SoorglaÜcretsiz Dene

KİK Kararı: 2011/UM.III-2952

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kamu İhale Kurumu Kararı

Karar No

2011/UM.III-2952

Karar Tarihi

25 Ağustos 2011


KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2011/060
Gündem No : 34
Karar Tarihi : 25.08.2011
Karar No : 2011/UM.III-2952
BAŞVURU SAHİBİ:
BMC SANAYİ VE TİCARET A.Ş., KEMALPAŞA CADDESİ NO:32 35060 PINARBAŞI/İZMİR

İHALEYİ YAPAN İDARE:
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI, YENİŞEHİR MAH. VATAN CAD. NO:2 SELÇUKLU/KONYA

BAŞVURUYA KONU İHALE:
2011/85438 İhale Kayıt Numaralı "20 Adet Körüklü Otobüs Alımı" İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

24.08.2011tarih ve B.07.6.KİK.0.08.00.00-101.04-.M.[23.02].(0257)./2011-57Esayılı Esas İnceleme Raporunda;

Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığıtarafından 18.07.2011tarihinde açık ihale usulüile yapılan “20 Adet Körüklü Otobüs Alımı” ihalesine ilişkin olarak BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 29.06.2011tarihinde yaptığı şikayet başvurusunun, idarenin 04.07.2011tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibinin 11.07.2011tarih ve 33093sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 11.07.2011tarihli dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu,

İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,

Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.

KARAR:

Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:

İtirazen şikayet dilekçesinde özetle;

  1. Teknik şartnamede; “Silindir kapağı tek parça halinde değil iki silindir için 1 adet veya her silindir için 1 adet silindir kapağı olacaktır. Herhangi bir arızada tüm kapak yerine, arızalanan kapak değiştirilecek şekilde olacaktır. Teklif veren kapak tipini ve özelliklerini teklifinde belirtecektir.” düzenlemesinin yer aldığı,

Üretmiş oldukları araçlarda kullanmış oldukları motorların tek parçalı silindir kapağına sahip olduğu, komple silindir kapakları ve silindir contalarının, parçalı silindir kapağı ve contalarına göre daha ucuz maliyetli ve değiştirme süresi bakımından daha pratik olduğu, ayrıca aracın gücü ve performansı bakımından hiçbir farklılık yaratmadığı, aksine tek parçalı kapaklarda arıza olasılığının daha düşük olduğu, bu nedenle anılan şartname düzenlemesinin; “Silindir kapağı tek parça halinde veya iki silindir için 1 adet veya her silindir için 1 adet silindir kapağı olacaktır. Herhangi bir arızada arızalanan kapak kolayca değiştirilecek şekilde olacaktır. Teklif veren kapak tipini ve özelliklerini teklifinde belirtecektir.” şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  1. Teknik şartnamede; “Araçlardaki yakıt kontrolü EURO 5 Motora uyumlu her silindir ayrı pompa olup (PLD) bunların tümü aracın içinde bulunduğu şartlara uygun olarak elektronik sistem tarafından kontrol edilecektir. Herhangi pompadan biri arızalanması durumunda sistem çalışmaya devam edecektir. PLD sistemin marka ve menşei’ni teklifte belirteceklerdir.” düzenlemesinin yer aldığı,

Her motor üreticisinin maksimum verimliliği sağlayacak yakıt pompası tipini kendisi seçtiği, her silindire ayrı yakıt pompası olmasının motor gücünü, performansını, yakıt tüketimi, maliyet veya başka bir hususu kullanıcı lehine değiştirmediği, yakıt kontrol ve kumanda sistemine ilişkin teknik özelliğin bu kadar detaylı belirlenmiş olmasının ihaleye katılımı etkilediği ve Mercedes firmasına ait aracı tarif ettiği, bu nedenle anılan teknik şartname maddesinin; “Araçlardaki yakıt kontrolü Euro V motora uyumlu olup, aracın içinde bulunduğu şartlara uygun olarak elektronik sistem tarafından kontrol edilecektir. Herhangi bir enjektörün arızalanması durumunda sistem çalışmaya devam edecektir. Pompa ve Enjeksiyon sistemin marka ve menşeini teklifte belirteceklerdir." şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  1. Teknik şartnamede; “… Soğutma radyatörü kanal ve kanatçıkları bakır (Cu) malzemeden olacaktır. … Vantilatöre kumanda eden termik şalter röle korumalı olacaktır…” düzenlemesinin yer aldığı,

Kendilerine ait aracın radyatörünün alüminyum olduğu ve hidrostatik fanlı soğutma sisteminin daha gelişmiş tipi olan elektronik beyinden kontrollü korumalı tip olduğu, idarenin istemiş olduğu özellik ile kendi araçlarında yer alan özelliğin, mali veya teknik açıdan alıcı idare aleyhine bir durum ortaya çıkarmayacağı, aksine idarenin lehine avantajlar sağladığı, soğutma sistemine ilişkin özelliğe detaylı bir şekilde yer verilmiş olmasının ihaleye katılımı engellediği bu nedenle anılan şartname maddesinin; “… Soğutma radyatörü kanal ve kanatçıkları bakır (Cu) veya alüminyum malzemeden olacaktır. … Vantilatöre kumanda eden termik şalter röle veya elektronik beyinden kumanda ile korumalı olacaktır…” şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  1. Teknik şartnamede; “Aracın şasisine kuvvetli frenlemede ve arızalı yollarda oynamayacak bir şekilde bağlanmış ve asgari 300 lt. kapasiteli olacaktır….” düzenlemesinin yer aldığı,

Kendilerine ait aracın yakıt deposunun 250 lt. olduğu, şehir içi yolcu taşıma otobüslerinin yakıt depolarının yakıtı sarfiyatına göre aracın yakıt ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlandığı ve Mercedes aracın 300 lt. kapasiteli olan deposuna eşit km. yol kat edebildiği, öte yandan araçların yakıt depolarının her araç içinde yerleştirildikleri bölgenin şekil ve hacmine uygun olarak uzun süreli mühendislik ve kalıplama çalışmaları sonucunda özgün bir biçimde tasarlandığı, yakıt deposunun teknik şartname maddesinde belirtilen şekilde üretilmesinin son derece zor olduğu, depo hacminin asgari 300 lt olarak sınırlanmasının, daha az yakıt ile aynı mesafeyi gidebilen araçların ihaleye katılımını engellediği, dolayısıyla anılan şartname maddesinin; “ “Aracın şasisine kuvvetli frenlemede ve arızalı yollarda oynamayacak bir şekilde bağlanmış ve asgari 250 lt. kapasiteli olacaktır….” şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  1. Teknik şartnamede; “Komple karoseri katoforez havuzuna daldırılarak elektroliz yöntemiyle profillerin iç ve dış yüzeylerinin katoferez boya ile kaplanması suretiyle korozyona ve paslanmaya karşı koruma sağlanacaktır. Şasi iskeletini kapatacak olan saçlar, paslanmaya karşı dayanıklı ve hafif malzemeden olacaktır.…” düzenlemesinin yer aldığı,

Üreticilerin hangi üretim tekniği ile sağlamlığı ve kaliteyi sağlayacağının tarif edilmesinin marka tarifine girdiği, kendilerine ait araçlarda çift tarafı galvaniz kaplamalı ST44 kalite profiller ve çift tarafı galvaniz kaplı saclar kullanıldığından, su ile temas eden edebilecek tüm iç dış yüzeyler vakslandığından ve kaynak malzemesi paslanmaz özellikte olduğundan ayrıca sonradan bir kataforez kaplama işlemine gerek olmadığı, bu şekilde araçlarının karoserisine istenen garanti süresinden daha fazla 5 yıl garanti verildiği, dolayısıyla anılan teknik şartname düzenlemesinin; “Komple karoseri profillerin iç ve dış yüzeylerinin kaplanması suretiyle korozyona ve paslanmaya karşı koruma sağlanacaktır. Şasi İskeletini kapatacak olan saclar paslanmaya karşı dayanıklı ve hafif malzemeden olacaktır. Üretici korozyona ve çatlamaya karsı 5 yıl garanti verecektir. " şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  1. Teknik şartnamede; “Karoseri çatısının dışı, yağmur sularını üzerinde tutmayacak şekilde dizayn edilmiş ve galvanizli saçtan olacaktır. İç kabine gelen yüzey açık renkli ve çatlamayan, kir tutmaz, kolay temizlenen malzeme ile kaplanmış olacak, ek yerleri uygun bir çıta ile kaplanacaktır…” düzenlemesinin yer aldığı,

Karoseri tavanının sac malzemeden olmasının istenmesinin marka tarifine girdiği, kendi imalatları araçlarda; hafiflik, yakıt ekonomisi sağlayan ve yanmaz özellikte polyester tavan malzemesinin kullanıldığı, su ile en çok temas eden yüzey olan tavanda ömür boyu paslanmaz ve sızdırmaz özellikteki polyester malzeme bulunduğu, bu suretle teknik açıdan üstünlük sağlandığı ve araçlarının karoserisine istenen garanti süresinden daha fazla 5 yıl garanti verildiği, bu nedenle anılan şartname maddesinin; “Karoseri çatısının dışı, yağmur sularını üzerinde tutmayacak şekilde dizayn edilmiş ve galvanizli sacdan veya yanmaya karsı dirençli polyester malzemeden olacaktır. İç kabine gelen yüzey açık renkli ve çatlamayan, kir tutmaz, kolay temizlenen malzeme ile kaplanmış olacak, ek yerleri uygun bir çıta ile kaplanacaktır." şeklinde değiştirilmesi gerektiği iddia edilmektedir.

  1. Teknik şartnamede; “…Dış aynalar 43 X 23 cm ölçülerinden küçük olmayacaktır.….” düzenlemesinin yer aldığı,

Söz konusu şartname düzenlemesi ile Mercedes otobüsün ölçülerinin alt sınır olarak tanımlandığı, bu nedenle belli bir markanın tarif edildiği, şartname maddesinin; “ Dış aynalar 38x20 cm ölçüsünden küçük olmayacaktır.” şeklinde değiştirilmesi gerektiği, kendileri tarafından üretilen araçlara ait aynaların karayolu tüzük ve yönetmelikler ile uluslararası standartlara uygun olduğu ve yeterli görüş alanını sağladığı,

  1. İdari şartnamede benzer iş olarak; şehir içi yolcu taşımacılığına uygun solo tip ve körüklü tip toplu taşıma araçlarının üretimi ve satışı konusunda gerçekleştirilen işlerin kabul edildiği, benzer iş tanımının ihaleye katılımı engeller mahiyette olduğu, nitekim ihale konusu iş körüklü otobüs alımı olmakla beraber solo tip ve körüklü tip otobüs üretimi ve satışına ilişkin iş deneyim belgesinin benzer iş olarak kabul edileceğinin belirtildiği, öte yandan benzer iş tanımında hem üretim hem de satış yapma koşullarının birlikte arandığı, bu durumda körüklü otobüs üretimi yaptığı halde ilk defa satışını gerçekleştirecek firmaların ihaleye katılımının mümkün olamayacağı,

Öte yandan mal alımı ihalelerine ilişkin mevzuatta sadece özel imalat süreci gerektiren işlerde iş deneyim belgesinin istenmesi gerekliliğinin hükme bağlandığı, körüklü otobüsün tüm dünyada standartları olan ve seri üretime konu olan bir ürün olduğu, özel imalat süreci gerektirmediği, körüklü otobüs satışına ilişkin olarak İtalya’ya satılan bir araca ilişkin iş deneyim belgelerinin bulunduğundan, söz konusu düzenlemenin varlığı halinde kendilerinin ihaleye teklif veremeyeceği,

Bu itibarla, anılan şartname maddesinin; “Bu ihalede benzer iş olarak şehir içi yolcu taşımacılığına uygun solo tip veya körüklü tip toplu taşıma araçlarının üretimi veya satışı konusunda gerçekleştirilen işler benzer iş olarak kabul edilecektir.” şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  1. İdari şartnamede; sözleşmenin imzalanmasını müteakip 10 adet körüklü otobüsün 30.09.2011 tarihine kadar, geriye kalan 10 adet körüklü otobüsün ise 31.10.2011 tarihine kadar teslim edileceğinin düzenlendiği, motor ve şanzımanın asgari temin süresinin üç ay olduğu, söz konusu malzemelerin temini sonrasında üretim süreci için de en az bir ay zaman tanınması gerektiği, bu nedenle bahse konu idari şartname maddesinin; “Sözleşmenin imzalanmasını müteakip, 120 gün sonra teslim edilecektir.” şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

  2. Kurumun gerekli görmesi halinde bir dinleme toplantısının düzenlenebileceği, firmalarının da talep edilecek tüm bilgi ve belgeleri sunmaya hazır olduğu,

İddialarına yer verilmiştir.

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

1 ) Başvuru sahibinin 1 inci iddiasına ilişkin olarak:

İnceleme konusu ihalenin, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 18.07.2011 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “20 Adet Körüklü Otobüs Alımı” işi olduğu, 21.06.2011 tarihinde ihale dokümanını satın almak suretiyle istekli olabilecek sıfatını kazanan başvuru sahibi tarafından ihale dokümanına yönelik itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

16.06.2011 tarihinde yayımlanan ihale ilanının 6 ncı maddesinde ve idari şartnamenin 8 inci maddesinde, ihalenin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu, yerli malı teklif eden yerli istekli lehine % 15 fiyat avantajı uygulanacağının belirtildiği görülmüştür.

İtirazen şikayete konu ihalede 2 adet ihale dokümanı satın alındığı, Mercedes Benz Türk A.Ş.’nin tek istekli olarak ihaleye teklif sunduğu anlaşılmıştır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 12 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkralarında, ihale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verileceği, belirlenecek teknik kriterlerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlaması gerektiği ayrıca teknik şartnamelerde, varsa ulusal ve/veya uluslararası teknik standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenlemelerin de yapılacağı, bu şartnamelerde teknik özelliklere ve tanımlamalara yer verileceği, belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemeyeceği ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Motor” başlıklı 1 inci maddesinin “Silindir Kapağı” başlıklı bölümünde; “Silindir kapağı tek parça halinde değil iki silindir için 1 adet veya her silindir için 1 adet silindir kapağı olacaktır. Herhangi bir arızada tüm kapak yerine, arızalanan kapak değiştirilecek şekilde olacaktır. Teklif veren kapak tipini ve özelliklerini teklifinde belirtecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Başvuru sahibinin sislindir kapağına yönelik söz konusu iddiasının yerinde olup olmadığının tespit amacıyla akademik bir kuruluştan teknik görüş talebinde bulunulmuş, tarafımıza gönderilen cevap yazısında; “Silindir kapağı tasarımı üreticilerin tasarım tercihleridir. Genellikle motor üreticisi firmalar silindir kapağından beklenen tüm özellikleri sağlayacak şekilde tasarım yapmaktadırlar. Ancak, silindir kapağının değişimi motoru işletene bir maliyet getirmektedir. Bu nedenle de silindir kapağı tek parça halinde veya iki silindir için bir adet veya her silindir için 1 adet silindir kapağı olabileceği; herhangi bir arızada, arızalan kapak değiştirilecek şekilde olabileceği, teklif veren firmanın kapak tipini ve özelliklerini teklifinde belirterek idarenin tercih yapacağı şeklinde olabileceği görüşündeyim…” ifadelerine yer verilmiştir.

İhaleyi gerçekleştiren idareye göndermiş olduğumuz 10.08.2010 tarihli yazı ile; teknik şartnamede istenen özelliğin motorun verimliliği ve fonksiyonelliği etkileyecek gerekli ve önemli bir özellik olup olmadığı, silindir kapağının tek parça halinde olmasının istenmemesinin gerekçesi sorulmuş, idarenin tarafımıza göndermiş olduğu cevap yazısında; teknik şartnamede istenen özelliğin; şehir içi toplu taşıma araçlarında seferlerin aksamaması ve yolcuların mağdur olmaması açısından en kısa sürede gerekli bakım ve onarımların yapılması açısından çok önemli olduğu, iki silindir için bir adet veya her silindir için bir kapak olmasının bakım kolaylığı süresi ve arızaların kısa sürede giderilmesi konusunda önemli bir avantaj sağladığı, her hangi bir silindirde meydana gelecek bir arızaya müdahale için yada iki silindire ait bir kapağa müdahale için sadece o silindire ait silindir kapağı sökülerek onarım yapılabilmesinin hem işin süresi açısından hem de ekonomik açıdan önemli olduğu, özetle bu özelliğin operasyonun verimliği ve fonksiyonelliğini olumlu etkilediği, ayrıca üretici firmalar ile yapılan görüşmeler neticesinde bahse konu özelliğin sadece Mercedes-Benz'e özgü olmadığı, başka üstün kaliteli ticari araçlarda da genel uygulama olduğu belirtilmiştir.

Anılan teknik görüş yazısı ve idarenin bahse konu düzenlemeye yönelik gerekçesi bir arada değerlendirdiğinde; her bir silindir için bir veya iki silindir için bir kapak olmasının vazgeçilmez bir özellik olmadığı, ancak bu özelliğin, silindir kapağının tek parça halinde olmasına göre, arızaların daha kısa sürede ve daha az maliyetle giderilmesinde avantaj sağladığı görülmektedir.

4734 sayılı Kanunun “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinde, idarelerin yapacakları ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun hükmü uyarınca, idarece yapılan ihalelerde öncelikli amacın, idarenin ihtiyaçlarının karşılanması olmakla beraber, bu ihtiyacın karşılanmasında rekabetin sağlanması suretiyle ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gözletilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, bir ihalede aynı amaca hizmet eden ürünler arasında en uygun olanının temin edilmesinde, rekabet ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin mümkün olduğu ölçüde sağlanması gerekmektedir.

Şikayete konu ihaleye tek istekli tarafından teklif sunulması, anılan teknik görüş yazısı ve idarenin gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde, bahse konu teknik şartname maddesinde yer alan özelliğin ihaleye katılımı daralttığı, bu yönü itibari ile mevzuata uygun olmadığı, ancak daha fazla tercih edilebilir ürünlerin temin edilmesi amacıyla, verimliliği ve fonksiyonelliği arttırmaya yönelik söz konusu düzenlemenin fiyat dışı unsur olarak idarece belirlenebileceği sonucuna varılmıştır.

2 ) Başvuru sahibinin 2 nci iddiasına ilişkin olarak:

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Motor” başlıklı 1 inci maddesinin “Yakıt Kontrol ve Kumanda Sistemi” başlıklı bölümünde: “Araçlardaki yakıt kontrolü EURO 5 Motora uyumlu her silindir ayrı pompa olup (PLD) bunların tümü aracın içinde bulunduğu şartlara uygun olarak elektronik sistem tarafından kontrol edilecektir. Herhangi pompadan biri arızalanması durumunda sistem çalışmaya devam edecektir. PLD sistemin marka ve menşei’ni teklifte belirteceklerdir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuru sahibinin her silindire ayrı yakıt pompası olmasına yönelik söz konusu iddiasının yerinde olup olmadığının tespit amacıyla akademik bir kuruluştan teknik görüş talebinde bulunulmuş, tarafımıza gönderilen cevap yazısında; “Her motor üreticisi firma kendi motoru ile uyumlu çalışacak özellikte yakıt sistemini seçmektedir. Yakıt sistemlerinde değişiklikler olabilmektedir. Yakıt pompası veya enjektör arızası işletmeciyi etkilemektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

İhaleyi gerçekleştiren idarece Kuruma gönderilen yazıda şikayete konu teknik özelliğe ilişkin olarak, düzenlemede yer alan PLD ifadesinde; P’nin pompa, L’nin boru ve D’nin enjektör anlamına geldiği, PLD ile vurgulanmak istenen hususun, sisteminde klasik sıra elemanlı dizel yakıt pompası yerine her silindir için ayrı yakıt pompalarının yer alması olduğu, her silindir için ayrı yakıt pompasının değişik isimler altında birçok üretici tarafından kullanıldığı, bu özelliğin yakıtın daha yüksek basınçla püskürtülmesini sağladığı, bu nedenle konvansiyonel sistemlere göre daha verimli yanma ve yakıt tasarrufu sağlandığı, bu uygulamada bir pompanın arızalanmasının sadece o silindirin enjektörünü durdurduğu ve aracın hareketine devam ettiği, konvansiyonel uygulamalarda ise pompa arızasında tüm enjektörlerin durduğu ve aracın servis dışı kaldığı ifadelerine yer verilmiştir.

Anılan teknik görüş yazısı ve idarenin bahse konu düzenlemeye yönelik idarenin gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde; her motor üreticisi firmanın kendi motoru ile uyumlu özellikteki yakıt sistemini seçtiği, ancak yakıt pompasına ilişkin farklı tercihlerin, gerek sistemin çalışması gerekse arızaların ortaya çıkması hallerine ilişkin olarak ürünün verimliliği ve fonksiyonelliğini etkilediği anlaşılmaktadır.

İhaleye tek firmanın teklif sunduğu dikkate alındığında, farklı yakıt sistemine sahip firmaların ihaleye girebilmesi ve bu suretle rekabetin sağlanabilmesi amacı doğrultusunda, verimliliği ve fonksiyonelliği artırmaya yönelik söz konusu özelliğin nisbi önemi oranında idarece fiyat dışı unsur olarak belirlenebilecektir.

Öte yandan, itirazen şikayete konu ihalede yerli malı teklif eden istekli lehine fiyat avantajı uygulanmakla beraber, ihalenin yerli ve yabancı bütün isteklilere açık olduğu, teknik şartnamede yer alan özelliğin, yerli üretici sıfatına haiz olduğu belirtilen bir üreticinin üretmiş olduğu üründe bulunmasının, bu özelliğin tek bir firmayı işaret ettiği anlamına gelmediği, anılan teknik görüş yazısında belirtildiği üzere her motor üreticisi firma kendi motoru ile uyumlu çalışacak özellikte yakıt sistemini kendisi seçtiği ve idarenin yazısında belirtildiği üzere her silindir için ayrı yakıt pompasının değişik isimler altında birçok üretici tarafından kullanıldığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, başvuru sahibinin bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Netice itibari ile; söz konusu teknik şartname maddesinin tek bir firmayı işaret ettiğine yönelik başvuru sahibinin iddiası yerinde görülmemekle birlikte, söz konusu düzenlemenin ihaleye katılmayı daralttığı anlaşıldığından mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

3 ) Başvuru sahibinin 3 üncü iddiasına ilişkin olarak:

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Motor” başlıklı 1 inci maddesinin “Soğutma Sistemi” başlıklı bölümünde: “… Soğutma radyatörü kanal ve kanatçıkları bakır (Cu) malzemeden olacaktır. … Vantilatöre kumanda eden termik şalter röle korumalı olacaktır…” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuru sahibinin soğutma sistemine yönelik söz konusu iddiasının yerinde olup olmadığının tespit amacıyla akademik bir kuruluştan teknik görüş talebinde bulunulmuş, tarafımıza gönderilen cevap yazısında; “Soğutma kanal ve kanatçıkları motorun çalıştığı sürece fazla ısıyı motor soğutma sıvısına aktarmak için kullanılmaktadır. Bu nedenle de soğutma radyatörü kanal ve kanatçıklarının yüksek ısıl iletkenlikli malzemeden olması uygundur. Ancak tamir ve tamir maliyeti açısından bakır malzemenin kolay kaynak yapılması nedeni ile tercih sebebidir. Bu madde bir marka veya firmayı tarif etmediği görüşündeyim. Vantilatöre kumanda eden termik şalter röle veya elektronik beyinden kumanda ile korumalı olmasında herhangi bir sakınca olmayacağı görüşündeyim.” ifadelerine yer verilmiştir.

İhaleyi gerçekleştiren idarece Kuruma gönderilen yazıda şikayete konu teknik özelliğe ilişkin olarak; soğutma radyatörü kanal ve kanatçıklarının bakır malzemeden olmasının ısı transferi, korozyona karşı uzun ömürlülük açısından avantaj sağladığı, bakır malzemeye göre alüminyum malzeme daha ucuz olsa bile, dayanıklılık farkı nedeniyle bakırın tercih edildiği bilgisine yer verilmiştir.

Teknik görüş ve idarenin cevap yazısı birlikte değerlendirildiğinde; soğutma sistemine ilişkin olarak soğutma radyatörü kanal ve kanatçıklarının yüksek ısıl iletkenlikli malzemeden olmasının önem taşıdığı, kullanılan malzemenin üretici firmaya göre değişiklik gösterebileceği, bu nedenle sadece bakır malzemesinin teknik şartnamede belirtilmiş olmasının rekabetin sağlanması ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır.

Ancak idarenin takdiri bağlamında, dayanıklılık, tamir maliyeti gibi gerekçeler nedeni ile soğutma radyatörünün kanal ve kanatçıklarının bakır malzemeden olması hususu fiyat dışı unsur olarak belirlenebilecektir.

Öte yandan, teknik görüş yazısında; vantilatöre kumanda eden termik şalter röle veya elektronik beyinden kumanda ile korumalı olmasında herhangi bir sakınca olmayacağı belirtildiğinden, vantilatöre kumanda eden termik şalter röle korumalı olacağına yönelik düzenlemenin ihaleye katılımı engellediği anlaşılmıştır.

Netice itibari ile; söz konusu teknik şartname maddesi ihaleye katılımı sınırladığından mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

4 ) Başvuru sahibinin 4 üncü iddiasına ilişkin olarak:

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Yakıt Deposu” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Aracın şasisine kuvvetli frenlemede ve arızalı yollarda oynamayacak bir şekilde bağlanmış ve asgari 300 lt. kapasiteli olacaktır….” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuru sahibinin yakıt deposunun hacmine yönelik söz konusu iddiasının yerinde olup olmadığının tespit amacıyla akademik bir kuruluştan teknik görüş talebinde bulunulmuş, tarafımıza gönderilen cevap yazısında; “Bir taşıtın yakıt deposunun büyüklüğü taşıtın menzilini ve yakıt ikmal sayısını etkilemektedir. Taşıtın kat edeceği menzil taşıt işletmecisi tarafından bilinmektedir. Bu nedenle de yakıt deposunun büyüklüğünden daha ziyade taşıtın asgari menzilinin şartnamede belirtilmesinin daha uygun olacağı düşüncesindeyim.” ifadelerine yer verilmiştir.

İhaleyi gerçekleştiren idarece Kuruma gönderilen yazıda şikayete konu teknik özelliğe ilişkin olarak; solo otobüslerin yakıt depolarının en az 250 litre olduğu, körüklü otobüslerde taşınan yolcu sayısının daha fazla ve motorlarının daha güçlü olması nedeniyle yakıt tüketimleri daha fazla olduğu, günlük kat edilen mesafe göz önüne alındığında en az 300 litre yakıt deposuna ihtiyaç bulunduğu, bu ihtiyaçlardan yola çıkarak neredeyse bütün körüklü otobüs üreticileri araç tasarımlarında en az 300 litre depo öngördükleri, körüklü otobüslerle 300 litre yakıt deposuyla kat edilen kilometre yol, arazi yapısına, yolcu sayısına, trafik şartlarına ve motorun gücüne göre farklılık gösterebileceği, bu nedenle 300 litrelik yakıt deposunun tercih edildiği bilgisine yer verilmiştir.

Anılan teknik şartname maddesinde yakıtı deposuna ilişkin olarak asgari bir değere yer verildiği, firmalarının belirtilen asgari değer veya daha yüksek kapasitede yakıt deposunu tercih etmelerinin firmaların tercihine bağlı bir durum olduğu, yerli üretici sıfatına haiz olduğu belirtilen Mercedes Benz Türk A.Ş.’nin belirtilen asgari değerde yakıt deposuna sahip olmasının, yerli ve yabancı bütün isteklilere açık olan ihalede, anılan teknik şartname maddesinin tek bir firmayı işaret ettiği anlamına gelmediği, nitekim Iveco Grubunun bir kuruluşu olan Heuliez Bus şirketinin üretmiş olduğu körüklü otobüslere ait teknik kataloglar incelendiğinde, otobüslerin 350 lt. yakıt deposuna sahip olduğunun görüldüğü, bu nedenle, anılan teknik şartname maddesinin tek bir firmayı işaret ettiğine yönelik başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yakıtı deposunun hacminin, yakıt ikmali yapılmadan otobüslerin kat edeceği yolun uzunluğuna ilişkin olduğu, farklı üreticilere ait otobüslerin km. başına tüketeceği yakıt miktarı, otobüsün motoru, aksamları veya karoserisinin özelliklerine göre değişebileceğinden, km. başına daha az yakıt tüketen otobüslerin bu nedenle daha düşük kapasitede yakıt deposu tasarlamış olmalarından kaynaklı olarak ihaleye katılmalarının sınırlanmasının mevzuata uygun olmayacağı, dolayısıyla teknik görüş yazısında belirtildiği üzere yakıt deposunun hacminden ziyade, yakıt ikmali yapılmadan bir depo yakıt ile gidilebilecek asgari yol miktarının teknik şartnamede belirlenmesinin, ihaleye katılabilecek bütün isteklilere eşit muamelenin sağlanabilmesi açısından uygun olacağı tespit edilmiştir.

Netice itibari ile; itirazen şikayete konu düzenlemenin eşit muamele ve rekabet ilkelerine aykırı olduğu düşünüldüğünden ihalenin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.

5 ) Başvuru sahibinin 5 inci iddiasına ilişkin olarak:

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Şasi İskeleti-Karoseri” başlıklı 17 inci maddesinin “Karoseri” başlıklı bölümünde; “a) Komple karoseri katoforez havuzuna daldırılarak elektroliz yöntemiyle profillerin iç ve dış yüzeylerinin katoferez boya ile kaplanması suretiyle korozyona ve paslanmaya karşı koruma sağlanacaktır. Şasi iskeletini kapatacak olan saçlar, paslanmaya karşı dayanıklı ve hafif malzemeden olacaktır.…” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuru sahibinin otobüsün karoserisine yönelik söz konusu iddiasının yerinde olup olmadığının tespit amacıyla akademik bir kuruluştan teknik görüş talebinde bulunulmuş, tarafımıza gönderilen cevap yazısında; “Taşıtların tüm aksamlarının korozyona karşı korumalı olması gereklidir. Her kullanıcı taşıtının kullanım ömrü süresince korozyona uğramamasını istemektedir. Daldırma yöntemi ile yapılan kaplamalarda tüm parça kaplama malzemesinin içerisine daldırıldığından dolayı bu teknik ile korozyona karşı korumasız alan kalmadığı için daha etkili bir yöntemdir. Korozyona karşı alınacak tedbir üreticinin tercihidir ve korozyona karşı dayanıklılık süresinin kullanım ömrü boyunca olmasını istemek de işletmecinin arzusudur.

Bu nedenle komple karoserin profillerin iç ve dış yüzeylerinin korozyona karşı korumalı malzeme ile kaplanması suretiyle korozyona ve paslanmaya karşı koruma sağlanması gerektiği ve şasi iskeletini kapatacak olan saclar, paslanmaya karşı dayanıklı ve hafif malzemeden olacağı, teklifte korozyon önleyici malzemenin ve uygulama yönteminin belirtilebileceği, firmanın korozyona karşı kaç yıl korumayı garanti edeceğinin belirtilebileceği ve seçimin idare tarafından yapılabileceği düşüncesindeyim.” ifadelerine yer verilmiştir.

İhaleyi gerçekleştiren idarece Kuruma gönderilen yazıda şikayete konu teknik özelliğe ilişkin olarak; katoforez sisteminin sadece Mercedes Benz Türk A.Ş.’ne özgü bir yöntem olmadığı, Türkiye’de ve dünyada bu sistemi kullanan üretici firmaların bulunduğu, katoforez sistemiyle önlem alınmış olan otobüslerin 10 yıl süreyle korozyona karşı korumalı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar galvaniz kaplı sac kullanan firmalar tarafından 5 yıl garanti verilse bile, korozyonun daha erken görüldüğü, 5 yıldan sonra ise korozyondan hasar görmüş otobüslerin idarelere maliyetinin arttığı bilgisine yer verilmiştir.

Anılan teknik görüş yazısı ve idarenin bahse konu düzenlemeye yönelik gerekçesi dikkate alındığında; korozyona karşı alınacak önleme yönelik tek yöntemin karoserinin katoforez havuzuna daldırılması yöntemi olmadığı anlaşılmış, itirazen şikayete konu düzenlemenin, farklı yöntemler ile korozyona karşı koruma sağlayan firmaların ihaleye katılımını engellediğinden mevzuata uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Ancak, teknik görüş yazısında belirtildiği üzere, karoserinin katoforez havuzuna daldırılması yöntemi ile yapılan kaplamalarda tüm parça kaplama malzemesinin içerisine daldırıldığından dolayı korozyona karşı korumasız alan kalmadığı, bu nedenle bu yöntemin diğer yöntemlere göre daha etkili bir yöntem olduğu ve bu yöntemle korozyona karşı uzun bir süre koruma sağlandığı anlaşıldığından idarenin tercihine bağlı olarak söz konusu yöntemin fiyat dışı unsur olarak belirlenebileceği veya korozyona karşı garanti süresi öngörülebileceği sonucuna varılmıştır.

  1. Başvuru sahibinin 6 ncı iddiasına ilişkin olarak:

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Şasi İskeleti-Karoseri” başlıklı 17 inci maddesinin “Karoseri Tavanı” başlıklı bölümünde; “a) Karoseri çatısının dışı, yağmur sularını üzerinde tutmayacak şekilde dizayn edilmiş ve galvanizli saçtan olacaktır. İç kabine gelen yüzey açık renkli ve çatlamayan, kir tutmaz, kolay temizlenen malzeme ile kaplanmış olacak, ek yerleri uygun bir çıta ile kaplanacaktır…” düzenlemesi yer almaktadır.

İhaleyi gerçekleştiren idarece Kuruma gönderilen yazıda şikayete konu teknik özelliğe ilişkin olarak; tavanın, araç şasisinin bir parçası olduğu, tavanın şasisinin geri kalanıyla aynı malzemeden üretilmesinin mukavemeti sağlaması ve tamamlaması açısından esas olduğu, otomotiv sanayindeki genel uygulamanın da sac tavan kullanımı yönünde olduğu bilgisine yer verilmiştir.

Karoseri çatısının galvanizli saç malzemeden olmasına yönelik düzenlemenin, idarenin ihtiyacı ve tercihi bağlamında değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu anlaşılmaktadır. Ancak ihale konusu alım itibari ile üretici firma sayısının sınırlı olması ve ihaleye tek bir istekli tarafından teklif sunulması hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu teknik şartname maddesinin ihaleye katılımı daralttığı, bu yönü itibari ile mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, mukavemetin sağlanması gerekçesiyle araç tavanında galvanizli saç kullanılmasına yönelik husus, idarenin takdiri bağlamında fiyat dışı unsur olarak belirlenebilecektir.

  1. Başvuru sahibinin 7 nci iddiasına ilişkin olarak:

Teknik şartnamenin “Teknik Şartlar” başlıklı (D) kısmının “Aynalar” başlıklı 31 inci maddesinde; “…Dış aynalar 43 X 23 cm ölçülerinden küçük olmayacaktır.….” düzenlemesi yer almaktadır.

Başvuru sahibinin aynalara yönelik söz konusu iddiasının yerinde olup olmadığının tespit amacıyla akademik bir kuruluştan teknik görüş talebinde bulunulmuş, tarafımıza gönderilen cevap yazısında; “Dış aynaların ilgili yönetmeliğe uygun olması gereklidir ve ölçü belirtilmesi yerine Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onayı Yönetmeliği (MARTOY) ve Motorlu Araçların Dolaylı Görüş Cihazları Hakkında Tip Onayı Yönetmeliği (2003/97/AT)'ne uygunluğu olmalıdır. Teknik şartnamede bu şekilde verilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim.

Teknik şartnamede araç ve araçta kullanılan aksam ve sistemlerin Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onayı Yönetmeliği (MARTOY)'ne uygun olması zorunludur ve yürürlükteki son seviyeyi sağlaması gereklidir.” ifadelerine yer verilmiştir.

İhaleyi gerçekleştiren idarece Kuruma gönderilen yazıda şikayete konu teknik özelliğe ilişkin olarak; şehir içi otobüslerinde kullanılan aynaların büyük olmasının görüş açısı, sürüş güvenliği ve trafik emniyeti yönlerinden önemli olduğu, aynaların belli bir ölçüde olmasının tek bir firmayı işaret etmediği, birçok üretici firmada büyük bu tip aynaların bulunduğu ve kullanıldığı bilgisine yer verilmiştir.

Anılan teknik şartname maddesinde dış aynalara ilişkin asgari bir değere yer verildiği, söz konusu asgari değere veya bu değerin üzerindeki ölçülere sahip aynaların, ilgili mevzuatına uygun olması şartıyla üretiminin mümkün olduğu, ayrıca Mercedes Benz Türk A.Ş.’nin belirtilen asgari değerdeki ölçülere sahip aynaları kullanmasının, yerli ve yabancı bütün isteklilere açık olan ihalede, anılan teknik şartname maddesinin tek bir firmayı işaret ettiği anlamına gelmediği anlaşıldığından başvuru sahibinin bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Teknik görüş yazısında belirtilen hususlar dikkate alındığında; ilgili mevzuatına uygun olması şartıyla farklı ölçülerdeki aynaların kabulü gerektiğinden, söz konusu teknik şartname maddesinin rekabet ilkesine aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Ancak; görüş açısı, sürüş güvenliği ve trafik emniyeti yönlerinden aynaların, belirli bir ölçüden daha büyük olmasına yönelik husus, idarenin takdiri bağlamında fiyat dışı unsur olarak belirlenebilecektir.

  1. Başvuru sahibinin 8 inci iddiasına ilişkin olarak:

Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “İş deneyimini gösteren belgeler” başlıklı 37 nci maddesinde; “(1) İş deneyimini gösteren belgelerin istenildiği ihalelerde; yurt içinde veya yurt dışında kamu veya özel sektörde bedel içeren tek bir sözleşme kapsamında gerçekleştirilen ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin olarak;

a) İlk ilan veya davet tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kesin kabul işlemleri tamamlanan mal alımlarıyla ilgili iş deneyimini gösteren belgelerin,

b) Devredilen işlerde ilk sözleşme bedelinin en az % 80’inin tamamlanması şartıyla, ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kesin kabul işlemleri tamamlanan mal alımlarıyla ilgili iş deneyimini gösteren belgelerin,

istenilmesi zorunludur.

(2) Aday veya istekli tarafından; kesin kabul tarihi, ilk ilan veya davet tarihi ile ihale veya son başvuru tarihi arasında olan mal alımlarıyla ilgili iş deneyimini gösteren belgeler de sunulabilir ve bu belgeler birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.

(3) İş deneyiminin belirlenmesi amacıyla;

a) Açık ihale usulüyle yapılan ihaleler ile Kanunun 21 inci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde, teklif edilen bedelin % 10’undan az ve % 40’ından fazla olmamak üzere idarece belirlenecek bir oranda,

ihale konusu iş veya benzer işlere ait tek sözleşmeye ilişkin iş deneyimini gösteren belgelerin sunulması istenir.” hükmü,

Kamu İhale Genel Tebliğinin ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliğin değerlendirilmesinde kullanılmak üzere istenecek belgeleri açıklayan 542 nci maddesinin (b) bendinde; “Belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan ihaleler hariç, yaklaşık maliyeti Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde mal alımları için öngörülen üst limit tutarına eşit ve altındaki her türlü mal alımı ihalelerinde, iş deneyimini gösteren belgeler istenmeyecektir. Ancak yaklaşık maliyeti bu tutarın üzerinde olan açık ihale usulü ve pazarlık usulüyle yapılan ihaleler ile yaklaşık maliyetine bakılmaksızın belli istekliler arasında yapılan ihalelerde ise iş deneyimini gösteren belgelerin istenip istenmeyeceği idarenin takdirinde bulunmaktadır.” açıklaması,

Yer almaktadır.

İtirazen şikayete konu ihaleye ait yaklaşık maliyetin, 4734 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde mal alımları için öngörülen üst limit tutarının üzerinde olduğu dikkate alındığında, anılan Yönetmelik hükmü ve Tebliğ açıklaması uyarınca, iş deneyim belgesinin istenip istenmeyeceği hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır.

İdari şartnamenin 7.5 inci maddesinde; “7.5.1. İsteklinin ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kesin kabul işlemleri tamamlanan mal alımlarıyla ilgili yurt içinde veya yurt dışında kamu veya özel sektörde bedel içeren tek bir sözleşme kapsamında gerçekleştirilen ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin olarak deneyimini gösteren belge sunması zorunludur. İstekli tarafından teklif edilen bedelin %40 dan az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ait tek sözleşmeye ilişkin iş deneyimini gösteren belgelerin sunulması gerekir…” düzenlemesi yer almaktadır.

Anılan şartname düzenlemesinden; idarenin takdir yetkisi çerçevesinde iş deneyim belgesini istediği ve asgari iş deneyim belgesi oranı olarak, anılan Yönetmelik hükmünde öngörülen azami oranın belirlendiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan; özel imalat süreci gerektiren mal alımlarına ilişkin olarak anılan Yönetmeliğin 27 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; “Özel imalat süreci gerektiren mal alımı ihalelerinde, iş deneyimini gösteren belgelerin istenilmesi durumunda; iş deneyimini gösteren belgelerle birlikte alım konusu işe ilişkin üretim kapasite raporunun da istenilmesi zorunludur. Aday veya isteklinin, bu iki belgeden birini sunması yeterlidir.” hükmü yer almaktadır.

İhale konusu işin özel imalat süreci gerektirmesi halinde ve idarenin takdir yetkisi kapsamında iş deneyim belgesinin istenmesi durumunda, anılan Yönetmelik hükmü uyarınca iş deneyim belgesi ile birlikte alım konusu işe ilişkin üretim kapasite raporunun da istenmesi ve isteklilerin, bu iki belgeden birisini sunması halinde yeterli olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, özel imalat süreci gerektirsin veya gerektirmesin, açık ihale usulü ile yapılan bütün mal alımı ihalelerinde; yaklaşık maliyetin, 4734 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde mal alımları için öngörülen üst limit tutarının üzerinde olması şartıyla, iş deneyim belgesinin istenip istenmeyeceği idarenin takdirinde olan bir husustur. Ancak ihale konusu işin özel imalat süreci gerektirmesi halinde, iş deneyim belgesinin yanında kapasite raporunun da istenmesi ve iş deneyim belgesi veya kapasite raporundan herhangi birini sunan isteklinin yeterli kabul edilmesi gerekmektedir.

Netice itibari ile; başvuru sahibinin de belirtmiş olduğu üzere özel imalat süreci gerektirmeyen ihale konusu körüklü otobüs alımı için iş deneyim belgesinin istenmiş olması, iş deneyim belgesine alternatif olarak ihale konusu mala ilişkin kapasite raporunun istenmemiş olmasının mevzuata aykırı olmadığı anlaşılmıştır.

Benzer iş olarak kabul edilecek işlere ilişkin anılan şartnamenin 7.6 ncı maddesinde; “Bu ihalede benzer iş olarak; şehir içi yolcu taşımacılığına uygun solo tip ve körüklü tip toplu taşıma araçlarının üretimi ve satışı konusunda gerçekleştirilen işler benzer iş olarak kabul edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu benzer iş tanımından, solo tip ve körüklü tip toplu taşıma araçlarına ilişkin iş deneyim belgelerinin kabul edileceği, sadece körüklü tip veya solo tip araçlara ilişkin iş deneyim belgelerinin kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır.

Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinde; benzer iş; “İhale konusu alım veya alımın bölümleriyle nitelik ve büyüklük bakımından benzerlik gösteren, aynı veya benzer üretim usul ve tekniğiyle üretilen, teçhizat, ekipman, mali güç ve uzmanlık ile personel ve organizasyon gerekleri bakımından benzer özellik taşıyan işler..” şeklinde tanımlanmıştır.

Esas itibari ile körüklü otobüs üretimi veya satışı yapan firmaların genel olarak solo otobüs üretim veya satışını da yaptıkları anlaşılmakla birlikte, söz konusu benzer iş tanımında “ve” bağlacı kullanılması nedeniyle, ihale konusu iş ile birebir aynı olan körüklü otobüse ilişkin iş deneyim belgelerinin yeterli olmayacağı, iş deneyim belgelerinin solo ve körüklü tip toplu taşıma araçlarına ilişkin olması gerektiği anlaşılmaktadır.

İtirazen şikayete konu benzer iş tanımının bu yönü itibari ile mevzuata uygun olmadığı belirlendiğinen ihalenin iptali gerekmektedir.

Öte yandan söz konusu benzer iş tanımında araçların üretimi ve satışı konusunda gerçekleştirilen işlerin benzer iş olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmelik maddesinin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde İş bitirme belgesi: “Adayın veya isteklinin ihale konusu mal veya benzer işlerdeki deneyimini gösteren ve yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen, verilen ve değerlendirilen iş deneyimini gösteren belge…” , iş deneyimini gösteren belgeler ise: “İş bitirme belgesi ile gerçek kişilere veya iş bitirme belgesi düzenlemeye yetkili olmayan her türlü kurum ve kuruluşa gerçekleştirilen işlere ilişkin olarak bu Yönetmeliğin 46 ncı maddesinde belirtilen belgeler…” şeklinde tanımlanmıştır.

İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan bir alım neticesinde iş bitirme belgesinin düzenlendiği, özel sektör dahil iş deneyim belgesini düzenlemeye yetkili olmayan kurum veya kuruluşlara gerçekleştirilen işlerde ise, anılan Yönetmeliğin 46 ncı maddesi uyarınca fatura veya serbest meslek makbuzlarının iş deneyim belgesi olarak kabul edileceği hükme bağlandığından, iş deneyiminin esas itibari ile bir ürünün satışına ilişkin olması gerektiği anlaşılmaktadır. Yani bir ürünü ilk defa üretmiş ancak henüz satışını gerçekleştirmemiş bir üreticinin, mevzuatın belirlediği şekilde bir iş deneyiminin olmadığının kabulü gerekmektedir.

İtirazen şikayete konu benzer iş tanımında üretimi ve satışı konusunda gerçekleştirilen işlerin benzer iş olarak kabul edileceği belirtildiğinden, sadece satış yapan ancak üretim yapmayan ve iş deneyimini gösteren belgelere sahip satıcı firmaların ihaleye katılımı engellendiğinden, söz konusu düzenlemenin bu yönü itibari ile mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak; itirazen şikayete konu benzer iş tanımının mevzuata uygun olmadığı anlaşıldığından, ihalenin iptali gerekmektedir.

  1. Başvuru sahibinin 9 uncu iddiasına ilişkin olarak:

İdari şartnamenin “Malın teslim tarihi ile muayene ve kabul işlemleri” başlıklı 48 inci maddesinde; “Sözleşmenin imzalanmasına müteakip 10 Adet Körüklü Otobüs 30.09.2011 tarihine kadar, geriye kalan 10 Adet Körüklü Otobüs ise 31.10.2011 tarihine kadar teslim edilecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Körüklü otobüslerin belirli bir üretim veya teslim süresini gerektirmesinden dolayı; üretici veya satıcı firmaların üretim kapasiteleri, stok politikaları, satış hacimleri veya ithalatın söz konusu olması halinde ithal edilecek ülkenin konumu ve ulaşım olanakları gibi hususlara bağlı olarak malın teslimi için belli bir sürenin öngörülmesi ve firmaların ihaleye katılımının sağlanabilmesi için bu sürenin makul düzeyde belirlenmesi gerekmektedir.

Anılan şartname düzenlemesinde, yüklenici ile yapılacak sözleşmenin imzalanmasından sonra başlayacak ve üretim veya ithalatı mümkün kılacak makul bir sürenin belirlenmesi yerine, anılan düzenlemede belirli teslimat tarihlerine yer verildiği görülmüştür.

Tekliflerin ihale komisyonunca değerlendirilmesi, kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesi, ihalenin şikayete veya itirazen şikayete konu olması halinde yapılacak inceleme ve değerlendirmeler ile verilecek kararların tebliği gibi duruma göre değişebilen ve yüklenici ile imzalanacak sözleşmenin tarihini doğrudan etkileyen süreçlerin varlığı nedeni ile, sözleşmenin imzalanmasına ilişkin net bir tarihin tespiti mümkün olamamaktadır.

Bu bağlamda, hukuki süreçlerin tüketilmesi sonrasında sözleşmenin imzalanması aşamasına gelindiğinde, malın teslim süresinin sona ermiş olması ihtimal dahilindedir. Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin, alımın sağlıklı bir şekilde yapılmasına engel teşkil ettiği ve üretim veya ithalat için isteklilere tanınan sürenin makul düzeyde olup olmadığının tespitine imkan vermediği anlaşıldığından ihalenin iptali gerekmektedir.

  1. Başvuru sahibinin 10 uncu iddiasına ilişkin olarak:

4734 sayılı Kanunun "Kuruma İtirazen Şikayet Başvurusu" başlıklı 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; "Kurul tarafından gerekli görülen hallerde tarafların ve ilgililerin dinlenmesine karar verilir. Bu durumda, Kurul tarafından tespit edilen tarihte taraflar ve ilgililer dinlenir." hükmü yer almaktadır.

BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Kuruma sunulan 11.07.2011 tarihli itirazen şikayet başvuru dilekçesinde, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 20.1 inci maddesi kapsamında dinleme toplantısı yapılması talep edilmektedir.

Başvuruya konu ihalede uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla, itirazen şikayete konu edilen düzenlemelere yönelik olarak, akademik bir kuruluştan teknik görüş alınmış, ayrıca idarenin gerekçeli görüşü temin edilerek gerekli tespitler yapılmıştır.

Uyuşmazlığa esas bilgi ve belgeler temin edildiğinden ve yapılan tespitler neticesinde uyuşmazlığın giderilmesine yönelik sonuca varıldığından bir dinleme toplantısı yapılmasına gerek görülmemiştir.

Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanunun 65 inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere;

Anılan Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince, ihalenin iptaline,

Oybirliği ile karar verildi.

Kazım ÖZKAN

Başkan V.

II. Başkan

Ali Kemal AKKOÇ

Kurul Üyesi

Ali KAYA

Kurul Üyesi

Bahattin IŞIK

Kurul Üyesi

Hakan GÜNAL

Kurul Üyesi

Adem KAMALI

Kurul Üyesi

Abdullah DÜNDAR

Kurul Üyesi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim