SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/508 E. 2024/639 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/508

Karar No

2024/639

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/508

KARAR NO: 2024/639

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/12/2023

NUMARASI: 2022/987 E. 2023/1179 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 07/03/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2023 tarih ve 2022/987 E - 2023/1179 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 16 Kasım 2021 tarihli "sipariş teyid formu" başlıklı sözleşme ile davalı şirkete iplik sattığını, davalının iplikleri teslim almasına rağmen tüm sözlü uyarılara rağmen 13.154,36 USD tutarındaki iplik bedelini müvekkili şirkete ödemediğini ve bu suretle temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin davalı yana borcunu ödemesi için Kayseri 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarını keşide ettiğini, davalının ihtara rağmen Kayseri 1. Noterliği'nen ...tarih ve ... yevmiye nolu cevap ihtarında birbiri ile çelişkili ve asılsız iddialarda bulunarak müvekkili şirkete borcunun bulunmadığından bahisle borcunu ödemeyeceğini bildirdiğini belirterek davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamı ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında 2018 yılından bu yana iplik alım-satımı şeklinde ticaret yapıldığını, müvekkili ile davacı şirket arasında 16/11/2021 tarihli sipariş teyid formu ile birim fiyatı 4,88 dolardan 41.000 kg Karde 20/1 cinsi pamuk ipliğinin KDV dahil toplam 216.086,40 dolar karşılığı satın alınması hususunda anlaşıldığını, siparişe konu ürün numunelerinin müvekkil şirketin müşterileri tarafından beğenilmemesi üzerine taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki çerçevesinde tüm siparişin sözlü olarak iptal edildiğini, müvekkili şirketin siparişi iptal etmesinden sonra tarafların 16.02.2022 tarihli sipariş teyid formu başlıklı belge ile birim fiyatı 4,30 dolardan 20.500 kg Karde 20/1 cinsi pamuk ipliğinin KDV dahil toplam 95.202 dolar karşılığı satın alınması hususunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden müvekkili şirketin 21.000 kg Karde 20/1 cinsi pamuk ipliğini satın aldığını ve karşılığında 93.334 $ davacı şirkete ödediğini, taraflar arasındaki 16.11.2021 tarihli siparişin iptali üzerine 16.02.2022 tarihinde imzalanan yeni sipariş teyid formunda yazılı malların satışına ilişkin faturanın, davacı şirket tarafından 06.05.2022 tarihinde düzenlenmiş ve birim fiyatı olarak tarafların 16.02.2022 tarihinde anlaştıkları 4,30 $ olacağı yerde önceki belgede yazılı 4,88 $ olarak belirlenmesi nedeniyle arada dava konusu 13.154,40 $ olan fiyat farkının ortaya çıktığını, 06/05/2022 tarihli fiyat farkı faturasının davacı şirkete tebliğ edildiğini, yine aynı hesap dökümünün de 10/05/2022 tarihinde taraflar arasındaki bakiyenin sıfırlandığının sabit olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz. Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır.

Tüm bu nedenler ile; davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi varlığının ihtilafsız olduğu, ancak satış bedelinin birim fiyatı konusunda davalının 4,88den 4,30a indirildiği iddiası bulunmaktadır. Takip ve dava konusu faturaların kabul edilerek davalı tarafça ticari defterlere işlendiği, davalının fiyat değişikliğine ilişkin iddiasını ispat edemediği, davacının icra takip tarihinden önceki dönem için işlemiş faiz talebi bulunmadığından talep ile bağlı kalınarak davanın bilirkişi raporlarına göre tarafların birbirini teyit eden bakiye asıl alacak miktarı üzerinden kabulüne, davalı taraf itirazında haksız bulunduğundan ve alacak da faturaya dayalı olup likit olduğundan (davalı tarafından hesaplanabilir) kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 13.154,36-USD asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 13.154,36-USD asıl alacağın yasal faiz oranını geçmemek koşulu ile 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre kamu bankalarınca Amerikan Doları (USD) mevduatına uygulanan en yüksek orandaki yıllık temerrüt faizi işletilmesine, İcra takip tarihi olan 19/08/2022 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası itibariyle belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1 USD = 18,0011-TL'den olmak üzere itirazın iptaline karar verilen 13.154,36-USD karşılığı olan 236.792,95-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafça iddia edildiği üzere 16.11.2021 tarihli sipariş teyid formu başlıklı sözleşme ile müvekkili şirkete iplik satılmış olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 16.11.2021 tarihli sipariş teyid formu ile birim fiyatı 4,88 dolardan 41.000 kg Karde 20/1 cinsi pamuk ipliğinin kdv dahil toplam 216.086,40 dolar karşılığı satın alınması hususunda anlaşıldığını, siparişe konu ürün numunelerinin müvekkili şirketin müşterileri tarafından beğenilmemesi üzerine taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki çerçevesinde tüm sipariş sözlü olarak iptal edildiğini, müvekkili şirketin siparişi iptal etmesinden sonra taraflar 16.02.2022 tarihli sipariş teyid formu başlıklı belge ile birim fiyatı 4,30 dolardan 20.500 kg Karde 20/1 cinsi pamuk ipliğinin KDV dahil toplam 95.202 dolar karşılığı satın alınması hususunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden müvekkili şirket 21.000 kg Karde 20/1 cinsi pamuk ipliğini satın aldığını, karşılığında 93.334 $ davacı şirkete ödediğini, yerel mahkemece karar gerekçesinde her ne kadar bu husus '' davalının fiyat değişikliğine ilişkin iddiasını ispat edemediği,'' şeklinde geçmişse de bu tespitin doğru olmadığını, dosyadan anlaşılacağı üzere 16 Şubat 2022 taihli sipariş formu imzalı şekilde dosyaya sunulduğunu ve dava konusu fatura içeriğinin de miktar yönünden 16/02/2022 tarihli sipariş formuna göre düzenlendiğini, davacı şirketin iddiasına göre 16.11.2021 tarihinde aldığı siparişin teslim tarihinin 15-30 Aralık tarihleri arası olduğunu, faturanın ise 06.05.2022 tarihinde düzenlendiğini, VUK m.231 e göre fatura malın tesliminden itibaren azami 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, davacı şirketin 16.11.2021 tarihli sipariş iptal edildiği için fatura düzenlemediğini, fatura düzenlenmemiş olmasının siparişin iptaline karine teşkil ettiğini, ayrıca taraflarınca siparişin sözlü iptali hususunda tanık bildirilmişse de mahkemece dinlenmediğini, zira gerek kanuni süresi içerisinde fatura düzenlenmemiş olmasının gerekse delil / delil başlangıcı mahiyetinde taraflarca imzalı 16.02.2022 tarihli sipariş teyid formu olmasına rağmen mahkemece bu hususta bildirdikleri tanığın dinlenmediğini, davacı tarafça müvekkilinin gönderdiği 28.06.2022 tarihli faturaya da yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini ileri sürerek Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/987 Esas - 2023/1179 Karar sayılı ve 26/12/2023 tarihli kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun itirazları takibin devamı ve itirazın olunan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hükmolunacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava itirazın iptali davasıdır.

Davacı Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının takip dayanağı olarak "cari hesap ihtarname ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan bakiye alacak 13.154,36 USD " gösterdiği takibe dayanak olarak Kayseri 7. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gösterdiği görülmüştür.

Bahse konu ihtarname incelendiğinde; davacının davalıdan 13.154, 36 USD borcunu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde yatırılmasını talep ettiği, ihtarnameye ek olarak bir adet hesap ekstresi sunduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. TBK 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.

Diğer yandan belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi ise;

“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, ... tarihli ve ...sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.

6102 sayılı TTK m.21/2 uyarınca; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.

Görüldüğü üzere tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir.

6098 sayıl TBK'nun "Yenileme" başlıklı 133. Maddesinde "Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz."

" Cari hesaplarda" başlıklı 134. Maddesinde ; Çeşitli kalemlerin bir cari hesaba sadece kaydedilmiş olması, borcun yenilenmiş olduğu anlamına gelmez. Ancak, hesabın kesilmiş ve hesap sonucu diğer tarafça kabul edilmiş olması durumunda, borç yenilenmiş olur.Kalemlerden birinin güvencesi varsa, aksi kararlaştırılmadıkça, hesap kesilip sonucun kabul edilmiş olması, güvenceyi sona erdirmez.

"

6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesinde ; Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır."

6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:

"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve

halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenlemeler olduğu görülmektedir.

Davacı davalı ile 16 11.2021 tarihli "sipariş teyit formu" uyarınca davalıya iplik sattığını davalının iplikleri teslim almasına rağmen 13.154,36 USD borcunu ödemediğini iddia etmiştir.

Davalı ise davacı ile 16.11.2021 tarihli sipariş teyit formu ile birim fiyatı 4,88 USD'dan 41.000 kilogram karde20/1 cinsi pamuk ipliğinin toplam 216.086,40 USD karşılığı satın alınması konusunda anlaştıklarını ancak bu sözleşmeyi daha sonra "sözlü" olarak iptal ettiklerini bu sözleşme yerine 16.02.2022 tarihli "sipariş teyit formu" ile birim fiyatı 4,30 USD dolarından 20.500 kg karde 20/1 pamuk ipliğinin KDV dahil toplam 95.202 USD doları karşılığı satın alınması hususunda anlaştıklarını bu anlaşmaya istinaden davalıdan 21.000 kg pamuk alındığını karşılığında 93.334 dolar ödeme yapıldığını davacıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Somut alaydan uyuşmazlık davacı ile davalı arasında 16.11.2021 tarihli sipariş teyit formu ve 16.02 2022 tarihli sipariş teyit formunun imzalandığı sabit olup uyuşmazlık taraflara arasında 16.11.2021 tarihli siparişin iptal edilip yerine 16.02.2022 tarihli siparişin imzalanıp imzalanmadığı noktasında toplanmaktadır.

16.11.2021 tarihli sipariş teyit formu incelendiğinde; 216.086,40 USD karşılığı 41.000 kg karde 20/1pamuk ipliğinin 15-30 Aralık tarihleri arası teslim edilmesi amacıyla düzenlendiği ipliğin birim fiyatın 4,88 USD doları olarak belirlendiği "Sipariş verenin siparişi iptal etse bile iptale kadar üretilen malın satın almış olacağı" şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür.

16.02.2022 tarihli sipariş teyit formu incelendiğinde 95.202 USD doları karşılığı 20.500 kg karde 20/1 pamuk ipliğinin satılması hususunda anlaşma sağlandığı ipliğin birim fiyatın 4,30 USD doları olarak belirlendiği formda "Sipariş verenin siparişi iptal etse bile iptale kadar üretilen malın satın almış olacağı" şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür.

Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının takibe dayanak olarak gösterdiği konu ettiği Kayseri 7. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ekinde yer alan hesap ekstresine göre davalının 10.05.2022 tarihinde davacıya 93.334 USD doları ödeme yaptığı bu ödeme sonrası davacının davalıdan olan alacağının sıfırlandığı davacının bu durumu defterine kayıt ettirdiği görülmektedir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davalı taraflar arasında 16.11.2021 tarihli siparişin iptal edilip yerine 16.02.2022 tarihli siparişin imzalandığını ispat külfeti altındadır.

Davalı ticari defter deliline dayanmış olup tarafların ticari defterleri incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; davalının 10.05.2022 tarihinde davacıya 93.334 USD doları ödeme yaptığı bu ödeme sonrası davacının davalıdan alacağının bulunmadığının davacı defterlerinde kayıt edildiği görülmüştür. Başka bir deyişle davalının davacının ticari defterlerine göre 10.05.2022 tarihi itibariyle borcu bulunmadığını davacı kabul etmiş olup davacı tarafından davalıya gönderilen fiyat farkı faturasının davalı tarafça kabul edilmemeşitir. Davacı kendi defterlerindeki kayıtların aksini ispat külfeti altında olup davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle davacıya bu hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

Açıklamalar ışığında davalı istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 md uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

  2. HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2023 tarih ve 2022/987 E . 2023/1179 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,

  3. HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  4. Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,

  5. İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  7. H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 07/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinasliyeİptaliSatımdanticaretkonusukayseriKaynaklanan)İtirazın(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim