Kayseri BAM 6. HD 2024/721 E. 2024/837 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/721
2024/837
3 Nisan 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/721
KARAR NO: 2024/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/01/2024
ESAS NO: 2022/1248
KARAR NO: 2024/76
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 04/04/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2024 tarih ve 2022/1248 Esas - 2024/76 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait olan ... plakalı aracın 15.10.2022 tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını, aynı zamanda müvekkili şirket yetkilisi olan araç sürücüsünün yaralandığını, kazanın gece 03:20 saatlerinde olduğu, sürücününü araç içerisinden savrulan telefonunu bulamadığını, kimseden yardım isteyemediğini, gece saatlerinde yolun tenha olması ve hastaneye gitmesinin gerekli olduğu için olay yerini terk etmek zorunda kaldığını, kaza yerinin Kayseri Şehir Merkezi'ne uzak ve ara yol olması, müvekkilinin yaralı haliyle ana yola kadar yürüdüğünü, ana yolda 2 farklı araç değiştirmek suretiyle kazadan yaklaşık 2 saat sonrasında hastaneye başvurabildiğini, davalı şirketin bahse konu olan aracın kasko poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, rayiç değeri üzerinden müvekkili şirkete sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirketin bu mağduriyetini gidermek adına iş bu davayı ikame etmeden önce ilk olarak davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmediğini, kaza sonrası ... plakalı aracın ... Ltd.'ne çekildiğini ve servisçe yapılan incelemelerde araç hakkında pert işlemi yapılması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin, dava konusu ... plakalı aracı hasarlı haliyle 610.000,00 TL karşılığında dava dışı ... 'a sattığını, dava konusu aracın rayiç değerinden sovtaj bedeli olan 610.000,00 TL'nin mahsubu sonucunda araç rayiç değerinin müvekkiline ödenmesini, müvekkiline ait olan ... plakalı aracım 15.10.2022 tarihinden meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davalı şirketçe aracın rayiç bedeli ödenmediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL (bakiye araç rayiç değeri, pert farkı tazminatı) maddi tazminatın trafik kazasının davalı sigorta şirketine ihbar edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından asliye ticaret mahkemesi'nde dava ikame edilmiş ise de aracın hususi kullanımda kasko poliçesinden doğan uyuşmazlarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, kaza anındaki araç sürücüsünün tespitinin engellendiğini, olay yerinin terk edildiğini, işbu sebeple kasko genel şartları gereği talebin reddi gerektiğini, hasar ihbarında taraflarına sunulan alkol raporunun Kayseri Devlet Hastanesi'nden alındığını, davacının dilekçesinde ise Kayseri ... Hastanesine gittiğinin belirtildiğini, davacının kaza anından sonra gittiği hastane konusunda hatalı ve çelişkili beyanda bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve sigortalı aracın rayiç değerinin belirlenmesi hususunda uzman sigorta eksperi bilirkişiden rapor alınmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, ... plaka sayılı aracın sürücü ... 'Ün sevk ve idaresinde iken dava konusu kazanın meydana geldiği tedavi evrakları, ifade tutanağı ve bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılmasını somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer, somut olayda davalı vekilince dava dışı sürücünün ..."tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma "sını kasti bir hareketi, ağır kusuru veya alkollü olduğunu doğrular nitelikte dava dosyasına herhangi bir delil ibraz etmediği, bu durumda, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen '' genişletilmiş kasko sigorta poliçesi '' nde davacı araç maliki, sigortalı davacı yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikli hesaplama içerir bilirkişi raporunda ... plakalı araçta meydana gelen zarar, parça, malzeme, onarım , işçlik toplamı 350.000,00TL olarak tespit edilmiş davacının 05/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi göz önüne alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ......" gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile, 350.000,00 TL tazminat bedelinin 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birilkte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza anındaki araç sürücüsünün tespiti engellenmiş olup olay yerinin terk edildiğini, işbu sebeple kasko genel şartları gereği talebin reddi gerektiğini, Kasko Genel Şartları uyarınca; " A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar Aşağıdaki hallerde araçta meydana gelen zararlar sigorta teminatının dışındadır: 5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması." hükmü amir olup davacı tarafından müvekkili şirket'e yapılan hasar ihbarında sunulan kaza tespit tutanağı ve diğer evraklarda, sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiği ve araç sürücüsünün tespit edilemediğinin açık olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete yaptığı hasar ihbarında ise A.5.10 maddesi uyarınca zorunlu haller sebebiyle hastaneye gitmek zorunda kaldığına dair hiçbir evrak sunulmadığını, hasar ihbarında taraflarına sunulan alkol Raporunun ise Kayseri Devlet Hastanesi'nden alınmış olup, davacının dilekçesinde ise Kayseri Acıbadem Hastanesine gittiği belirtildiğini, davacının kaza anından sonra gittiği hastane konusunda hatalı ve çelişkili beyanda bulunduğunun açık olduğunu, davacı tarafından sunulan alkol rapor tarihinin 15.10.2022 saat 06:54 olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın kendi içinde çelişkili beyanlarda bulunduğu işbu sebeple ispat külfetinin davacı tarafta olduğunun açık olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta kaldığı gözetilmeden hatalı karar verildiğini, aksi kanaat halinde ise aracın sovtaj tutarının hatalı tespit edildiğini, davacı tarafından aracın sovtajının 610.000 TL'ye satıldığı beyan edilmişse de mahkeme tarafından aracın gerçek sovtaj tutarının tespiti gerektiğini, mahkemeye sunmuş olduğu, işbu dilekçenin ekinde de tekrar sunduğu kaza tarihli sovtaj ihale tekliflerinden de görüleceği üzere aracın sovtajının 685.000 TL tespit edildiğini, dolayısıyla aracın sovtaj tutarının ekli ihale teklifnamesi de gözetilerek sigorta eksperince taktiri gerektiğini belirterek; öncelikle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1248 E., 2024/76 K. Numaralı 30.01.2024 tarihli takip konusu yapılmış olduğundan takibin infazı müvekkil sigorta şirketi açısından geri dönüşümü zor veya imkansız zararlara yol açabileceğinden yukarıda açıklanan sebeplerle inceleme sonuna kadar tehir-i icra kararı verilmesine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1248 E., 2024/76 K. Numaralı 30.01.2024 tarihli kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden incelenerek hüküm kurulmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf, istinafa başvuru dilekçesinde ilk olarak kaza anındaki araç sürücüsünün tespiti engellenmiş olduğunu ve olay yerinin hukuka aykırı olarak terk edildiğini iddia etmişse de bu iddianın hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde detaylı olarak izah edildiği üzere, trafik kazası sırasında aracı kullanan kişi, müvekkili şirket yetkilisinin ... olduğunu, dolayısıyla sürücünün kimliğinin gizlenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, araç sürücüsü kimliğinin tespitini engellemek için değil, tedavi amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi nedeniyle araç başından ayrıldığını, hastane evrakları incelendiğinde başvuru sebebinin trafik kazası olduğu açıkça belli olduğunu, kaldı ki, müvekkili şirket yetkilisinin sürücünün kim olduğunun gizlenmesi adına araç başını terk ettiği hususunu da davalı sigorta şirketince ispatlanması gerekmekte olup bu yönde Yargıtay içtihatlarına da aşağıda bir kez daha yer verildiğini, ancak davalı tarafın, bu hususu ispatlar nitelikte bir delil sunamadığını, tüm bu sebepler dahilinde davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/242 Esas, 2016/5033 Karar sayılı ilamının emsal olduğunu, davalı tarafın aracın sovtaj değerine de itiraz etmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın, bilirkişi raporuna karşı bu şekilde bir itirazda bulunmadığından bu aşamada bu itirazda da bulunması mümkün olmadığını, müvekkilinin, dava konusu aracı hasarlı haliyle 610.000,00 TL sattığını, buna ilişkin fatura ve noter satış evrakları da bulunmakta olup aksinin iddiası mümkün olmadığını, bilirkişice de müvekkilinin aracın hasarlı halini 610.000,00 TL ye satmasını makul bulduğunu, hal böyle olunca davalı sigorta şirketinin gerekçesiz itirazlarının da reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; dilekçede arz ve izah edilen ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak sair hususlar dâhilinde; davalı tarafça yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigortalı, kasko sigorta sözleşmesine dayanarak sigorta şirketi aleyhine maddi tazminat isteminde bulunmuştur.Kasko Sigorta Sözleşmesinin, sigorta ettirenin ve sigortadan faydalanan kimsenin veya eylemlerinden hukuken sorumlu oldukları kimselerin de kusurlu davranışlarından kaynaklanan ve araçta meydana gelen hasar ve ziyaı karşılamayı sigortacı tarafından taahhüt edilen, yani sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türü olmakla, bu sigorta türünde sigorta ettirenin dolayısıyla davacının kaza sırasındaki kusuru tazminat miktarını etkilemeyeceği açıktır.Kasko sigortası, sigorta ettirenin ödeyeceği sigorta primi karşılığında aracın maruz kalacağı kasko rizikolarının sigortacı tarafından teminat altına alınmasını öngören bir sigorta sözleşmesidir. Bu tür sigortada sigortacı, aracın kasko rizikolarına karşı sigorta himayesi sağlamakla, sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta ettirenin malvarlığının aktifinde ortaya çıkacak olan zararları üzerine almaktadır. Sigortacı bu zararı karşılayacağına göre kasko sigortası bir zarar sigortasıdır. Zarar sigortalarında sigortacıların ödeyeceği bedel sigorta kapsamı edilir. Zarar sigortalarında amaç sadece sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zararın sigortacı tarafından tazminidir. Kasko sigortasında sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı kasko sigorta sözleşmesinin karşı tarafı olan sigorta ettirene sigorta ettirdiği menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlüdür. Kasko sigortasında sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesinde kusurlu olmasının ödenecek tazminat bedeli hesaplanmasında bir etkisi yoktur. Sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi halinde araç sigortalı tarafından tamir ettirilsin ya da ettirilmesin ya da bir başkasına satılmış olsun meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumludur. Önemli olan rizikonun ve hasarın meydana gelmiş olmasıdır. Kasko sigorta şirketleri riziko nedeniyle meydana gelen gerçek zarardan sorumludur.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen kaza ve poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma hâlinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın1409/1. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi 6102 sayılı TTK’nın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hâllerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın 1.5 maddesi ve 6102 sayılıTTK’nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. Görüldüğü gibi, rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarihli ve 1997/11-772 E., 1997/1043 K., 16.12.1998 tarihli ve 1998/11-872 E., 1998/905 K., 08.12.2010 tarihli ve 2010/17-596 E., 2010/641 K., 22.12.2010 tarihli ve 2010/17- 655 E., 2010/688 K., 05.06.2015 tarihli ve 2013/17-2303 E., 2015/1497 K., 17.01.2019 tarihli ve 2017/17-1084 E., 2019/18 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada ispat yükü üzerinde olan sigortacı; sigortalının doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini, kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olacak biçimde sigorta teminatı kapsamı dışında kalan bir hususu sigorta teminatı kapsamı içinde imiş gibi ihbar ettiğini iddia etmiştir. Bu nedenle sigortacının kazanın ihbar edilenden farklı bir biçimde gerçekleştiği yönündeki iddiasını somut ve bilimsel verilerle kanıtlayıp kanıtlayamadığı her olayın özelliğine göre titizlikle değerlendirilmelidir. İhtilaf konusu, hasarın Genel Şartlar'a göre hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıya kaskolu araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; kazanın 15.10.2022 tarihinde gerçekleştiği, davacıya ait aracın sürücüsünün aynı gün önce saat 05.34'te Acıbadem Hastanesine gittiği, muayene bulgularının bulunduğu, ardından saat 06.54'te Devlet Hastanesi'ne giriş yaptığı anlaşılmaktadır.Yukarıda anılan kanun hükümleri ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda olup somut olayın özellikleri ve sürücünün zorunluluk nedeniyle olay yerinden ayrıldığı dikkate alındığında ispat yükünün, davalı sigortacıda olduğunun kabulü zorunludur.Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Kasko Sigortası Genel Şartları'nın teminat dışı kalan zararlara ilişkin A.5 maddesinin 4 ve 5 ve 10 bentlerinde; ehliyetsiz ve alkollü araç kullanımı nedeniyle meydana gelen zararlar ile ehliyetsiz ve alkollü araç kullanan sürücünün kimliğinin tespitini engellemek için, zorunlu haller dışında, olay yerini terketmesi halinde hasarın teminat dışı kalacağı düzenlenmiştir. Sürücünün kaza yerini terketmesi tek başına zararı teminat kapsamı dışında bırakmaz. Anılan maddenin 10. Bendine göre; zararın teminat kapsamı dışında kalması için sürücünün ehliyetsiz ve/veya alkollü araç kullandığının tespitini engellemek için olay yerini terketmiş olması zorunludur. Somut olayda davacı şirkete ait araç sürücüsünün ehliyetsiz veya alkollü araç kullandığına delil bulunmamaktadır. Sürücünün kaza yerini terketmiş olması münhasıran zararı teminat kapsamı dışında bırakmayacağından, davalının kasko poliçesi kapsamında davacı aracında meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olduğu açıktır.Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kazaya karışan davacıya ait aracın davalı şirkete de kasko sigortası ile sigortalı olduğu, 15.10.2022 tarihinde gerçekleştiği belirtilen kazanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiği çekişmesizdir. Kazanın sigorta teminatının dışında kaldığı iddiasına ilişkin başlatılmış olan bir ceza soruşturması ya da açılmış olan bir ceza davasının olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre hasarın teminat kapsamında bulunduğu, davalının aksini süresi içinde sunduğu somut delillerle kanıtlayamadığı sabit olduğu gibi davacı sigortalının kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihbarda bulunduğu da ispatlanamamıştır. Bu nedenle talebin teminat içinde olduğu hususu kabul edilerek hasar ve gerçek zarar miktarı konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalının istinaf isteminin reddi gerekmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/17-1083 Esas 2020/259 Karar)Trafik kayıtlarında davacı adına kayıtlı olan aracın kasko sigortası ile davalı şirket tarafından sigortalandığı, tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının aracının hasarlandığı, aracın pert olduğu, davalı kasko sigorta şirketinin hasardan sorumlu olduğu, ilk derece mahkemesince toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/01/2024 tarih ve 2022/1248 E. . 2024/76 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 23.908,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL İstinaf Karar Harcı (Maktu) + 5.549,53 TL İstinaf Karar Harcı (Nispi) olmak üzere toplam 5.977,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,37 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 03/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01