SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/841 E. 2024/919 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/841

Karar No

2024/919

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/841

KARAR NO: 2024/919

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/01/2024

NUMARASI: 2021/620 E. 2024/48 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 25/04/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/01/2024 tarih ve 2021/620 E - 2024/48 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve ... ile davalı müteveffa ... ile davalı ...'in, müvekkili ...'nin bir dönem ortakları olduğunu, davalılar ile davacıların kardeş olduklarını, 2005 yılında tüm mal varlığını paylaşma niyetiyle babadan kalan ve birlikte yürüttükleri ticarete ilişkin her türlü taşınmaz, taşınır, aktif ve pasif malvarlığını 21/05/2005 tarihli anlaşma şartnamesi isimli belgeyi imzalayarak paylaştıklarını, kur'adan sonra davalılar üzerine düşen tüm mal ve hizmetleri alarak, müvekkili şirket işlerinden fiilen ayrıldıklarını, kendilerine düşen mallarda ticaret yapmaya başladıklarını, esasen anlaşmanın yapıldığı tarihte şirket merkezinin ... Mevkii'nde bulunduğunu, müvekkillerinin envanterdeki ... 'de bulunan dükkân ve depolarda bırakmış ve organize sanayideki fabrikaya geçtiklerini, ayrıca kuradan sonra aynı yerde aynı anda ... ve ... kendilerine isabet eden mülkleri aralarında paylaştıklarını, kur'a ve anlaşmanın yapıldığı 2005 tarihinde paylaşılan malların değerinin birbirine eşit olduğunu ve davalıların da bunu kabul ederek anlaşmayı yaptıklarını, üstelik kuranın; hazır bulunan hakem ve şahitler huzurunda çekildiğini, herhangi bir mal grubunun hile ile taraflardan birisine isabet etmesinin önüne geçildiğini, fakat taraflar ayrıldıktan sonra müvekkillere düşen Kayseri ... 'de arsa ve fabrika fiyatlarının artmasının davalıları huzursuz ettiğini, sanki kendi kabul ettikleri anlaşma değil de bir başka metinmiş gibi bu metnin geçersizliğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1327 Esas sayılı dosyası ile anlaşma şartnamesi ile ayrılmayı kabul ettikleri ...'nin tasfiyesi için dava açtıklarını mahkemece davacıların davasının kabulü ile davalıların çıkma payı almak suretiyle şirketten ayrılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin 2005 yılında anlaşmış olmasına rağmen davalıların limited şirket pay devrinin noterde yapılmadığını ileri sürerek usuli bir hata nedeniyle davayı kazanarak haksız bir kazanç elde ettiklerini belirterek her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve bilirkişilerce hesaplanacak değere artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla; öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, gerekirse icra takiplerinin dosya kapak hesabının %15'i oranında teminatı da yatırmak suretiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının durdurulmasına, bu hususta icra müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, davanın kabulü ile; davalılarca kullanılan taşınmazların kiralarına ilişkin şimdilik 100,00-TL kira bedelinin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, şimdilik 100,00-TL cezai şart bedelinin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, şimdilik 100.00-TL cezai şart bedelinin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ile birliktte davalılardan tahsiline, davalılara bırakılan şimdilik 100,00-TL ürün bedelinin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılardan Kâmil Kavafoğlu tarafından oğluna satılan şimdilik 100,00-TL tutarındaki, ... plakalı aracın bedelinin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılardan ... tarafından kullanılan şimdilik 100,00-TL tutarındaki, ... plakalı aracın kira bedelinin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle eldeki davada ileri sürülen bütün taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın tüm taleplerini dayandırdığı 21/05/2005 tarihli sözleşmenin geçersiz bir sözleşme olduğunu ve delil olarak dikkate alınmaması gerektiğini, mezkur sözleşmenin, davacılardan ... ve ... tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/138 Esas - 2012/53 Karar sayılı tapu iptali ve tescil istemli davasına konu edildiğini, ancak mahkemece sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın temyiz edildiğini, Yargıtay 11. H.D.'nin 06/05/2013 tarihli 2012/10345 Esas - 2013/9106 Karar sayılı ilamıyla onandığını, bunun üzerine davacılar tarafından karar düzelteme yoluna gidilmişse de Yargıtay 11. H.D.'nin 26/09/2013 tarihli 2013/11905 Esas - 2013/16827 Karar sayılı ilamıyla bu talepleri reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, neticeten mezkur sözleşmenin geçersiz olduğunun 26/09/2013 tarihinde kesinleştiğini, geçersiz sözleşmeye dayanılarak istenilen tüm alacak taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın tümden reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin davasına dayanak yaptığı belgenin 21/05/2005 tarihli anlaşma şartnamesi başlıklı belge olup işbu dava tarihi itibariyle 10 yıldan fazla sürenin geçirildiğini, davacıların dava dilekçesinde açtığı bu davayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığını, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı alacakların ise 2 yılda zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile öncelikle davanın zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların taleplerinin bir kısmının miras hukukuna diğer kısmı ise birlikte ortak oldukları dönemdeki şirket ortaklıklarından kaynaklanan ilişkilere dayalı olduğunu, gerek taraflar ve gerekse dava ile ileri sürülen taleplerin bu davada birleştirilmesi ve talep edilmesinin mümkün olmadığını, zira davacıların arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi talepler bakımından da yeknesaklık olmadığını, bu itibarla mezkur bu davanın bu şekliyle yürümesinin mümkün olmadığını, davanın usul hukuku bakımından redde mahkum olduğunu, davacıların taşınmazların kullanımına ilişkin olarak müvekkilinden şimdilik 100,00-TL bedelin 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, miras hukukuna tabi mülklerde hissedarların taşınmaz kullanımına ilişkin bir bedel talep edebilmeleri intifadan men koşulunun oluşması şartına bağlı olduğunu, böyle bir şart ileri sürülmediği gibi bu talebin bu dava ile de ileri sürülemeyeceğini, bu itibarla davacıların ecrimsil talebine ilişkin beyanlarının kabul edilebilmesinin söz konusu olamayacağını, dava dilekçesinde davacıların bir başka talebinin geçersiz sözleşmeyle öngörülen cezai şart bedelinin yine 21/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline dair olduğunu, 21/05/2005 tarihli sözleşmenin geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı tarafın tüm iddialarını bu geçersiz sözleşmeye dayandırdığını, davacılar ... ve ...'nun bu sözleşmeyi dayanak kabul ederek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/138 Esas ve 2012/53 Karar sayılı dosyasından tapu iptal iptal ve tescil istemli olarak açtıkları davasının mahkemece mezkur bu sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle reddedildiğini, anılan bu ret kararı Yargıtay 11. H.D.'nin 06/05/2013 tarihli, 2012/10345 Esas ve 2013/9106 Karar sayılı ilamı ile onandığını, onama kararı tashihi karar incelemesinde de geçerek kesin hale geldiğini, neticeten mezkur bu sözleşmenin geçersizliğinin 26/09/2013 tarihinde kesin hale geldiğini, bu itibarla bu sözleşme dayanak yapılarak istenilen tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talep edilemeyeceğinin de yüksek mahkemenin müstakarlaşan içtihatlarından olduğunu, bu itibarla davacı tarafın müvekkilinden geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart bedeli talep etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bakımından davacıların bir başka talebinin ise müvekkili ... tarafından satılığı iddia edilen araca ilişkin olup mezkur bu aracın şirket tarafından satıldığını ve bedelinin de şirketçe tahsil edildiğini, aracın satış tarihinde müvekkili ...'nun da şirket ortağı olup münferiden şirket adına işlem yapmaya yetkili olduğunu, yaptığı tüm işlemlerin şirketi bağlamakta olduğunu, kaldı ki aracın trafikte kaydını verilebilmesinin müvekkilinin şirket adına işlem yapma yetkisinin bulunduğunun açık delili olduğunu, davacılar ... ve ...'nun ne müvekkilinden ne de bir başkasından araç bedeli talep etme hak ve yetkisi bulunmadığını, davacı ... ... Ltd. Şti.'nin alacak taleplerinin de anlaşılabilir ve kabul edilebilir talepler olmadığını, zira ... Ltd. Şti.'nin kurulduğu tarihten çıkma kararının kesinleştiği tarihe kadar müvekkili ...'nun bu şirketin ortaklarından olup ve 2019 yılında alınan genel kurul kararına kadar da şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, bu itibarla ... Ltd. Şti.'nin çıkma bilançosunda yer almayan ve değerlendirilmemiş olan bu dava ile ileri sürülen hiçbir alacak iddiasından sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, mezkur bu dava bakımından tüm davacıların netice-i talep kısmında zikredilen alacak kalemlerini talep haklarının da bulunmadığını, kaldı ki bazı kalemlerin birlikte talep edilebilmesinin işin mahiyetine uygun olmadığını, bu itibarla netice-i talep yasal olmaktan çok uzak olduğunu, davacıların dosya içerisine sundukları gerçekle hiç de bağdaşmayan ortaklıktan çıkma davasında da yer almayan bir takım listelerle ... Ltd. Şti.'ne ait olduğu iddia edilen emtialara ilişkin iddia ve taleplerinin gülünç olduğunu, zira bıraktığı iddia edilen ... Mahallesi'ndeki dükkanda müvekkili ... hiç çalışmadığını ve burayı çalıştırmadığını, burayı çalıştıranın ... olup şirket tarafından bırakılan emtianınsa faturasının mevcut olduğunu ve bedelinin ödendiğini, kaldı ki bu hadiseleri kabul anlamına gelmemekle birlikte 21/05/2005 tarihine dayandırıldığına göre zaten zamanaşımına da uğradığını, çıkma bilançosunda yer almayan zaten çıkma bilançosuyla ortakların hesapları tasfiye edilmiş bulunan bir takım kalemlerin bu davada ileri sürülebilmelerinin söz konusu olamayacağını, bu itibarla müvekkil aleyhinde ... Ltd. Şti. tarafından ortaklığı süresince oluşmuş bir hak ve alacak talebinin ileri sürülemeyeceğini, miras hukukundan kaynaklı tarafların birlikte malik oldukları işyeri için ecrimisil talebinin yasal olmadığını, geçersiz sözleşmeye dayalı cezai şartın da geçersiz olduğuna ilişkin davacıların talebini kabul etmediklerini, davacıların geçersiz anlaşma şartnamesinde belirlenen 50.000,00-TL'lık cezai şart gereği müvekkillerin bu bedeli davacı ... ve ...'na ayrı ayrı ödemesine yönelik talebin kabul edilebilirolmadığını, nitekim geçersiz sözleşme kapsamında belirlenen cezai şartta geçersiz olduğunu, bu hususun TBK'nun 182/2. maddesinde "Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez." hükmünde açıkça yer aldığını belirterek usul ve esas yönünden davanın reddine, dava masraf ve giderleri ile vekillik ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dava konusu edilen ... plakalı aracın sahiplik kayıt örnekleri celp edilmiştir. Dava konusu edilen ... plakalı aracın bedeli isteminin incelenmesinde celp edilen araç sahiplik belgesinde aracın ilk kez 23/06/1998 tarihinde ... Ticaret şirketi adına, sonrasında yine 23/06/1998 tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, araç kaydının hiç bir zaman davacı şirket, davacı gerçek kişiler veya tarafların murisi adına olmadığı görülmüştür. Davacılar kendileri veya ortak murisleri adına kayıtlı olmayan araç bedelini isteyemeyecekleri gibi, ... 'na devir tarihi olan 23/06/1998 tarihinden dava tarihi olan 16/09/2021tarihine kadar yaklaşık 23 yıl geçmiş olup davalı ... 'nun zamanaşımı def'i bulunmaktadır. Zamanaşımı süresi geçtiğinden dolayı davacıların bedel alacağı isteminin reddi gerektiği değerlendirilmiştir. ... plakalı aracın sahiplik kayıtlarının incelenmesinde aracın dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olduğu, hiç bir zaman davacı şirket, davacı gerçek kişiler veya tarafların murisi adına olmadığı görülmüştür. Davalı ... 'nun dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olan ... plakalı aracın kullandığından bahisle davacıların araç kirası istemlerinin hukuki dayanağı olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca araç ecrimisil alacağı istemi yönünden davalı ... 'nun kötüniyetli zilyet olduğu ispatlanamadığı gibi bu kalem alacak yönünden zamanaşımı süresinin de dolduğu görülmektedir.21/05/2005 tarihli sözleşme ile davalılara bırakıldığı ileri sürülen ürün bedeli alacağı istemiyle ilgili olarak bu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin delil bulunmamaktadır. Bu konuda yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, dava yanın yemin teklifi üzerine davalılara usulünce yemin eda ettirilmiştir. Yine bu kalem alacak istemi yönünden de zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir.

Yukarıda izah edilen tüm nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.Davanın reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacılar vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı asiller ile davalı asillerin öz kardeş olduklarından kaynaklı hayatın olağan akışına uygun olarak sözleşmeyi noter aracılığı ile değil, birbirlerine duydukları güven doğrultusunda kendi aralarında ve hakemler huzurunda mutabık kalınarak sözleşme ikame ettiklerini, kaldı ki sözleşmede yazılı hususlar tarafların kabulü üzerine kura usulü ile belirlendiğini ve yine sözleşmede yazılı hususların tamamının pay devri ile ilgili olmadığından geçersizliğin ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalılar ve müvekkillerinin kardeş olmaları nedeniyle noter huzurunda yapılması gerek görülmeyen, güven duygusuna dayalı anlaşma yapılmış olmasına rağmen; kötü niyetli olan davalıların dava sonucu haksız kazanç elde ettiklerini, bu nedenlerle hakemlerin huzurunda, davalı asillerin ve müvekkili davacıların kura usulü ile mutabık kalınan sonuçlar ile ... Bölgesi’nde bulunan fabrika ve fabrika başlığı altında sayılan malların davacı müvekkillere; ... ’deki dükkan ve dükkan başlığı altında sayılan malların davalılara isabet ettiğini, paylaşımın buna göre yapıldığını, dolayısıyla davalı tarafın da kabulünde ikame edilen işbu sözleşmenin karma sözleşme ve pay devri sözleşmesi olarak değerlendirilip geçersizliğinden söz etmenin hakkaniyete aykırı olup geri dönülemeyecek, ciddi hak kayıplarına yol açtığını, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edilmiş olması halinde şekle aykırılığı ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılmasının kabul edildiğini, somut olayda, davalılar sözleşmenin gereğine ve yükümlülüklerine aykırı davrandıklarından, sözleşmenin aykırılığını ileri sürdüğünü ve kötü niyetli davrandıklarını, gerekçeli kararda bahsi geçen dava dışı ... isimli şahsın, davalı asil ...’nun oğlu olduğunu, 2005 tarihli Anlaşma Şartnamesi’nden sonra davalı asil ...'nun, aracı oğlu ... üzerine tescil ettirdiğini, ... Şirketinin ise müvekkili şirket ...’nin ortakları müvekkili davacı asiller ve davalı asiller olan eski kuruluşu olduğunu, bu nedenle dahi “Araç kaydının hiçbir zaman davacı şirket, davacı gerçek kişiler veya tarafların murisi adına olmadığı görülmüştür.” şeklinde karar verilmesinin hukuka açıkça aykırılık oluşturduğunu, ... isimli şahsın ve ... Ticaret Şirketi’nin dava konusu olaylarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını düşünmek ve bu yönde karar vermenin hayatın olağan akışına ve açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, somut olayda intifadan men şartının gerçekleşmediğini, davalıların kötü niyetli zilyet olmadıklarına karar verilmişse de; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel 2. Kat ... Numaralı bağımsız bölümün davalılar tarafından kiraya verildiğini, dolayısıyla davalıların bu taşınmazlardan kira geliri elde ettiğini, Yargıtay Kararları gereği dava konusu meskenlerden kira geliri elde edildiği için ecrimisil taleplerinin intifadan men şartının gerçekleşmesine bağlı olmadığını, dava konusu Anlaşma Şartnamesinin, öz kardeşlerin arasında ve hakem huzurunda bütün tarafların, davalı asillerin ve müvekkili davacı asillerin rızaları ile şartnamede yazılı hususlar hakkında mutabık kalınarak imza edildiğini, paylaşımdan sonra davalıların paylarına düşen bütün malları üzerlerine alıp, fiilen müvekkili şirketten ayrılıp ticaret yapmaya devam ettiklerini, müvekkillerin ise envanterdeki bütün ürünleri o dönem merkez sayılabilecek camiikebirdeki dükkanda bıraktıklarını ve yine o dönem pek de revaçta olmayan Organize Sanayi Bölgesindeki boş fabrikaya geçiş yaptıklarını, fakat sonrasında Kayseri Organize Sanayi Bölgesi fiyatlarının artması ile davalıların kendi kabul ettikleri hakem ve şahitler huzurunda imzaladıkları anlaşmanın geçersizliğini iddia ederek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1327 esas numaralı dosya ile ayrılmayı kabul ettikleri müvekkili ... Ltd. Şirketi’nin tasfiyesi için dava açtiklarını, bu dava sonucu Yargıtay’ın onama kararı ile de, davalılar çıkma payı alarak şirketten ayrıldıklarını, kararda cezai şart taleplerinin reddedilmişse de; anlaşmada tarafların anlaşmaya uymaması halinde cezai şart uygulanacağının öngörüldüğünü ve bu anlaşmanın davalılar tarafından da imza edildiğini, davalıların işbu anlaşmaya aykırı davranarak müvekkilleri aleyhine Kayseri 1. ATM 2015/1327 esas numaralı dosyası ile dava açtığını, usulsüzlükle şirketten ayrılma payı tahsil edilmesini sağladıklarını, bu nedenle müvekkillerinden ... ve ...’nun ayrı ayrı ve davalılardan ayrı ayrı işbu anlaşmada belirtilmiş olan 50.000,00-TL cezai şartın 25.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte alacaklı olduğunun açık olduğunu, işbu kararda “21/05/2005 tarihli sözleşme ile davalılara bırakıldığı ileri sürülen ürün bedeli alacağı istemiyle ilgili olarak bu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin delil bulunmamaktadır denildiğini ve davalıların her ne kadar beyanlarında ... mahallesindeki konu dükkanda kendisinin çalışmadığını ve emtianın bedelinin ödendiğini iddia etmişse de; söz konusu anlaşmada “Dükkanın Komple” verileceğinin kabul edilmiş olup çekilen kura sonucu dükkan ve müştemilatının davalılar tarafından teslim alındığını, dükkanların teslim alınması hususunun, davalıların yıllardır dükkanları kullanması nedeniyle aşikar olduğunu, kaldı ki davalıların 2005 tarihli imzalanan anlaşmanın geçersizliği hususunu kabul etmesi ile aynı anda yine işbu anlaşma gereği olan tarafına düşen malları yıllardır kullanmaya devam ettiğini, davalının kötü niyetli olup dürüstlük kuralına uymayan davranışlar sergilediğini ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, şimdilik 100.00-TL kira bedelinin, şimdilik 100,00-TL ürün bedelinin, şimdilik 100,00-TL tutarındaki ... plakalı aracın bedelinin, şimdilik 100,00-TL tutarındaki ... plakalı aracın kira bedelinin 21.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 50.000-TL cezai şart bedelinin 25.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/620 Esas Numaralı 21/02/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak bilirkişi incelemesi neticesinde talebimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar davalılar ile 21.05.2005 tarihinde şirket ortaklığından ayrılmaları ve çıkma payı hususunda anlaştıklarını davalıların anlaşmaya uymayarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1327 Esas sayılı dosyası ile ...'nin tasfiyesi için davası açtıklarını, mahkemece davacıların davasının kabulü ile davalıların çıkma payı almak suretiyle şirketten ayrılmalarına karar verildiğini bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2021 tarih 2019/4813 Esas, 2021/4709 Karar sayılı ilamı ile onandığını, davalıların 02.06.20021 tarihi itibariyle şirket ile ortaklık ilişkilerinin son bulduğunu belirterek;

  1. Davalıların 21.05.2005 tarihli sözleşme ile kendilerine bırakılan ... ili ... Mahallesinde bulunan dükkan ve meken vasfında taşınmazları kullandıklarını, davalıların bu taşınmazlardan 21.05.2005. dava tarihi olan 16.09.2021 tarihleri arasında elde ettikleri gelirlerin davalılardan alınıp davacılar ... ve ...'na verilmesine

  2. 21.05.2005 tarihli sözleşmede sözleşmeden dönülmesi halinde 50.000 TL cezai şart kararlaştırıldığını davalıların sözleşmeden haksız şekilde döndüklerini belirterek davalılardan ayrı ayrı 50.000 TL cezai şartın alınıp davacılar ... ve ...'na verilmesine

  3. Tarafları Anlaşma Şartnamesi'ne göre; kurada davalılara isabet eden dükkan ve müştemilatının davalılara teslim edildiğini, bu belgede davalılara teslim edilen malların mal tutarı borçlar ödendikten sonra 120.000 YTL olarak belirtildiğini davalılara teslim edilen malların envanter listesinde de yer aldığını, kendilerinin envanterdeki bütün ürünlerin ... de bulunan dükkân ve depolarda bırakıp organize sanayideki fabrikaya geçtiklerini anlaşmanın iptal edilmesi üzerine davalıların anlaşma gereği teslim adlıkları tüm bu ürünleri davacı şirkete teslim etmeleri gerektiğini bu malların güncel bedellerinin 21.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacı şirkete ödenmesini

  4. Taraflarca imzalanan 21.05.2005 Tarihli Anlaşma Şartnamesi'ne göre; kur'ada davalılara isabet eden ... ve ... Model Dolmuşun davalılar teslim edildiğini davalıların teslim adlıkları tüm bu ürünleri davacı şirkete teslim etmeleri gerektiğini anlaşmanın iptal edilmesi üzerine davalıların anlaşma gereği teslim adlıkları araçların davacı şirkete teslim etmeleri gerektiğini bu malların kullanım bedelinin devir teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacı şirkete ödenmesini talep etmişlerdir.Davacılar dava dilekçesinin ekine davacılar ... ve ... davalılar murisi ... ve davalı ...'nun imzasının olduğu 21.05.2005 tarihli " Kura şekli" ve " anlaşma gereği çekilen kura " başlıklı belgeyi sunmuşlardır. " Anlaşma gereği çekilen kura " isimli belge incelendiğinde; "Dükkan ve müştemilat ... ve ...'na Fabrika müştemilatı ... ve ...'na düşmüştür. "Şeklinde düzenlendiği görülmüştür.Davacılar ... ve ... 'in 06.08.2008 tarihinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıkları mahkemece yapılan yargılama sonucu 2011/138 Esas 2012/53 Karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiği kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/05/2013 tarih ve 2012/10345 Esas 2013/9106 Karar sayılı onama kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/09/2013 tarih ve 2013/11905 Esas 2013/827 Karar sayılı karar düzeltme talebinin reddine yönelik kararı ile kesinleştiği görülmüştür. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/138 Esas 2012/53 Karar sayılı dosyası incelendiğinde;" davacıların ....tarafların, muris ... 'nun ölümü üzerine 21.05.2005 tarihinde ayrılık kararı aldıklarını, mevcut mal varlığı ve ticari değerlerin rızaen bölüşmek üzere anlaşma şartnamesi düzenlendiğini ve kura çekimi ile tarafların birlikte malik oldukları şehir merkezindeki dükkan ve müştemilatı davalılar Alim ve Kamil'e, kapalı çarşıdaki küçük dükkan ile şirket . fabrika ve müştemilatının müvekkillerine isabet ettiğini, o tarihten bu yana da rızai taksime uygun olarak kendilerine isabet eden mal varlığı ve ticari değerleri tasarruf ettiklerini, ancak davalıların devir ve tescile yanaşmadıklarını ileri sürerek, ... Mah. ... pafta ... Ada ... parselde kayıtlı ... depo, 5 dükkan ve 8 daireli kargir apartmandaki müvekkilleri adına olan miras hisselerinin seviyen davalılar adına devrine, ... ilçesi ... Mah. ... ... parsel de kayıtlı ve ... Ada ve ... parsel de kayıtlı taşınmazdaki davalılar adına olan hisselerin seviyen müvekkilleri adına tapuya iptal. tesciline, taraflar arasındaki rıza. i anlaşmaya göre ... Ltd. Şti.'ndeki davalılar adına olan şirket hisselerinin seviyen müvekkilleri adına devrine, ... plakalı kamyon ile ... aracın davalılar, ... plakalı aracın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava ettikleri buna karşılık mahkemece yapılan yargılama sonucu "taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin karma nitelik taşıdığı, miras paylaşım sözleşmesi şekil şartlarını taşısa da, şirket pay devri sözleşmesi şekil şartlarına uygun olmadığından sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edildiğine dair soyut iddia dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verildiği görülmüştür.Davalılar murisi ... ile davalı ...'nun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2021 tarih 2019/4813 Esas, 2021/4709 Karar sayılı ilamının kesinleştiği tarih olan 02.06.20021 tarihi itibariyle şirket ile ortaklık ilişkilerinin son bulduğu ilk derece mahkemesince şirketten ayrılmalarına karar verilen davalılar murisi ... için 715.419,90 TL davalı ... için 701.465,65 TL çıkma payı belirlendiği bahse konu dosyada sabittir.6098 sayılı TBK 77. Maddesinde Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğu, 79. Maddesinde Sebepsiz zenginleşenin, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu zenginleşenin, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.Davalılar 02.06.2021 tarihine kadar şirket ortağı olup davacılar tarafından davalıların şirketin mal varlığından sebepsiz şekilde zenginleştiklerinin ispatı gerekmektedir. Somut olayda davacıların bu yönde ispata yarar kesin delil sunmadıkları Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/138 Esas 2012/53 Karar sayılı dosyasında sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edildiğine dair soyut iddia dışında delil bulunmadığının belirtildiği bahse konu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacıların eldeki davayı 21.05.2005 tarihli şirketten çıkma sözleşmesine dayalı olarak açtıklarını beyan etmeleri, davalıların 02.06.2021 tarihine kadar şirket ortağı sıfatlarının devam etmesine, davalıların Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1327 Esas sayılı dosyasında şirketten çıkma payı karşılığı çıkmış olmalarına, davalıların davacı şirketten olan çıkma payının bu dosyada TTK 641. Maddesi uyarınca hesaplanmış olmasına, 21.05.2005 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun ve sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edildiğine dair soyut iddia dışında delil bulunmadığının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/138 Esas 2012/53 Karar sayılı ilamı ile sabit olmasına, davacıların davaya dayanak yaptıkları 21.05.2005 tarihli sözleşme uyarınca şirkete ait fabrikayı işletmelerini kabul etmelerine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince istinaf dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/01/2024 tarih ve 2021/620 E . 2024/48 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacılar tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınticaretTazminatkonusutarafların(RücuensavunmalarınınistinafderecesebeplerininhukukideğerlendirilmesihmksebeplerinitelendirmeasliyekararınındelillerinkayseriiddiamahkemesiTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim