Kayseri BAM 6. HD 2024/480 E. 2024/628 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/480
2024/628
6 Mart 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/480
KARAR NO: 2024/628
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2023
ESAS NO: 2021/269
KARAR NO: 2023/1082
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/03/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:12/03/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2023 tarih ve 2021/269 Esas 2023/1082 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin Özbekistan sınırları içinde bulunan Semerkant şehrinde inşaat ve ticaret işiyle uğraştığını, davalının Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında Özbekistan'a çelik kapı ticareti ve imalatı konusunda 16.08.2018 tarihinde ... numaralı sözleşme imzalandığını, sözleşmenin toplam bedelinin 50.054 USD olduğunu, sözleşme bedelinin 9615'lik kısmının peşin, kalan *685'lik kısmının akreditif olarak kararlaştırıldığını, davacı firmanın sözleşme gereği 9015 peşin ödemesi olan 7.508 USD tutarındaki kısmı davacıya havale yaptığını, kalan 45.546 USD kısım için 20.12.2018 tarihinde akreditif açtığını, davalının 29.02.2019 tarihinde davacıya 35224 USD faturalı ürün gönderdiğini, davacının bankası tarafından fatura bedelinin ödendiğini, akreditifin kalan kısmını davacının geri çektiğini, dolayısıyla bu işlemden davacının peşinat tutarı olan 7.508 USD alacağı kaldığını; davacı ile 2018/008 numaralı ikinci bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin kapsamının 50.000 USD bedelli | adet pres makinesi olduğunu, davacının 06.11.2018 tarihinde 10.000 USD 13.12.2018 tarihinde 40.000 USD ödeme yaptığını, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, arabuluculuk görüşmesinde sözleşme harici ve gerçek dışı harcamalar gerekçe gösterilerek 23.000 USD teklif edildiğini, davacının davalıdan birinci sözleşmeden peşin ödenen 7.508 USD ile ikinci sözleşme bedeli olan 50.000 USD olmak üzere toplam 57.508 USD alacağı bulunduğunu, ancak şimdilik 10.000 Türk lirasının ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ve masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut davada, sözleşmeye konu ürünlerin davacı tarafa teslim edildiğini ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. 16/08/2018 tarihli sözleşmede 50.054,94 TL karşılığında çelik kapı için hammadde ve destekleyici malzeme temini konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanmış olup davalının davacı tarafa 35.224 USD karşılığı ürün gönderildiği hususu davacı tarafın kabulündedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından davalıya toplamda 57.508,00 USD banka yoluyla ödeme yapıldığının hesaplandığı, davacı tarafından davalıya gönderilen ürün karşılığında akredidif hesabı açıldığı ve davalıya 35.224,99 USD ödeme yapıldığı beyan edilmişse de davacının hesabının bulunduğu bankadan gelen müzekkere cevaplarından davacı tarafından akreditif hesabı açıldığı ve davalı tarafa 35.224,99 USD ödeme yapıldığı bilgisi bulunmakta ise de davalının banka hesap dökümünde iş bu miktarın davalının hesabına geçtiğine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.Bu nedenle davalı tarafından gönderilen ürünün karşılığı olan 35.224,99 USD ödemenin davacı tarafından davalı tarafa yapılmadığı kabul edilmiş olup bu haliyle davacının, davalı şirketten ( 57.508,00 USD -35.224,99 USD) 22.283,01 USD alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. (Yargıtay 11.HD'sinin 2015/9172 E. - 2016/2407 K. sayılı kararı, Yargıtay 9.HD'nin 2020/9125 E - 2021/6983 K. sayılı kararları bu yöndedir) Davacı tarafından dava dilekçesinde 57.508 USD alacağın şimdilik 10.000 TL'sinin talep edildiği görülmekle davacı tarafından dava dilekçesiyle davada tercih hakkı kullanılmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesi istemiş olup,davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada delil bulunmadığı da gözetilerek alacağın dava tarihi itibariyle muaccel olacağı anlaşıldığından 22.283,01 USD'nin dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı olan 182.720,68 TL davalıdan talep edilebileceğinden, davanın kısmen kabulü ile 182.720,68-TL'nin 10.000-TL'sinin dava tarihi olan 13/04/2021 tarihinden, 172.720,68-TL' sinin ıslah tarihi olan 28/09/2023 tarihininden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 182.720,68-TL' nin (22.283,01-USD' nin dava tarihi olan 13/04/2021 tarihindeki TL karşılığı ) 10.000-TL' sinin dava tarihi olan 13/04/2021 tarihinde, 172.720,68-TL' sinin ıslah tarihi olan 28/09/2023 tarihininden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." dair karar verilmiştir.İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Mahkemenin gerekçesine dayanak gösterdiği veriler ya da bilgilerin hatalı olduğunu, çünkü müvekkili şirketin davalı taraf ile iki sözleşme yaptığını, bu sözleşmelerden birincisi 16/08/2018 tarihinde imzalanan ... numaralı sözleşme olduğunu, 29/02/2019 tarihinde ... Ltd Şti ye 35.224 ABD dolarlık faturalı ürün gönderildiğini, ürünün sözleşmenin aksine eksik gönderilmesinden dolayı müvekkili firmanın peşin olarak ödediği 7.508 ABD dolarının karşılığını almadığını, alacaklı konumuna geldiğini, bu sözleşmede 1 adet Pres Makinesini kapsadığını, toplam sözleşme bedelinin 50.000 ABD doları olduğunu, yani toplamda iki ayrı sözleşmeden kaynaklı olarak davalı firmaya 57.508 ABD doları sözleşme ve ücret bedeli gönderdiğini, mahkemece yapılan yargılama sırasında müvekkilinin davalı tarafından 57.508 00 ABD doları alacağının olduğunu, sunulan evraklardan kolaylıkla anlaşılabileceğini, ayrıca bu durumun bilirkişi hesabını gerektirmeyecek kadar basit ve herkesin yapabileceği normal bir kar -zarar hesabı olduğunu, ancak bu kadar basit bir dosya ve alacak hesabının dahi mahkemece bilirkişiye sevk edildiğini, bilirkişiden de büyük bir emek ve gayretle gözünün önünde olan banka hesap hareketlerini görmediğini, ya da yok saydığını, bu sebeple yargılamanın baştan aşağı usulsüzlük ve haksızlıkla dolu olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılarak talepleri yönünde karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde talepleri yönünde yeniden yargılama yapılması amacıyla kararı veren mahkemeye gönderilmesini, dava dilekçelerinde belirttikleri üzere talepleri ve müvekkilinin alacağı 57.508,00 USD olması sebebiyle alacaklarının aynen ifası şeklinde hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğunu, bu hususa aykırı olarak verilen kararın ortadan kaldırılarak dolar cinsi üzerinden karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, sözleşemeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Somut olayda mahkemece; her ne kadar yargılama sırasında aynı (tekli) birikişiden alınan toplamda (3) adet rapordaki tespit ve değerlendirmeler göz önünde tutularak davalının sorumluluğunun tayin ve tespiti yoluna gidilmişse de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli görülmemiştir.
Dava konusu olay özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi müataalası gerektirdiğinden yargılamaya esas davada alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu uyuşmazlık çözülmelidir. Bilirkişi görevlendirilirken ( seçilirken ) de olayda çözülmesi ve aydınlatılması gereken sorunlar / olgular gözetilmelidir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtilafın çözümünde alanlarında uzman (içerisinde (2) mali müşavir (1) nitelikli hesaplamalar bilirkişisinden) üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi olunarak taraf defter kayıtları, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve bu sözleşmelerdeki hükümler, banka cevap yazıları, dosyaya sunulan ve gönderilen akreditif hesap bilgileri ve kayıtları, mahkemece dosyaya aldırılan raporlardaki tespitler, işbu raporlara yapılan itirazlar, davacının dava dilekçesindeki talebi, dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinin içeriği bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle dava tarihi itibariyle taraflar arası alacak borç durumu belirlenecek şekilde tarafların ve mercilerin denetimine açık, ayrıntılı, bilimsel, gerekçeli yeni rapor tanzimi sağlanarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bu sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN istinafa konu edilen 01/12/2023 tarih ve 2021/269 E . 2023/1082 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve isitnaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39