelikte, mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın bazı haklardan mahrum bırakılmaya ilişkin mahkumiyetle ek güvenlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların ihale dışı bırakılma sebebi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu açıktır. ” gerekçesiyle bu maddenin iptal edildiği,
Bunun üzerine 19.06.2018 tarihli ve 30453-M sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle maddenin “ 17.5.1.3. Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali”, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkûmiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir. ” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla Kamu İhale Genel Tebliği’nin yürürlükteki 17.5.1.3’üncü madde açıklamasından; anılan Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında uygulama yapılabilmesi için mesleki faaliyetten dolayı yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının şart olduğu, “ belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya ” veya “ bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmaya ” ilişkin feri cezaya hükmedilmiş olması şartının aranmayacağı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar bir arada göz önünde bulundurulduğunda; ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği; bu kapsamda feri ceza olarak “ muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası ”na ilişkin mahkûmiyet halinin varlığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet halinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hali kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği neticesine ulaşılmaktadır.
Somut olayda, Ali Sinanettin Şivgan’ın şantiye şefi olarak görev yaptığı işyerinde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlerin almamasına bağlı yaralanma vakası sonucunda, taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, dolayısıyla mahkumiyet halinin mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, idarece Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında işlem tesis edilmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinde “Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz gün içinde Kurum tarafından itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi yapılır ve son ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz işlemez.
Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez.” hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan Kanun hükmüne göre, başvuru sahibinin itirazen şikâyete konu iddialarının tamamında haklı bulunması halinde başvuru bedeli iadesinin söz konusu olabileceği dikkate alındığında, yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler neticesinde başvuru sahibinin iddiasında haklı bulunmadığı anlaşıldığından, başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesi için anılan Kanun’un öngördüğü şekilde “başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması” koşulunun gerçekleşmediği dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin aktarılan hükmü gereğince başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B) İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 18’inci maddesi yönünden yapılan inceleme sonucunda herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
****| ****| ****
****| ****| ****
****| ****| ****
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.