Kayseri BAM 6. HD 2024/771 E. 2024/817 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/771
2024/817
3 Nisan 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/771
KARAR NO: 2024/817
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2024 MÜTEFERRİK (ARA) KARAR
NUMARASI: 2024/141
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/141 Esas sayılı 15/02/2024 tarihli müteferrik (ara) kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle;Davalıların mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz, adi ortaklığın konusunu oluşturan taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, bunların mümkün olmaması halinde davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Dosyadaki mevcut delillerin incelenmesinde, dava konusu olmayan taşınmazlar üzerine tedbir konulması talebinin ve dava konusunun alacak olması nedeniyle davalıdır şerhi konulması talebinin HMK madde 389 gereği reddine, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği için ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR, DAVALIDIR ŞERHİ VE İHYATİ HACİZ TALEPLERİNİN REDDİNE, " şeklinde müteferrik ( ara ) karar kurulmuştur.
Davacı vekili işbu müteferrik ( ara ) kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Müvekkil ... ile davalı şirket adi ortaklık kurduğunu, bahsi geçen ortaklık ilişkisi içerisinde davalı şirket ile dava dışı arsa sahibi arasında “... mah. ... ada ... parsel” adresi bakımından Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılmış olup bu hususta müvekkil ile davalı şirket adi ortaklık kurduğunu, işbu ortaklık gereği müvekkil, üzerine düşeni yaparak söz konusu inşaatın bitmesi, malzeme alımı vs. İçin ortaklığın muhasebe işleri ile ilgilenen davalı ...'ya belirli aralıklarla para gönderdiğini, işbu meblağ yaklaşık olarak toplam 20.000.000,00 TL'yi ( yirmi milyon türk lirası) bulduğunu, müvekkilin gönderdiği paralar ile kurulan KKİS gereği 14 adet villa inşaatı tamamlanmış olup 6 adet villa arsa sahibine tahsis edildiğini, kalan 8 villanın ortaklıkta kaldığını, bu hususun tapu kayıtlarından da açıkça görüleceğini, müvekkil bahsi geçen ödemeleri adi ortaklık kurulup inşaate başlanma tarihinden itibaren aralıklarla gerçekleştirdiğini, bu hususun Whatsapp yazışmaları ve banka dekontlarıyla da sabit olduğunu, ilgili whatsapp kayıtlarında müvekkilden ortak amaç için günü birlik paralar istendiği ve müvekkilin istenilen meblağları gönderdiğinin açık olduğunu, whatsapp yazışmaları müvekkilin ve müvekkilin oğlu ... ile yapıldığını, yine ilgili whatsapp kayıtlarıyla müvekkilin yaptığı ödemelerin inşaatın tamamlanması ve ortak amacın gerçekleşmesi için yapıldığını, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda müvekkil, ortak amacın gerçekleşmesi ve adi ortaklığın gerektirdiği yükümlülükler için elinden geleni yaptığını ve bütün mal varlığını ortaklığa koyduğunu, bahsi geçen işbu ortaklık için müvekkilin elinden geleni fazlasıyla yapmış olmasına karşın davalı taraflar müvekkilin ortaklık payına ilişkin ödemeyi inşaatin tamamlanmasıyla taşınmaz verme şeklinde yapacaklarını söyleyerek ödemeyi bu zamana kadar geciktirerek müvekkile ödeme yapmayıp müvekkili oyaladığını, kurulan ortaklık neticesinde müvekkil yükümlülüklerini yerine getirse de hak kazandığı ortaklık payına ulaşamamış olup davalı yanlar sebepsiz zenginleştiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesinde ortaklık payının tespiti ile adi ortaklıktan mütevellit ortaklık payının müvekkile ödenmesine ilişkin dava ikame edilmiş olup müvekkilce adi ortaklık uğruna ödenilen meblağnın fazla olmasından dolayı ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talebin olduğunu fakat Sayın Mahkemece talebin reddedildiğini, davalıların kötü niyetli olduğu, müvekkile hak ettiği ortaklık payını devretmediklerinin açık olduğunu, bu sebeple davalıların müvekkilden mal kaçırma kastları dikkate alınmalı ve ihtiyati haciz/tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, somut olayda davalı tarafların, ikame edilen davadan haberdar olması sonucu müvekkilin alacağını tahsil etmesinin zorlaşacağını, müvekkilin adi ortaklık ilişkisi ve bu kapsamda yaptığı ödemeler banka dekontları ve davalılar ile olan Whatsapp yazışmalarıyla sabit olduğunu, yerleşik içtihatlar ve HMK ilgili maddesi gereğince, sunulan belgeler aranan yaklaşık ispat ölçüsünü karşıladığını, işbu davanın kabul edilmesi halinde müvekkil alacağını davalılardan tahsil edemez hale geleceğini, zira davalılar müvekkilin hak ettiği ortaklık payını dahi ödemeyerek kötü niyetlerini ispatladığını, müvekkil davanın kazanılması halinde dahi mağdur duruma düşecek olup bu sebeple ortaklığa ait taşınmazlar bakımından ihtiyati tedbir, davalıların mal varlıkları bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, aksi takdirde müvekkilin ödediği meblağların yargılama sürecinin uzaması ihtimalinde iadesi imkansız hale geleceğini, gerekçeli istinaf başvurusunun kabulüne, ihtiyati haciz/tedbir talebinin reddine ilişkin 15.02.2024 tarihli müteferrik kararın bozulmasına, davalı yanların mal varlıkları üzerinde ihtiyati haciz şerhi, adi ortaklığın konusunu oluşturan taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, şayet mahkemeniz aksi kanaatte olursa davalıdır şerhi konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest dava, taraflar arasında kurulduğu iddia edilen adi ortaklıktan kaynaklı adi ortalık payının tespiti ile, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan ortaklık payının davacıya ödenmesi talebine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesi ile dava konusu ortaklık payının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalıların mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasını, adi ortaklığın konusunu oluşturan taşınmazlar üzerine de ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, bu mümkün olmazsa "davalıdır" şerhi konuşmasını talep etmiştir.
Mahkeme, 15/02/2024 tarihli gerekçeli müteferrik (ara) kararı ile gerek İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin, gerekse HMK 389. Vd maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin ve "davalıdır" şerhinin konulması talebinin, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden bahisle ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
Davacı vekili işbu müteferrik (ara) kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli müteferrik (ara) kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest işbu adi ortaklık iddiasından kaynaklı ortaklık payının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenen ihtiyati haciz , ihtiyati tedbir ya da "davalıdır" şerhi konulmasına ilişkin taleplerinin kabulü için İİK 257. vd ile HMK 389. vd . Maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların,bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ve "davalıdır" şerhi konulmasına ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen müteferrik (ara) kararda usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , müteferrik (ARA) kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/141 Esas sayılı 15/02/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f , 391/3 ve İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 03/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01