KİK Kararı: 2014/UH.I-2174
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kamu İhale Kurumu Kararı
2014/UH.I-2174
26 Mayıs 2014
2014/35016 İhale Kayıt Numaralı "01/06/2014-31/ ... 80 Personel İle Bina Ve Çevre Temizlik" İhalesi
KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2014/037
Gündem No : 11
Karar Tarihi : 26.05.2014
Karar No : 2014/UH.I-2174
BAŞVURU SAHİBİ:
Aksiyoner Bilgi Yönetimi Yazılım Sistemleri Org. Eğitim Danışmanlık San. Ve Tic. Ltd. Şti., GÜRMAN MAH. GENERAL ALİ RIZA GÜRCAN CAD. METROPOL CENTER NO:31 A BLOK KAT:3 D:12 İSTANBUL
İHALEYİ YAPAN İDARE:
İdari Ve Mali İşler Daire Başkanlığı Yükseköğretim Kurumları Boğaziçi Üniversitesi, Cevdetpasa Cad. No:128 34342 İSTANBUL
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2014/35016 İhale Kayıt Numaralı "01/06/2014-31/12/2014 Tarihleri Arasında, 171 Personel İle 7 Ay, 9 Personel 5 Ay, Toplam 180 Personel İle Bina Ve Çevre Temizlik" İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
Boğaziçi Üniversite Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından 28.04.2014tarihinde açık ihale usulüile yapılan “01/06/2014-31/12/2014 Tarihleri Arasında, 171 Personel İle 7 Ay, 9 Personel 5 Ay, Toplam 180 Personel İle Bina ve Çevre Temizlik” ihalesine ilişkin olarak Aksiyoner Bilgi Yönetimi Yazılım Sistemleri Org. Eğitim Danışmanlık San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 21.04.2014tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 22.04.2014tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 06.05.2014tarih ve 14664sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 06.05.2014tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.
Başvuruya ilişkin olarak 2014/1599sayılı şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir.
KARAR:
Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi.
İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Boğaziçi Üniversitesi İdari Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından 28.04.2014 tarihinde yapılan 2014/35016 İKN’li “01.06.2014-31.12.2014 Tarihleri Arasında 171 Personel ile 7 Ay 9 Personel 5 Ay, Toplam 180 Personel ile Bina ve Çevre Temizlik “ işine ait dokümanının e-imza ile indirilmesi neticesinde ihale dosyasının düzenlenmesi aşamasında teklif fiyatını olumsuz yönde etkileyecek bazı maddelerin tespit edildiği, buna göre;
-
Kanunen çalıştırma zorunluluğu bulunan engelli personellerin çalıştırılmasının firmalar açısından kaçınılmaz bir mecburiyet ve ağır cezaları olan büyük bir sorumluluk olduğu, ihale dokümanında engellipersonellerin durumu ve çalıştırılmasına ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği,
-
İdarenin hakediş ödeme planlamasında belirsizlik olduğu, idareninhakediş ödemesini tarih açısından belirlememiş olmasına rağmen firmalara personel maaşları hususunda belirli bir tarih belirleyerek mecbur koştuğu, İdari Şartname’nin 47.2’nci maddesi gereğince yüklenicinin personel maaşlarını düzenli olarak en geç takip eden her ayın 8. gününe kadar yatırılmasının istendiği, oysa böyle bir zorunluluk getirilirken yüklenici hakedişlerinde ödeme tarihlerinin ihale dokümanında belirlenmesi gerektiği, aksi takdirde hakediş ödemeleri alınmadan yüklenici firmaların ödeme yapmalarının zor olduğu,
-
Son hakedişin bütçe yılının sonuna denk gelmesi nedeniyle hakediş raporunun ayın 20. günü düzenlenmesinin mümkün olmadığı, zira yüklenicinin ayın 20. günü hakediş raporu düzenlemesi demek 10 gün boyunca personelin her türlü hak ve özgürlüklerine müdahale etmek anlamına geldiği, son geçici hakediş raporunun ay tamamlanmadan 10 gün önce düzenlenmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
A) Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
1 ) Başvuru sahibinin 1’inci iddiasına ilişkin olarak:
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinde “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.
Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır.
…
Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah ve oranlar üzerinden olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir.
Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar, engellilerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılır. Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların ve en çok engelliyi temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
Elli veya daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin engelli işçi istihdam etmesi kanuni zorunluluk olmakla birlikte, Hazinece karşılanacak işveren priminden yararlanma imkânı tüm istekliler için söz konusu olmaktadır. Ancak ihalelerde 4734 sayılı Kanun’un beşinci maddesinde yer alan temel ilkelerden eşitlik ve rekabetin sağlanmasını temin etmek ve bu durumu korumak için, Hazinece karşılanacak işveren primi dikkate alınmadan teklif fiyatının oluşturulması gerektiği kabul edilmelidir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve tüm tespitler çerçevesinde, ihale dokümanında, ihale konusu işin niteliğine göre bu iş kapsamında çalışacak personel arasında engelli personel bulunmasına, dolayısıyla 4857 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesine göre işverenin belirli sayıda engelli işçiyi “meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde” çalıştırma yükümlülüğünün idarenin ihale konusu hizmet işi kapsamında karşılanmasına yönelik herhangi bir düzenleme olmadığı, anılan Kanun’un 30’uncu maddesindeki kontenjan fazlası engelli çalıştırılmasına ilişkin hüküm doğrultusunda, ihale konusu işte çalıştırılacak engelli işçi sayısına ilişkin asgari sayının belirlenmesine rağmen kısıtlayıcı bir düzenlemenin bulunmadığı, bu hususun tekliflerin oluşturulması aşamasında istekliler arasında eşitsizliğe yol açabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinde, çalıştırılacak engelli işçi sayısının işverenin aynı il sınırları içinde yer alan işyerlerinde bulunan toplam işçi sayısına göre hesaplanacağı da düzenlenmiştir. Bu durumda ihaleyi gerçekleştiren idarenin sadece ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısına bakmaması, ihaleye teklif veren her istekliye ait il sınırları içinde başka işyeri bulunup bulunmadığını, varsa bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısını da bilmesi gerekeceğinden teklifinde engelli işçi çalıştıracağını beyan ederek teklif tutarını buna göre hesaplayan istekliler bakımından İş Kanunu’nun anılan hükmü uyarınca idarenin ihaleyi karara bağlamadan önce her defasında araştırma yapma gereksinimi doğabilecek ve bu uygulama nedeniyle ihale süreçlerinde yaşanacak gecikmeler 4734 sayılı Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “ihalelerde ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması” ilkesinin ihlaline yol açabilecektir.
Ayrıca İdari Şartname’de engelli işçi çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamasının İş Kanunu’nun 30’uncu maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, başka bir ifade ile teklif bedelleri oluşturulurken, işin ifası sırasında çalıştırılacak engelli işçilere ilişkin indirimin dikkate alınmamasının, sözleşmenin uygulanması aşamasında yüklenicinin Kanun’dan doğan engelli işçi çalıştırma yükümlülüğünü ihlal etmesine yol açmayacağı, bu yükümlülüğün devam edeceği de açıktır. Bunun yanında, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.11’inci maddesi uyarınca, idarelerin sözleşmenin uygulanması aşamasında aylık prim ve hizmet belgelerindeki prim oranının prim tarifesine uygun olup olmadığını kontrol ederek hakediş ödemelerini yapacakları ve söz konusu hakedişlerin de, engelli işçi çalıştırılması durumunda uygulanacak prim indirimi dikkate alınarak düzenleneceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu durumun idarenin yükleniciye fazla ödeme yapmasına yol açmayacağı ve bir kamu zararının oluşmayacağı da görülmüştür.
Nitekim 25.12.2013 tarih ve 28862 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğ ile Kamu İhale Genel Tebliği’ne eklenen 78.28’nci maddesinde de “ İstekliler tekliflerini hazırlarken 4857 sayılı İş Kanunun ilgili maddelerinde düzenlenen sorumluluk çerçevesinde engelli işçi çalıştıracaklarını beyan etseler dahi, tekliflerin eşit koşullarda değerlendirilmesini sağlamak amacıyla tekliflerin değerlendirilmesinde bu durum dikkate alınmayacak, bütün istekliler tekliflerini olağan işçilik bedelleri üzerinden vereceklerdir. Ancak işin yürütümü sırasında yüklenicinin engelli işçi çalıştırması durumunda, yükleniciye fazla ödeme yapılmasını engellemek amacıyla 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar gereğince, engelli işçi çalıştırma nedeniyle Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idarece yüklenicinin hakkedişinde kesilecektir.” açıklamasına yer verilmiştir.
İhale dokümanında, ihale konusu işte engelli personel çalıştırılacağı hususunda herhangi bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir. İhale dokümanında, ihale konusu işte çalıştırılacak engelli işçi sayısına ilişkin idarece bir düzenlemenin yapılmamış olmasının, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30’uncu maddesinde belirtilen sayıda engelli işçi çalıştırılmasına engel bir durum oluşturmadığı öte yandan iddiaya konu hususların başvuru sahibinin teklifini hazırlamasında herhangi bir belirsizliğe yol açacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin söz konusu iddiası yerinde bulunmamıştır.
- Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak:
Başvuru konusu ihaleye ait İdari Şartname’nin “Diğer Hususlar” başlıklı 47’nci maddesinde “ 47.1. Yüklenici iş kapsamında çalıştıracağı personellerin, SGK ve İş Mevzuatı kapsamındaki tüm ücret, sosyal ve türlü diğer hakların yerine getirilmesindeki mali külfeti yüklenici karşılar. Hizmette verimliliğin sağlanması ve idamesi için, idarece, bu hakların personellere verilip verilmediği kontrol edilecek ve gerektiğinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne suç duyurusunda bulunulacaktır. Yüklenici, çalıştırdığı her bir personel ile iş sözleşmesi imzalayacaktır.
47.2 Yüklenici, ihale konusu işte çalıştırdığı personellerin maaşlarını, personelin çalıştığı Ay'ı takip eden Ay'ın Sekizinci gününe kadar personelin banka hesaplarına yatıracak olup, maaşların personelin banka hesaplarına yatırıldığına dair dekontları veya banka onaylı listeyi idareye sunacaktır.
47.3 Personel maaşları yukarıda belirtilen süre içerisinde banka hesaplarına yatırılmadığı takdirde, sözleşme bedeli üzerinden 0,005 (Binde Beş) oranında ceza uygulanacak ve yüklenicinin bir sonraki hakedişinden mahsup edilecektir.
47.4 Yüklenici, iş bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı işçilerin; İş Kanunundan, İş Sözleşmesinden veya taraf olduğu iş sözleşmesinden doğan haklarına ilişkin yargı organları tarafından mütesesil sorumlu sıfatıyla idare aleyhine hükmedilecek her türlü işçilik alacağı ve yargılama giderleri ile bunların fer'ilerinden tek başına sorumlu olduğunu, idare tarafından yargı kararı uyarınca işçiye ödeme yapıldığı takdirde; bu miktarı idarece ayrıca karar istihsaline gerek kalmaksızın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte defaten ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan düzenlemeye Sözleşme Tasarısı’nın 36.2’nci maddesinde de yer verilmiştir.
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Çalışanların özlük hakları” başlıklı 38’nci maddesinde,aylık dönemlerde veya daha fazla süreli dönemlerde veya işin sonunda hakediş düzenlenen hizmetlerin tamamını kapsayacak şekilde işçi ücretlerinin yüklenici tarafından ödenmesi ve kontrol teşkilatınca işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğinin takibinde izlenecek yol ve yöntemler belirlenmiştir.
Bu düzenlemeler ile idarelere 4734 sayılı Kanun kapsamında yaptığı hizmet alımlarında sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenici ile işçi arasında akdedilen sözleşme uyarınca ödenmesi gereken işçi ücretlerini takip etme ve ödenmeyen işçi aylıklarının hakedişten kesilerek işçilere ödeme yapılmasını sağlama yetki ve görevi vermiştir.
Bu durumda, idarenin yüklenici tarafından işçi ücretlerinin ödenmesini takip ve temin görevi bulunduğu dikkate alındığında, idarenin işçi ücretlerinin ödenmesine ilişkin gün belirlemesini engelleyen bir kısıtlama olmadığı gibi idarece yapılan düzenlemenin idarenin işçi ücretlerinin ödenmesine ilişkin takip ve temin yükümlülüğünün zamanında yerine getirilmesi ve işçi haklarının korunmasına yönelik bir düzenleme olması nedeniyle, personellerin maaşlarını, personelin çalıştığı ayı takip eden ayın sekizinci gününe kadar yatırılmasına ilişkinsöz konusu düzenlemede bir aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42’nci maddesinde; hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa “otuz gün içinde tahakkuka bağlanacağı ve bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılacağı” düzenlenmiştir.
Genel Şartname’de yapılan bahse konu düzenlemede, hakedişin tahakkuka bağlanması ve ödeme yapılması otuzar günlük süreyle kısıtlanmasının, bu sürelere ilişkin sözleşmede kayıt bulunmaması şartına bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, idarelerce sözleşme tasarısında işin özelliği ve idarenin ödeme durumu dikkate alınarak 30 günlük sürenin dışında hakediş ödemeleri için bir süre belirlenmesinin mümkün olduğu ve belirlemenin idarenin yetki ve sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
İdarece hakediş ödemelerine ilişkin bir tarih belirlenmemekle birlikte İdari Şartname’nin 47.2’nci maddesinde işçilere yapılacak ücret ödemelerinin tarihine ilişkin bir düzenleme yapıldığı, söz konusu düzenlemenin yüklenicinin işçiye yapacağı ücret ödemesinin temini amacına yönelik olduğu, basiretli bir tacir olarak yüklenicinin bu hususu dikkate alarak teklif vermesinin mümkün olduğu, kaldı ki 35 doküman alınan şikayete konu ihalede 19 teklif verildiği de dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin isteklileri tereddüte düşüren ve teklif vermeye engel bir husus olmadığı sonucuna varılmıştır.
- Başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak:
Başvuru konusu ihaleye ait İdari Şartname’nin 2’nci maddesinde ihale konusu hizmetin adının “ 01/06/2014-31/12/2014 Tarihleri Arasında, 171 Personel ile 7 Ay, 9 Personel 5 Ay, toplam 180 personel ile Bina ve Çevre Temizlik” olduğu, 19’uncu maddesinde “19.1. İstekliler tekliflerini, her bir iş kalemi için teklif edilen birim fiyatlarının miktarlarla çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucu, ihale üzerinde bırakılan istekliyle her bir iş kalemi için teklif edilen birim fiyatların miktarlarla çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır. ” düzenlemesi,
Sözleşme Tasarısı’nın “Ödeme yeri ve şartları” başlıklı 12’nci maddesinde “ 12.1. Sözleşme bedeli (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlara ilişkin bedel dahil) Boğaziçi Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve Genel Şartnamenin hatalı, kusurlu ve eksik işlere ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıda öngörülen plan ve şartlar çerçevesinde ödenecektir:
Sözleşme konusu hizmetin yüklenici tarafından belli bir süre boyunca devamlı olarak verilmesi veya işin bölümlere ayrılabilir olması durumunda sözleşmede belirtilen aralıklarla, kesin ödeme mahiyetinde olmamak ve kazanılmış hak aylığı sayılmamak üzere geçici hakediş ödemeleri yapılır. Yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelleri, sözleşmedeki kayıtlara ve ilgili Kanunlara göre yapılacak kesintiler çıktıktan sonra, sözleşmenin ödemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde kendisine ödenir. İdarenin isteği halinde yüklenici, kesin hesapları kontrol teşkilatının denetimi altında olmak üzere işe paralel olarak yürütmek zorundadır. Bu halde, geçici hakediş raporlarının düzenlenmesinde, bitmiş iş kısımları için bu kesinleştirilmiş miktarlar dikkate alınır.
Sözleşme konusu iş tamamlandığında yüklenici yapılmış olan hizmet işinin kabulünün yapılması için idareye yazılı olarak başvuruda bulunur. Bu başburu üzerine, kontrol teşkilatınca yapılan ön incelem sonucunda işin kabule uygun bulunması halinde durum, "Hizmet işleri Kabul Teklif Belgesi" (Standart Form-KİK 56.0/H) düzenlenmek suretiyle yetkili makam bildirilir.
Her hakediş tutarında, eğer sözleşmede öngörülmüşse eklencek miktar dahil edilir. Bulunan miktardan, bir önceki hakediş tutarı çıkarılarak bulunan miktara, ilgili mevzuata göre hesaplanacak Katma Değer Vergisi (KDV) eklenir. Bu miktardan sözleşmede yazılı kesintiler, varsa yüklenicinin idareye olan borçları ve cezalar ile Kanunen alınması gereken vergiler kesilir.
Geçici hakediş raporları yüklenicinin başvurusu üzerine, ayda bir defa düzenlenir. Son hakediş raporu bütçe yılının sonuna rastlayan ayın (20.) günü düzenlenir …” düzenlemesi yer almaktadır.
Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Hakediş ödemeleri” başlıklı 42’nci maddesinde “… Hakediş raporlarının düzenlenmesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.
1- Toplam Bedel Üzerinden Birim Fiyat Sözleşmelerde;
Geçici hakediş raporları yüklenicinin başvurusu üzerine, sözleşme veya eklerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça ayda bir defa düzenlenir. Gelecek yıllara sari olmayan sözleşmelerde yaptırılan işler için, son hakediş raporu bütçe yılının sonuna rastlayan ayın yirminci (20.) günü düzenlenir… ” hükmü yer almaktadır.
İdarece Sözleşme Tasarısı’nın 12’nci maddesinde yapılan ve başvuru sahibi tarafından değiştirilmesi talep edilen “ Geçici hakediş raporları yüklenicinin başvurusu üzerine, ayda bir defa düzenlenir. Son hakediş raporu bütçe yılının sonuna rastlayan ayın (20.) günü düzenlenir …” düzenlemesinin yukarıda aktarılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nde yer alan düzenleme ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup iddianın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
Mahmut GÜRSES
Başkan
Kazım ÖZKAN
II. Başkan
Ali Kemal AKKOÇ
Kurul Üyesi
Erkan DEMİRTAŞ
Kurul Üyesi
Ahmet ÖZBAKIR
Kurul Üyesi
Mehmet Zeki ADLI
Kurul Üyesi
Hasan KOCAGÖZ
Kurul Üyesi
Hamdi GÜLEÇ
Kurul Üyesi
Mehmet AKSOY
Kurul Üyesi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.