KİK Kararı: 2010/UM.I-3017
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kamu İhale Kurumu Kararı
2010/UM.I-3017
4 Ekim 2010
KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı No : 2010/064
Gündem No : 78
Karar Tarihi : 04.10.2010
Karar No : 2010/UM.I-3017
BAŞVURU SAHİBİ:
Çağrı Ticaret/Mahmut Çetintaş, Kazım Karabekir Caddesi No:72/23 Ulus/ANKARA
İHALEYİ YAPAN İDARE:
Emniyet Genel Müdürlüğü İkmal ve Bakım Daire Başkanlığı, Dikmen Caddesi No:89 06100 A. Ayrancı - Çankaya/ANKARA
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2010/68091 İhale Kayıt Numaralı "Güvenlikli Bulgu Poşetleri ve Bulgu Ambalajlama Malzemeleri Alımı (12 Kalem)" İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
27.09.2010 tarih ve I.M.27.84.0217/2010-47E sayılı Esas İnceleme Raporunda;
Emniyet Genel Müdürlüğü İkmal ve Bakım Daire Başkanlığı tarafından 05.07.2010 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Güvenlikli Bulgu Poşetleri ve Bulgu Ambalajlama Malzemeleri Alımı (12 Kalem)” ihalesine ilişkin olarak Çağrı Ticaret/Mahmut Çetintaş’ın 24.08.2010 tarihinde yaptığı şikayet başvurusunun, idarenin 25.08.2010 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibinin 06.09.2010 tarih ve 25925 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 06.09.2010 tarihli dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu,
İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.
KARAR:
Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:
İtirazen şikayet dilekçesinde özetle;
Firmalarının 05.07.2010 tarihinde gerçekleştirilen ihalede en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendiği, 28.07.2010 tarihinde tebliğ aldığı sözleşmeye davet yazısına istinaden gerekli evrakları tamamlayarak belirtilen süre içerisinde idareye teslim ettiği,
Ancak idarece Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendi gerekçe gösterilerek sözleşmenin imzalanmadığı, bu doğrultuda ihale dışı bırakıldığı ve hakkında gerekli yasal işlemlere başlandığı,
Oysa, mahkeme kararı incelendiğinde kendisine verilen cezanın 556 sayılı Markanın Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/a, c bendine dayanmakta olduğu, Kamu İhale Genel Tebliğinde bu bent kapsamında verilebilecek cezaların 765 sayılı TCK’nın 11, 25 ve 35 inci maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 50/e ve 53/e maddeleri ile sınırlandırılmış olduğu,
Dolayısıyla, kendisine verilen ceza sebebiyle, Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinin uygulanamayacağı ve bu sebebe dayanılarak kendisiyle sözleşmenin akdedilmemesinin kamu ihale mevzuatına aykırılık teşkil ettiği,
İddialarına yer verilmiştir.
Başvuru sahibinin iddiasının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
İnceleme konusu ihalenin, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 05.07.2010 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan, 12 kalemden oluşan Yüksek Güvenlikli Bulgu Poşetleri ve Bulgu Ambalajlama Malzemeleri Alımı İşi olduğu,
Birim fiyat teklif alınmak suretiyle gerçekleştirilen ihaleye 5 isteklinin teklif verdiği, ihale komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda, 2 isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı,
İhalenin de geçerli en düşük teklif sahibi olan Çağrı Ticaret – Mahmut Çetintaş firması üzerinde bırakıldığı,
İhale üzerinde bırakılan isteklinin idarenin 26.07.2010 tarih ve 9432-133343 sayılı sözleşmeye davet yazısı ile, yazının tebliğ tarihini izleyen günden itibaren en geç on gün içinde ihale tarihinde 4734 sayılı Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığınıza dair belgeleri vermek ve diğer yasal yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle ihale konusu sözleşmeyi imzalaması gerektiğinin ifade edildiği,
İhale üzerinde bırakılan isteklinin belirtilen süre içerisinde sözleşmenin imzalanabilmesi için istenilen belgeleri sunduğu ancak bu kapsamda sunulan adli sicil sorgulama belgesi incelendiğinde isteklinin ticaretten men edildiğinin anlaşıldığı,
Bunun üzerine, anılan isteklinin idarece Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendine istinaden ihale dışı bırakılmasına, geçici teminatının gelir kaydedilmesine ve ihalenin de ikinci en avantajlı teklif sahibi isteklinin teklifi ile ihale üzerinde kalan ancak sözleşme akdedilemeyen isteklinin teklifi arasında 34,750,00 TL’lik bir fiyat farkı bulunduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği,
Bu kararının da 13.08.2010 tarihinde ihale yetkilisince onaylandığı,
Anlaşılmaktadır.
Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinde, ihale tarihinden önceki 5 yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin de ihale dışı bırakılacağı hükme bağlanmış anılan Kanun maddesinin son fıkrasında ise gerçeğe aykırı taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanların ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedileceği ifade edilmiştir.
Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 67 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında, mücbir sebep halleri dışında ihale üzerinde kalan isteklinin yasal yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşme imzalamak zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatının gelir kaydedilerek Kanunun 58 inci madde hükümlerinin uygulanacağı, ancak diğer yasal yükümlülükler yerine getirildiği halde, Kanununun 10 uncu maddesi kapsamında taahhüt altına alınan durumu tevsik etmek üzere idareye sunulan belgelerin taahhüt edilen duruma aykırı hususlar içermesi halinde, ihale üzerinde bırakılan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilmekle birlikte hakkında Kanunun 58 inci madde hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Ayrıca Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.5 inci maddesinde, Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmasına yönelik bir takım açıklamalara yer verilmiştir. Bu açıklamalarda 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 11, 25 ve 35 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 50/e ve 53/e maddelerinde yer alan hükümleri esas alan bir kapsam belirlemesinin yapıldığı görülmektedir.
Ancak Kamu İhale Kanunun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendi incelendiğinde, salt ceza kanununa istinaden verilmiş mahkumiyetlerle sınırlı olmayan daha geniş bir kapsama sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, herhangi bir kanuna istinaden mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen her isteklinin bu kapsamda değerlendirilebileceği açıktır.
Yapılan bir düzenleyici işlemin Kanun kapsamını ve uygulamasını daraltamayacağı ilkesi dikkate alındığında, Kamu İhale Genel Tebliğinde yer alan bu kapsam düzenlemesinin, Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendi kapsamında ele alınabilecek mahkumiyet hallerine örnek olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Şu halde, başvuru sahibinin iddiasının aksine bir istekli aleyhine 4734 sayılı Kanununun 4 üncü fıkrasının (e) bendinin, sadece Kamu İhale Genel Tebliğinde sayılan maddelerle sınırlandırılabilmesinin hukuken mümkün olmadığı bu doğrultuda, şikayete konu ihalede, anılan Kanun maddesinin Tebliğde yer alan maddeler dışında da uygulanması işleminde hukuka aykırı bir yönün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu noktada, dikkate alınması gereken husus, istekli aleyhine herhangi bir kanuna istinaden verilen (yargısal) hükmün dayanağını, isteklinin mesleki faaliyetlerinin oluşturmasıdır.
İnceleme konusu ihalede de başvuru sahibinin, sözleşmenin akdi için mesleki faaliyetinden dolayı hakkında verilmiş bir yargısal hükmün bulunmadığını tevsik amacıyla sunduğu 27.07.2010 tarihli adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgede “ticaretten men” ibaresinin bulunduğu görülmektedir.
İhale işlem dosyasının incelenmesinden, bu ibarenin dayanağını, başvuru sahibinin tescilli bir markanın taklit ürünlerini satmak suretiyle marka hakkına tecavüz fiilinin (5194 sayılı Kanununun 16. maddesi ile değişik 556 sayılı KHK md. 61/A-c) oluşturduğu anlaşılmaktadır.****
Ayrıca, başvuru sahibi aleyhine 08.11.2006 tarihinde kesinleşen gerekçeli mahkeme kararında; sanığın sonuç olarak 22.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca sanığın iş yerinin 10 ay süre ile kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine, sanığın gözlemlenen ve pişmanlık içeren suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekineceği konusunda mahkeme tarafından olumlu kanaat edinildiği belirtilerek, sanığın verilen cezaların lehe bulunan 647 sayılı Yasanın 6 ncı maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verildiği görülmektedir. ****
Suçun işlendiği tarih ile kararın verildiği tarihte farklı Ceza Kanunlarının yürürlükte olduğu dikkate alındığında, başvuru sahibinin cezası ve cezasının ertelenmesi kararında lehe olan kanun niteliğindeki 765 sayılı TCK ile 647 sayılı Kanununun ilgili hükümlerinin uygulandığı anlaşılmaktadır.
765 sayılı TCK’nın 95 inci maddesinde, cezası ertelenmiş olanın denetim (deneme) süresini yükümlülüklerine uygun veya iyi halli olarak geçirdiği takdirde mahkumiyetinin esasen vaki olmamış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Başka deyişle, böyle bir durumda mahkumiyet ortadan kalkmakta, suçun işlenmesinden önceki duruma yeniden dönülmekte ve ertelemeye konu cezanın ilişkili olduğu suç sanki hiç işlenmemiş gibi bir netice ortaya çıkmaktadır.
Şikayete konu ihalede ise başvuru sahibinin ticaretten men ve ağır para cezası tecili kararının uygulanmasına ilişkin deneme/denetim süresinin (5 yıl) sözleşmenin akdinin kararlaştırıldığı tarih itibariyle devam ettiği anlaşılmaktadır
Bu hususa yönelik olarak, - idarenin de kararına dayanak teşkil eden - Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 16.11.2001 tarih ve E:2001/925, K: 2001/797 sayılı Kararında; toplam 1 yıl 15 gün hapis ve ağır para cezası ile cezalandırılan ve başkan seçilme yeterliliğini yitiren bir belediye başkanının bu cezasının 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca ertelendiği ancak Türk Ceza Kanununun 95/2 maddesine göre ertelenmiş cezanın hüküm tarihinden itibaren 5 yıl içinde başka bir cürüm işlenmemesi halinde vaki olmamış sayılacağı, bu nedenle ertelenmiş cezaların hüküm tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde koşullu olarak var olduğunun kabulü gerekeceğinden, hüküm tarihi itibariyle beş yıllık erteleme süresinin dolmadığı açık olan bu ceza nedeniyle belediye başkanının görevde kalmasına olanak bulunmadığı ifade edilmiş ve belediye başkanının bu sebeple görevden düşürülmesi işlemini usul ve yasaya uygun bulmuştur.
Bu bağlamda, tecil kararı sebebiyle uygulanacak deneme süresinin mahkumiyet üzerindeki etkisine yönelik Dava Daireleri Genel Kurulunun iradesinin, cezanın deneme süresi içerisinde koşullu olarak varlığını koruduğu yönünde olduğu görülmektedir.
Şu halde, anılan mahkeme kararı da dikkate alındığında, şikayete konu ihalede, başvuru sahibinin mesleki faaliyeti sebebiyle yargı kararı ile hüküm giyen sıfatını taşıdığının açık olduğu, bu doğrultuda, idare tarafından başvuru sahibi hakkında Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinin işletilmesi ve gerekli yasal işlemlere başlanmasında kamu ihale mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanunun 65 inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere;
Anılan Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine,
Oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
İncelemeye konu ihalenin; Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 05.07.2010 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan, 12 kalemden oluşan Yüksek Güvenlikli Bulgu Poşetleri ve Bulgu Ambalajlama Malzemeleri Alımı İşi olduğu, İhalenin de geçerli en düşük teklif sahibi olan Çağrı Ticaret – Mahmut Çetintaş firması üzerinde bırakıldığı,
İhale üzerinde bırakılan isteklinin idarenin 26.07.2010 tarih ve 9432-133343 sayılı sözleşmeye davet yazısı ile, yazının tebliğ tarihini izleyen günden itibaren en geç on gün içinde ihale tarihinde 4734 sayılı Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığınıza dair belgeleri vermek ve diğer yasal yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle ihale konusu sözleşmeyi imzalaması gerektiğinin ifade edildiği,
İhale üzerinde bırakılan isteklinin belirtilen süre içerisinde sözleşmenin imzalanabilmesi için istenilen belgeleri sunduğu ancak bu kapsamda sunulan adli sicil sorgulama belgesi incelendiğinde isteklinin ticaretten men edildiğinin anlaşıldığı,
Bunun üzerine, anılan isteklinin idarece Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendine istinaden ihale dışı bırakılmasına, geçici teminatının gelir kaydedilmesine ve ihalenin de ikinci en avantajlı teklif sahibi isteklinin teklifi ile ihale üzerinde kalan ancak sözleşme akdedilemeyen isteklinin teklifi arasında 34,750,00 TL’lik bir fiyat farkı bulunduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği,
Bu kararının da 13.08.2010 tarihinde ihale yetkilisince onaylandığı,anlaşılmaktadır.
Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinde, ihale tarihinden önceki 5 yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin de ihale dışı bırakılacağı hükme bağlanmış anılan Kanun maddesinin son fıkrasında ise gerçeğe aykırı taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanların ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedileceği ifade edilmiştir.
Ayrıca Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.5 inci maddesinde, Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmasına yönelik bir takım açıklamalara yer verilmiştir. Bu açıklamalarda 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 11, 25 ve 35 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 50/e ve 53/e maddelerinde yer alan hükümleri esas alan bir kapsam belirlemesinin yapıldığı görülmektedir.
İhale işlem dosyasından başvuru sahibi aleyhine 08.11.2006 tarihinde kesinleşen gerekçeli mahkeme kararında; sanığın sonuç olarak 22.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca sanığın iş yerinin 10 ay süre ile kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine, sanığın gözlemlenen ve pişmanlık içeren suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekineceği konusunda mahkeme tarafından olumlu kanaat edinildiği belirtilerek, sanığın verilen cezaların lehe bulunan 647 sayılı Yasanın 6 ncı maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verildiği,
suçun işlendiği tarih ile kararın verildiği tarihte farklı Ceza Kanunlarının yürürlükte olduğu dikkate alındığında, başvuru sahibinin cezası ve cezasının ertelenmesi kararında lehe olan kanun niteliğindeki 765 sayılı TCK ile 647 sayılı Kanununun ilgili hükümlerinin uygulandığı anlaşılmaktadır.
765 sayılı TCK’nın 95 inci maddesinde, cezası ertelenmiş olanın denetim (deneme) süresini yükümlülüklerine uygun veya iyi halli olarak geçirdiği takdirde mahkumiyetinin esasen vaki olmamış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Başka deyişle, böyle bir durumda mahkumiyet ortadan kalkmakta, suçun işlenmesinden önceki duruma yeniden dönülmekte ve ertelemeye konu cezanın ilişkili olduğu suç sanki hiç işlenmemiş gibi bir netice ortaya çıkmaktadır.
İncelemeye konu ihalede ise başvuru sahibinin ticaretten men ve ağır para cezası tecili kararının uygulanmasına ilişkin deneme/denetim süresinin (5 yıl)anılan ihalenin sözleşmesinin akdinin kararlaştırıldığı tarih itibariyle devam ettiği anlaşılmaktadır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 16.11.2001 tarih ve E:2001/925, K: 2001/797 sayılı bir Kararında; ertelenen cezaların deneme süresi içerisinde koşullu olarak varlığını koruduğu yönünde olduğu görülmektedir. Bu görüşün İdarenin de Kurul’un da kararına dayanak teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Nitekim Kurul çoğunluğunca şikayete konu ihalede; başvuru sahibinin mesleki faaliyeti sebebiyle yargı kararı ile hüküm giyen sıfatını taşıdığının açık olduğu, bu doğrultuda, idare tarafından başvuru sahibi hakkında Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinin işletilmesi ve gerekli yasal işlemlere başlanmasında kamu ihale mevzuatına aykırılık bulunmadığı, bu nedenle de 4734 sayılı Kanunun54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince “itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Öte yandan, Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 15.11.1990 tarih ve E:1990/2, K: 1990/2 sayılı bir başka Kararında ise; mahkemelerce verilen kararlarda mahkumiyetten söz edildiği ancak bu mahkumiyetin tecil edilmiş bulunması halinde ne olacağı hakkında herhangi bir hükmün bulunmadığı, bu boşluğun içtihatla doldurulması gerektiği, görüşünden hareketle tecil müessesinden ne anlaşılması gerektiği konusunda bir görüş ortaya konmuştur.
Anılan İçtihadı Birleştirme kararından; Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca yapılan inceleme ve değerlendirmelerin genel olarak tecil edilmiş mahkumiyete ilişkin olarak yapıldığı, tecil müessesinde esasın kişiyi cezaevine sokmadan bir süre cemiyet içinde, ailesinden ve işinden koparmadan denemek, iyi hal gösterdiği taktirde mahkumiyetini yok saymak olduğu, o halde kişinin mahkumiyetinin deneme süresince askıya alınmış durumda olduğu, tecil edilmiş mahkumiyeti bulunan herkes için de aynı durumun söz konusu olduğu, bir kimsenin sırf kesinleşmiş bir mahkumiyeti nedeniyle deneme süresi bitmeden onu bazı haklarından mahrum etmenin tecilin gayesi ile bağdaşmayacağı gibi böyle bir işlemde de kamu yararından söz edilemeyeceği,yargısına varıldığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu içtihatta tecil müessesine yönelik ifade edilen bu genel belirleme ise deneme süresince mahkumiyetin askıya alınmış olduğudur.
Şikayete konu ihalede de tecil müessesini genel bir şekilde ele almak suretiyle tecilin mahkumiyete bağlı ehliyetsizlikleri de kapsamına aldığı ve tecil edilmiş mahkumiyete bağlı ehliyetsizliğin deneme süresi içerisinde uygulanmasının mümkün olmadığını ifade eden ve değiştirildiğine yönelik bir bilgiye de ulaşılamayan İçtihadı Birleştirme Kararına istinaden işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İçtihadı Birleştirme Kararında tecil süresince mahkumiyetin askıya alınmış olduğu yönündeki genel belirleme doğrultusunda, cezası tecil edilmiş başvuru sahibi hakkında da deneme süresince mahkumiyetinin askıya alınmış olduğunun ve hakkında Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendinin uygulanamayacağının kabulü gerekmektedir.
Şu halde, başvuru sahibinin Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (e) bendine istinaden ihale dışı bırakılması ve bunun akabinde idare tarafından gerek başvuru sahibi aleyhine gerekse de ihale sürecine yönelik tesis edilen işlemlerin mevzuata aykırılık teşkil ettiği ,bu nedenle de incelenen ihalede “düzeltici işlem tesis edilmesi” gerektiği şeklindeki düşüncemle Kurul’un çoğunlukla aldığı “ şikayetin uygun bulunmadığı kararına katılmıyorum.
Abdullah DÜNDAR
** Kurul Üyesi**
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.