KİK Kararı: 2025/UH.II-1592
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kamu İhale Kurumu Kararı
2025/UH.II-1592
30 Temmuz 2025
Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnşaat Temizlik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezi (Farabi Hastanesi) (H) D.S.İ.
2025/613428 İhale Kayıt Numaralı "Malzemeli Yemek Pişirme Dağıtımı Ve Sonrası İşi Hizmeti Alımı (12 Aylık ) (01/07/2025-30/06/2026)" İhalesi
KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2025/030
Gündem No : 9
Karar Tarihi : 30.07.2025
Karar No : 2025/UH.II-1592
BAŞVURU SAHİBİ:
Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnşaat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,
İHALEYİ YAPAN İDARE:
Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Farabi Hastanesi) (H) D.S.İ.,
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2025/613428 İhale Kayıt Numaralı “Malzemeli Yemek Pişirme Dağıtımı ve Sonrası İşi Hizmeti Alımı (12 Aylık ) (01/07/2025-30/06/2026)” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 03.06.2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Malzemeli Yemek Pişirme Dağıtımı ve Sonrası İşi Hizmeti Alımı (12 Aylık) (01/07/2025-30/06/2026)” ihalesine ilişkin Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnşaat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 28.05.2025 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 02.06.2025 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 23.06.2025 tarih ve 185570 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 12.06.2025 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2025/1173 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle,
- Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi 03.06.2025 tarihinde ihalesi yapılan 2025/613428 İhale Kayıt Numaralı “Malzemeli Yemek Pişirme Dağıtımı ve Sonrası İşi Hizmeti Alımı (12 Aylık) (01/07/2025-30/06/2026)” ihalesine ilişkin ihale dokümanında mevzuata aykırı hususlar bulunduğu,
Sözleşme Tasarısı’nın 36’ncı maddesinin 4’üncü fıkrasında yer alan, “Sözleşmenin feshi halinde yüklenici, idareden herhangi bir nam altında hiç bir hak ve tazminat talebinde bulunamaz. Sözleşme hükümlerine uygun hareket etmeyerek tek taraflı sözleşme feshine neden olan yüklenici, idarenin doğacak zararını tazmin ile yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, yürürlükteki kamu ihale mevzuatına aykırılık teşkil ettiği,
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin yüklenici ile idare arasındaki sözleşme ilişkilerinde tarafların hak ve borçlarını açıkça belirttiği, sözleşmenin hangi hallerde feshedilebileceği, fesih sürecinde izlenecek yöntemlerin ve bu fesih nedeniyle doğacak sonuçları detaylı şekilde hüküm altına alındığı, 4735 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinde sözleşmenin feshi hallerinin tahdidi olarak sıralandığı, idarenin bu feshin ardından hangi yaptırımları uygulayabileceğinin hüküm altına alındığı, aynı şekilde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 6’ncı maddesinde yüklenicinin genel sorumlulukları ve bu sorumlulukların ihlali halinde uygulanacak usullerin düzenlendiği,
Buna karşın, söz konusu düzenleme ile yükleniciye sözleşmenin feshi halinde doğacak her türlü zararın koşulsuz şekilde tazmininin yüklendiği, bu zararların kapsamı belirli olmaksızın genişletildiği ve hatta yüklenicinin idareden hiçbir surette tazminat veya hak talebinde bulunamayacağı önceden mutlak şekilde hüküm altına alındığı, bu durumun öncelikle yükleniciye belirsiz ve sınırsız bir sorumluluk yüklemesi yapması nedeniyle hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu,
Diğer yandan, idarenin olası zararlarını doğrudan sözleşme metnine dayanarak ve yargı yoluna başvurmaksızın tahsil etmesinin öngörüldüğü, bu hususun yüklenicinin temel savunma haklarını ortadan kaldıran, hukuk devleti ilkesine aykırı nitelikte ağır bir tasarruf olduğu, bu nedenle, yüklenicinin herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğini ve idarenin doğacak tüm zararlarını koşulsuz olarak tazminle yükümlü olacağını öngören bu hükmün yürürlükteki mevzuatla bağdaşmadığı, kamu ihale sözleşmelerinde öngörülen temel ilkeleri zedelediği,
- İhale dokümanında yer alan Teknik Şartname’nin 17.4’üncü maddesinde yüklenicinin, kurumun mallarına, çalışanlarına veya üçüncü kişilere vereceği maddi ve manevi zararlardan ve bunların telafisine yönelik yapılacak her türlü masraftan doğrudan ve sınırsız şekilde sorumlu tutulacağının hükme bağlandığı, ayrıca bu sorumluluk kapsamında doğacak yargılama giderlerinin, vekâlet ücretlerinin, sulh yoluyla çözüm masraflarının, mahkeme masraflarının ve faizlerin yükleniciye rücu edileceği, bu bedellerin yüklenicinin hak edişlerinden veya teminatından re’sen kesileceğinin düzenlendiği, ancak bu düzenlemenin hem kamu ihale mevzuatına hem de genel sözleşme hukukuna aykırı nitelikte olduğu, yüklenicinin sorumluluğunun kusur ilkesine dayanması gerektiği, Türk Borçlar Kanunu’nun 112 ve 114’üncü maddeleri uyarınca bir zararın yükleniciye atfedilebilmesi için, zararın meydana gelmesinde yüklenicinin kusurlu davranışı ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması ve bu zararın somut olarak ortaya konması gerektiği, oysa söz konusu düzenleme ile yüklenicinin kusuru, yargı kararı veya idari tespit gibi herhangi bir hukuki denetime tabi olmaksızın doğrudan idarenin beyanı ve takdiri ile sorumluluk doğduğunun kabul edildiği ve yükleniciye ağır bir yaptırım olarak hakediş ve teminattan kesinti uygulanması öngörüldüğü, bu durumun sözleşme hukukunun temel prensiplerinden olan “belirlilik” ve “ölçülülük” ilkelerine açıkça aykırılık teşkil ettiği,
Söz konusu düzenlemede yer alan “ sulh yoluyla çözüm” veya “idare aleyhine yöneltilen dava masraflarının tamamı yükleniciden tahsil edilir” şeklindeki hükümlerin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 16 ve 17’nci maddelerinde öngörülen sorumluluk sınırlarını aştığı ve idareye sınırsız bir takdir yetkisi tanıdığı, oysaki anılan maddelerde idarenin zararlarının nasıl karşılanacağı, hangi hallerde fesih veya tazmin yoluna gidileceğinin açıkça belirlenmiş olduğu, sözleşme ile bu sınırların aşılarak yüklenici aleyhine genişletilmesinin mümkün olmadığı,
**** 3) İhale konusu hizmet alımına ilişkin olarak idarece yayımlanan Teknik Şartname’nin “Doğal Kaynak Suyu” na ilişkin düzenlemelerinde, hem 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5’inci maddesinde yer alan temel ilkeler olan saydamlık, rekabet, eşit muamele ve ihtiyacın uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ilkelerine, hem de Kamu İhale Genel Tebliği ile Mal Alımı Uygulama Yönetmeliği’nin açıklık ve ölçülebilirlik esasına dayanan hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden hükümlere yer verildiği, şartnamede kullanılan bazı ifadelerin belirsiz, ölçülemez, yoruma açık ve somut teknik kriterlerden yoksun olduğu, isteklilerin teklif hazırlama sürecinde tereddüt yaşamasına neden olabilecek nitelik taşıdığı,
Teknik Şartname’de “İşlenmiş su kesinlikle olmayacaktır” şeklindeki düzenlemenin, teknik olarak tanımının yapılmadığı, içeriğinin mevzuatta net olarak belirlenmediği ve bilimsel yöntemlerle analiz edilerek ayırt edilmesi mümkün olmayan soyut bir kavram içerdiği, doğal kaynak suyu ile işlenmiş su arasında hangi kriterlere göre fark gözetileceğinin açıklanmadığı,
Ayrıca şartnamede “Ambalaj üzerindeki işaretleme Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin 9’uncu bölümündeki gibi olacaktır” şeklindeki düzenlemenin de açıkça hangi hükümlerin esas alınacağı belirtilmeksizin genel ve soyut bir mevzuat atfı şeklinde düzenlendiği, bu durumun mevzuatın zaman içinde değişiklik göstermesi ihtimali ve ilgili bölümün kendi içinde birçok farklı düzenlemeyi barındırması nedeniyle, isteklilerin doğru bir şekilde teknik ve mali teklif hazırlamasını zorlaştırdığı ve belirsizlik yarattığı,
Bununla birlikte, Teknik Şartname’de yalnızca “PVC damacan a” kullanımına izin verileceğinin belirtilmesinin de rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğu, PVC ambalajların insan sağlığına etkilerine dair yapılan bilimsel çalışmalar ve Avrupa Birliği ile Türkiye’deki bazı düzenleyici kurumların önerileri doğrultusunda birçok idare PET veya polikarbonat (PC) gibi alternatif ambalaj malzemelerine yöneldiği, bu nedenle yalnızca bir tür ambalajın zorunlu tutulmasının eşdeğer nitelikteki diğer ürünlerin dışlanmasına neden olduğu iddialarına yer verilmiştir.
Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
- Başvuru sahibinin 1’inci iddiasına ilişkin olarak:
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 19’uncu maddesinde “Sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında yüklenicinin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” hükmü,
Anılan Kanun’un “İdarenin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 20’nci maddesinde “ Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder:
a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,
b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25’inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,
Hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” hükmü,
Aynı Kanun’un “Sözleşmeden önceki yasak fiil veya davranışlar nedeniyle fesih” başlıklı 21’inci maddesinde “Yüklenicinin, ihale sürecinde Kamu İhale Kanunu’na göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.
Ancak, taahhüdün en az % 80’inin tamamlanmış olması ve taahhüdün tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla;
__
a) İvediliği nedeniyle taahhüdün kalan kısmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması,
b) Taahhüdün başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması,
c) Yüklenicinin yasak fiil veya davranışının taahhüdünü tamamlamasını engelleyecek nitelikte olmaması,
Hallerinde, idare sözleşmeyi feshetmeksizin yükleniciden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir ve bu takdirde yüklenici taahhüdünü tamamlamak zorundadır. Ancak bu durumda, yüklenici hakkında 26’ncı madde hükmüne göre işlem yapılır ve yükleniciden kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edilir. Bu ceza hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de tahsil edilebilir.” hükmü,
Aynı Kanun’un “Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler” başlıklı 22’nci maddesinde “19’uncu maddeye göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20’nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20’nci maddenin (b) bendi ile 21’inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir.
19, 20 ve 21’inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.
Hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle teminat alınan hallerde, alıkonulan tutar gelir kaydedileceği gibi, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra yapılmayan iş miktarına isabet eden teminat tutarı da birinci fıkra hükmüne göre güncellenerek yükleniciden tahsil edilir.
Gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin borcuna mahsup edilemez.
19, 20 ve 21’inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, yükleniciler hakkında 26’ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir.” hükmü,
__
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Yüklenicinin genel sorumlulukları” başlıklı 6’ncı maddesinde “ Yüklenici, işleri gereken özen ve ihtimamı göstererek planlayacak, projelendirecek (sözleşmede öngörüldüğü şekilde), yürütecek, tamamlayacak ve işlerde olabilecek kusurları sözleşme hükümlerine uygun olarak giderecektir. Yüklenici, bu sorumluluklarının yerine getirilmesi için, ister kalıcı, ister geçici nitelikte olsun, gereken bütün denetim, muayene ve testleri yaptıracak ve işçilik, malzeme, tesis, ekipman vb. temin edecektir.
Yüklenici, işin görülmesi sırasında ilgili mevzuatın izin vermediği insan ve çevre sağlığına zarar verici nitelikte malzeme kullanamaz veya yöntem uygulayamaz. İlgili mevzuatın izin verdiği malzeme ve yöntemler ise, öngörülmüş tedbirler alınarak ve usulüne uygun şekilde kullanılabilir. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde yüklenici, idarenin ve üçüncü şahısların tüm zararlarını karşılamak zorundadır.
Yüklenici, bu Genel Şartnamede öngörülen yükümlülük ve yasakları ihlâl ederek idareye veya üçüncü kişilere verdiği zarardan dolayı bizzat sorumludur.” düzenlemesi,__
Aynı Şartname’nin “Kamu düzenine ve mallarına zarar vermeme” başlıklı 15’inci maddesinde “Yüklenici işlerin yürütülmesi, tamamlanması ve işlerde olabilecek aksaklıkların giderilmesi için gereken bütün işlemlerde, sözleşme koşullarına uygun davranma yükümlülüğü içerisinde;
- Kamu düzenine ve kamusal yaşamın gereklerine uygun davranacak,
(b) Kamunun mülkiyeti veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınır ve taşınmaz mallar ile özel kişilerin mülkiyetindeki taşınır veya taşınmaz mallara, kamusal kullanıma tahsis edilmiş veya bırakılmış yol, meydan, park gibi orta mallarına ve kamu hizmetinde kullanılan mallara zarar vermeyecek, bunların kullanımına ve bunlara ulaşılmasına engel olmayacaktır.
Belirtilen hükümlerin ihlal edilmesi nedeniyle idarenin maruz kalabileceği tüm zarar, ceza, tazminat ve benzeri sorumluluklar ile bunların mali sonuçlarından doğacak giderler yüklenici tarafından karşılanacaktır.” düzenlemesi,
Sözleşme Tasarısı’nın “Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 25’inci maddesinde “25.1. Yüklenicinin, sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında, mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte İdareye yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” düzenlemesi,
Aynı Tasarı’nın "İdarenin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 26’ncı maddesinde “26.1. Aşağıda belirtilen hallerde İdare sözleşmeyi fesheder:
a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, sözleşmede belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,
b) Sözleşmenin uygulanması sırasında Yüklenicinin 4735 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,
hallerinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” düzenlemesi,
Aynı Tasarı’nın “Sözleşmeden önceki yasak fiil veya davranışlar nedeniyle fesih” başlıklı 27’nci maddesinde “ 27.1. Yüklenicinin, ihale sürecinde 4734 sayılı Kanun’a göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.
27.2. Taahhüdün en az % 80'inin tamamlanmış olması ve taahhüdün tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla;
a) İvediliği nedeniyle taahhüdün kalan kısmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması,
b) Taahhüdün başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması,
c) Yüklenicinin yasak fiil veya davranışının taahhüdünü tamamlamasını engelleyecek nitelikte olmaması hallerinde, İdare sözleşmeyi feshetmeksizin
Yükleniciden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir ve bu takdirde Yüklenici taahhüdünü tamamlamak zorundadır.
27.3. Ancak bu durumda, Yüklenici hakkında 4735 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi hükmüne göre işlem yapılır ve Yükleniciden kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edilir. Bu ceza hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de tahsil edilebilir.” düzenlemesi,
“Diğer hususlar” başlıklı 36’ncı maddesinde “ 36.1. 1. Hizmetin yürütülmesi yönünden, yüklenicinin kusurundan doğan bir gecikme olduğunda, kontrol teşkilatı tarafından yapılan kontrollerde hizmetin usulüne uygun olarak yapılmadığı (şartnamede ve eklerinde belirtilen kuralların yerine getirilmemesi veya eksik iş yapılması vb.) tespit edildiğinde, eksikliklerin tamamlanması istenir. Zamanında tamamlanmayan eksik iş var ise tutanakla tespit edilecektir.
2. Tutanağın tutulma şekli: İhlal edilen kural, kuralın ihlal edildiği birim sorumlusu, kontrol yetkilisi ve yüklenici tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edilir. Ancak yüklenici imzadan kaçınması halinde, tutanakta yüklenici yetkilisinin imzadan imtina ettiği belirtilerek, tutanak idareye gönderilerek işleme konulacaktır. Hizmet alımında tutanakla tespit edilen kusurun bildirim tarihinde ve gününde düzeltilmesi gerekmektedir. Düzeltilmesi gün içinde mümkün olmayan kusurlar ise idarenin belirleyeceği süre içinde düzeltilecektir.
3. Sözleşme süresinin bitiminde son hak ediş, cezayı gerektiren durum söz konusu olduğunda, cezai hükme konu durum yüklenici tarafından düzeltilip, tamamlanıp, yerine getirildikten sonra yükleniciye ödeme yapılır.
4. Sözleşmenin feshi halinde yüklenici, idareden herhangi bir nam altında hiç bir hak ve tazminat talebinde bulunamaz. Sözleşme hükümlerine uygun hareket etmeyerek tek taraflı sözleşme feshine neden olan yüklenici, idarenin doğacak zararını tazmin ile yükümlüdür.
5. Yemeğin pişirilme işi hastane mutfağında yapılacaktır. Yangın, su basması, doğalgaz kesintisi, teknik arıza veya başka olağan dışı (doğal afet vb.) herhangi bir gelişme oluşması sebebiyle hastane mutfağında yemek üretimi yapılamaması durumunda, yüklenici bu süreç içerisinde üretimi, yemek saatlerini ve yemek hizmetlerini aksatmayacak şekilde, Trabzon il sınırları içerisinde başka yemek fabrikasından şartnamede belirlenen hükümlere uygun şekilde hazırlayacak, thermo box kutularda hastaneye getirecek ve hizmeti aksatmayacaktır.
Belirtilen sebeplerle, hastane mutfağının kullanılmayacağı durumlar için, yüklenici kendisine ait olan veya dışarıdan yemek hizmeti alacağı yemek fabrikasında hizmetini sürdürecektir. Bu durumda, Trabzon il sınırları içerisinde yüklenicinin kendisine ait olan veya sözleşme yapacağı Trabzon il sınırları içerisindeki yemek fabrikası ile yapılan sözleşme ve ihale tarihi itibariye geçerli olan aynı yemek fabrikasına ait İşletme kayıt belgesi, TSE 13075 ve TSE 8985, TSE 6914, TSE 13027, kapasite raporu (2000 kişi/öğün yemek )sözleşme imzaladığı gün idareye teslim edilecektir. İş ortaklığı olması durumunda, herhangi bir ortağın yukardaki istenen belgeleri sunması yeterlidir.
Yemeğin dışarıda pişirilerek hazır hale getirildiği, paketlendiği ve taşındığı araç, pişirme, hastaya ve personele sunulmasına kadar geçen süreç, pişirmede kullanılan gıda maddeleri, ekipman, araç ve personel, pişirme teknikleri vb. her konuda kontrol teşkilatı gerekli gördüğü taktirde yemek pişirilecek mutfağı/yemekhaneyi kontrol edecektir. Yüklenici, teknik şartname ve ilgili mevzuat kapsamında yapılan kontroller sonucunda yerine getirmesi istenen talepleri yerine getirecektir. Hastanemiz tarafından onay verildikten sonra, takip eden öğünler, dışarıdaki mutfakta/yemekhanede yüklenici tarafından yemekhane personeliyle hizmet vermeye devam edecektir. Yüklenici herhangi bir sebeple ayrıca ücret talep etmeyecektir.
Yüklenici, işe başlama tarihinden en geç 3(üç ) gün önce getirmesi gereken demirbaş malzemeyi KTÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Farabi Hastanesi) ‘ne teslim edecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda “Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi”, “İdarenin sözleşmeyi feshetmesi” ve “Sözleşmeden önceki yasak fiil veya davranışlar nedeniyle fesih” durumlarının oluşması durumunda tarafların yaklaşımının ne olacağı ve nasıl bir yol izleneceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer verilen Sözleşme Tasarısı’nın 25, 26 ve 27’nci maddelerinde yer verilen düzenlemeler 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşme Kanunu’nun ilgili maddelerine uygun şekilde düzenlenmiştir.
Şikâyet dilekçesinde konu edilen Sözleşme Tasarısı’nın 36’ncı maddesinin 4’üncü bendinde yer alan “S özleşmenin feshi halinde yüklenici, idareden herhangi bir nam altında hiç bir hak ve tazminat talebinde bulunamaz. Sözleşme hükümlerine uygun hareket etmeyerek tek taraflı sözleşme feshine neden olan yüklenici, idarenin doğacak zararını tazmin ile yükümlüdür.” düzenlemesinin tek başına değerlendirilmesinin uygun olmayacağı, bu maddenin söz konusu bendinden önce gelen ilk 3 bendi ile birlikte değerlendirilip mevzuata uygun olup olmadığının yorumlanmasının gerektiği,
Bu açıdan değerlendirildiğinde, idarenin 36’ncı maddesinin ilk üç bendinde hizmetin yürütülmesi yönünden, yüklenicinin kusurundan doğan bir gecikme olduğunda, kontrol teşkilatı tarafından yapılan kontrollerde hizmetin usulüne uygun olarak yapılmadığının (şartnamede ve eklerinde belirtilen kuralların yerine getirilmemesi veya eksik iş yapılması vb.) tespit edilmesi durumunda eksikliklerin tamamlanmasının isteneceği, zamanında tamamlanmayan eksik iş var ise tutanakla tespit edileceği, ihlal edilen kural, kuralın ihlal edildiği birim sorumlusu, kontrol yetkilisi ve yüklenici tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edileceği, ancak yüklenici imzadan kaçınması halinde, tutanakta yüklenici yetkilisinin imzadan imtina ettiği belirtilerek, tutanağın idareye gönderilerek işleme konulacağı, hizmet alımında tutanakla tespit edilen kusurun bildirim tarihinde ve gününde düzeltilmesi gerektiği, düzeltilmesi gün içinde mümkün olmayan kusurların ise idarenin belirleyeceği süre içinde düzeltileceği, sözleşme süresinin bitiminde son hak ediş, cezayı gerektiren durum söz konusu olduğunda, cezai hükme konu durum yüklenici tarafından düzeltilip, tamamlanıp, yerine getirildikten sonra yükleniciye ödeme yapılacağı düzenlendikten sonra sözleşmenin feshi halinde yüklenicinin, idareden herhangi bir nam altında hiç bir hak ve tazminat talebinde bulunamayacağı, sözleşme hükümlerine uygun hareket etmeyerek tek taraflı sözleşme feshine neden olan yüklenici, idarenin doğacak zararını tazmin ile yükümlü olduğu düzenlemesi getirilmiştir. Dolayısıyla bu silsileye uyan bir durumun gündeme gelmesi ve idarece fesih zorunluluğu oluşması durumunda geçerli olacak 36’ncı maddenin 4’üncü bendinde yapılan düzenlemede mevzuata aykırılık bulunmadığı, düzenlemelerin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’ne uygun yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 112’nci maddesinde “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” düzenlemesi,
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 15’inci maddesinde “ Yüklenici işlerin yürütülmesi, tamamlanması ve işlerde olabilecek aksaklıkların giderilmesi için gereken bütün işlemlerde, sözleşme koşullarına uygun davranma yükümlülüğü içerisinde;
(a) Kamu düzenine ve kamusal yaşamın gereklerine uygun davranacak,
(b) Kamunun mülkiyeti veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınır ve taşınmaz mallar ile özel kişilerin mülkiyetindeki taşınır veya taşınmaz mallara, kamusal kullanıma tahsis edilmiş veya bırakılmış yol, meydan, park gibi orta mallarına ve kamu hizmetinde kullanılan mallara zarar vermeyecek, bunların kullanımına ve bunlara ulaşılmasına engel olmayacaktır.
Belirtilen hükümlerin ihlal edilmesi nedeniyle idarenin maruz kalabileceği tüm zarar, ceza, tazminat ve benzeri sorumluluklar ile bunların mali sonuçlarından doğacak giderler yüklenici tarafından karşılanacaktır.” düzenlemesi,
**** Teknik Şartname’nin “Yüklenicinin Tazminata İlişkin Yükümlülükleri” başlıklı 17’nci maddesinde,“…17.4. Yüklenici, kendilerine yüklenen görevlerini ifa ederken kurumun mallarına, çalışanlarına (işçiler, idari personel, teknik personel de dahil olmak üzere) veya üçüncü kişilere verecekleri maddi, manevi zarardan ve bunların telafisi için yapılacak masraflardan sorumludur. Bu konuda diğer resmi merciler idareyi muhatap alarak idare aleyhine hukuki işlem başlattığı takdirde, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve ihtilafın sulh yolu ile çözülmesi de dahil ve bununla sınırlı olmamak üzere KTÜ Farabi Hastanesi’nin bu hususta uğrayacağı zarar yüklenici tarafından ödenecektir. Yapılacak olan masraf (mahkeme masrafları, faizler) yükleniciye yapılacak olan hak edişlerden veya teminatından kesilecektir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
__
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve düzenlemeler dikkate alındığında, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddesinde, bir zararın yükleniciye atfedilebilmesi için, zararın meydana gelmesinde yüklenicinin kusurlu davranışı ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması hususu hüküm altına alınmış olup, Teknik Şartname’nin anılan maddesinde belirtilen şikâyete konu düzenlemede zaten yüklenicinin kendilerine yüklenen görevlerini ifa ederken kurumun mallarına, çalışanlarına (işçiler, idari personel, teknik personel de dahil olmak üzere) veya üçüncü kişilere verecekleri maddi, manevi zarar durumunda yani zararın direk yükleniciden kaynaklanmış olması durumuna ilişkin bir yaptırım içerdiği, düzenlemede yüklenicinin kusursuz sorumluluğundan bahsedilmediği dolayısıyla yapılan düzenlemenin mevzuata uygun bir düzenleme olduğu belirlendiğinden iddia yerinde görülmemiştir.
3) Başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak:
**** Teknik Şartname’nin 13.13’üncü maddesinde “ Verilecek içme suları gıda maddeleri tüzüğüne ve Sağlık Bakanlığı’nca yayınlanmış “Doğal Kaynak, Maden ve İçme Suları ile Tıbbi Suların İstihsali, Ambalajlanması ve Satışı Yönetmeliği” ne (Resmi Gazete/27/Haziran/2003 tarih-25151 sayı) uygun ambalajlanmış 200 ml’lik, etiket bilgileri üzerinde yazılı olacak, “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliği” ne uygun doğal kaynak suyu olacaktır. İşlenmiş su kesinlikle olmayacaktır.(Resmi Gazete/17/Şubat/2005 tarih-25730 sayı) ve yeterli sayıda bulundurulacaktır. Şebekedeki suyun kesilmesi halinde, yüklenici tarafından yemek hizmeti için getirilecek su, içme suyu niteliğinde olacaktır.” düzenlemesi,__
__
Gıda Teknik Şartnamesi’nin “Doğal Kaynak Suyu Teknik Şartnamesi” başlığı altında “19 Lt Damacana, Sağlık Bakanlığı’nca 25 Temmuz 2001 tarih ve 24473 sayılı Yönetmelik ile 27 Haziran 2003 tarih ve 25151 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Doğal Kaynak, Maden ve İçme suları ile Tıbbi Suların İstihsali, Ambalajlanması ve Satışı Hakkındaki Yönetmelik ile 17 Şubat 2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğe uygun doğal kaynak suyu olacaktır. İşlenmiş su kesinlikle olmayacaktır.
Yüklenici firma, 3 ayda bir genel şartlarda belirtilen yönetmeliklere uygun olarak, kimyasal ve bakteriyolojik su tahlilleri analiz sonuçlarını kontrol teşkilatına sunacaktır.
Su analizi limit değerleri (Ph değeri:7-8, Nitrit: bulunmayacaktır, arsenik 0.01 mg/L) olacaktır. Ambalaj üzerindeki işaretleme Gıda Kodeksi Yönetmeliği' nin 9' uncu bölümündeki gibi olacaktır.
Ambalajların üzerinde firma adı, adresi, net ağırlığı ve içeriği etikette veya üzerinde görünür bir şekilde yazılı olacaktır.
Taşıma ve depolama, Gıda Kodeksi Yönetmeliği' nin 10' uncu bölümündeki gibi olacaktır. Damacana (Doğal Kaynak) sular 19 litrelik damacanası PVC şişelerde temin edilecektir.
Personel için temin edilecek olan sular 500ml pet şişelerde etiket bilgileri eksiksiz bulunacaktır.
Taşıma:_
Doğal kaynak suyunun taşınması Türk Gıda Kodeksi’nin taşıma bölümüne uygun olarak taşınacaktır. İlave olarak; Taşıma yapılan araçların günlük temizlikleri yapılmış olacak; taşıma, kapalı kasa araçlar ile olacaktır._
Son kullanma tarihinden önce bozulan ve numuneden farklı çıkan sular, yenisi ile değiştirilecektir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Teknik Şartname’nin 13.13’üncü maddesinde verilecek içme sularının kullanımı, ambalajlanması, satışı ve denetlenmesi ile ilgili geçerli olan ve yürürlükte olan yönetmeliklere atıf yapılarak bu hükümlerin uygulanması zorunlu olduğuna ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Örneğin İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik; insani tüketim amaçlı suların teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu ile suların kalite standartlarının sağlanması, kaynak suları ve içme sularının istihsali, ambalajlanması, etiketlenmesi, satışı, denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektedir.
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği; gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, gıdalara eklenebilecek vitaminler, mineraller ve belirli diğer öğeler, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, gıda enzimleri, bulaşanlar, hedef dışı yemlere taşınması önlenemeyen koksidiyostatların ve histomonostatların hayvansal gıdalarda bulunabilecek maksimum miktarları, ambalajlama, etiketleme, hayvansal gıdalarda bulunabilecek veteriner ilaçlarına ait farmakolojik aktif maddelerin sınıflandırılması ve maksimum kalıntı limitleri, numune alma ve analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar, coğrafi işaretle ilgili özel hükümler ile diğer bazı gıda ve/veya gıda gruplarına ilişkin özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralları düzenlemektedir. Dolayısıyla idarece yapılan düzenlemelerde her hangi bir soyut belirleme olmadığı, mevzuatın ilgili hükümlerinin işletilmesi hususunda bir belirsizlik olmadığı ve teklif verilmesi noktasında bir belirsizlik oluşturmadığı belirlenmiştir. Bu gerekçelerle iddia yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendinde “Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz gün içinde Kurum tarafından itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi yapılır ve son ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz işlemez. Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez.
Bu fıkranın (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bedel hiçbir durumda iade edilmez.” hükmü yer almaktadır.
Aktarılan Kanun hükmüne göre, başvuru sahibinin itirazen şikâyete konu iddialarının tamamında haklı bulunması halinde başvuru bedeli iadesinin söz konusu olabileceği dikkate alındığında, yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler neticesinde, başvuru sahibinin iddialarında haklı bulunmadığı anlaşıldığından başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesi için Kanun’un öngördüğü şekilde "başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması" koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi hükmü gereğince başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
****| ****| ****
****| ****| ****
****| ****| ****
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.