Kayseri BAM 6. HD 2023/2443 E. 2024/87 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/2443
2024/87
11 Ocak 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2443
KARAR NO: 2024/87
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2023
ESAS NO: 2022/442
KARAR NO: 2023/976
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/01/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/11/2023 tarih ve 2022/442 E - 2023/976 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yeni kurulan bir şirket olması nedeniyle kendi bünyesinde bulunan araçlar ile yurt dışında taşıma yapabilmek adına davalı firma ile sözlü olarak anlaşma yaptıklarını, bu anlaşmaya göre 5 adet aracın davalı firma bünyesinde taşıma yapacağını ve bu taşıma neticesinde davalının müvekkili şirkete ödeme yapacağını, müvekkili şirkete ait araçların taşınan yükün müşteriye teslimi sonrasında müşteri tarafından taşıma bedellerini davalı firmaya ödediğini akabinde müvekkili şirketin yaptığı taşıma işi karşılığı olan navlun bedelini faturalandırarak davalı şirketten talep ettiğini, müvekkili firmaya ait araçların yaptığı taşıma hizmetini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bir süre davalı şirket tarafından ödemelerin yapıldığını ancak 3 adet faturanın ödemesinin yapılmadığını, borçlu firma ile yapılan görüşmelerden bir sonuç alamadıklarını, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, icra dosyasına davalının yaptığı itirazın haksız olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun takip konusu 20.350,00-Euro borcu takip dosyasında belirtilen işlemiş faiziyle ve tüm ferileriyle birlikte ödemesine, alacağın likit olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının haksız ve yersiz talepler olduğunu, öncelikle davacı tarafın sözlü olarak yapıldığını iddia ettiği anlaşmanın ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın elinde yurt dışı taşıma belgesi olmadığı için taşımacılık işlerini müvekkili şirket üzerinde yaptığını, yapmış oldukları taşımacılık ile ilgili ücretleri yani navlun bedellerini elden aldıklarını, davacı şirket yetkilisinin banka hesaplarının incelenmesi neticesinde bu ücretlerin ödendiğinin ortaya çıkacağını, karşı taraf iddialarının soyut ve ispata muhtaç iddialar olduğunu, iddialarının yasal ve inandırıcı deliler ile ispatlanması gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...dava dilekçesinde taraflar arasında sözlü olarak davacı şirket tarafından davalı şirketin adıyla taşıma yapılacağının, taşıma yapılıp yük müşteriye teslim edildikten sonra davacı tarafından navlun bedeli için fatura kesileceğinin ve davalıdan tahsil edileceği hususunda anlaşma yapıldığı ileri sürüldüğü, cevap dilekçesinde davacının yurt dışı taşımacılık yapabilecek C2 belgesi olmadığı için taşımayı davalı üzerinden yaptığının kabul edildiği, ancak davacının hem taşıtandan hem de kendilerinden tahsilat yapmaya çalıştığının, kendilerine yük taşıtan müşterilerden herhangi bir ödeme yapılmadığının savunulduğu, bu bakımdan taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın varlığının davalı tarafça da kabul edilmesi nedeniyle bu kısmın uyuşmazlık konusu olmaktan çıktığı, Davacı tarafça icra takibine dayanak yapılan faturaların 27/08/2021 tarihli, ... nolu, 6.950-Euro bedelli, 30/09/2021 tarihli, ... nolu, 5.450-Euro bedelli ve 01/10/2021 tarihli, ... nolu, 7.950-Euro bedelli faturalar olduğu, faturalarda yurt dışı navlun bedeli açıklamasının yazıldığı, dosyaya sunulu 01/03/2023 havale tarihli bilirkişi raporuna göre bu faturaları davacının satış olarak, davalının alış olarak vergi dairesine beyan ettiği, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan toplamda 331.880,01-TL alacaklı olarak gözüktüğü, 27/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı, toplamda 3 adet faturadan kaynaklı olarak 206.394,96-TL satış faturası düzenlendiği, 1 adet de 92.389,85-TL tutarında kur farkı güncellemesi talep edildiği, yüksek yargı kararları gereği kur farkı talebinin yasaya uygun olduğu, hem davacı hem davalı ticari defterlerinde herhangi bir ödemenin tespit edilemediği, davalının düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarına da itiraz etmediği, takip tarihindeki kur bilgileri nazara alındığında davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itiraz etmesi ve alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca takibe konu yabancı para alacağının takip tarihindeki (23/03/2022) kuru (1 EURO=16,3272-TL) üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, yargı harçları ve vekalet ücreti ise dava tarihindeki (30/05/2022) kuru (1 EURO=17,5849-TL) üzerinden hesaplanmış, DAVANIN KABULÜ ile; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 20.350,00-Euro asıl alacak üzerinden devamına, iş bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren başlamak üzere yıllık %9,00'i geçmemek üzere fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 20.350,00-Euro'nun icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 332.272,76-TL'nin %20'si olan 66.454,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde ve delilleri arasında da karşı tarafa verilen çek hiçbir bilirkişi raporunda ve kararda hesaba katılmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an olsun kabul edilse dahi, çek Türk Ticaret Kanunu anlamında ödeme aracı olduğunu, çekte vade olmadığını, çek bir borcun ödenmesine ilişkin olarak verilen kıymetli evrak türü olduğunu, bu nedenle, çekin ödeme aracı olması ve çekte vadenin olmaması sebebiyle yine belirttiğimiz müvekkil şirketin davacıya verdiği çek hesaba katılmadığını, davacı tarafından müvekkil şirkete kesilen kur farkı faturaların bulunmadığını, davacı tarafça müvekkil aleyhine kur farkı talep edebilmesi hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, çekin ödeme aracı olduğuna ilişkin birçok Yargıtay kararları iddiaları desteklediğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an olsun kabul edilse dahi, her ne kadar alacaklı tarafça kur farkı talep edilemeyecekse de, davacı tarafça kur farkı faturası tanzim edilip ticari defter ve kayıtlarda bulunması davacıyı alacaklı hale gelmeyeceğini, bu nedenle de, davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bilirkişi raporlarında belirtildiği üzre ve ilgili icra takibinde davacı alacaklının 23/03/2023 takip talebine bakıldığında davacı alacaklı kuru 23/03/2023 tarihinde ki kur üzerinden istemde bulunduğunu, bu yönde hüküm kurulması gerekirken yerel mahkemece bu hususta karar verilmemiş olup gelinen noktada son olara davacı icra dosyasında güncel kur farkı üzerinden dönüşüm yaptığını, bu hususun atlanılması hakkaniyete aykırı olup icra takibine bağlılık aşılarak davacıya haksız kazanç sağladığını, yine kabul anlamına gelmemekle yerel mahkemenin davayı kabulle beraber 20.350,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına verilen kararda kuru icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığından TL ye çevirmesi gerektiğini, bunun iki ana sebebi bulunduğunu, bunlar birincisi İcra takibine bağlılık ve yine davacı tarafça delil olarak sunulan ticari defterlerinde bulunan (Ancak müvekkilin ticari defterinde karşılığı olmayan) kur farkı faturaları olduğunu, davacı alacaklı müvekkil şirkete kur farkını yansıtacak faturalar kestiğini, bu nedenle yerel mahkemece hüküm kurulurken asıl alacağın takip tarihindeki kurdan sabitlemesi gerekirken güncel kur farkına olanak sağlaması aykırılık teşkil ettiğini, tarafların mahkemeye vermiş oldukları ticari defterlere ve bilirkişilerce düzenlenen rapora bakıldığında, davacı alacaklının iddia ettiği alacak faturalarının müvekkilin ticari defterinde yer almadığı görüleceğini, özel daire kararında belirtildiği gibi yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususuna bakılmadığını, bu nedenle eksik inceleme ile verilen bu kararın kaldırılması kaçınılmaz olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/442 E. 2022/442 K. 01/11/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davacının davasının reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; usul ve yasaya uygun karar verildiğini, davalı tarafın hiçbir hukuki gerekçe ileri sürmeden istinaf talebinde bulunduklarını, bu sebeple davalının yerinde olmayan istinaf taleplerinin esastan reddi gerektiğini, belirtilen hususlar dışında kalan davalı istinaf gerekçeleri de yerinde olmayıp esastan reddi gerektiğini, davalı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini, mahkeme masrafı ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ödeme savunmasının yargılamanın her aşamasında yapılabileceği, zira ödemenin borcu söndüren/sonlarından hususlardan olduğu, bu nedenle davalı tarafından tüm aşamalarda nitelikleri/bilgileri bildirilen çeklerle ödeme yapıldığının ve davacı tarafça alacağın/çeklerin tahsil edildiğinin bildirildiği/savunulduğu anlaşılmakla, nitelikleri/bilgileri bildirilen ilgili çeklere ilişkin ilgili bankalarından çek suretleri ve ödeme bilgileri celbedilerek TBK'nın 100. maddesi de nazara alınmak suretiyle ve ayrıca dava konusu icra takibinin münhasıran takibe konu faturalara dayandığı da gözetilmek suretiyle takibe konu işbu faturalar yönünden olmak üzere gerek takip tarihi gerekse dava tarihi itibariyle davacı alacağının olup olmadığına,varsa nelerden ibaret ve miktarının ne kadar olduğuna dair bilirkişiden ilgili tüm kayıtlar ve varsa yazılı delil ve belgelerle ispatlanan tüm ödemeler de incelenmek suretiyle ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6.maddesi gereğince kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/11/2023 tarih ve 2022/442 E . 2023/976 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
-
Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.11/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56