SoorglaÜcretsiz Dene

KİK Kararı: 2016/UM.I-2008

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kamu İhale Kurumu Kararı

Karar No

2016/UM.I-2008

Karar Tarihi

10 Ağustos 2016

İhale

2016/197125 İhale Kayıt Numaralı "Anjiyografi C ... Ekipmanları Sistemi Alımı İşi 1 Adet" İhalesi


KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2016/046
Gündem No : 11
Karar Tarihi : 10.08.2016
Karar No : 2016/UM.I-2008

TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:

Başkan: Hamdi GÜLEÇ

Üyeler: II. Başkan Şinasi CANDAN, Erol ÖZ, Köksal SARINCA, Dr. Ahmet İhsan ŞATIR, Hasan KOCAGÖZ, Mehmet ATASEVER, Oğuzhan YILDIZ

BAŞVURU SAHİBİ:

Ge Medical Systems Türkiye Ltd. Şti.,

Levent Ofis Esentepe Mah. Harman Sok. No: 8 Levent İSTANBUL

İHALEYİ YAPAN İDARE:

Ege Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı,

Gençlik Caddesi No: 12 35040 Bornova/İZMİR

BAŞVURUYA KONU İHALE:

2016/197125 İhale Kayıt Numaralı “Anjiyografi Cihazı ve Yardımcı Ekipmanları Sistemi Alımı İşi 1 Adet” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

Ege Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından 30.06.2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Anjiyografi Cihazı ve Yardımcı Ekipmanları Sistemi Alımı İşi 1 Adet” ihalesine ilişkin olarak Ge Medical Systems Türkiye Ltd. Şti.nin 10.06.2016 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 15.06.2016 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 27.06.2016 tarih ve 38148 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 27.06.2016 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.

Başvuruya ilişkin olarak 2016/1536 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.

KARAR:

Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.

İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Teknik Şartname’nin 10.3.3’üncü maddesinin Şartname’den çıkartılması gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.4.2’nci maddesinin “Görüntü kuvvetlendiricinin görüntüleme alanı dikdörtgen boyutlu flat panel dedektörlerde en az 29x38 cm, kare flat panel dedektörlerde en az 30x30 cm boyutunda, dedektörlerin en az diagonal çapı 43 cm olmalıdır ve en fazla 200 mikrometrelik piksel büyüklüğüne sahip olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği, ancak zeyilnameyle söz konusu maddenin “Görüntü kuvvetlendiricinin boyutları frontal c-kol flat panel dedektör için en az 29x38 cm, lateral c kol flat panel dedektör en az 26x29 cm olmalıdır. Dedektörler en fazla 200 mikrometrelik piksel büyüklüğüne sahip olmalıdır” şeklinde değiştirilerek Philips marka Allura Clarity FD 20/15 modelini açıkça işaret edecek şekilde düzenlenerek eşit rekabet koşullarının oluşmasının engellendiği,

Teknik Şartname’nin 10.4.3’üncü maddesinin “Flat panel dedektörlerin en az 14 bit derinlikte görüntü alabilmesi ve 3D rekonstrüksiyonlarda en az 65.000 veya üzeri farklı gri tonu görüntüleme yapabilme veya yüksek uzaysal çözünürlüğe sahip (50 fr/sn) görüntüleme algoritmaları ile 80 mikron ve altında stent stratlarını görüntülemelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.6.3’üncü maddesinin “Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 540 KHU/dakikadan büyük olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.7.12’inci maddesinin “Sistemde DSA ve roadmap çalışması esnasında görüntü kalitesini artırmak için real time pixel shifting veya subtarakted floroskopi özelliği olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.7.14’üncü maddesinin “Biplan Dijital subtraction image acquisition 1024x1024 matrikste en az 3.75 frame/saniye kadar seçilebilmelidir. Sistem değişken hızda frame rate’e sahip olmalı ve monoplan akuzisyonda 0.5-6 frame/saniye hızlara ulaşabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.8.16’ncı maddesinin “Anjiyografı ile elde edilmiş BT benzeri görüntülerde metal artefaktlarının ikinci bir rekonstrüksüyon sayesinde azaltılmasını ve böylece daha önce görülmesi mümkün olmayan kanamalarm tespit edilebilmesini sağlayan yazılım olmalıdır. (Innova SUB 3D CT vb.)” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.8.17’nci maddesinin “İntravenöz yoldan 3-boyutlu anjiyografı/flat panel kesitsel görüntüleme için özel olarak tasarlanmış yazılım, 50fr/sn görüntüleme özelliği sistemde bulunmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği, Teknik Şartname’nin Otomatik enjektör kısmının Medrad marka Avanta modelini işaret ettiği, klinik ve fonksiyonellik olarak benzer çözümler sunan firmalarının değişiklik talebi kabul edilmeyerek eşit rekabet koşullarının oluşmasının engellendiği,

Teknik Şartname’nin 10.9.3’üncü maddesinin “Sistem dokunmatik kontrol ekranına sahip olmalıdır. Sistemin kurulumu ekran üzerinden kolay bir şekilde yapılabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.9.5’inci maddesinin “Otomatik enjektör sistemine ait el kumandası ile kullanıcının uyguladığı basınçla kontrast enjeksiyon yapılabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.9.6’ncı maddesinin “Kontrast madde akış hızı en az 0,1-40 ml/sn arasında ayarlanabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.9.9’uncu maddesinin “Sistem hava kabarcık riskine karşı hava kabarcık sensörüne sahip olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.7.19, 10.9.10, 10.9.11, 10.9.13’üncü maddelerinin Şartname’den çıkartılması gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.9.14’üncü maddesinin “Sistem test enjeksiyonu özelliğine sahip olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği,

Teknik Şartname’nin 10.9.20’inci maddesinin “Sistemin kullanımı için gerekli olan bağlantı hattı ve şırınga içeren setlerden 100 adet verilmelidir. Ayrıca sistemle birlikte tek kullanımlık el kumandaları kullanımı mümkünse, sistemle birlikte bu kumandalardan 10 adet verilmelidir. Hemodinami bağlantısı yapılabilen sistemlerle birlikte 250 adet tek kullanımlık transducer bağlantısı verilmelidir. Yüksek basınçlı otomatik enjektör sine film tertibatı ile senkron çalışmalıdır, masa üzerine monte edilmiş olacaktır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği, klinik ve fonksiyonellik açısından sınırlama getirmeyen değişiklikler yapılmayarak, Medrad marka Avanta model otomatik enjektöre avantaj sağlandığı iddialarına yer verilmiştir.

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.

İhale konusu işin “Anjiyografi Cihazı ve Yardımcı Ekipmanları Sistemi Alımı İşi 1 Adet” olduğu, söz konusu ihalede 7 adet doküman alındığı ve 1 adet teklif sunulduğu,

30.06.2016 tarihli ihale komisyonu kararının incelenmesinde söz konusu ihalede geçerli 1 adet teklif bulunduğu ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak Philips Medical Systems Nederland B.V.nin belirlendiği görülmüştür.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.

Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri birarada ihale edilemez.

Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.

Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir.

Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz.

İlgili mevzuatı gereğince Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli olan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için ÇED olumlu belgesinin alınmış olması zorunludur. Ancak, doğal afetlere bağlı olarak acilen ihale edilecek yapım işlerinde ÇED raporu aranmaz.” hükmü,

Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teknik Şartname” başlıklı 14’üncü maddesinde “(1) Alınacak malın teknik kriterleri ve özellikleri, ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamede düzenlenir. Teknik kriterlerin ve özelliklerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması zorunludur.

(2) Teknik şartnamede, varsa ulusal standart ve dengi uluslararası standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenleme yapılabilir. Ancak ulusal standardın bulunmaması durumunda sadece uluslararası standart esas alınarak düzenleme yapılabilir.

(3) Teknik şartnamede, belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilemez. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmadığı veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde, “veya dengi” ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.

(4) Teknik şartnamede, alım konusu malın ambalajlanması ve etiketlenmesi ile kullanım kılavuzuna yönelik düzenleme yapılabilir.

(5) Teknik şartnamede, alım konusu malın montajı ve satış sonrası servisi ile yedek parçasının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılabilir.

(6) Teknik şartnamenin hazırlanmasında, ürünlere ilişkin teknik mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasına dair mevzuat göz önünde bulundurulmalıdır.

(7) Teknik şartnamede yapılacak düzenlemelerin, ön yeterlik şartnamesinde veya idari şartnamede ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak öngörülen mesleki ve teknik yeterlik kriterleri ve belgeleriyle uyumlu olması gerekir.

(8) Teknik şartnamedeki düzenlemelerin; ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunca yapılacak inceleme ve değerlendirmelerde tereddüt oluşturmayacak şekilde açık olması gerekir.

(9) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, yüklenici tarafından öncelikle malın prototipinin idareye sunulmasına ve bu prototipin kabulünden sonra üretiminin yapılmasına yönelik teknik şartnamede düzenleme yapılabilir.

(10) Alım konusu malın niteliği ve bu Yönetmelikte öngörülen düzenlemeler esas alınarak yüklenicinin personel çalıştırmasının öngörülmesi halinde, bu personelin sayısı ve niteliği teknik şartnamede veya sözleşme tasarısında belirtilir.

(11) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, malın ilgili mevzuat uyarınca teknik düzenleme kapsamında bulunması ve piyasaya arz edilmesinin belirli kurallara tabi olması durumunda; idare ve yüklenicinin malın uygunluk değerlendirilmesine yönelik yükümlülükleri, teknik şartnamede ve/veya sözleşme tasarısında belirtilir.

(12) Teknik şartnamenin idare tarafından hazırlanması esastır. Ancak, alınacak malın özelliğinin gerektirdiği hallerde ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartname, Kanun hükümlerine uygun olarak danışmanlık hizmet sunucularına hazırlattırılabilir.” hükmü yer almaktadır.

Başvuru sahibi isteklinin Teknik Şartname’nin bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bazı maddelerinin de söz konusu Şartname’den çıkartılması yönündeki taleplerinin neden uygun bulunmadığı yönünde 14.07.2016 tarihli ve 13212 sayılı yazı ile idareden açıklama talep edilmiş olup idare tarafından ise 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı yazı ile cevap verilmiştir.

Teknik Şartname’nin 10.3.3’üncü maddesinin Şartname’den çıkartılması gerektiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.3.3’üncü maddesinde “Anjiografi masası hem uzunlamasına, hem de sağ ve sol yana tilt ve rolling özelliğine sahip olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Bahse konu Teknik Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevap yazısında “Günümüz girişimsel radyoloji birimlerindeki anjiografi salonları, teknolojinin de verdiği imkânlar neticesinde bir çeşit ameliyathane gibi çalışmaktadır. Birimimizde damar içi ve damar cerrahisi işlemlerinin birlikte yapıldığı aort anevrizması tedavileri gibi “hibrid” işlemlerden yılda yaklaşık 150 adet yapılmaktadır. Bu işlemler sırasında bir ameliyathane masasında olması gereken “tilt” ve “Rolling” (masanın yanlara ve uzunlamasına açılanması) gibi fonksiyonların anjiografi masasında da bulunması gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı firmanın bu maddenin iptali yönündeki itirazı reddedilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

İdare tarafından hazırlanan ihale dokümanının, idarenin kendi ihtiyaçlarını en iyi ve en uygun şekilde temin edebilecek şekilde hazırlayabileceği, ancak ihale dokümanlarının rekabeti engelleyici şekilde hazırlanmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

İdarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısından hastanenin anjiografi salonlarının bir ameliyathane gibi çalıştığı, hibrid işlemlerden yılda yaklaşık 150 tane yapıldığı ve bu işlemler sırasında bir ameliyathane masasında olması gereken “tilt” ve “rolling” gibi masanın yanlara ve uzunlamasına açılanması gibi fonksiyonların bulunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla başvuru sahibi istekli tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde kendi firmalarının ihaleye katılabilmesi için söz konusu değişikliğin yapılması gerektiğinin belirtildiği, ancak idareler tarafından hazırlanan dokümanların kamu ihale mevzuatına aykırı olmamak kaydıyla idarelerin ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılayacak şekilde hazırlanabileceği ve idarelerinin kendi ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yapmasının idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğu anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.4.2’nci maddesinin “Görüntü kuvvetlendiricinin görüntüleme alanı dikdörtgen boyutlu flat panel dedektörlerde en az 29x38 cm, kare flat panel dedektörlerde en az 30x30 cm boyutunda, dedektörlerin en az diagonal çapı 43 cm olmalıdır ve en fazla 200 mikrometrelik piksel büyüklüğüne sahip olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği, söz konusu Şartname düzenlemesinin Philips marka Allura Clarity FD 20/15 modelini işaret ettiği, iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.4.2’nci maddesinde “Görüntü kuvvetlendiricinin boyutları frontal C kol flat panle dedektör için en az 29x38 cm, Lateral C kol Flat panel Dedektör için ise en az 26x29 cm olmalıdır. Dedektörler en fazla 200 mikrometrelik piksel büyüklüğüne sahip olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

İdarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, her iki dedektörün de diagonal çapı en az 43 cm olmalıdır şeklinde itirazda bulunmuş, yani her iki dedektörün de daha küçük boyutta olmasını istemiştir. Biplan (çift dedektörlü) ve radyolojik amaçlı anjiografilerde frontal (ön) dedektörün büyük olması sayesinde geniş vücut alanlarının tek seferde görüntülenmesi sonucu, yapılan tanısal ve tedaviye yönelik işlemlerde (örneğin, uzun segment aort anevrizması endovasküler tedavisi) daha az radyasyon dozunun söz konusu olmasına ve daha az kontrast madde kullanımına olanak sağlanır. Diğer yandan lateral (yan) dedektör çoğu zaman yardımcı dedektör olup, frontal (ön) dedektöre göre daha küçük boyutlu olabilir. Birimimizde geniş vücut alanlarının görüntülenmesini gerektiren çok sayıda damarsal girişimsel işlem yapılmaktadır. Geniş alanların incelenmesi gereken durumlarda büyük frontal (ön) dedektör kullanılması, anjiyo çekimi sayısını azaltarak, hem hastaya verilen kontrast madde dozunu azaltır, hem de hasta ve personelin aldığı radyasyon dozunu düşürür. Bu sebeplerden dolavı frontal dedektörün daha büyük boyutta olması tercih sebebidir. Firmanın her iki dedektörün birden küçük (diagonal çapları 43cm) seçilmesi yönündeki itirazı reddedilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

Başvuru sahibi tarafından, ihale konusu iş kapsamında temin edilecek olan cihaza ait dedektörlerin boyutlarına ilişkin düzenlemenin değiştirilmesi gerektiği, idare tarafından verilen cevap yazısında da dedektörlerin büyük olması sayesinde geniş vücut ölçülerinin tek seferde görüntülenebileceği ve daha az radyasyon dozunun söz konusu olmasına ve daha az kontrast madde kullanımını sağlayacağı, ayrıca hastane bünyesinde geniş vücut alanlarının görüntülenmesini gerektiren çok sayıda damarsal işlem yapıldığı, bu işlemler sırasında büyük frontal dedektör kullanımının anjiyo çekimi sayısını azalttığı, hem hastanın hem de personelin aldığı radyasyon dozunu azalttığı gerekçeleriyle dedektörlerin büyük boyut olmasının tercih edildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla idareler tarafından hazırlanan dokümanların kamu ihale mevzuatına aykırı olmamak kaydıyla idarelerin ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılayacak şekilde hazırlanabileceği ve idarelerinin kendi ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yapmasının idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğu değerlendirilmiş olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.4.3’üncü maddesinde “Flat panel dedektörlerin en az 14 bit derinlikte görüntü alabilmesi ve 3D rekonstrüksiyonlarda en az 65.000 veya üzeri farklı gri tonu görüntüleme yapabilme veya yüksek uzaysal çözünürlüğe sahip (50 fr/sn) görüntüleme algoritmaları ile 80 mikron ve altında stent stratlarını görüntülemelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Anılan Şartname’nin 10.4.3’üncü maddesinde “Flat Panel dedektörlerin en az 16 bit derinlikte görüntü alabilmesi ve 3D rekonstrüksiyonlarda en az 65.000 veya üzeri farklı gri tonu görüntüleme yapılabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firmanın değiştirilmesini istediği şartname maddesi “dedektörler en az 14 bit derinlikte görüntüleme yapabilmelidir” şeklindedir. Şartnamemizde ilgili madde “en az 16 bit derinlikte” olarak belirtilmiştir. Hastanemiz 1800 yatak kapasitesiyle ülkemiz ve dünya nezdinde oldukça büyük, yoğun bir referans merkezidir. Girişimsel Radyoloji bölümümüzde yılda 3000 hasta alınmakta olup, konusunda Ege Bölgesi’nin tüm yükünü çeken belli başlı referans merkezi olarak çalışmaktadır. Sadece Girişimsel Radyoloji bölümünde 3 öğretim görevlisi, 1 uzman doktor, 2 gözlemci (“fellow”) uzman, 5 hemşire, 4 teknisyen 3 personel ve 2 idari personel çalışmaktadır. Bu sayılar birimimiz yoğunluğunun bir başka göstergesidir. Tam kapasite ile çalışmak üzere ileri seviye vasküler girişimsel radyolojik tedaviler yapmak amacıyla alınması planlanan anjiyografi cihazında, görüntüleme ve endovasküler tedavi kalitesinin, günümüz teknolojisinin elverdiği en üst seviyede olması, yoğun çalışmayı kaldırabilecek ve en ince beyin /omurilik damar yapılarını yeterli düzeyde gösterip, damar içi girişimsel tedavilerin güvenle yapılabilmesine olanak sağlayacak derecede yüksek dedektör kalitesi/kapasitesine sahip olması gerekmektedir. Bu nedenle ilgili firmanın daha düşük kapasiteli dedektör isteği reddedilmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.

Başvuru sahibi tarafından bahse konu Teknik Şartname düzenlemesinde dedektör büyüklüğünün değiştirilmesinin talep edildiği, idarenin açıklamalarından ise, tam kapasite ile çalışmak üzere ileri seviye vasküler girişimsel radyolojik tedaviler yapmak, görüntüleme ve endovasküler tedavi kalitesinin en üst düzeyde olmasını sağlamak, yoğun çalışmayı kaldırabilecek ve ince beyin, omurilik damar yapılarını yeterli düzeyde gösterip damar içi girişimsel tedavilerin güvenle yapılabilmesine olanak sağlayacak derece yüksek dedektör kapasitesine sahip olması gerektiği anlaşılmaktadır.

İdareler tarafından hazırlanan ihale dokümanlarındaki teknik özelliklerin tüm firmaların ihaleye katılımını sağlayacak şekilde düzenlenemeyebileceği, ancak idarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda eşit rekabet koşullarını sağlayacak şekilde düzenlemelere yer verilebileceği, idarelerin ihtiyaçlarının belirlerken diledikleri şekilde teknik özellikler belirlemesi ya da rekabet koşullarını daraltıcı düzenlemelerden de kaçınmaları gerekmektedir.

Ayrıca başvuru sahibi istekli tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde de söz konusu düzenlemelerin Philips Allura Clarity ve Siemens Artis Q Biplane modellerine avantaj sağlandığının belirtildiği, burdan hareketlede idare tarafından hazırlanan dokümanın herhangi bir marka ya da modele yönelik olarak düzenlenmediği, idarenin ihtiyaçlarını en iyi şekilde temin edeceği teknik özelliklere yer verildiği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.6.3’üncü maddesinin “Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 540 KHU/dakikadan büyük olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Anılan Şartname’nin 10.6.3’üncü maddesinin “Tüpün anod soğutma kapasitesi (cooling rate) en az 800 KHU/dakika’dan büyük olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, anod soğutma kapasitesi en az 540KHU/dak’dan büyük olmalıdır” şeklinde itirazda bulunmuştur (şartnamemizde “800KHU/dak’dan büyük olmalıdır” şeklindedir.) Hastanemiz 1800 yatak kapasitesiyle ülkemiz ve dünya nezdinde oldukça büyük, yoğun bir referans merkezidir. Girişimsel Radyoloji bölümümüzde yılda 3000 hasta alınmakta olup, konusunda Ege Bölgesi’nin tüm yükünü çeken belli başlı referans merkezi olarak çalışmaktadır. Sadece Girişimsel Radyoloji bölümünde 3 öğretim görevlisi, 1 uzman doktor, 2 gözlemci (fellow) uzman, 5 hemşire, 4 teknisyen 3 personel ve 2 idari personel çalışmaktadır. Bu sayılar birimimiz yoğunluğunun bir başka göstergesidir. Tam kapasite ile çalışmak üzere ileri seviye vasküler girişimsel radyolojik tedaviler yapmak amacıyla alınması planlanan anjiyografi cihazında tüp anod soğutma kapasitesinin, arka arkaya uzun ve karışık endovasküler tedavi hasta ve işlemlerinin alınabilmesine izin verecek şekilde yüksek olması tercih edilmiştir. Bu nedenle firmanın daha düşük kapasiteli anod soğutma kapasiteli tüp isteği reddedilmiştir.” açıklaması yer almaktadır.

İstekli tarafından ilgili maddenin anod soğutma kapasitesinin 540KHU/dak’dan büyük olmalıdır şeklinde talepte bulunulduğu, idare tarafından yapılan 25.07.2016 tarihli açıklama yazısında ise, ihale konusu cihazın alınacağı hastanenin 1800 yatak kapasiteli, radyoloji bölümünde yılda 3000 hastanın alındığı yoğun bir kurum olduğu, tam kapasite ile çalışmak üzere ileri seviye vasküler girişimsel radyolojik tedaviler yapmak amacıyla söz konusu cihazdaki soğutma sisteminin, arka arkaya uzun ve karışık endovasküler tedavi ve hasta işlemlerini sağlayacak şekilde tercih edildiği anlaşılmaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından değiştirilmesi istenen özelliğin ise mevcut Şartname özelliğinden daha düşük olduğu kaldı ki itirazen şikâyet dilekçesinde de söz konusu özelliğin 2 markaya avantaj sağladığının ifade edildiği, başvuru sahibi istekli tarafından kendi cihazını da sunabilmek amacıyla değişiklik taleplerinde bulunduğu, ancak esas olanın idarenin kendi ihtiyaçlarını en etkili ve verimli şekilde temin etmesine imkân sağlayacak düzenlemelerin olması gerektiği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.7.12’nci maddesinde “Sistemde DSA ve roadmap çalışması esnasında görüntü kalitesini artırmak için real time pixel shifting veya subtarakted floroskopi özelliği olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Anılan Şartname’nin 10.7.12’inci maddesinde “Sistemde DSA ve roadmap çalışması esnasında görüntü kalitesini artırmak için real time pixel shifting özelliği olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, görüntü kalitesini arttırmak için “subtrakted floroskopi özelliği olmalıdır” şeklinde itirazda bulunmuştur. Şartnamemizde ilgili madde “real time pixel shifting özelliği olmalıdır” şeklindedir. Görüntüleme esnasında hareket artefaktlarını gidermek için istediğimiz özellik, “real time pixel shifting” ‘dir. Bu tekniğin subtrakted floroskopiden en önemli üstünlüğü, floroskopi pedalına her defasında tekrar basmayı gerektirmemesi, böylelikle zaman kaybı ve floroskopi pedalına her basmayla oluşacak hastaya ve personele ulaşan gereksiz radyasyonun önlenmesidir. Bu nedenle firmanın bu isteği reddedilmiştir.” açıklaması yer almaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından Şartname maddesine “subtarakted floroskopi” özelliğinin eklenmesi talep edilmektedir. İlgili Teknik Şartname düzenlemesinde ise “real time pixel shifting” özelliği yer almaktadır.

İdare tarafından yapılan açıklamada söz konusu Şartname düzenlemesindeki özelliğin subtrakted floroskopiden en önemli üstünlüğünün floroskopi pedalına her defasında tekrar basmayı gerektirmemesi, bu nedenle zaman kaybı ve floroskopi pedalına her basmayla oluşacak hasta ve personelin daha az radyasyona maruz kalmasını sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından Teknik Şartname’ye başka özelliğinde eklenmesi gerektiğinin belirtildiği, ayrıca itirazen şikâyet dilekçesinde de söz konusu özelliğin 2 markaya avantaj sağladığının ifade edildiği, başvuru sahibi istekli tarafından kendi cihazını da sunabilmek amacıyla değişiklik taleplerinde bulunduğu, ancak esas olanın kamu ihale mevzuatına aykırı olmamak kaidesiyle idarenin kendi ihtiyaçlarını en etkili ve verimli şekilde temin etmesine imkân sağlayacak düzenlemelerin olması gerektiği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.7.14’üncü maddesinde “Biplan Dijital subtraction image acquisition 1024x1024 matrikste en az 3.75 frame/saniye kadar seçilebilmelidir. Sistem değişken hızda frame rate’e sahip olmalı ve monoplan akuzisyonda 0.5-6 frame/saniye hızlara ulaşabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Anılan Şartname’nin 10.7.14’üncü maddesinde “Biplan Dijital subtraction image acquisition 1024x1024 matrikste en az 6 frame/saniye kadar seçilebilmelidir. Sistem değişken hızda frame rate’e sahip olmalı ve monoplan akuzisyonda 0,5-6 frame/saniye hızlara ulaşabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, görüntü elde edilmesinde hızın “en az 3.75 frame/sn olmalıdır” şeklinde itirazda bulunmuştur. İlgili madde şartnamemizde 6 frame/sn şeklindedir. Beyin damar anevrizması, damar yumaklaşması hastalıklara yönelik ileri seviye damar içi girişimsel tedavilerde, tedavinin planlanması için detaylı anatomik bilgi sağlanmalıdır. Bu da ancak yüksek hızda anjiyografi çekimleri ile mümkündür. Daha yüksek hızda anjiyografi görüntüleri elde etme olanağı sağlayan bu özelliğe karşı firmanın itirazı, bu nedenle reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından Teknik Şartname düzenlemesindeki görüntü elde edebilme hızının, en az 3,75 frame/sn olarak değiştirilmesi gerektiği talep edilmektedir.

İdare tarafından verilen cevap yazısından beyin damar anevrizması, damar yumaklaşması hastalıklarına yönelik ileri seviyede damar içi girişimsel tedavilerde tedavinin planlanması için detaylı anatomik bilgi gerektiği bunun da yüksek hızda anjiyografi çekimleri ile mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından değiştirilmesi istenen özelliğin ise mevcut Şartname özelliğinden daha düşük olduğu, başvuru sahibi istekli tarafından kendi cihazını da sunabilmek amacıyla değişiklik taleplerinde bulunulduğu, ancak esas olanın idarenin kendi ihtiyaçlarını en etkili ve verimli şekilde temin etmesine imkân sağlayacak düzenlemelerin olması gerektiği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.8.16’ncı maddesinin “Anjiyografi ile elde edilmiş BT benzeri görüntülerde metal artefaktlarının ikinci bir rekonstrüksüyon sayesinde azaltılmasını ve böylece daha önce görülmesi mümkün olmayan kanamaların tespit edilebilmesini sağlayan yazılım olmalıdır. (Innova SUB 3D CT vb.)” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.8.16’ıncı maddesinde “Anjiyografi ile elde edilmiş BT benzeri görüntülerde metal artefaktların ikinci bir rekonstrüksüyon sayesinde azaltılmasını ve böylece daha önce görülmesi mümkün olmayan kanamaların tespit edilebilmesini sağlayan yazılım olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, görüntülemede metal artefakt önleme amacıyla “ Innova SUB 3D CT ” ibaresinin, ilgili maddeye eklenmesini istemiştir. Firma kendi anjiografi cihazının ilgili özelliğinin isminin şartnameye eklenmesini istemiştir. Hiçbir firmanın özgün metal artefaktı önleyici programının ismi şartnamede geçmediği ve bu ekin rekabet koşullarını bozacağı düşüncesiyle istek reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından söz konusu Şartname maddesine “İnnova SUB 3D CT” ibaresinin eklenmesi gerektiğini, idare tarafından söz konusu talebin rekabet koşullarını engelleyeceği gerekçesiyle uygun bulmadığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu isteklinin itirazen şikâyet başvurusunda “İnnova SUB 3D CT” özelliği ile istenen kriterleri sağladıklarını belirttiği, ancak idareler tarafından hazırlanan dokümanların rekabeti engellememesi gerektiği, ancak bazı firmaların ihaleye katılımını sağlayacak yönde de değişiklikler yapılmaması gerektiği sonucuna varılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.8.17’inci maddesinin “İntravenöz yoldan 3-boyutlu anjiyografi/flat panel kesitsel görüntüleme için özel olarak tasarlanmış yazılım, 50fr/sn görüntüleme özelliği sistemde bulunmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.8.17’ inci maddesinde “İntravenöz DSA ve intravenöz yoldan 3-boyutlu anjiyografi/flat panel kesitsel görüntüleme için özel olarak tasarlanmış yazılım sistemde bulunmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, IV DSA sırasında “ 50 frame/sn görüntüleme özelliği” ibaresinin maddeye eklenmesini istemiştir. Bu özellikle ilgili herhangi bir sayısal kritere gereksinim duyulmadığı ve söz konusu ekin rekabet koşullarını bozacağı düşüncesiyle istek reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdare tarafından yapılan açıklamada söz konusu düzenlemeyle ilgili olarak herhangi bir sayısal kritere gereksinim duyulmadığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu istekli tarafından ilgili maddeye “50 frame/sn görüntüleme özelliğinin” eklenmesi gerektiği yönünde şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. İdare tarafından ise yapılan düzenlemede herhangi bir görüntüleme kriterine yer verilmemiştir. Söz konusu Şartname maddesinin zaten istekli tarafından sağlandığı, sayısal bir kriter getirilmemiş olmasının istekli adına herhangi mağduriyete ya da isteklinin teklif sunmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.9.3’üncü maddesinin “Sistem dokunmatik kontrol ekranına sahip olmalıdır. Sistemin kurulumu ekran üzerinden kolay bir şekilde yapılabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.9.3’üncü maddesinde “Sistem renkli, grafiksel ve dokunmatik kontrol ekranına sahip olmalıdır. Sistemin kurulumu ekran üzerinden grafikler ile renkli şekilde kullanıcıya aktarılabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, anjiyografi otomatik enjektörü ekranının “grafiksel özellikte ve renkli olması” noktasına itiraz etmiş ve çıkartılmasını istemiştir. Firmanın çıkartılmasını istediği özellikler, otomatik enjektörün kullanımını kolaylaştıracak, işlemleri hızlandıracak ve olası hataları azaltacak özelliklerdir. Bu nedenle firmanın bu isteği reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

Başvuru sahibi istekli tarafından söz konusu maddede yer alan ekranın grafiksel özellikte ve renkli olması özelliğinin çıkartılması gerektiği ifade edilmekte, idare tarafından ise söz konusu özelliğin otomatik enjektörün kullanımının kolaylaştıracak, işlemleri hızlandıracak ve olası hataları azaltacak özellikler olduğu belirtilmektedir.

İdareler tarafından hazırlanan ihale dokümanlarındaki teknik özelliklerin tüm firmaların ihaleye katılımını sağlayacak şekilde düzenlenemeyebileceği, ancak idarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda eşit rekabet koşullarını sağlayacak şekilde düzenlemelere yer verilebileceği, idarelerin ihtiyaçlarını belirlerken diledikleri şekilde teknik özellikler belirlemesi ya da rekabet koşullarını daraltıcı düzenlemelerden kaçınmaları gerektiği, bu itibarla bahse konu Teknik Şartname düzenlemesine ilişkin olarak yapılan düzenlemenin mevzuata aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.9.5’inci maddesinde “Otomatik enjektör sistemine ait el kumandası ile kullanıcının uyguladığı basınçla kontrast enjeksiyon yapılabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.9.5’inci maddesinin “Otomatik enjektör sistemine ait el kumandası ile kullanıcının uyguladığı basınçla doğru orantılı ve değişken şekilde kontrast akış hızı anlık olarak ayarlanabilmelidir. El kumandası üzerinden kontrast madde ile beraber izotonik infüzyonu da gerçekleştirilebilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, anjiyografi otomatik enjektörü el kumandasında “izotonik sıvı infüzyonunun kontrol edilmesi” noktasına itiraz etmiş ve çıkartılmasını istemiştir. Otomatik enjektörün tüm fonksiyonlarının (kontrast madde infüzyonu ve izotonik sıvı infıizyonu) el kumandasından kontrol edilmesi, cihazın kullanımını kolaylaştıracak, işlemleri hızlandıracak ve olası hataları azaltacak özelliklerdir. Bu nedenle firmanın izotonik sıvı infüzyonunun kontrolünün el kumandasında olması özelliğinin şartnameden çıkartılması isteği reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

Otomatik enjektörün tüm fonksiyonlarının el kumandasından kontrol edilmesinin cihazın kullanımını kolaylaştıracak, işlemleri hızlandıracak ve olası hataları azaltacak özellikler olduğu anlaşılmaktadır.

Teknik Şartname’nin 10.9.6’ncı maddesinin “Kontrast madde akış hızı en az 0,1-40 ml/sn arasında ayarlanabilmelidir.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak,

Teknik Şartname’nin 10.9.6’ncı maddesinde “Kontrast madde akış hızı en az 0,1-45 ml/sn arasında 1ml’lik artışlarla ve izotonik akış hızı en az 0,75-1,5 ml/sn arasında ayarlanabilmelidir.” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, anjiyografi otomatik enjektöründe “izotonik sıvı akış hızının kontrol edilmesi” noktasına itiraz etmiş ve çıkartılmasını istemiştir. Damarsal girişimsel tedaviler esnasında hastaya monitorizasyon amaçlı olarak damara konumlandırılmış birden fazla kateterin yanında, girişimsel tedavinin yapılabilmesi için de damar içine aynı anda birden fazla anjiyografi kateteri yerleştirilebilmektedir. Tüm bu damar içi kateterlerin açık kalabilmesi ve gereğinde ilaç zerki (infüzyon) yapabilmesi için otomatik enjektörde izotonik infüzyon sisteminin olması gerekmektedir. Bundan dolayı firmanın bu ibarenin çıkartılması yönündeki itirazı reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdarenin cevap yazısından, damarsal girişimsel tedaviler esnasında hastaya amaçlı olarak damara konumlandırılmış birden fazla kateterin yanında girişimsel tedavilerin yapılabilmesi için aynı anda birden fazla anjiyografi kateteri yerleştirilebileceği, tüm bu damar içi kateterlerin açık kalabilmesi için ve gereğinde ilaç zerki yapılabilmesi için otomatik enjektörde izotonik infüzyon sisteminin olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Teknik Şartname’nin 10.9.9’uncu maddesinin “Sistem hava kabarcık riskine karşı hava kabarcık sensörüne sahip olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak,

Teknik Şartname’nin 10.9.9’uncu maddesinde “Sistem hava kabarcık riskine karşı kontrast ve izotonik hatları için iki ayrı hava kabarcık sensörüne sahip olmalıdır” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında, “Firma, anjiografi otomatik enjektöründe “izotonik sıvı hattındaki hava kabarcık sensörü bulunması” noktasına itiraz etmiş ve çıkartılmasını istemiştir. Damarsal girişimsel tedaviler esnasında hastaya monitorizasyon amaçlı olarak damara konumlandırılmış birden fazla kateterin yanında, girişimsel tedavinin yapılabilmesi için de damar içine aynı anda birden fazla anjiyografı kateteri yerleştirilebilmektedir. Tüm bu damar içi kateterlerin açık kalabilmesi ve gereğinde ilaç zerki (infüzyon) yapabilmesi için otomatik enjektörde izotonik infüzyon sisteminin olması gerekmektedir. İzotonik serum infüzvon setinde tıpkı kontrast madde setinde olması gerektiği gibi, “hava kabarcık sensörü” bulunması, kullanım hatalarını en aza indirecek ve damar içine hava kaçması gibi olası riskleri önleyecektir. Bundan dolayı firmanın bu ibarenin çıkartılması yönündeki itirazı reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdarenin cevap yazısından, damarsal girişimsel tedaviler esnasında hastaya amaçlı olarak damara konumlandırılmış birden fazla kateterin yanında girişimsel tedavilerin yapılabilmesi için aynı anda birden fazla anjiyografi kateteri yerleştirilebileceği, tüm bu damar içi kateterlerin açık kalabilmesi için ve gereğinde ilaç zerki yapılabilmesi için otomatik enjektörde izotonik infüzyon sisteminin olması gerektiği, izotonik serum infüzyon setinde kontrast madde setinde olması gerektiği gibi, hava kabarcık sensörü bulunması, kullanım hatalarını en aza indirecek ve damar içine hava kaçması gibi riskleri önleyeceği anlaşılmaktadır.

Söz konusu iddialarda başvuru sahibi istekli tarafından Şartname’nin daha düşük teknik özellikler ile değiştirilmesi talep edilmektedir. İdareler tarafından hazırlanan ihale dokümanlarındaki teknik özelliklerin tüm firmaların ihaleye katılımını sağlayacak şekilde düzenlenemeyebileceği, ancak idarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda eşit rekabet koşullarını sağlayacak şekilde düzenlemelere yer verebileceği, idarelerin ihtiyaçlarını temin ederken diledikleri şekilde teknik özellikler belirlemesi ya da rekabet koşullarını daraltıcı düzenlemelerden de kaçınmaları gerektiği ve kendi ihtiyaçlarının en etkili ve verimli bir şekilde temin etmesini sağlayacak düzenlemelere ihale dokümanlarında yer verilmesinde ise bir aykırılık bulunmadığı, bu itibarla bahse konu Teknik Şartname düzenlemelerine ilişkin olarak yapılan düzenlemelerin mevzuata aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.7.19’uncu maddesinin Şartnameden çıkartılması gerektiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Anılan Şartname’nin 10.7.19’uncu maddesinde “Anjiyografi cihazında ayak pedalı kablosuz olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firmanın çıkartılmasını istediği şartname maddesi “ ayak pedalı kablosuz olmalıdır” şeklindedir. Günümüz girişimsel radyoloji birimlerindeki anjiografi salonları, teknolojinin de verdiği imkânlar neticesinde bir çeşit ameliyathane gibi çalışmaktadır. Bu işlemler sırasında bir ameliyathane ortamının zeminindeki tüm kablolamaların havadan sağlanması ya da sistemlerin kablosuz olması çalışma koşullarını kolaylaştırmakta, içinde girişimsel radyoloji doktorları, cerrahlar, anestezi doktorları, radyoloji ve anestezi teknikerleri, radyoloji ve cerrahi hemşireleri ve yardımcı personelleri barındıran oldukça kalabalık anjiografi salonlarında tehlikeli olabilecek kazaları azaltmakta ve sterilizasyonun daha etkin sağlanmasına olanak tanımaktadır. Bu sebeplerden dolayı firmanın bu maddenin iptali yönündeki itirazı reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdare tarafından yapılan düzenlemede ayak pedalının kablosuz olması gerektiği, ayrıca idare tarafından verilen cevap yazısında anjiyografi salonlarının bir çeşit ameliyathane gibi çalıştığı, söz konusu işlemler sırasında tüm kabloların havadan sağlanması ya da kablosuz olarak çalışması gerektiği bunun da çalışma koşullarını kolaylaştırdığı içinde birçok personelin olduğu anjiyografi salonlarındaki kazaları azaltmak ve sterilizasyonun sağlanması için söz konusu talebin uygun görülmediği anlaşılmaktadır.

Teknik Şartname’nin 10.9.10’uncu maddesinin Şartnameden çıkartılması gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.9.10’uncu maddesinde “Sistem yapısı sayesinde hemodinami monitörü bağlantısı sağlayabilmeli ve bu sayede anlık şekilde hasta damar içi basınç izlenebilmelidir.” düzenlemesi,

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firmanın çıkartılmasını istediği şartname maddesi “ otomatik anjiyo enjektöründe anlık damar içi basıncı gösteren hemodinami monitörü bağlantısı olmalıdır” şeklindedir. Günümüz girişimsel radyoloji birimlerindeki anjiografi salonları, teknolojinin de verdiği imkânlar neticesinde bir çeşit ameliyathane gibi çalışmaktadır. Genel durumu bozuk, yaşı ileri, birçok ek tıbbi sorunu olan, beyin ya da aort damarı anevrizması kanaması olup, yaşamsal fonksiyonları bozuk, hemodinamik durumu riskli olan birçok hastanın tedavileri anjiyografi salonlarında girişimsel radyolojik yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Bu tür tedaviler esnasında birden fazla sayıda damar içi basınç ölçümü (periferik atar damar basıncı, kateter içi atar damar basıncı, santral toplar damar basıncı gibi) gerekli olmaktadır. Bu sebeple anjiyografi otomatik enjektörü üzerinde de damar içi basıncının izlenebilmesi işlemini gerçekleştiren doktora büyük kolaylık sağlamaktadır. Bundan dolayı firmanın bu maddenin iptali yönündeki itirazı reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdarenin cevap yazısından genel durumu bozuk, yaşı ileri, birçok ek tıbbi sorunu olan, beyin ya da aort damarı anevrizması kanaması olan, yaşamsal fonksiyonları bozuk, hemodinamik durumu riskli olan birçok hastanın tedavisinin anjiyografi salonlarında girişimsel radyolojik yöntemler kullanılarak yapıldığı, bu tür tedaviler esnasında birden fazla sayıda damar içi basınç ölçümü gerekli olduğu, bu nedenle anjiyografi otomatik enjektörü üzerinde damar içi basıncının izlenebilmesi işlemini sağlayan hekimlere büyük kolaylık sağladığı anlaşılmaktadır.

Teknik Şartname’nin 10.9.11’inci maddesinin Şartnameden çıkartılması gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.9.11’inci maddesinde “Sistem içerisindeki iki adet seviye sensörü sayesinde şişelerde yer alan izotonik ve kontrast madde miktarlarını takip edebilmelidir. Sistem şırıngasında kontrast madde bittiğinde veya enjeksiyon için yeterli miktar olmadığında kullanıcıyı uyarmalı ve belirlenen hacmi sistem şırıngasına otomatik şekilde doldurabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firmanın çıkartılmasını istediği şartname maddesi “anjiyo otomatik enjektörünün iki haznesinde madde miktarlarının azaldığını uyaran sensör olmalıdır ” şeklindedir. Günümüz girişimsel radyoloji birimlerindeki anjiografi salonları, teknolojinin de verdiği imkânlar neticesinde bir çeşit ameliyathane gibi çalışmaktadır. Genel durumu bozuk, yaşı ileri, birçok ek tıbbi sorunu olan, beyin ya da aort damarı anevrizması kanaması olup, yaşamsal fonksiyonları bozuk, hemodinamik durumu riskli olan birçok hastanın tedavileri anjiyografi salonlarında girişimsel radyolojik yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Bu tedaviler esnasında hasta ile ilgili birçok veri anlık olarak izlenmelidir. Acil şartlarda gerçekleşen tedaviler esnasında hasta ile ilgili tüm verilerin anlık izlenmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Otomatik enjektördeki kontrast maddenin azalması uyarısı olması gereksiz zaman kayıplarını önleyerek hasta tedavisinin daha iyi şartlarda gerçekleşmesine olanak sağlayacaktır. Bundan dolayı firmanın bu maddenin iptali yönündeki itirazı reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdarenin cevap yazısından genel durumu bozuk, yaşı ileri, birçok ek tıbbi sorunu olan, beyin ya da aort damarı anevrizması kanaması olan, yaşamsal fonksiyonları bozuk, hemodinamik durumu riskli olan birçok hastanın tedavisinin anjiyografi salonlarında girişimsel radyolojik yöntemler kullanılarak yapıldığı, bu tedaviler esnasında hasta ile ilgili birçok verinin anlık olarak izlenmesi gerektiği, acil şartlarda gerçekleşen tedaviler esnasında hasta ile ilgili tüm verilerin anlık izlenmesinde zorluklar yaşandığı, otomatik enjektördeki kontrast maddenin azalması uyarısı olması zaman kayıplarını önleyerek hasta tedavisinin daha iyi şartlarda gerçekleşmesine olanak sağlayacağı anlaşılmaktadır.

Teknik Şartname’nin 10.9.13’üncü maddesinin Şartnameden çıkartılması gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.9.13’üncü maddesinde “Sistemde damarı açık tutma özelliği (KVO) bulunacak ve en az 0,1-20 ml/dak aralığında, 1-20 dakika süresince, 200ml hacime kadar izotonik infüzyonu yapabilmelidir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firmanın çıkartılmasını istediği şartname maddesi “anjiyo otomatik enjektöründe damarı açık tutma özelliği olmalıdır” şeklindedir. Günümüz girişimsel radyoloji birimlerindeki anjiyografi salonları, teknolojinin de verdiği imkânlar neticesinde bir çeşit ameliyathane gibi çalışmaktadır. Genel durumu bozuk, yaşı ileri, birçok ek tıbbi sorunu olan, beyin ya da aort damarı anevrizması kanaması olup, yaşamsal fonksiyonları bozuk, hemodinamik durumu riskli olan birçok hastanın tedavileri anjiyografi salonlarında girişimsel radyolojik yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Bu tedaviler esnasında hastaya hem monitorizasyon, hem de (özellikle beyin damar hastalıklarına yönelik) girişimsel tedavilerin yapılabilmesi için damarlarının içine birden fazla sayıda (atardamar tanı kateteri, atardamar tedavi kateteri, toplardamar tedavi kateteri gibi) kateterler yerleştirilmektedir. Tüm bu damar içi kateterlerin açık kalabilmesi ve gereğinde aracılıkları ile ilaç zerk edilebilmesi (infüzyon) için otomatik enjektörde de infüzyon sisteminin olması gerekmektedir. Bundan dolayı firmanın bu maddenin iptali yönündeki itirazı reddedilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

İdarenin cevap yazısından genel durumu bozuk, yaşı ileri, birçok ek tıbbi sorunu olan, beyin ya da aort damarı anevrizması kanaması olan, yaşamsal fonksiyonları bozuk, hemodinamik durumu riskli olan birçok hastanın tedavisinin anjiyografi salonlarında girişimsel radyolojik yöntemler kullanılarak yapıldığı, bu tedaviler esnasında hastaya hem monitorizasyon hem de girişimsel tedavilerin yapılabilmesi için damarların içerisine birden fazla sayıda katater yerleştirildiği, tüm damar içi kateterlerin açık kalabilmesi ve gerektiğinde ilaç zerk edilebilmesi için otomatik enjektörde de infüzyon sisteminin olması gerektiği anlaşılmaktadır.

İdareler tarafından hazırlanan ihale dokümanlarındaki teknik özelliklerin tüm firmaların ihaleye katılımını sağlayacak şekilde düzenlenemeyebileceği, ancak idarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda eşit rekabet koşullarını sağlayacak şekilde düzenlemelere yer verilebileceği, idarelerin ihtiyaçlarını belirlerken diledikleri şekilde teknik özellikler belirlemesi ya da rekabet koşullarını daraltıcı düzenlemelerden de kaçınmaları gerektiği, söz konusu düzenlemelerin idarenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda yapıldığı, bu itibarla bahse konu Teknik Şartname düzenlemelerine ilişkin olarak yapılan düzenlemenin mevzuata aykırılık teşkil etmediği değerlendirilmiş olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.9.14’üncü maddesinin “Sistem test enjeksiyonu özelliğine sahip olmalıdır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği iddiasına ilişkin olarak,

Teknik Şartname’nin 10.9.14’üncü maddesinde “Sistem test enjeksiyonu seçeneğine sahip olmalıdır” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Sistem test enjeksiyonu özelliğe sahip olmalıdır” itirazı konusunda, Firmanın itirazı doğrultusunda ilgili madde “Sistem test enjeksiyonu seçeneğine sahip olmalıdır” şeklinde değiştirilmiştir.” ifadeleri yer almaktadır.

Söz konusu madde ile ilgili olarak idare tarafından isteklinin talebi yönünde zeyilname ile değişiklik yapılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.9.20’nci maddesinin “Sistemin kullanımı için gerekli olan bağlantı hattı ve şırınga içeren setlerden 100 adet verilmelidir. Ayrıca sistemle birlikte tek kullanımlık el kumandaları kullanımı mümkünse, sistemle birlikte bu kumandalardan 10 adet verilmelidir. Hemodinami bağlantısı yapılabilen sistemlerle birlikte 250 adet tek kullanımlık transducer bağlantısı verilmelidir. Yüksek basınçlı otomatik enjektör sine film tertibatı ile senkron çalışmalıdır, masa üzerine monte edilmiş olacaktır.” şeklinde düzenlenmesi gerektiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,

Teknik Şartname’nin 10.9.20’inci maddesinde “Sistem ile beraber spike’lı serum hattı, kontrast hattı, hava kabarcık sensör bağlantısı içeren 100 adet çok kullanımlık cihaz seti ve şırıngası, 250 adet tek kullanımlık transducer bağlantısı bulunan hasta bağlantı seti ve 10 adet el kumandası verilmelidir. Yüksek basınçlı otomatik enjektör sine film tertibatı ile senkron çalışmalıdır, masa üzerine monte edilmiş olacaktır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Şartname maddesine ilişkin olarak idarenin 25.07.2016 tarihli ve 49550 sayılı cevabi yazısında “Firma, anjiyografi otomatik enjektöründe kullanılacak sarf malzemeleriyle ilgili kısımda “serum (izotonik infüzyonu) hattı ve serum hattı hava kabarcık sensörü “ kısımlarının maddeden çıkartılmasını istemiştir. Damarsal girişimsel tedaviler esnasında hastaya monitorizasyon amaçlı olarak damara konumlandırılmış birden fazla kateterin yanında, girişimsel tedavinin yapılabilmesi için de damar içine aynı anda birden fazla anjiyografı kateteri yerleştirilebilmektedir. Tüm bu damar içi kateterlerin açık kalabilmesi ve gereğinde ilaç zerki (infüzyon) yapabilmesi için otomatik enjektörde izotonik infüzyon sisteminin olması gerekmektedir. İzotonik serum infüzyon setinde tıpkı kontrast madde setinde olması gerektiği gibi, “hava kabarcık sensörü” bulunması, kullanım hatalarını en aza indirecek ve damar içine hava kaçması gibi olası riskleri önleyecektir. Bundan dolayı firmanın bu kısımların maddeden çıkartılması yönündeki itirazı reddedilmiştir.” düzenlemesi yer almaktadır.

İdarenin cevap yazısından damarsal girişimsel tedaviler esnasında hastaya monitorizasyon amaçlı olarak damara konumlandırılmış birden fazla kateterin yanında, girişimsel tedavinin yapılabilmesi için aynı anda birden fazla anjiyografi kateteri yerleştirilebileceği, damar içi kateterlerin açık kalabilmesi ve gerektiğinde ilaç zerki yapılabilmesi için otomatik enjektörde izotonik infüzyon sisteminin olması gerektiği, izotonik serum infüzyon setinde tıpkı kontrast madde setinde olması gerektiği gibi hava kabarcık sistemi bulunması, kullanım hatalarının en aza indirecek damar içine hava kaçması gibi riskleri önleyeceği anlaşılmaktadır.

İdarelerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yapabileceği, başvuru sahibi tarafından mevcut Şartname düzenlemelerinden bazı kısımların çıkartılması talep edildiği, ancak isteklilerin talepleri ile idarenin ihtiyacı olan cihaza ait teknik özelliklerin çelişmemesi gerektiği, asıl olanın kamu ihale mevzuatına aykırı olmamak kaydıyla idarelerin ihtiyaçlarının en etkin verimli bir şekilde temine dilmesi olduğu anlaşılmış olup başvuru sahibinin bu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik Şartname’nin 10.4.2’nci maddesinin Philips’in Allura Clarity modelini işaret ettiği ve Teknik Şartname’nin Otomatik enjektör kısmının Medrad marka Avanta modelini işaret ettiği iddialarına ilişkin olarak ise yapılan incelemede,

4734 sayılı Kanun’un “Kuruma itirazen şikâyet başvurusu” başlıklı 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Kurum itirazen şikâyet başvurularını başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarından inceler. İdare tarafından şikâyet veya itirazen şikâyet üzerine alınan ihalenin iptal edilmesi işlemine karşı yapılacak itirazen şikâyet başvuruları ise idarenin iptal gerekçeleriyle sınırlı incelenir” hükmü,

İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in “Başvuruların şekil unsurları” başlıklı 8’inci maddesinin onuncu fıkrasında; “İdarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlar hariç, şikâyet başvurusunda belirtilmeyen hususlar itirazen şikâyet başvurusuna konu edilemez” hükmü,

İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ’in “Kurum tarafından yapılacak işlemler” başlıklı 12’nci maddesinin ikinci fıkrasında da; “… İdareye başvuru konularının yanı sıra yeni konular da eklenerek Kuruma başvurulması halinde ise, itirazen şikâyet başvurusunun incelenmesinde idareye başvurusu konusu edilmeyen hususlar dikkate alınmaz” açıklaması yer almaktadır.

Yer verilen mevzuat hükmünden hareketle şikâyet başvurusunda yer almayan iddia konularına itirazen şikâyet başvurusunda yer verilemeyeceği, ancak söz konusu itirazen şikâyet dilekçesi ve idareye şikâyet başvurusu incelendiğinde başvuru sahibi tarafından şikâyet başvurusunda yer almayan iddialara itirazen şikâyet başvurusunda yer verildiği görülmüş olup başvuru sahibinin bahse konu iddialarının şikâyet başvurusunda yer verilmediği için şekil yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,

Oyçokluğu ile karar verildi.

Hamdi GÜLEÇ

Başkan

Şinasi CANDAN

II. Başkan

Erol ÖZ

Kurul Üyesi

Köksal SARINCA

Kurul Üyesi

Dr. Ahmet İhsan ŞATIR

Kurul Üyesi

Hasan KOCAGÖZ

Kurul Üyesi

Mehmet ATASEVER

Kurul Üyesi

Oğuzhan YILDIZ

Kurul Üyesi

KARŞI OY

İnceleme konusu ihalede,

Başvuru sahibinin itirazen şikayet dilekçesinde yer alan, idarece teknik şartnamede yapılan düzenlemelerin eşit rekabet koşullarını engellediği şeklindeki iddialarının incelenmesi neticesinde, Kurul çoğunluğunca “İtirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

4734 sayılı Kanun’un “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde,

“İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur…” hükmü,

Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teknik Şartname” başlıklı 14’üncü maddesinin 1’inci ve 3’üncü fıkralarında ise, “Alınacak malın teknik kriterleri ve özellikleri, ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamede düzenlenir. Teknik kriterlerin ve özelliklerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması zorunludur.

(3) Teknik şartnamede, belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilemez. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmadığı veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde, “veya dengi” ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.” hükmü yer almaktadır.

İncelenen ihalede, ihale konusu işin, “Anjiyografi Cihazı ve Yardımcı Ekipmanları Sistemi Alımı İşi 1 Adet” olduğu, söz konusu ihalede 7 adet doküman alındığı ve 1 adet teklif sunulduğu, ihale komisyonunca bu teklifin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olarak belirlendiği görülmüştür. Ayrıca, idarece yaklaşık maliyetin 3.199.000,00 TL olarak hesaplandığı, ihale üzerinde bırakılan Philips Medical Systems Nederland B.V.’nin teklif fiyatının ise 3.026.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereğince, idarelerce alımı yapılacak malın teknik özellikleri belirlenirken, verimliliğin ve fonksiyonelliğin sağlanmasına yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğinin sağlanmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla, başvuru sahibinin iddiaları ile ihaleye tek teklif verilmiş olması ve teklif fiyatının yaklaşık maliyete çok yakın olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ihalede, 4734 sayılı Kanunun 5’inci maddesinde yer alan rekabetin sağlanması ilkesine aykırılık oluştuğu ve iptal edilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlık konusu ihalede, “ihalenin iptaline” karar verilmesi gerektiği yönündeki düşüncemle, Kurul çoğunluğunun “itirazen şikayet başvurusunun reddine” niteliğindeki kararına katılmıyorum.

Mehmet ATASEVER

Kurul Üyesi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim