KİK Kararı: 2017/UM.I-1931
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kamu İhale Kurumu Kararı
2017/UM.I-1931
19 Temmuz 2017
2017/133918 İhale Kayıt Numaralı "Anjıyografı Cıhaz Ve Yardımcı Ekıpmanları" İhalesi
KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2017/036
Gündem No : 60
Karar Tarihi : 19.07.2017
Karar No : 2017/UM.I-1931
TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan V. II. Başkan: Şinasi CANDAN
Üyeler: Osman DURU, Erol ÖZ, Köksal SARINCA, Dr. Ahmet İhsan ŞATIR, Hasan KOCAGÖZ, Mehmet ATASEVER, Oğuzhan YILDIZ
BAŞVURU SAHİBİ:
Siemens Healthcare Sağlık A.Ş.
VEKİLİ:
Av. Gizem TURAN,
Eskişehir Yolu (Dumlupınar Bulvarı ) Mustafa Kemal Mah. 2079. Sok. Via Green İş Merkezi No: 2B/11 Kat: 3 Çankaya / ANKARA
İHALEYİ YAPAN İDARE:
Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği,
Eski İstanbul Yolu 10. Km Prof. Dr. Baki Komşuoğlu Bulvarı İzmit / KOCAELİ
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2017/133918 İhale Kayıt Numaralı “Anjiyografi Cihaz ve Yardımcı Ekipmanları” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği tarafından 09.05.2017 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Anjiyografi Cihaz ve Yardımcı Ekipmanları” ihalesine ilişkin olarak Siemens Healthcare Sağlık A.Ş.nin 11.04.2017 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 25.04.2017 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 02.05.2017 tarih ve 25752 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 02.05.2017 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2017/1128 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Teknik Şartname’nin kamu ihale mevzuatına aykırı hazırlandığı;
a) Söz konusu ihaleye ait Teknik Şartname’nin “C- Ürün veya parçanın teknik özellikleri” başlıklı 4’üncü maddesinin “Radyasyondan dış ortamı korumak için Türkiye Atom Enerji Kurumu Başkanlığından alınacak talimata göre duvar ve kapıların kurşun ile izolasyonunu yapmak, üzerlerinin uygun şekilde kaplanarak hijyenik ortamın sağlanması firmanın yükümlülüğü altında olacaktır. Hastane içerisinde cihaz için hazırlanan odanın duvarlarında kurşun kaplama, zemin kaplamaları, odaların kurumun isteği doğrultusunda düzenlenmesi ve diğer gerekli mekanik aksanların hazırlanması yüklenici firmaya ait olacaktır.” şeklinde düzenlendiği, ancak başvuru sahibi tarafından anılan maddenin değiştirilmesi amacıyla idareye başvuruda bulunulduğu, çünkü adı geçen maddenin açık ve anlaşılır olmadığı, “duvar ve kapıların kurşun ile izolasyonunu yapmak, üzerlerinin uygun şekilde kaplanarak hijyenik ortamın sağlanması” ifadesinin çok genel bir şekilde anlatıldığı, işin ne şekilde yapılması gerektiğinin açıkça ifade edilmediği, zemin, duvar, tavan ve kapıların detaylı tanımlanmasının ve aydınlatma yönteminin açıkça belirtilmesi gerektiği,
b) Aynı Şartname’nin “Anjiyografi ünitesi hasta masası” başlıklı 10.3.8’inci maddesinin “Kateterize edilen hastaya acil müdahale gerektiğinde hasta masası +/- 90 derece döndürülerek tamamen serbest duruma getirilebilecek ve masa etrafı boş kalabilecektir.” şeklinde düzenlendiği, ancak söz konusu maddenin “Kateterize edilen hastaya acil müdahale gerektiğinde hasta masası en az +/- 90 derece döndürülerek tamamen serbest duruma getirilebilecek ve masa etrafı boş kalabilecektir.” şeklinde değiştirilmesi gerektiği, çünkü maddenin mevcut halinin tereddüt yarattığı ve maddeye “en az” ibaresinin eklenmediği takdirde hiçbir isteklinin bu değeri sağlayamayacağı, hasta masasının dönüş açılarının alt sınırının belirlenmediği, ancak alt sınırın belirlenmesi ile isteklilerin ihaleye katılımının artılmış ve tereddüdün giderilmiş olacağı, sonuç olarak söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği,
c) Aynı Şartname’nin “Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi” başlıklı 10.4.2’nci maddesinin “Görüntü kuvvetlendiricinin boyutları frontal C-Kol flat panel dedektör için en az 29x38 cm, lateral C-Kol Flat Panel dedektör için ise en az 26x29 cm olmalıdır. Dedektörler en fazla 200 mikrometrelik piksel büyüklüğüne sahip olmalıdır.” maddesinin yer aldığı, fakat söz konusu maddenin “Görüntü kuvvetlendiricinin boyutları frontal ve lateral C-Kol flat panel dedektörler için en az 29x38 cm olmalıdır. Dedektörler en fazla 200 mikrometrelik piksel büyüklüğüne sahip olmalıdır.” şeklinde değiştirilmesi için idareye başvuru yapıldığı, ancak idare tarafından başvurunun uygun bulunmayarak reddedildiği ve anılan maddenin değiştirilmediği, fakat anılan maddenin mevcut halinin fonksiyonel ve verimli olmadığı, tek bir istekliyi işaret ettiği ve fırsat eşitliği ile rekabeti engellediği,
Çünkü Teknik Şartname’nin 10.4.5’inci maddesinde “Sistemin frontal C kol dedektöründe DQE (Detective Quantum Effeciency) yüzdesi en az %77 olmalıdır.” düzenlemesiyle DQE değerinin belirtildiği, yine anılan Şartname’de lateral standın frontal standdan daha düşük çözünürlük ve DQE değerine sahip olmasının istenildiği, frontal dedektörün DQE değeri %77 olarak istenilirken 26 x 29 cm boyutlarında lateral dedektör %70 DQE değeri sağlayabildiği, DQE değerinin %74’e indirilmesi talebinin idare tarafından reddedildiği, Siemens tarafından önerilen cihazın değerinin hem frontal hem lateral dedektörde %74 olduğu, lateral standda istenilen değeri sağlayan tek isteklinin Philips olduğu, ayrıca anılan isteklinin isteğe göre diğer istekliler gibi her iki planda da yüksek çözünürlük ve DQE değerine sahip 29 x 38 cm boyutlarındaki dedektörü teklif edebileceği,
Siemens, Philips ve Toshiba’nın 20 x 20 cm dedektör boyutuna sahip lateral plan dedektörleri sağlayabileceği, böylece idare tarafından tanımlanan hastaya yaklaşımı engelleme, büyük dedektörlerin sebep olduğu gereğinden fazla radyasyon saçma ve fazla doz alınması ile görüntü kalitesinin düşmesi gibi şüphelerin bu boyutlardaki dedektörlerle çözülebileceği, ancak adı geçen isteklilerin hem frontal hem lateral plan 29 x 38 cm boyutlarında yüksek çözünürlüklü ve 2 planda eşit boyutta görüntüleme yapabilen sistem sağlayabildiği, lateral planın çok fazla kullanılmayacağı haller için 20 x 20 cm boyutlarında yüksek çözünürlük sağlayabildikleri ve dedektör boyutu büyüdükçe cihazın fiyatının da yükseldiği, idare tarafından belirtilen gerekçeler dikkate alındığında 26 x 29 cm boyutlarında detektöre sahip olmanın fonksiyonellik açısından getirisini diğer isteklilerin 20 x 20 cm boyutlu dedektör ile çözmekte oldukları, sonuç olarak maddenin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daralttığı, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği,
ç) Aynı Şartname’nin “Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi” başlıklı 10.4.3’üncü maddesinde “Flat panel dedektörlerin en az 16 derinlikte görüntü alabilmesi ve 3D rekonstrüksiyonlarda en az 65.000 veya üzeri farklı gri tonu görüntüleme yapılabilmelidir.” açıklamasının yer aldığı, ancak başvuru sahibi tarafından söz konusu maddenin “Flat panel dedektörlerin en az 14 derinlikte görüntü alabilmesi ve 3D rekonstrüksiyonlarda en az 16.000 veya üzeri farklı gri tonu görüntüleme yapılabilmelidir.” şeklinde değiştirilmesi talebinde bulunulduğu, fakat idare tarafından ise maddenin değiştirilmesi talebinin reddedildiği, anjiyografi cihazlarının en temel özelliğini ve fiyatını belirleyen unsurun tüp olduğu, Siemens tarafından teklif edilen sistemin hem Teknik Şartname’de istenen değerlerden hem de diğer istekliler tarafından teklif edilen sistemlerden çok daha yüksek anod ısı ve soğutma kapasitesi değerlerine sahip olduğu, anjiyografi sistemlerinde 2 boyutlu görüntülemenin 12 bit ile yapıldığı ve bu değerin rutinde en sık yapılan görüntüleme şekli olduğu, 3 boyutlu bilgisayarlı tomografi benzeri görüntülerde 16 bitin 14 bite göre avantaj sağladığı, fakat sürekli olarak kullanılan bir görüntüleme şekli olmadığı, bu bakımdan ilgili maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı ve rekabeti daralttığı, sonuç olarak maddenin değiştirilmesi gerektiği,
d) Teknik Şartname’nin 10.4.5’inci maddesinde “Sistemin frontal C kol dedektöründe DQE (Detective Quantum Effeciency) yüzdesi en az %77 olmalıdır.” açıklamasının yer aldığı, ancak ilgili maddenin “Sistemin frontal C kol dedektöründe DQE (Detective Quantum Effeciency) yüzdesi en az %74 olmalıdır.” şeklinde düzeltilmesi için idareye başvuruda bulunulduğu, ancak idare tarafından söz konusu başvurunun reddedildiği, DQE değerinin %74 veya %77 olmasının avantajlı olup olmadığı ya da fonsksiyonelliği etkileyip etkilemediği hususunda herhangi bir bilimsel çalışma olmadığı, anılan maddede belirtilen mevcut değerin istekliler tarafından yüksek anod ısı ve soğutma kapasiteli sistem teklifinde bulunulması zorunda bırakıldığı, bu bakımdan ilgili maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı ve rekabeti daralttığı, sonuç olarak maddenin değiştirilmesi gerektiği,
e) Teknik Şartname’nin 10.4.8’inci maddesinde “Kontrol odasında canlı referans (frontal ve lateral), 3D iş istasyonu görüntülerini gösterebilen, HDMI girişi bulunan en az 19 inç diyagonal boyutta en az 4(dört) adet medikal monitör verilecektir.” açıklamasının yer aldığı, ancak ilgili maddenin “Kontrol odasında canlı referans (frontal ve lateral), 3D iş istasyonu görüntülerini gösterebilen, HDMI girişi bulunan en az 19 inç diyagonal boyutta en az 5 (beş) adet medikal monitör verilecektir.” şeklinde değiştirilmesi için idareye başvuruda bulunulduğu, ancak idare tarafından söz konusu başvurunun reddedildiği, anılan maddenin mevcut halinin tereddüt yarattığı, çünkü frontal ve lateral canlı ve referans monitörleri toplamının 4 adet olduğu, 3D iş istasyonundan gelen monitörün 5’inci olduğu, mevcut tanımla kontrol odasında eksik monitör olması sebebiyle iş akışının veya kullanımının sıkıntıya sokulabileceği, sonuç olarak maddenin değiştirilmesi gerektiği,
f) Teknik Şartname’nin 10.6.3’üncü maddesinde “Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 800 KHU/dakika’dan büyük olmalıdır.” açıklamasının yer aldığı, ancak ilgili maddenin “Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 500 KHU/dakika’dan büyük olmalıdır.” şeklinde değiştirilmesi için idareye başvuruda bulunulduğu, fakat idare tarafından söz konusu başvurunun reddedildiği, idare tarafından verilen cevapta uzun süreli karmaşık girişimlerin kesintisiz olarak devam etmesi gerekliliğinden, x-ışın tüpünün belirli bir ömrü olan pahalı bir sarf malzemesi olduğundan, anod soğutma hızının yüksek olmasını, kullanım ömrünün daha fazla olmasını sağladığından, tüpün aşırı ısınmasının zararlarından, hasta sağlığını tehlikeye atması ve hayati riski artırmasından ve anjiyografi işlem sürelerinin uzamasından bahsedildiği, fakat Perry Sprawls’a ait “The Physical Principles of Medical Imaging, 2nd Ed” adlı kitabında da bahsedildiği gibi x-ışın tüpü değerlendirilirken yukarıda belirtilen ve gerekli açıklamalar için ilk bakılması gereken kriterin tüpün anod ısı kapasitesi olduğu ve “Tüpte biriken sıcaklık = Isı / Anod ısı kapasitesi” şeklinde tanımlandığı, idare tarafından belirtilen gereklilikleri yerine getiren özelliğin kesinlikle anod ısı kapasitesi yanında anod soğutma kapasitesi olarak düzeltilmesi gerektiği, Teknik Şartname’nin 10.6.4’üncü maddesinde “Tüpün anod ısı kapasitesi en az 2.4 MHU olmalıdır.” açıklamasının yer aldığı, Siemens’e ait Artis Zee Pure Biplane sisteminde anod ısı kapasitesi değerinin 3.375 MHU ve anod soğutma kapasitesinin ise 540 KHU/dk olduğu, yine Siemens’e ait Artis Q Biplane sisteminde anod ısı kapasitesi değerinin 5.2 MHU ve anod soğutma kapasitesinin ise 1500 KHU/dk olduğu, Philips’e ait Allura Clarity sisteminde anod ısı kapasitesi değerinin 2.4 MHU ve anod soğutma kapasitesinin ise 910 KHU/dk olduğu, sonuç olarak tanımlanan fonksiyonelliğe tüp anod ısı ve soğutma kapasitelerinin birlikte etkisi olduğu ve birlikte değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla maddenin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daralttığı ve rekabeti ortadan kaldırdığı, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği,
g) Teknik Şartname’nin 10.6.5’inci maddesinde “Hastanın ve kullanıcının aldığı doz miktarını görüntü kalitesini bozmadan azaltabilmek için kullanılan yöntemler tanımlanacaktır (grid switch, grid puls, grid kontrol vb). Hastaya verilen skin dozu gösteren yazılımlar ile birlikte verilecektir. Hastaya verilen dozu azaltmak için en az 3 farklı kalınlıkta bakır filtre verilecektir. Buna ilave olarak son floroskopi görüntüsü üzerinde floroskopi yapmadan radyasyonsuz kolimasyon özelliği olmalıdır. Firmalar hastaya ve kullanıcıya verilen dozun minimalize edilmesini sağlayan tüm yazılımlarını sistemlerinde opsiyonel olarak bulundursalar da standart olarak vereceklerdir.” açıklamasının yer aldığı, ancak ilgili maddenin “Hastanın ve kullanıcının aldığı doz miktarını görüntü kalitesini bozmadan azaltabilmek için kullanılan yöntemler tanımlanacaktır (grid switch, grid puls, grid kontrol, jeneratör switch vb). Hastaya verilen skin dozu gösteren yazılımlar ile birlikte verilecektir. Hastaya verilen dozu azaltmak için en az 3 farklı kalınlıkta bakır filtre verilecektir. Buna ilave olarak son floroskopi görüntüsü üzerinde floroskopi yapmadan radyasyonsuz kolimasyon özelliği olmalıdır. Firmalar hastaya ve kullanıcıya verilen dozun minimalize edilmesini sağlayan tüm yazılımlarını sistemlerinde opsiyonel olarak bulundursalar da standart olarak vereceklerdir.(Dosewise, DoseSense, Dosemap, DoseWatch, CareDose, Carematic, Carefilter, Carewatch, Clarity, Autoex, BluePrint, CARE+CLEAR vb.)” şeklinde değiştirilmesi için idareye başvuruda bulunulduğu, ancak idare tarafından söz konusu başvurunun reddedildiği, idare tarafından verilen cevapta uzun süren işlemlerde hastanın ve kullanıcının aldığı radyasyon dozunu minimize eden bir sistem tanımlandığı, anılan Şartname’nin 10.7.16’ncı maddesinde “Firmalar hastaya ve kullanıcıya verilen dozun minimalize edilmesini sağlayan tüm yazılımlarını sistemlerinde opsiyonel olarak bulundursalar dahi standart olarak vereceklerdir (Care, Dosewise, Clarity vb.)” açıklamasıyla doz ile benzer özelliğin belirtildiği, teklif edilen sistemlerin tasarım farklılığından kaynaklanması gereği bu özelliğin yalnızca tüpte kabul edilmesinin istekliler tarafından eşit seviyedeki sistemlerinin teklif edilmesini engellediği, Teknik Şartname’nin 10.6.3’üncü maddesinde “Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 800 KHU/dakika’dan büyük olmalıdır.” açıklamasında istenilen özelliğin Siemens’e ait Artis Zee Pure Biplane sisteminde işlemi yapan kısmın jeneratör olduğu, herhangi bir bilimsel makalede veya çalışmada bu özelliğin tüpte veya jeneratörde olması durumunda doz seviyelerinin ne kadar değiştiği ile ilgili bir çalışma veya analizin mevcut olmadığı, bu bakımdan bu özelliğin mutlaka tüpte olmasını istemek için doz seviyelerinin karşılaştırıldığı çalışmaların gerekli olduğu,
İstenen hasta ve kullanıcı dozunu minimize etme amacı doğrultusunda; CarePosition’ın hastaya herhangi bir doz vermeden yazılım yardımıyla yeniden pozisyonlamayı ve hastayı merkezlemeyi sağlama, CareFilter’in ise bahsi geçen yumuşak radyasyon bileşenlerinin, tamamen otomatik olarak kombinlenebilir filtreler yardımıyla hastaya özel uygulamak suretiyle engellediği, inceleme sırasında ve sonunda sistem, radyasyon dozunu kantitatif olarak belirtildiği, işlem sırasında C-kol ve masa sürekli hareket halinde ve C-kol açısından veya hasta kalınlığından dolayı manuel olarak sürekli filtre değiştirmek pek mümkün görünmediği, fakat Siemens’in sistemlerinde bu özelliğin otomatik olarak yapıldığı ve doz oranını minimize etmek için kullanılan en etkili yöntemlerden biri olduğu, tüpte bulunan başka bir özelliğin Flat Emitör teknolojisi olduğu, burada tüpte standart filamanlar yerine daha küçük boyutta (%43) ve fokal spota sahip teknolojinin kullanıldığı, bu özelliğin amacının ise çözünürlüğü artırmak olduğu gibi vb. sadece Siemens’e ait anjiyografi sistemlerinde bulunan bazı teknolojilerin kullanıldığı, ayrıca yine Siemens Artis Zee Pure Biplane sistemi 250mA floroskopi akımı sağlayarak rakiplerine göre bu konuda da üstünlük sağladığı, bu sayede KV düşürülerek hem doz minimize edilmekte hem de görüntü kontrastlığının artırıldığı, dolayısıyla değiştirilmesi istenen maddenin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daralttığı, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği,
ğ) Teknik Şartname’nin 10.6.6’ncı maddesinde “X-ışın tüpte bir anahtar mekanizması ile, görüntü kalitesinde herhangi bir etkisi olmayan düşük enerjili x-ışınlarının tüpten çıkışını tamamen engelleyen teknolojinin (tüp’te grid switch özelliği gibi) olmalıdır.” açıklamasının yer aldığı, ancak ilgili maddenin “X-ışın tüpte veya jeneratörde bir anahtar mekanizması ile, görüntü kalitesinde herhangi bir etkisi olmayan düşük enerjili x-ışınlarının oluşmasını engelleyen teknolojinin (tüp’te grid switch, jeneratörde switch özelliği gibi) olmalıdır.” şeklinde değiştirilmesi için idareye başvuruda bulunulduğu, ancak idare tarafından söz konusu başvurunun reddedildiği, anılan Şartname’nin 10.7.16’ncı maddesinde “Firmalar hastaya ve kullanıcıya verilen dozun minimalize edilmesini sağlayan tüm yazılımlarını sistemlerinde opsiyonel olarak bulundursalar dahi standart olarak vereceklerdir (Care, Dosewise, Clarity vb.)” açıklamasıyla doz ile benzer özelliğin belirtildiği, teklif edilen sistemlerin tasarım farklılığından kaynaklanması gereği bu özelliğin yalnızca tüpte kabul edilmesinin istekliler tarafından eşit seviyedeki sistemlerinin teklif edilmesini engellediği, dolayısıyla değiştirilmesi istenen maddenin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daralttığı, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği,
h) Teknik Şartname’nin 10.12.5’inci maddesinde “Montaj sırasında gerekli tavan, taban duvarlarındaki kablolama ve kanal işlemleri firma tarafından yapılarak sistem çalışır halde teslim edilecektir. Sistemin montajı yer hazırlığında dahil olmak üzere (tavan konstrüksiyon kurşunlama, vs) hastanenin göstereceği bu amaç için uygun bir yere firma tarafından, ayrıca montaj ücreti talep edilmeksizin yapılacaktır. Elektrik tesisatının odaya çekilmesi hastaneye aittir. İki oda arasındaki bağlantıyı firma üstlenecektir. Malzemelerin ve dokümanların konulması için 4 adet istenilen kalitede kilitli raylı dolaplar firma tarafından temin edilecektir. Sistemin kurulduğu mekanlarda yeterli “soğutma” ve “havalandırma” sistemi firma tarafından montaj sırasında yapılacaktır. Cihazın tüm kabloları binanın tesisatında oluşabilecek her türlü su sızıntısına karşı güvenli olmalıdır ve yüklenici sistemdeki tüm kabloları çeşitli zararlı canlılardan korumak için dayanıklı kablo kanallarının içine yerleştirmelidir.” açıklamasının yer aldığı, ilgili maddenin değiştirilmesi için idareye başvuruda bulunulduğu, ancak idare tarafından söz konusu başvurunun reddedildiği, fakat Teknik Şartname’de isteklinin tam olarak ne yapması gerektiğinin tanımlanması, idare tarafından enerji kablosu çekilirken ne yapacağının önceden tanımlanması ve bu yolla projenin hız kazanması amacıyla anılan maddeye açıklık getirilmesi için söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
Bahse konu ihale Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği tarafından Anjiyografi Cihaz ve Yardımcı Ekipmanları alımı olup, kısmi teklife açık olarak yapılan ihalede 7 adet ihale dokümanı satın alındığı ve 16.05.2017 tarihinde yapılan ihaleye tek isteklinin teklif verdiği anlaşılmıştır. 16.05.2017 tarihli ihale komisyonu ara kararı ile ihalenin Philips Medical Systems Netherlands B.V. üzerinde bırakıldığı, ancak komisyon kararının henüz alınmadığı görülmüştür.
a) İhaleye ilişkin Teknik Şartname’nin “C- Ürün veya parçanın teknik özellikleri” başlıklı 4’üncü maddesinin “Radyasyondan dış ortamı korumak için Türkiye Atom Enerji Kurumu Başkanlığından alınacak talimata göre duvar ve kapıların kurşun ile izolasyonunu yapmak, üzerlerinin uygun şekilde kaplanarak hijyenik ortamın sağlanması firmanın yükümlülüğü altında olacaktır. Hastane içerisinde cihaz için hazırlanan odanın duvarlarında kurşun kaplama, zemin kaplamaları, odaların kurumun isteği doğrultusunda düzenlenmesi ve diğer gerekli mekanik aksanların hazırlanması yüklenici firmaya ait olacaktır.” şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. Ancak, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin özelliği nedeniyle idarelerce hazırlanmasının mümkün olmadığının ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartnameler bu Kanun hükümlerine göre hazırlattırılabilir.
İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır.
Teknik şartnamelerde, varsa ulusal ve/veya uluslararası teknik standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenlemeler de yapılır. Bu şartnamelerde teknik özelliklere ve tanımlamalara yer verilir. Belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilmeyecektir.
Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmaması veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmaması hallerinde "veya dengi" ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.” hükmü,
Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teknik Şartname” başlıklı 14’üncü maddesinde “(1) Alınacak malın teknik kriterleri ve özellikleri, ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamede düzenlenir. Teknik kriterlerin ve özelliklerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması zorunludur.
(2) Teknik şartnamede, varsa ulusal standart ve dengi uluslararası standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenleme yapılabilir. Ancak ulusal standardın bulunmaması durumunda sadece uluslararası standart esas alınarak düzenleme yapılabilir.
(3) Teknik şartnamede, belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilemez. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmadığı veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde, “veya dengi” ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.
(4) Teknik şartnamede, alım konusu malın ambalajlanması ve etiketlenmesi ile kullanım kılavuzuna yönelik düzenleme yapılabilir.
(5) Teknik şartnamede, alım konusu malın montajı ve satış sonrası servisi ile yedek parçasının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılabilir.
(6) Teknik şartnamenin hazırlanmasında, ürünlere ilişkin teknik mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasına dair mevzuat göz önünde bulundurulmalıdır.
(7) Teknik şartnamede yapılacak düzenlemelerin, ön yeterlik şartnamesinde veya idari şartnamede ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak öngörülen mesleki ve teknik yeterlik kriterleri ve belgeleriyle uyumlu olması gerekir.
(8) Teknik şartnamedeki düzenlemelerin; ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunca yapılacak inceleme ve değerlendirmelerde tereddüt oluşturmayacak şekilde açık olması gerekir.
(9) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, yüklenici tarafından öncelikle malın prototipinin idareye sunulmasına ve bu prototipin kabulünden sonra üretiminin yapılmasına yönelik teknik şartnamede düzenleme yapılabilir.
(10) Alım konusu malın niteliği ve bu Yönetmelikte öngörülen düzenlemeler esas alınarak yüklenicinin personel çalıştırmasının öngörülmesi halinde, bu personelin sayısı ve niteliği teknik şartnamede veya sözleşme tasarısında belirtilir.
(11) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, malın ilgili mevzuat uyarınca teknik düzenleme kapsamında bulunması ve piyasaya arz edilmesinin belirli kurallara tabi olması durumunda; idare ve yüklenicinin malın uygunluk değerlendirilmesine yönelik yükümlülükleri, teknik şartnamede ve/veya sözleşme tasarısında belirtilir.
(12) Teknik şartnamenin idare tarafından hazırlanması esastır. Ancak, alınacak malın özelliğinin gerektirdiği hallerde ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartname, Kanun hükümlerine uygun olarak danışmanlık hizmet sunucularına hazırlattırılabilir.” hükmü bulunmaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik bir kuruluşa yazı yazılmış olup, bahse konu yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin talep edildiği, bahse konu maddenin açık ve anlaşılır olmadığı, işin ne şekilde yapılması gerektiğinin açıkça ifade edilmediği, zemin, duvar, tavan ve kapıların detaylı tanımlanmasının ve aydınlatma yönteminin açıkça belirtilmesi gerektiği iddialarının yerinde olup olmadığı hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik şartnamenin ‘C-Ürün veya parçanın teknik özellikleri' başlıklı 4’üncü maddesi yeteri kadar açıktır. Hastanelerde hijyeni sağlamak amacıyla kullanılması öngörülen malzemelerin standartları bellidir. Şartname’deki 'odaların kurumun isteği doğrultusunda düzenlenmesi ve diğer gerekli mekanik aksanlarının hazırlanması’ ifadesi de hastane ile uyumlu bir düzenleme isteğini yansıtmaktadır. Bu nedenle bu maddenin değiştirilmesi gerekli görülmemektedir.” hususlarında görüş verilmiştir.
Alınan teknik görüş yazısında açıkça, Teknik Şartname’deki cihaz için hazırlanan odaya ilişkin istenilen gerekliliklerin hastanenin kendisi ile uyumlu bir düzenleme talebini yansıttığı ve değiştirilmesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle başvuru sahibinin bu yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir.
b) Teknik Şartname’nin “Anjiyografi ünitesi hasta masası” başlıklı 10.3’üncü maddesinin “10.3.8 Kateterize edilen hastaya acil müdahale gerektiğinde hasta masası +/- 90 derece döndürülerek tamamen serbest duruma getirilebilecek ve masa etrafı boş kalabilecektir.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesi gerektiği, “± 90 derece” ifadesinin başına “en az” ibaresi eklenmediği takdirde hiçbir isteklinin bu değeri sağlayamayacağı iddiasının yerinde olup olmadığı hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Şartnamenin ‘Anjiyografî ünitesi hasta masası’ başlıklı 10.3.8’inci maddesi: Kateterizasyon sırasında, acil durumlarda, hasta masasının ‘C’ kollardan hızlı biçimde ayrılması esastır. Bunun belli bir açıda olması gereklidir. Şartnamede belirtilen ‘+/- 90 derece’ ifadesi alt sınırı belirtmektedir. Bunun üzerindeki değerler doğal olarak kabul edilebilir. Bu nedenle bu maddenin değiştirilmesi gerekli görülmemektedir.” hususlarında görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında, Teknik Şartname’de yer alan anjiyografi ünitesi hasta masasının döndürülmesi ile ilgili olarak yapılan düzenlemede “±90 derece” ifadesinin bahse konu hususla ilgili alt sınırı belirttiği, bunun üzerindeki değerlerin doğal olarak kabul edilebileceği, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir. Bu itibarla, başvuru sahibinin bu husustaki iddiası yerinde bulunmamıştır.
c) Teknik Şartname’nin “Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi” başlıklı 10.4’üncü maddesinde “10.4.2 Görüntü kuvvetlendiricinin boyutları frontal C-Kol flat panel dedektör için en az 29x38cm, lateral C-Kol Fiat Panel dedektör için ise en az 26x29cm olmalıdır. Dedektörler en fazla 200 mikrometrelik piksel büyükülüğüne sahip olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin talep edildiği, bahse konu maddenin mevcut halinin fonksiyonel ve verimli olmadığı, tek bir istekliyi işaret ettiği ve fırsat eşitliği ile rekabeti engellediği iddiasının yerinde olup olmadığı konusunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Şartname’nin ‘Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi’ başlıklı 10.4.2 maddesinde iki ayrı boyutta görüntü kuvvetlendirici talep edilmiştir. Biplan görüntü alabilen anjiyografî sistemlerinde, lateral flat panel dedektör boyutlarının diğerinden küçük olması, flat panelin başa daha fazla yaklaştırılabilme özelliğinden dolayı bazı alıcılar tarafından tercih edilebilir. Ancak lateral dedektörün, frontal dedektör ile aym boyutlarda olması da, çalışmalarda sakınca yaratmamaktadır. Şartnamede her iki flat panel boyutları verilirken kullanılan ‘en az’ ibaresi, satıcı firmalara serbestlik sağlamaktadır. Arzu eden firmalar, talep edilen boyutlar ürün yelpazelerinde yoksa, frontal panel dedektör ebadında da teklif yapabilirler. Bu durum şartname ile ters düşmemektedir. Bu nedenle bu maddenin değiştirilmesi gerekli görülmemektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında açıkça, Teknik Şartname’de yer alan görüntü kuvvetlendiricilerle ilgili olarak yapılan düzenlemede “en az” ifadesinin bahse konu hususla ilgili alt sınırı belirttiği, bunun üzerindeki değerlerin doğal olarak kabul edilebileceği, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir. Bu itibarla, başvuru sahibinin bu husustaki iddiası yerinde bulunmamıştır.
ç) Teknik Şartname’nin “Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi” başlıklı 10.4’üncü maddesinde “10.4.3 Flat panel dedektörlerin en az 16 derinlikte görüntü alabilmesi ve 3D rekonstrüksiyonlarda en az 65.000 veya üzeri farklı gri tonu görüntüleme yapılabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin istenildiği, firmaları tarafından teklif edilen sistemin hem Teknik Şartname’de istenen değerlerde hem de diğer istekliler tarafından teklif edilen sistemlerden çok daha yüksek anod ısı ve soğutma kapasitesi değerlerine sahip olduğu, anjiyografi sistemlerinde 2 boyutlu görüntülemenin 12 bit ile yapıldığı ve bu değerin rutinde en sık yapılan görüntüleme şekli olduğu, 3 boyutlu bilgisayarlı tomografi benzeri görüntülerde 16 bitin 14 bite göre avantaj sağladığı, fakat sürekli olarak kullanılan bir görüntüleme şekli olmadığı iddiasının yerinde olup olmadığı hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Şartname’nin ‘Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi’ başlıklı 10,4.3 maddesinde; dedektörlerin 16 bit derinlikte görüntü alabilmesi ve üç boyutlu görüntülemelerden az 65.000 veya üzeri farklı gri tonlama yapılması istenmektedir. Özellikle nöro girişimsel işlemler yapan birimlerde, yüksek kalitedeki 3 boyutlu görüntülemeler önemlidir. Ancak pratik uygulamada 16 bit ile 14 bit arasında, insan gözünün algılayacağı boyutlarda çok belirgin bir farklılık olmaması nedeniyle, bu değerin 14 bit şeklinde değiştirilmesi, rekabet şartlarını sağlaması yönünden uygun olacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında, Teknik Şartname’de yer alan görüntü kuvvetlendiricilerle ilgili olarak yapılan düzenlemede “Özellikle nöro girişimsel işlemler yapan birimlerde, yüksek kalitedeki 3 boyutlu görüntülemeler önemlidir. Ancak pratik uygulamada 16 bit ile 14 bit arasında, insan gözünün algılayacağı boyutlarda çok belirgin bir farklılık olmaması nedeniyle, bu değerin 14 bit şeklinde değiştirilmesi, rekabet şartlarını sağlaması yönünden uygun olacaktır.” ifadesiyle bahse konu hususla ilgili olarak her iki değer arasında belirgin bir fark bulunmaması, rekabetin oluşturulabilmesi için söz konusu görüntüleme değerlerinin ortalama düzeylere çekilmesi ve bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu itibarla, başvuru sahibinin bu husustaki iddiası yerinde görülmüştür.
d) Teknik Şartname’nin “Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi” başlıklı 10.4’üncü maddesinde “10.4.5 Sistemin frontal C kol dedektöründe DQE (Detective Quantum Effeciency) yüzdesi en az 77 % olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin istenildiği, DQE değerinin %74 veya %77 olmasının avantajlı olup olmadığı ya da fonksiyonelliği etkileyip etkilemediği hususunda herhangi bir bilimsel çalışma olup olmadığı, anılan maddede belirtilen mevcut değerin istekliler tarafından yüksek anod ısı ve soğutma kapasiteli sistem teklifinde bulunulması zorunda bırakılıp bırakılmadığı, bu bakımdan ilgili maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olup olmadığı ve rekabeti daraltıp daraltmadığı hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik Şartname’nin 'Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi’ başlıklı 10.4.5’inci maddesinde sistemin frontal flat panel dedektöründe Dedective Quantum Efficiency yüzdesi en az %77 olarak belirtilmiştir. Nöro girişimsel işlemlerde kullanılması ön görülen biplan sistemlerde, yüksek çözünülürlükte görüntü istenmesi doğaldır. Ancak, belirgin bir farklılık bulunmaması ve rekabet şartlarını sağlaması yönünden bu değer %74’e indirilebilir.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında açıkça, Teknik Şartname’de yer alan görüntü kuvvetlendiricilerle ilgili olarak yapılan düzenlemede “Nöro girişimsel işlemlerde kullanılması ön görülen biplan sistemlerde, yüksek çözünülürlükte görüntü istenmesi doğaldır. Ancak, belirgin bir farklılık bulunmaması ve rekabet şartlarını sağlaması yönünden bu değer %74’e indirilebilir.” ifadesiyle bahse konu hususla ilgili olarak her iki değer arasında belirgin bir fark bulunmaması, rekabetin oluşturulabilmesi için söz konusu görüntüleme değerlerinin ortalama düzeylere çekilmesi ve bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu itibarla, başvuru sahibinin bu husustaki iddiası yerinde bulunmuştur.
e) Teknik Şartname’nin “Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi” başlıklı 10.4’üncü maddesinde “10.4.8 Kontrol odasında canlı referans (frontal ve lateral), 3D iş istasyonu görüntülerini gösterebilen, HDMI girişi bulunan en az 19 inç diyagonal boyutta en az 4 (dört) adet medikal monitör verilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin istenildiği, anılan maddenin mevcut halinin tereddüt yaratıp yaratmadığı, mevcut tanımla kontrol odasında eksik monitör olması sebebiyle iş akışının veya kullanımda sıkıntı olup olmayacağı hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik Şartname’nin 'Flat dedektörlü görüntü kuvvetlendirici ve tv sistemi’ başlıklı 10.4.8 maddesinde ‘Kontrol odasında canlı ve referans görüntüler (frontal ve lateral) ile üç boyutlu iş istasyonu görüntülerini gösterebilen 4 adet 19 inç boyutta medikal monitörler istenmiştir. Şartname maddesinde istenilen görüntü özellikleri açık biçimde belirtilirken, monitör sayısı ‘en az’ olarak vurgulanmıştır. Bu nedenle istekli firmanın, bu görüntüleri vermek kaydı ile 4’den fazla monitör de teklif etmesinde sakınca yoktur.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında, Teknik Şartname’de ilgili maddesinde istenen görüntü özelliklerinin açık şekilde belirtildiği, ancak monitör sayısının asgari sayısının vurgulandığı, bu nedenle isteklilerin minimum görüntü özelliklerini vermek kaydıyla 4 adetten fazla monitör teklif etmesinde sakınca görülmediği ifade edilmiştir. Başvuru sahibinin anılan maddedeki değişiklik talebi iş akışının veya kullanımının sıkıntıya düşmesini sağlamaya yönelik olarak istenilmiş, ancak teknik görüşte bu hususun zorunluluk arz etmediği, tercihe bağlı bir durum olduğu ifade edildiğinden başvuru sahibinin bu yöndeki iddiası yerinde bulunmamıştır.
f) Teknik Şartname’nin “Röntgen tüpü” başlıklı 10.6’ncı maddesinde “10.6.3 Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 800 KHU/dakikadan büyük olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından anılan Şartname maddesinin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daralttığı ve rekabeti ortadan kaldırdığı, bu nedenle söz konusu maddenin değiştirilmesinin gerekip gerekmediği hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik şartnamenin 10.6.3 maddesinde ‘Tüpün anod soğutma kapasitesi en az 800 KHU/dakikadan büyük olmalıdır' denilmektedir. Anjiyografi gibi çok uzun süreli floroskopi yapılan sistemlerde tüpün anod ısı kapasitesinin yanı sıra dakikadaki ısı boşaltma kapasitesi de çok önemlidir. Özellikle çok sayıda hasta alan ve nöro girişimsel işlemlerin yapıldığı birimlerde, yüksek kapasiteli tüplerin tercih edilmesi olağandır. Ancak, Şartname’de tanımlanan anod ısı kapasitesinin çok üstünde bir teklif olması durumunda, tüpün dakikada boşaltacağı ısı kapasitesinin de azalabileceği bir gerçektir. Böyle bir durumda, adı geçen Şartname’de, ya anod ısı kapasitesinin yükseltilmesi ve ısı boşaltma kapasitesinin düşürülmesi veya anod ısı kapasitesi bu şekilde isteniyorsa, ısı boşaltma kapasitesinin düşürülmesi daha uygun olacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında, anjiyografi gibi çok uzun süreli floroskopi yapılan sistemlerde tüpün anod ısı kapasitesi yanında yanı sıra dakikadaki ısı boşaltma kapasitesinin de önemli olduğu, hasta sayısının çok olduğu ve nöro girişimsel işlemlerin yapıldığı birimlerde yüksek kapasiteli birimlerin tercih edildiği, ancak Şartname’de tanımlanan anod ısı kapasitesinin çok üstünde bir cihaz olması durumunda tüpün dakikada boşaltacağı ısı kapasitesinin de azalabileceği, bu durumda Şartname’de belirtilen anod ısı kapasitesinin yükseltilmesi ve ısı boşaltma kapasitesinin düşürülmesi veya anod ısı kapasitesi bu şekilde isteniyorsa, ısı boşaltma kapasitesinin düşürülmesinin daha uygun olacağı belirtilmiştir. Bu haliyle, başvuru sahibi tarafından anılan şartname maddesindeki değişiklik önerisinin teknik görüşte yer verilen şekliyle yapılabileceği hususu göz önüne alındığında başvuru sahibinin bu yöndeki iddiası yerinde bulunmuştur.
g) Teknik Şartname’nin “Röntgen tüpü” başlıklı 10.6’ncı maddesinde “10.6.5 Hastanın ve kullanıcının aldığı doz miktarını görüntü kalitesini bozmadan azaltabilmek için kullanılan yöntemler tanımlanacaktır (grid switch, grid puls, grid kontrol vb). Hastaya verilen skin dozu gösteren yazılımlar ile birlikte verilecektir. Hastaya verilen dozu azaltmak için en az 3 farklı kalınlıkta bakır filtre verilecektir. Buna ilave olarak son floroskopi görüntüsü üzerinde floroskopi yapmadan radyasyonsuz kolimasyon özelliği olmalıdır. Firmalar hastaya ve kullanıcıya verilen dozun minimalize edilmesini sağlayan tüm yazılımlarını sistemlerinde opsiyonel olarak bulundursalar da standart olarak vereceklerdir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin istenildiği, değiştirilmesi istenen maddenin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daralttığı iddiasının yerinde olup olmadığına ilişkin teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik şartnamenin 10.6.5 maddesinde hastanın ve kullanıcının aldığı doz miktarını, görüntü kalitesini bozmadan azaltmak amacıyla kullanılan yöntemlerin tanımlanması istenmiştir. Uzun ve yoğun çalışmalarda hasta ve çalışanın aldığı radyasyon dozunun en aza indirilmesi, birinci önceliktir. Bu nedenle özellikle çok uzun süreli floroskopi yapılacak nöro girişimsel işlemlerde kullanılması amaçlanan biplan anjiyografi sistemlerinde, radyasyonun öncelikle tüpten çıktıktan sonra azaltılması önem taşımaktadır. İstekli firmaların ürün yelpazelerinde bulunması halinde bu özellikteki ürünleri ile ihaleye katılmaları büyük önem taşımaktadır.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında, Teknik Şartname’nin bahse konu maddesinde hasta ve çalışanın aldığı radyasyon dozunun en aza indirgenmesinin öncelikli olduğu, bu nedenle biplan anjiyografi sistemlerinde, radyasyonun öncelikle tüpten çıktıktan sonra azaltılmasının önem taşıdığı belirtilerek isteklilerin ürün yelpazelerinde bu özellikteki ürünlerinin bulunması halinde ihaleye katılmalarının büyük önem taşıdığı ifade edilmektedir. Bu haliyle, başvuru sahibinin bu konudaki iddiası yerinde bulunmuştur.
ğ) Teknik Şartname’nin “Röntgen tüpü” başlıklı 10.6’ncı maddesinde “10.6.6 X-Işın tüpte bir anahtar mekanizması ile, görüntü kalitesinde herhangi bir etkisi olmayan düşük enerjili X-ışınlarının tüpten çıkışını tamamen engelleyen teknolojinin (tüp’te grid switch özelliği gibi) olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından yukarıda yer verilen düzenlemenin değiştirilmesinin istenildiği, anılan maddenin mevcut halinin Philips markasının Allura Clarity modelinin işaret etmekte olduğu ve bu cihaza fiyat avantajı sağladığı, anılan maddenin fonksiyonelliği ve verimliliği sağlamaya yönelik olmadığı, eşit seviyedeki sistemlerin teklif edilmesinin engellemek suretiyle rekabeti daraltıp daraltmadığı hususunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik şartname’nin 10.6.6’ncı maddesi de hastanın ve kullanıcının aldığı doz miktarını, görüntü kalitesini bozmadan azaltmak amacıyla kullanılan yöntemleri kapsamaktadır. Bu yönüyle bir üstte sözü edilen (g) maddesi ile benzer niteliktedir, istekli firmaların ürün yelpazelerinde bulunması halinde, bu özellikteki ürünleri ile ihaleye katılmaları büyük önem taşımaktadır.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında, Teknik Şartname’nin bahse konu maddesinin hasta ve kullanıcının aldığı doz miktarını, görüntü kalitesini bozmadan azaltmak amacıyla kullanılan yöntemleri kapsadığı, bu bakımdan bir önceki iddia konusu ile benzer nitelikte olduğu, istekli firmaların ürün yelpazelerinde bulunması halinde, bu özellikteki ürünleri ile ihaleye katılmalarının önem taşıdığı belirtilmiştir. Bu nedenle başvuru sahibinin bu husustaki iddiası yerinde bulunmamıştır.
h) Teknik Şartname’nin “Radyasyondan koruyucu ve diğer aksesuarlar” başlıklı 10.12’nci maddesi “10.12.5 Montaj sırasında gerekli tavan, taban duvarlarındaki kablolama ve kanal işlemleri firma tarafından yapılarak sistem çalışır halde teslim edilecektir. Sistemin montajı yer hazırlığında dahil olmak üzere (tavan konstrüksiyon kurşunlama, vs.) hastanenin göstereceği bu amaç için uygun bir yere firma tarafından, ayrıca montaj ücreti talep edilmeksizin yapılacaktır. Elektrik tesisatının odaya çekilmesi hastaneye aittir. İki oda arasındaki bağlantıyı firma üstlenecektir. Malzemelerin ve dokümanların konulması için 4 adet istenilen kalitede kilitli raylı dolaplar firma tarafından temin edilecektir. Sistemin kurulduğu mekanlarda yeterli “soğutma” ve “havalandırma” sistemi firma tarafından montaj sırasında yapılacaktır. Cihazın tüm kabloları binanın tesisatında oluşabilecek her türlü su sızıntısına karşı güvenli olmalıdır ve yüklenici sistemdeki tüm kabloları çeşitli zararlı canlılardan korumak için dayanıklı kablo kanallarının içine yerleştirmelidir.” şeklinde düzenlemiştir.
Kurumun 17.05.2017 tarihli ve 9702 sayılı yazısı ile akademik kuruluşa yazdığı yazıda, başvuru sahibi tarafından anılan madde düzenlemesinde isteklinin tam olarak ne yapması gerektiğinin tanımlanması, idare tarafından enerji kablosu çekilirken ne yapacağının önceden tanımlanması ve bu yolla projenin hız kazanması amacıyla anılan maddeye açıklık getirilmesi ve bu bakımdan söz konusu maddenin değiştirilmesi iddiasının yerinde olup olmadığı konusunda teknik görüş istenmiştir.
Akademik kuruluştan alınan 08.06.2017 tarihli ve 40614 sayılı teknik görüş yazısında başvuru sahibinin bu iddiasına ilişkin olarak, “Teknik Şartname’nin 10.12.5 maddesinde, cihaz montajının yapılacağı odanın hazırlığının, kimler tarafından ve nasıl yapılacağı açık bir biçimde belirtilmiştir. Ana enerji kablosunun odadaki panoya getirilmesi, alıcı tarafından gerçekleştirilecek, ayrıntılı olarak belirtilen diğer yapım işleri ise satıcı firmaya ait olacaktır. Bu madde yeteri kadar açık olup, değiştirilmesine gerek yoktur.” şeklinde görüş verilmiştir.
Teknik görüş yazısında açıkça, cihazın montajının yapılacağı odanın hazırlığının kimler tarafından ve nasıl yapılacağının açık bir biçimde belirtildiği, ana enerji kablosunun odadaki panoya getirilmesinin alıcı tarafından yapılacağı diğer yapım işlerinin ise satıcıya ait olacağı, bu nedenle bahse konu maddenin yeterince açık olduğu, değiştirilmesine gerek bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu haliyle, başvuru sahibinin bu husustaki iddiası yerinde görülmemiştir.
Teknik görüş yazısından, başvuru sahibi tarafından Teknik Şartname’de istenilen değişik taleplerinin bir kısmının uygun bulunduğu, ancak bahse konu değişikliklerin yapılabilmesi için idarece zeyilname düzenleme olanağının kalmadığının anlaşıldığı ancak bahse konu alıma ilişkin Teknik Şartname’nin tek bir markayı tarif edip etmediği hususunda açık bir değerlendirmenin yer almadığı görülmüştür.
Bahse konu alıma ilişkin Teknik Şartname’nin tek bir markayı tarif edip etmediği hususunda tekrar görüş alınması ihtiyacı hâsıl olduğundan 20.06.2017 tarihli ve E.2017/12409 sayılı yazı ile akademik kuruluştan söz konusu hususa açıklık getirmesi istenilmiş ve anılan Rektörlüğün 07.07.2017 tarihli ve 47810 sayılı yazısında “… ‘Anjiyografi Cihaz ve Yardımcı Ekipmanları’ ihalesi kapsamında yazılar ve ekleri, tarafımdan ayrıntılı biçimde incelenerek, ihaleye itiraz eden iki firmanın itiraz konusu olan tüm maddeler, teker teker cevaplandırılarak iki ayrı rapor şeklinde sunulmuştur.
Bu raporlarda; maddelerden bazılarının değiştirilmesine gerek olmadığı, ancak bazılarının rekabet şartlarını sağlaması bakımından değiştirilmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Adı geçen Şartname bu haliyle, tek bir firmanın tek bir modeline uymaktadır. İtiraz sahibi firmalardan Siemens Healthcare Sağlık A.Ş. bu ihaleye ancak üst segment bir cihazı ile katılabilir. Bu da eşit şartlarda rekabet konusunda sorun yaratabilir.
Bu nedenle Şartname’nin eşit rekabet şartlarını sağlayacak, her firmanın aynı segmentteki cihazları ile ihaleye katılabilmelerini sağlayacak biçimde düzenlenmesi uygun olacaktır.” denilmiştir.
Akademik kuruluştan alınan görüşlerin değerlendirilmesi sonucunda yukarıda mevzuata aykırılığı belirlenen ihale işlemlerinin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Anılan Kanun’un 54’'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
Şinasi CANDAN
Başkan V.
II. Başkan
Osman DURU
Kurul Üyesi
Erol ÖZ
Kurul Üyesi
Köksal SARINCA
Kurul Üyesi
Dr. Ahmet İhsan ŞATIR
Kurul Üyesi
Hasan KOCAGÖZ
Kurul Üyesi
Mehmet ATASEVER
Kurul Üyesi
Oğuzhan YILDIZ
Kurul Üyesi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.