SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/568 E. 2024/681 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/568

Karar No

2024/681

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/568

KARAR NO: 2024/681

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/10/2023

ESAS NO: 2022/510

KARAR NO: 2023/960

DAVANIN KONUSU: İflas Şerhinin Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/03/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2023 tarih ve 2022/510 E -2023/960 K. sayılı kararı davacılar vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti müvekkili ... ve ... ’a ait olan; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Ada, ... Parselde bulunan taşınmaz, müvekkillerim tarafından 22/01/2020 tarihinde 4.327.000,00-TL bedelle ...'nden satın alındığını, Kayseri 1. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas dosyası üzerinden dava dışı üçüncü şahıs ... 'nin iflasına karar verildiği ve müflis şirketin tasfiye işlemlerinin iflas masası tarafından yürütüldüğünü, müvekkillerinin dava konusu taşınmazı 22/01/2020 tarihinde 4.327.000,00-TL bedelle satın aldığını ve satış tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 23/03/2020 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde bu taşınmaz üzerine iflas şerhi işlendiğini, Kayseri 1. İflas Müdürlüğü'nün hukuka aykırı bu kararının kaldırılması için ... tarihinde Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/642 Esas sayılı dava dosyasıyla açılan davada 31/03/20201 tarihinde “... İflas idaresinin iflas masasının kanuni temsilcisi sıfatıyla iflas masasının menfaatlerini korumak ve masaya ait mal ve alacakların muhafazası için her türlü tedbiri almak zorunda olması sebebi ile tapu kaydına iflas şerhi işlenmesinde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmediğinden şikayetin reddine” dair istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2021/851 Esas ve 2021/826 Karar sayılı, 08/06/2021 tarihli kararında; mahkemenin kararı kesin kararlardan olduğundan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiğini, ancak iflas masası tarafından alınan kararın hukuka uygun olup olmadığınının değerlendirilmediğini, Anayasanın 35. maddesinde hüküm altına alınan mülkiyet hakkı, TMK'nun 1020. maddesinde düzenlenen aleniyet ilkesi ve TMK'nun 1023. maddesinde düzenlenen tapuya güven ilkesi hiçe sayılarak müvekkillerinin mağdur edildiğini belirterek müvekkillerine ait taşınmaz üzerine işlenen iflas şerhinin hukuka aykırı olduğunun tespitiyle kaldırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı müflis şirket iflas idaresi memurlarına usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı iflas idaresi vekili duruşmaya katılmış ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "......Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin karar ilamı üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... İflas (Kapatılan Kayseri 1. İcra Dairesi'nin ... İflas) sayılı dosyası içeriği, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/165 Esas sayılı dava dosyasının kapsamı, celp olunan tapu kayıtları ve resmi satış sözleşmesi örnekleri, mahallinde yapılan keşif, İnşaat Mühendisi ... , Harita Mühendisi ...'tan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve diğer deliller birlikte incelendiğinde, müflis şirket ile dava dışı ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve müflis şirketin bu sözleşme kapsamında dava dışı kooperatifin arsası üzerine imalat yaptığı, ancak dava dışı ...'nin müflis şirket aleyhineAnkara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/165 Esas sayılı dava dosyası üzerinden kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi istemiyle dava açtığı ve bu davanın halen derdest olduğu, anılan davanın kabul edilmesi halinde müflis şirketin yaptığı imalatlar nedeniyle davalı iflas masasının dava dışı ...'nden alacağının doğacağı, dava konusu taşınmazı dava dışı ...'nin davacılara sattığı, alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre satış bedelinin satış tarihindeki piyasa rayiç değerinden düşük olduğu, davalının savunmalarında davacılar ile dava dışı kooperatif arasında muvazaa bulunduğu iddiasının olduğu, bu durumda davalı iflas masasının tapu kaydına iflas şerhi işletmesinde hukuki yararının bulunduğu görüş ve kanaatine varılmakla" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İşbu kararı davacılar vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtla taşınmazlar üzerine iflas şerhi işlendiğini, dava dışı üçüncü şahıs ...'nin iflası nedeniyle haksız ve hukuka aykırı şekilde taşınmaz üzerine iflas şerhi işlendiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2019/10277 E. & 2020/4670 K. Sayılı ve 15.06.2020 tarihli ilamı Anayasanın 35. maddesinde hüküm altına alınan mülkiyet hakkı, TMK’nun 1020. maddesinde düzenlenen aleniyet ilkesi ve TMK’nun 1023. maddesinde düzenlenen tapuya güven ilkesi hiçe sayılarak müvekkillerinin mağdur edildiklerini, su haliyle müvekkillerinin menfaatinin zedelenmiş olup, iyi niyetle taşınmazı iktisap etmiş olan müvekkillerine ait olan taşınmazın, iflas masası tarafından satımı gündeme gelecek olup, bu aşamada müvekkillerinin uğrayacağı zararın telafisinin mümkün olmayacağını, tüm Anayasal ve yasal düzenlemeler ile yüksek yargı kararlarına aykırı şekilde, müvekkilleri tarafından satın alınan taşınmaz üzerine iflas şerhi işlendiğini, İflas masası tarafından alınan kararın hukuka ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olup kaldırılması gerektiğini, huzurda görülmekte olan davanın konusunun müvekkilleri adına kayıtlı taşınmaz üzerine haksız şekilde işlenen iflas şerhinin kaldırılması iken yerel mahkeme, HMK’ya aykırı şekilde talebimizden farklı olarak ve davalının da bu yönde bir savunması olmamasına rağmen muvazaa sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, asla kabul anlamına gelmemekle beraber, bahse konu satış işleminde bir muvazaa olduğu iddia ediliyorsa bu aşamada davalı iflas idaresi tarafından bu yönde bir tapu iptal ve tescil davası açılması gerekirken, bu yön hiç düşünülmeden sanki huzurdaki dava muvazaa sebebiyle tapu iptal ve tescil davası gibi değerlendirilerek davanın bu yönden reddine karar verildiğini, müvekkilleri tarafından satın alındıktan 2 ay sonra haksız ve hukuka aykırı şekilde işlenen şerhin az yukarıda açıklanan sebeplerle kaldırılması gerekirken muvazaa sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının usule ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, müvekkillerinin anayasal haklarının ve temel hukuk prensiplerinin ihlal edilmiş olması nedeniyle menfaatlerinin zedelenmesi, işlemin hukuka uygunluk denetiminin ilgili Mahkemelerce hiç yapılmaması, taşınmaz bedeli, olayın esasına hiç girilmemiş olması gerekçeleri ile istinaf dilekçesinde açıklanan ve mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/510 E. & 2023/960 K. sayılı ve 30/10/2023 tarihli kararının kaldırılmasına, haklı davanın kabulüne, müvekkillerine ait taşınmaz üzerine işlenen iflas şerhinin hukuka aykırı olduğunun tespitiyle kaldırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İİK madde 226'ya göre "Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir." İflas idaresinin davaya konu taşınmaz üzerine iflas şerhinin konulmasına ilişkin kararı, tamamen iflas masasının ve dolayısıyla iflas masasından alacaklı olan yüzlerce alacaklının menfaatlerini korumak ve iflas masasının imalat alacağı için tahsil garantisi oluşturduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararında da değinildiği üzere iflas şerhinin konulmasında iflas masasının hukuki yararının bulunduğu tartışmasız olduğunu belirterek; arz ve izah olunan gerekse Dairenizce resen nazara alınacak sebeplerle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Uyuşmazlık; davacılar adına kayıtlı taşınmaz tapu kaydına işlenen iflas şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.

Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyi niyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur.(M.K.m.1023)

Üçüncü kişinin yolsuz kayda dayanarak ayni hak kazanımının korunabilmesi için tescilin yolsuzluğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekir. Bu bağlamda, üçüncü kişilerin Medeni Kanun’un 3. maddesi çerçevesinde iyiniyetli olması esastır. Buna göre, kendisinden beklenen özeni göstermeyen, tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan üçüncü kişiler iyi niyet iddiasında bulunamazlar. Burada aranan iyi niyet, tescil isteminin yevmiye defterine kaydı esnasında mevcut olmalıdır. Ancak, kütükteki tescilin belgelerle çeliştiğini bilmesine ya da şüphelenmesine rağmen bunu incelemekten veya gerekli özeni göstermekten kaçınır ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz. Üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat etme yükü, iddia eden tarafa aittir. Ancak iyiniyetin olmadığını kanıtlamak zor olduğundan bunu iddia eden bazı fiili karinelerden yararlanabilir. Örneğin, ayni hak kazanan kişiyle yakın bir ilişkinin bulunması, malın kısa sürede el değiştirmesi veya düşük bir bedelle el değiştirmesi durumlarında iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı karine olarak kabul edilebilir.

Üçüncü kişi olarak kooperatiften taşınmaz satın alan davacıların tapu sicili dışında esas borç ilişkisinden doğan sorunları bilmesini beklemekte, buna göre iyiniyetli olmadıkları kabul edilerek adeta bir kötü niyet karinesi icat edilmektedir. Oysa TMK nın 1023. maddesi, iyi niyetle taşınmaz üzerinde aynî hak edinen üçüncü kişilerin tapu siciline olan güvenini yolsuz tescile rağmen korumaktadır. Bir başka değişle, hukuki işlem güvenliği ve tapuya güven ilkesini gerçek hak sahipliğine tercih etmektedir. Anılan ilkeye göre tapuya güvenen kişinin iyi niyetli olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini, yani davacıların kötü niyetli olduğunu davalı tarafın ispatlaması gerekir. Somut olayda davalı taraf, “afaki” iddialar dışında davacının kötü niyetli olduğuna dair hiçbir delil sunamamıştır.

İflas şerhi bir işletmenin artık borçlarını ödeyemez duruma geldiğinde iflas dairesine müracaat ederek iflasını istemesidir. İflas dairesi de iflas kararını tapu müdürlüğüne bildirip karar tapuya tescil edildikten sonra artık malikin o taşınmaz üzerinde tasarruf hakkı direk iflas masasına geçer. Taşınmaz malikinin iflasından dolayı tapu kütüğüne işlenen iflas şerhi, malikin bütün tasarruf haklarını engeller. Devir, temlik veya sınırlı ayni hak tesisi mümkün değildir. Ancak taşınmaz üzerindeki ipoteklerin veya üst haklarının başkalarına temlikine engel değildir.

İflas şerhinin müflise ait ayni veya sınırlı ayni haklar üzerine konulabileceği, iflas şerhi konulduğu 23.03.2020 tarihte davaya konu taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu, davalı-müflis şirketin bu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığı gibi dava dışı kooperatife de ait olmadığı, davaya konu taşınmazın davacılar adına 22.01.2020 tarihinde satış suretiyle tescil olduğu, davalı- müflis şirketin bu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığı, müflis borçlu ve dava dışı kooperatif arasındaki Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin icrasına bağlı olarak ileride doğması muhtemel haklar üzerine haciz konulamayacağı hükmü gibi iflas şerhi de konulamayacağı, nitekim davalı yanın muvazaa iddiası olmadığı gibi, tasarrufun iptaline yönelikte bir dava açmadığı, davacıların taşınmazı üzerinde herhangi bir şerh yokken satın aldıkları, bu satın almadan takribi 2 ay sonra konulan iflas şerhinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiş, davacıların istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Fakat bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacıların istinaf isteminin bu nedenle kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1. b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/10/2023 tarih ve 2022/510 E . 2023/960 sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,

Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;

"1-Davanın KABULÜNE, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ...Parselde bulunan taşınmaz üzerine konulan iflas şerhinin kaldırılmasına,

  1. İlgili tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60 . TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 59,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Kararın mahiyeti gereği davacı tarafça yapılan 8.399,85 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına

  4. Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına

  5. 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  6. Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,"

  7. Davacıların istinaf aşamasında yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,

  8. Davacıların istinaf aşamasında yapmış olduğu posta gideri 312,00 TL'nin ve 1.169,40 TListinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine

  9. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  10. Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkabulüneKaldırılmasıŞerhininİflaskonusukayserihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim