SoorglaÜcretsiz Dene

KİK Kararı: 2022/UH.I-1293

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kamu İhale Kurumu Kararı

Karar No

2022/UH.I-1293

Karar Tarihi

19 Ekim 2022

İhale

2022/682388 İhale Kayıt Numaralı "Yemek Hizmet Alımı" İhalesi


KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2022/048
Gündem No : 42
Karar Tarihi : 19.10.2022
Karar No : 2022/UH.I-1293 Mahkeme Kararını Göster
Toplantıya Katılan Üyeler

BAŞVURU SAHİBİ:

Hayat Organizasyon ve Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi,

İHALEYİ YAPAN İDARE:

Yıldız Teknik Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı,

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2022/682388 İhale Kayıt Numaralı “Yemek Hizmet Alımı” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

Yıldız Teknik Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından 09.08.2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Yemek Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak Hayat Organizasyon ve Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 03.08.2022 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 04.08.2022 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 29.09.2022 tarih ve 52395 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 29.09.2022 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.

Başvuruya ilişkin olarak 2022/1084 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.

KARAR:

Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.

İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle,

  1. Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3’üncü maddesinde yer alan düzenlemede besin zehirlenmesinin tekerrürünün aynı zaman diliminde ve aynı yemekhaneden ortak gıdanın tüketilmesinden mi kaynaklanacağı hususunda belirsizlik olduğu, söz konusu aykırılığın tekil nitelikte bir vaka olarak mı anlaşılması gerektiği hususunda netlik olmadığı, ayrıca idarece sözleşmenin feshedileceği belirtilen besin zehirlenmesinin nasıl olacağı, hangi şartlarda besin zehirlenmesi olarak nitelendirileceği hususu tereddüt oluşturduğundan yapılan düzenlemenin mevzuata aykırı olduğu, diğer taraftan söz konusu düzenlemenin, sözleşme feshedildikten sonra işin maliyetinin yükleniciden tahsil edilmesine yönelik olduğu, ancak 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda sözleşmenin feshine ilişkin yaptırımların neler olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, ihale mevzuatında bulunmayan genel hukuk ilkelerine aykırı yaptırımların ihale dokümanında düzenlenemeyeceği, yüklenici tarafından ihale konusu işin ihale dokümanına uygun olarak yerine getirilmediğinin tespiti halinde idarelerce uygulanacak yaptırımların kamu ihale mevzuatında düzenlendiği, sözleşmenin feshedilmesi sonucunda idarede oluşacak maddi zararların ancak dava yolu aracılığıyla tazmin edilebileceğinden dolayı yapılan düzenlemenin bu yönüyle de mevzuata aykırılık teşkil ettiği,

  2. Teknik Şartname’nin 51’inci maddesinde “Yüklenici ihale kararının onaylanmasını müteakip kampüs yemekhaneleri için yangın mali mesuliyet sigortası ve 3. Şahıs mali mesuliyet sigortası yaptırarak sigorta poliçelerinin aslını sözleşme imzalanmadan önce idareye teslim edecektir.” düzenlemesine yer verildiği, söz konusu düzenlemede yer alan belgelerin sözleşme imzalanmadan önce idareye sunulmasının istendiği, dolayısıyla anılan düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı,

  3. İhale dokümanının incelenmesi neticesinde sorumlu personel olarak diyetisyen ve gıda mühendisi çalıştırılmasının istenildiği, ancak 5996 sayılı Kanun çerçevesinde üretimin nevine göre personel çalıştırmak zorunda olan işletmeler ve bu işletmelerde çalışabilecek meslek mensupları listeleri göz önünde bulundurulduğunda sorumlu personel olarak ziraat mühendisi (gıda ve süt bölümü), kimya mühendisi, kimyager, diyetisten, ev ekonomisi yüksek okulu beslenme bölümü, veteriner hekim meslek gruplarının da Teknik Şartname’de belirtilmesi gerektiği, sadece diyetisyen ve gıda mühendisi ile sınırlandırılmasının, bünyesinde anılan meslek dallarında personel çalıştıran işletmelerin aleyhine olacağı ve bunların da eşit şartlarda ihaleye katılımını engelleyeceği,

  4. İhale dokümanında çalıştırılacak olan personelin kıdem ve ihbar tazminatından yüklenicinin sorumlu olacağının düzenlendiği, yüklenicinin kıdem tazminatlarını ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin ilgili mevzuattan kaynaklanan parasal hakların tamamının karşılanacağı seklinde anlaşılmasının kaçınılmaz olduğu iddialarına yer verilmiştir.

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.

  1. Başvuru sahibinin 1’inci iddiasına ilişkin olarak:

Sözleşme Tasarısı’nın “Sözleşmeye aykırılık halleri, cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 16’ncı maddesinde “16.1.3. Aşağıdaki tabloda yer alan ağır aykırılık hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, 4735 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir.

Sıra No

Aykırılık Hali

1

Yemek yiyenlerde oluşabilecek yemekten kaynaklı besin zehirlenmesi şikâyetlerinde, klinik bulgu ve müdavi hekim teşhisinin aynı doğrultuda olması, ayrıca bu durumun laboratuvar bulguları ile desteklenmesi durumunda, Yüklenici zehirlenmeye maruz kalan kişi veya kişilerin üniversite aleyhine herhangi bir yasal girişim sonucu hak talebinde bulunması durumunda yasal hükümler gereği üniversiteye gelen tüm maddi ve manevi cezaları yasal faizleri de dâhil olmak üzere karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca, zehirlenmeye kasıtlı olarak sebebiyet verilmesi veya yemeğin içinden kimyasal madde v.b. şeylerin çıkması ve bunun yapılan denetimlerde kontrol teşkilatı tarafından tespit edilmesi halinde,

…” düzenlemesi,

Anılan Sözleşme Tasarısı’nın “Yüklenicinin Tazmin Sorumluluğu” başlıklı 31’inci maddesinde “Yüklenici, taahhüdü çerçevesinde kusurlu veya standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi veya kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre Yükleniciye ikmal ve tazmin ettirileceği gibi, haklarında 4735 sayılı Kanunun 27 nci maddesi hükümleri de uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3’üncü maddesinde yemekten kaynaklı besin zehirlenmesi şikayetlerinde, klinik bulgu ve müdavi hekim teşhisinin aynı doğrultuda olması, ayrıca bu durumun laboratuvar bulguları ile de desteklenmesi halinde protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin idarece feshedileceği düzenlenmesine yer verildiği, başvuru sahibi tarafından besin zehirlenmesinin nasıl olacağı, hangi şartların besin zehirlenmesi olarak nitelendirileceği hususu tereddüt oluşturduğundan anılan düzenlemenin mevzuata aykırı olduğu iddia edilmekteyse de idarece klinik bulgu ve müdavi hekim teşhisine ve laboratuvar bulgularına göre karar verileceği belirtildiğinden Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3’üncü maddesi çerçevesinde 4735 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedilip edilmeyeceğine klinik bulgu, müdavi hekim teşhisi ve laboratuvar bulgularına göre karar verileceği, ayrıca anılan düzenlemede tekerrür ifadesine yer verilmediği, söz konusu düzenleme doğrultusunda aykırılık bir defa gerçekleşmiş olsa dahi protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin idarece feshedileceği anlaşıldığından başvuru sahibinin konuya ilişkin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan başvuru sahibi tarafından söz konusu düzenlemenin, sözleşme feshedildikten sonra işin maliyetinin yükleniciden tahsil edilmesine yönelik olduğu, ancak 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda sözleşmenin feshine ilişkin yaptırımların neler olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, ihale mevzuatında bulunmayan genel hukuk ilkelerine aykırı yaptırımların ihale dokümanında düzenlenemeyeceği, oluşacak maddi zararların ancak dava yoluyla tazmin edilebileceği ve bu nedenle yapılan düzenlemenin mevzuata aykırılık teşkil ettiği iddia edilmekteyse de bahse konu düzenlemede sözleşmenin yerine getirilmesinden kaynaklanan bir zarara ilişkin olarak kişilerce açılacak herhangi bir davadan doğacak her türlü maddi ve manevi sorumluluğun yasal faizleri de dahil olmak üzere yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, bununla birlikte Sözleşme Tasarısı’nın “Yüklenicinin Tazmin Sorumluluğu” başlıklı 31’inci maddesinde yer alan düzenlemesi çerçevesinde yüklenicinin kusurundan kaynaklanan zararın genel hükümlere göre tazmin edileceği açık olduğundan Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3’üncü maddesinde yer verilen düzenlemenin taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla sözleşmenin feshi neticesinde taraflar açısından doğacak yükümlülüklerin genel hukuk hüküm ve ilkelerine göre belirleneceği sonucuna varıldığından başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak:

Teknik Şartname’nin “ İş emniyeti ve sağlık emniyeti” başlıklı 51’inci maddesinde “Yüklenici hiçbir ikaz ve ihtara gerek kalmaksızın lüzumlu emniyet tedbirlerini zamanında almak ve kazalardan korunma usul ve çarelerini personeline öğretmekle yükümlüdür. Bu itibarla taahhüdün ifasına ihmal dikkatsizlik ve tedbirsizlik ile ehliyetsiz işçiler kullanmaktan veya herhangi bir sebeple doğabilecek kazalara karşı sigorta yaptırmakla yükümlüdür.

Yüklenici ihale kararının onaylanmasını müteakip kampüs yemekhaneleri için yangın mali mesuliyet sigortası ve 3. Şahıs mali mesuliyet sigortası yaptırarak sigorta poliçelerinin aslını sözleşme imzalanmadan önce idareye teslim edecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan ihale dokümanı düzenlemeleri incelendiğinde, kampüs yemekhaneleri için yangın mali mesuliyet sigorta ve 3. şahıs mali mesuliyet sigorta poliçelerinin aslının ihale kararının onaylanmasını müteakip sözleşme imzalanmadan önce idareye verilmesi gerektiğinin düzenlendiği görülmektedir.

Kamu ihale mevzuatında sözleşme imzalanmadan önce sunulması gereken belgelerin ve bu belgelerin sunulmaması halinde hangi yaptırımların uygulanacağının belirli olduğu, iddia konusu olan belgelerin de sözleşme imzalanmadan önce sunulması gereken belgeler arasında yer almadığı, dolayısıyla bahsi geçen belgelerin sözleşme imzalanmadan önce sunulmasının istenemeyeceği anlaşılmış olup, söz konusu düzenlemenin bu haliyle mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak:

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Personel durumuna ilişkin belgeler” başlıklı 40’ıncı maddesinde “(1) İhale konusu işin niteliği esas alınarak, çalıştırılması öngörülen personelin sayısı ve nitelikleri dokümanda belirtilir. Ancak, idare tarafından ihaleye katılım ve yeterlik kriteri olarak, personel çalıştırıldığına, çalıştırılacağına veya personelin sayısı ya da niteliklerine ilişkin belge istenemez.

(2) Çalıştırılacak personelin nitelikleri ve deneyim süresi ile bunları tevsik edecek belgelere ilişkin düzenleme teknik şartnamede yapılır. Asgari deneyim süresi öngörülmesi halinde, bu süre bir yıldan az beş yıldan fazla olmamak üzere idare tarafından belirlenir. Deneyim süresi mezuniyet tarihi esas alınarak mezuniyete ilişkin belge ile tevsik edilir. Personelin niteliğini ve deneyim süresini gösteren belgeler sözleşmenin imzalanmasının ardından işe başlanmadan önce yüklenici tarafından idareye sunulur.” hükmü yer almaktadır.

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Gıda ve Yem İşletmelerinden Üretimin Nevine Göre Personel Çalıştırmak Zorunda Olan İşletmeler ve Bu İşletmelerde Çalışabilecek Meslek Mensupları” başlıklı 1 numaralı ekinde hazır yemek, tabldot yemek ve meze üreten işyerlerinin gıda mühendisi, ziraat mühendisi (gıda ve süt bölümü), kimya mühendisi, kimyager, diyetisyen, ev ekonomisi yüksekokulu beslenme bölümü ve veteriner hekim çalıştırabileceği hüküm altına alınmıştır.

Teknik Şartname’nin “Üniversitemiz Kampüslerindeki Mutfak ve Yemekhanelerde Bulunması Gereken Personel” başlığı altında ihale konusu işte çalıştırılacak personelin gıda mühendisi /diyetisyen, gıda teknikeri, aşçıbaşı, usta aşçı, aşçı, aşçı yardımcısı, garson, bulaşıkçı, kazancı, depocu, meydancı ve kasap olarak belirlendiği görülmüştür.

Yukarıda aktarılan mevzuat çerçevesinde hazır yemek, tabldot yemek ve meze üreten işyerlerinin gıda mühendisi, ziraat mühendisi (gıda ve süt bölümü), kimya mühendisi, kimyager, diyetisyen, ev ekonomisi yüksekokulu beslenme bölümü ve veteriner hekim çalıştırabileceği, diğer taraftan ihale konusu işin niteliği esas alınarak, çalıştırılması öngörülen personelin sayısı ve niteliklerinin dokümanda belirtileceği, idarenin de bu doğrultuda Teknik Şartname’de düzenleme yaptığı, idarenin ilgili mevzuat çerçevesinde ihtiyacını belirleme noktasında takdir yetkisinin bulunduğu, isteklilerin anılan personelin maliyetini hesaplayarak buna göre teklif fiyatını oluşturması gerektiği anlaşılmış olup başvuru sahibinin konuya ilişkin iddiasında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 4’üncü iddiasına ilişkin olarak:

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin 6’ncı fıkrasında “…Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü,

Anılan Kanun’un “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı 112’nci maddesinde “Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.

4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;

a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,

b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.

Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır.

İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.

Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir.

Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. …” hükmü,

Teknik Şartname’nin “Üniversitemiz Kampüslerindeki Mutfak ve Yemekhanelerde Bulunması Gereken Personel” başlığı altında “…İhale kapsamında çalışacak personeller için her türlü, ücret, izin vb. sosyal hakları ve tazminat hakları ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinden 4857 iş kanunun ve 6331 sayılı iş sağlığı ve iş güvenliği yasasının gerektirdiği her türlü tedbirin alınmasından yüklenici firma sorumludur. Yıllık izin hakkının hesaplanmasında ve işçinin tüm yasal haklarında YTÜ yemekhanesinde çalıştığı tüm süreler dikkate alınacaktır.

Yüklenici Firma, halen çalıştırdığı ve bu ihale döneminde yeni işe aldığı gerek bu işyerinden şartname dışı hizmetlerde çalışan, gerekse daha önce kendinin çalıştırdığı veya başka işyerinde çalışıp sonra yüklenici Firmaya giren işçilerin ihale tarihinden önceki dönemler için olabilecek maaş, bayram tatili ücret, kıdem tazminatı gibi her türlü ücret ve borçlarından tek başına sorumlu olduğunu ve bunlardan İdarenin sorumlu olmadığını kabul eder…” düzenlemesi yer almaktadır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hüküm ve açıklamaları uyarınca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre ihale edilen hizmet alım ihalelerinde, kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin yükümlülüklerin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ait olduğu, diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesi gereğince, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112’nci maddesinde yer alan emredici hükümler uyarınca, ihale dokümanında personel sayısı belirlenen ve personelin çalışma saatlerinin tamamını idare için kullanacağı düzenlenen hizmet alımı ihalelerinde kıdem tazminatının, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ödeneceğinin açık olduğu, söz konusu Kanun hükmü karşısında sözleşmenin uygulanması aşamasında herhangi bir boşluk doğmayacağından bu hususla ilgili taraflarca sorun yaşanmayacağı, idarelerin de yükleniciler gibi, ihale ve sözleşme sürecinin her aşamasında kanun hükümlerine uymak zorunda oldukları, idarenin ihale dokümanında yer verdiği düzenleme ile kanunların kendisine yüklediği sorumlulukları ortadan kaldırmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca yukarıda aktarılan Teknik Şartname maddesinde “İhale kapsamında çalışacak personeller için her türlü, ücret, izin vb. sosyal hakları ve tazminat hakları ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinden 4857 iş kanunun ve 6331 sayılı iş sağlığı ve iş güvenliği yasasının gerektirdiği her türlü tedbirin alınmasından yüklenici firma sorumludur.” düzenlemesinin yer aldığı dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin de 4857 sayılı Kanun’un hükümlerinin uygulanacağını teyit ettiği, kaldı ki söz konusu maddede ihale tarihinden önceki dönemler için olabilecek maaş, bayram tatili ücret, kıdem tazminatı gibi her türlü ücret ve borçlarından yüklenicinin tek başına sorumlu olduğu ve bunlardan idarenin sorumlu olmadığının ifade edildiği anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,

Oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim