Kayseri BAM 6. HD 2024/708 E. 2024/862 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/708
2024/862
5 Nisan 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/708
KARAR NO: 2024/862
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/01/2024
ESAS NO: 2023/370
KARAR NO: 2024/70
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 05/04/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/01/2024 tarih ve 2023/370 E - 2024/70 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifte sabit fiyat ve peşin ödeme sistemi bulunmadığını, daha önceden hiçbir şekilde kesin hesap maliyeti çıkarılmadığını, müvekkili kooperatifin 26/02/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. Maddesinde, 120 m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemlerinin 280.000,00-TL'ye 150 m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000,00 TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31/03/2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağının kararlaştırıldığını, davalının kendisine verilen süre içerisinde bakiye borcunu ödediğini, genel kurulun öngörüldüğü şekilde borcunu yapılandırmadığını, davalının bakiye borcunun muaccel olduğunu, Kayseri Genel İcra dairesini ... esas sayılı dosyası ile genel kurulun eşitleme kararı nedeniyle kalan bakiye borcunun tahsili için takip başlatıldığını, arabulucuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını belirterek müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının itirazının iptali ile, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Maddi açıdan yönetim kurulunca ibra edilen ve borcunun kalmadığına ilişkin hüküm doğrudan yönetim kurulu kararları gereğince müvekkilinin davacı kooperatife hiçbir borcunun olmadığını, müvekkilinin peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, ilgili dönem kooperatif yönetimince peşin ödeme tutarı hesaplandığını, müvekkili tarafından ... Bankası vasıtası ile kooperatif bünyesine ve 15/05/2014 tarihinde 61.000,00-TL para ödenmiş olduğunu akabinde ise ... yevmiye numarası ile 20/05/2014 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ... numaralı bağımsız bölüme kayıtlı taşınmazın mülkiyeti müvekkiline tapuda verildiğini, müvekkilinin konutunu teslim alalı yaklaşık 10 sene olduğunu, bu süre zarfında müvekkilinden aidat ve kira borcu vs istenmediğini, uyarınca işbu davaya dayanak gösterilen 26/02/2023 tarihli genel kurul haricinde ki hiçbir genel kurula çağrılmadığını, üye kayıt defterine veyahut sair ticari defterlere borç kaydı yapıladığını, davacı kooperatifçe müvekkilinin zımnen peşin bedelli ortak olduğunun kabul edildiğini, bu durumda ki müvekkiline yıllar sonra borç çıkarılmasının Medine Kanun'un Madde 2 kapsamında iyiniyet ve dürüstlük kuralına da aykırı bir durum oluşturmakta ve hakkın kötüye kullanıldığını göstermekte olduğunu belirterek, müvekkilinin peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, peşin bedelli ortakların normal statülü ortaklardan yegane farkının inşaat finansmanı, aidat, kira ve bunun gibi borçlardan sorumluluklarının olmayışı olduğunu, müvekkili aleyhine alınmış veya alınacak olan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının da yine kanunun amir hükümleri ve iyiniyet kuralları çerçevesinde yok hükmünde olduğunu dolayısıyla bu hukuksuz kararlara dayanılarak açılmış olan işbu davanın reddine karar verilerek, %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Somut uyuşmazlıkta; davacı kooperatif 26/02/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karara ilişkin davalı üyenin ödemesini tamamlamadığını ve yapılandırmadığını ileri sürerek davalı hakkında takip başlatmış olup, davalı ise 2014 yılında kooperatife peşin ödeme yaparak tapusunu aldığını ve yönetim kurulu tarafından ibra edildiğini, aradan geçen 10 yıllık süreçte toplantılara dahi çağrılmadığını ileri sürerek takibe itiraz etmiş olup eldeki dava itirazın iptali davasıdır. Kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul kararları,haziran cetvelleri, davalının üyelik dosyası dosya kapsamına alınarak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, yapılan incelemede; davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğu, istifa ettiğine dair bir belge bulunmadığı, davacı kooperatifin 26/02/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. Maddesinde, 120m² konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000,00-TL ye; 150m² konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000,00-TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31/03/2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağına dair karar alındığı, dosya kapsamında yer alan tapu kaydına göre davalının 150m²'lik konuta sahip olduğu (... .kat ... nolu bağımsız bölüm), 26/02/2023 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu kararı uyarınca davalının ödemesi gereken bedelin 300.000,00-TL olduğu, ancak davalı tarafça yapılan toplam ödemenin 137.465,00-TL olduğu bakiye borcun 162.535,00-TL olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmediği bu şekilde bilirkişi raporunun davalı aleyhine kesinleştiği açıktır. Davacı kooperatif davalı hakkında başlattığı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 162.535,00-TL asıl alacak ve 162,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.697,54-TL alacağa ilişkin takip başlatmış olup, asıl alacak talebinde haklı olduğu ayrıca takip tarihi ile genel kurul kararında belirtilen muacceliyet tarihi arasındaki işlemiş faize yönelik talebi de yerinde olduğundan davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 162.697,54-TL TL asıl alacak ve 162,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.697,54-TL üzerinden devamına karar verilmiştir... Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davanın KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 162.535,00-TL asıl alacak ve 162,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.697,54-TL üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan 162.697,54-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya tarafa verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin verdiği karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme cevap dilekçesinde belirttiği hususları ve delilleri eksik inceleyerek tamamen davacı tarafın dava dilekçesine ve bilirkişinin yalnızca ve tamamen davacı tarafın öne sürdüğü beyanlarına göre hazırlanmış olan bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, müvekkil; peşin bedelli ortak statüsünde olduğu için, ilgili dönem kooperatif yönetimince peşin ödeme tutarı hesaplandığından mütevellit, müvekkili tarafından ... Bankası vasıtası ile kooperatif bünyesine ve 15/05/2014 tarihinde 61.000,00-TL para ödenmiş oldup akabinde ise ... yevmiye numarası ile 20/05/2014 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ... numaralı bağımsız bölüme kayıtlı taşınmazın mülkiyeti müvekkile tapuda verildiğini, davalı müvekkil; davacı kooperatifin üyesi olup peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, maddi açıdan yönetim kurulunca ibra edilen ve borcunun kalmadığına ilişkin hüküm doğrudan yönetim kurulu kararları gereğince müvekkil davacı kooperatife hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin konutunu teslim alalı yaklaşık 10 sene olmasına rağmen , bu süre zarfında müvekkilden aidat ve kira borcu vs istenmediğini, işbu davaya dayanak gösterilen 26/02/2023 tarihli genel kurul haricindeki hiçbir genel kurula davalı müvekkil çağrılmadığını, üye kayıt defterine veyahut sair ticari defterlere borç kaydı yapılmadığını, davacı kooperatifçe müvekkilinin zımnen peşin bedelli ortak olduğu böylece kabul edilmiş olmasına rağmen, bu durumda ki müvekkiline yıllar sonra borç çıkarılması Medine Kanun'un Madde 2 kapsamında iyiniyet ve dürüstlük kuralına da aykırı bir durum oluşturmakta ve hakkın kötüye kullanıldığını gösterdiğini, müvekkil peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, peşin bedelli ortakların normal statülü ortaklardan yegane farkının inşaat finansmanı, aidat, kira ve bunun gibi borçlardan sorumluluklarının olmayışı, müvekkili aleyhine alınmış veya alınacak olan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının da yine kanunun amir hükümleri ve iyiniyet kuralları çerçevesinde yok hükmünde olduğu, dolayısıyla bu hukuksuz kararlara dayanılarak açılmış olan işbu davanın reddine karar verilerek, %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini sayın ilk derece mahkemesinden talep edilmiş olup aksi yönde karar kılınmış olması hukuka aykırılık doğurduğunu, yerel mahkemece yeterli inceleme yapılmadan, tarafımızca sunulan belgeler dikkate alınmadan eksik incelemeler sonucu verilen hukuka ve yasalara aykırı olan kararın dairece davalı müvekkil lehine kaldırılması gerektiğini, hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.01.2024 tarih ve 2023/370E. 2024/70K.Sayılı kararının, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının yapmış olduğu itirazın hiçbir hukuki dayanağı olmayıp, istinaf taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, kooperatif aidat alacağına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı kooperatif üyesinin ödenmeyen aidat borcu kapsamında başlatılan icra takibinde ispatlanan alacak nedeniyle borca itirazın iptali talebinin kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/01/2024 tarih ve 2023/370 E . 2024/70 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 11.113,86 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.779,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.334,86 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01