Kayseri BAM 6. HD 2024/489 E. 2024/604 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/489
2024/604
6 Mart 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/489
KARAR NO: 2024/604
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/12/2023
ESAS NO: 2023/846
KARAR NO: 2023/1137
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/12/2023 tarih ve 2023/846 E - 2023/1137 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Limited Şirketi'nin ortağı ve imza yetkilisi olduğunu, 1.500.000,00-TL değerince sermaye ile şirketin %75 hissesine sahip olduğunu, davacının kendi adına bir ticari işletmesi ve ticaret sicil memurluğunda tacir olarak bir kaydı bulunmadığını, şahsına ait gelirinin sadece emekli maaşı olduğunu, başkaca gelirinin olmadığını, tüm emek ve sermayesini işe başladığı 1980 yılından itibaren ve 1995 yılında kurucusu ve ve hali hazırda ortağı olduğu davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi uğrunda harcadığını, ...Limited Şirketi'nin borcuna müteselsil kefil olarak ve adına kayıtlı gayrimenkulü de şirketin borçlarına teminat gösterdiğini ve borç altına girdiğini, bu nedenlerle davacı gerçek kişilerin de davacı şirketin borçları sebebiyle ödeme güçlüğüne düşeceğinin aleni olduğunu, İİK'nun 285. maddesinde "Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir" hükmü gereğince İİK'nun 286 ncı maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun sayın mahkemenizce tespiti halinde müvekkil için tensiben derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine; İİK'nun 287 nci maddesine göre geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi ve İİK'nun 290 ncı maddesinde sayılan görevleri ifa etmek üzere geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine; komiser ücretinin müvekkil tarafından ödenmesine karar verilmesine; müvekkil hakkında tensiben İİK'nun 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, müvekkil borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin alınmasına; bu kapsamda olmak üzere İİK'nun 294 ncü müvekkil borçlu şirket aleyhine İİK'nun 206 ncı maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takip işlemleri yapılmasının yasaklanmasına ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmasının yasaklanmasına, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemesinin durdurulmasına tensiben karar verilmesine; İİK'nun 297 nci maddesine göre, müvekkilin mühlet içinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceğine; buna karşılık mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemeyeceğine, kefil olamayacağına, taşınmaz devredemeyeceğine, takyit edemeyeceğine ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağına; aksine yapılan işlemlerin hükümsüz olduğuna karar verilmesine; mühlet içerisinde İİK'nun 298 nci maddesine göre, konkordato komiserinin müvekkillin mallarının defterinin tutulmasına ve mallarının kıymet takdirlerinin yaptırmasına karar verilmesine; müvekkilin başka yerdeki malları bakımından değer tespit işlemlerinin o yer icra dairesi marifetiyle yaptırılabileceğine karar verilmesine; İİK'nun 288 nci maddesine göre, 3 aylık geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumu'nun resmî ilân portalında ilân edilmesine; derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliği'ne, Türkiye Katılım Bankaları Birliği'ne, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kurulu'na ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine; İİK'nun 289 ncu maddesine göre geçici mühlet süresi içinde (3 ay + 2 ay) mahkemece bilirkişi incelemesi de dahil olmak üzere tüm incelemeler yaptırılarak müvekkil hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/Müdahil ...Anonim Şirketi vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın hem davacının şahsına, hem de ... Limited Şirketi'ne kredi kullandırması nedeniyle alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/Müdahil ... Anonim Şirketi vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle mahkememiz dosyasına müdahale talebinde bulunarak davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Alacaklı/Müdahil ... Anonim Şirketi vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafın taleplerine itirazlarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/Müdahil... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacıya kullandırılan kredilen nedeniyle alacaklı olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/Müdahil ... Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Konkordato'nun amacı; elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumaktır. Davacı tarafça sunulan ön proje ve ekleri İİK'nun 286. maddesinin aradığı şartlara haiz olmadığı, bağımsız birer proje olmadığı, yine borçlu davacıların mali durumunu açıklayıcı yeterlilikte olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Sadece konkordatonun nimetlerinden yararlanmak için bu kuruma başvurmak mümkün değildir. Davacı şirket ortağı ve yetkilisi, konkordato istemlerinin nedenini, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin bankalardan kullandığı kredilere verdikleri kefalet ve ipotek borçlarına dayandırdığı görülmektedir. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla malvarlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir. TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacının iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, her ne kadar ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin mali durumunun bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldığını ve kendisinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirkete müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiğini, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsa da; davacının kefaletten kaynaklanan borcu nedeniyle sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep ettiği ve icra takiplerinden korunmak için konkordato talep etmesinin konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte olmadığı, başka bir ifadeyle sadece konkordatonun nimetlerinden faydalanmak amacıyla yapılan başvurunun kabul edilemeyeceği, davacının konkordato ön projesinin bağımsız bir proje olmadığı, davacının tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete atıfta bulunarak onun mali durumu hakkında açıklamada bulunulduğu, şirketin projesindeki başarı ihtimaline dayandığı, bu nedenlerle davacı gerçek kişinin konkordato talebinin mahkememizce ciddi ve alacaklıların menfaatini koruyacak nitelikte görülmediği (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/303 Esas ve 2023/464 Karar sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5036 Esas ve 2023/188 Karar sayılı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/1854 Esas ve 2021/211 Karar sayılı emsal ilamları) sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davacının tacir olmaması nedeniyle karar verilmemiştir. Davacı ...'nin konkordato talep ve davasının REDDİNE, Davacı hakkında verilmiş olan geçici mühlet kararının ve konkordato komiserinin görevleri dahil davacı hakkında verilmiş olan tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., ... Limited Şirketi'nden elde etmiş olduğu ücret ve kar payı getirileri ile ailesi ve kendisinin yaşamını devam ettirdiğini, bunun dışında emekli maaşı aldığını, müvekkilin adına kayıtlı herhangi bir taşınır bulunmadığını, müvekkil ...iyi niyetli olarak, İİK 285 maddesi kapsamında, borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunması nedeniyle konkordato sürecini başlattığını, sadece konkordatonun nimetlerinden faydalanmak için bu süreci başlatmadığını, müvekkilin amacı, alacaklıların alacağına bir an önce kavuşabilmelerini temin ettiğini, müvekkilin, şirket ortaklığı dışında herhangi bir geliri bulunmadığını, şahsına ait borçları, 350.609,00 TL olup, buna karşılık şirket banka borçlarına verilmiş olan kefalet /ipotekten kaynaklı toplam borcu, 13.452.682,76 TL, ... Ltd.Şti. Vergi ve SGK prim borcundan kaynaklı olarak 3.308.565,17 TL + 671.564,07 TL = 3.980.129,24 TL olmak üzere toplam 350.609,00 + 13.452.682,76 + 3.980.129,24 TL = 17.783.421,00 TL borcu bulunduğunu, görüleceği üzere müvekkilin şahsi borcu (350.609,00 TL) müteselsil kefaletten kaynaklı ve 6183 Sayılı yasa kapsamında müştereken sorumlu olduğu şirkete ait vergi ve SGK borçları toplamının (17.432.812,00 TL) %2 si (350.609,00 / 17.432.812,00 = 0,02) civarında olduğunu, ayrıca müvekkilin yine toplam borcunun (350.609,00+13.452.682,76+3.980.129,24=17.783.421,00 TL) %2'si civarı şahsi borcu mevcutken, toplam borcun (17.783.421,00 TL) %98'i civarı ise kefaletten kaynaklı ve şirkete ait vergi-SGK borcundan kaynaklı şahsi sorumluluğuna isabet ettiğini, yani müvekkilin toplam borcunun hemen hemen tamamı şirket lehine vermiş olduğu kefalet/ipotek kaynaklı ve şirketin vergi ve SGK borçlarından kaynaklı olduğunu, müvekkilin konkordato ön projesinin başarıya ulaşmasının ön koşulu, ortağı bulunduğu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması olduğunu, müvekkile ait ön projede, borcunun %98'i gibi hemen hemen tamamına yakın kısmının kaynaklandığı şirkete ve şirketin mali yapısına ve diğer koşullarına ilişkin açıklamalarda bulunmamak, kanaatimizce, öncelikle gerçeği gizlemek ve dürüst davranmamak olduğunu, yani müvekkilin borçlu olduğu kişi/kurumlar, müvekkilin sunmuş olduğu bilgi ve belgeleri kapsamlı ve sağlıklı bir bütün halinde değerlendiremeyeceklerini, bu durum da konkordato müessesesinin amacına ve yasal düzenlemelere aykırı kötü niyetli bir davranışın sergilenmesine sebep olduğunu, müvekkil, ortağı bulunduğu ... ltd.şti 'nin banka kredi borçlarına müteselsilen ve müştereken kefil olmuştur. hukukumuzda yer alan mütesilsil kefaletle ilgili düzenlemeler ve yerleşik içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, müvekkil ...'nin şirket lehine vermiş olduğu ve müvekkilin toplam borcunun %98 ine tekabül eden kefalet borcu da aslında müvekkil açısından bir şahsi borç mahiyetinde olduğunu, kaldı ki, konkordato sürecinde, müteselsil kefalet borcu, müvekkil açısından adi borç niteliğinde olup, nihai alacaklılar toplantısında da İİK'nın 302. maddesi kapsamında, konkordatonun kabul ve onayı anlamında; teminatlı kısmı için ipotekli veya rehinli alacaklı olarak, kalan kısmı için ise de adi alacaklı olarak (şirket tarafından ödenen borç miktarı düşüldükten sonra kalan borç miktarı için) kabul nisabına (oy kullanma hakkı) ciddi anlamda etki edebileceğini, yerel mahkeme, müvekkilin, konkordato talep davası kapsamında, tbk'nın 590/2-son maddesinde belirtildiği şekilde, ''bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hakimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.'' hükmüne atıfta bulunarak eldeki konkordato davasında hukuki yarar bulunmadığına karar verdiğini, konkordato ön projesi ve dosya kapsamı incelendiğinde, müvekkilin tüm kefalet borcu için yeterli değer ve miktarda gösterebileceği bir ayni güvenceye sahip olmadığı açıkça görüleceğini, dolayısıyla, yerel mahkemenin hukuki yarar olmadığı yönündeki değerlendirmesi, müvekkilin mali yapısı ve malvarlığı yapısı çerçevesinde eksik bir değerlendirme olduğunu, kesinlikle müvekkile ait konkordato ön projesinin gerçekleşmesi, şirket konkordato ön projesinin başarısına bağlı olduğu anlamına gelmemektedir. yerel mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi kanaatimizce hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin ortağı olduğu şirket hakkında yerel mahkeme tarafından 2 ay süre ile geçici mühlet verilmiş, akabinde tarafımızdan ön projenin tadili talep edilmiş olmakla birlikte, şirket ticari faaliyetleri kapsamında faizsiz ödeme ve ödemesiz dönem projemizden çıkarılarak, konkordatonun tasdikinden sonraki ay başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde toplam 48 ay vadede ödemeye ilişkin kesin mühlet verilmesi talep edilmiş olmakla birlikte, istinaf tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda ...'nin projesi de aynı şekilde revize edilebilecek ve nihai anlamda borç ödeme irade ve arzusu daha da net bir şekilde ortaya çıkacağını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2023/846 E., 2023/1137 K., ve 18.12.2023 tarihli kararının, İstinaf Kanun Yolu incelemesi ile kaldırılarak, yeniden esas hakkında inceleme yapılmak ve geçici ek mühlet kararı verilmesi için yerel mahkemeye gönderilmek üzere istinaf başvurumuzun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının kefaletten kaynaklanan borcu nedeniyle sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep ettiği ve icra takiplerinden korunmak için konkordato talep etmesinin konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte olmadığını, yerel mahkeme kararı yerinde olup davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, İİK'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca adi konkordato istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, yasal koşulları oluşmadığından davacının konkordato talebinin reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/12/2023 tarih ve 2023/846 E . 2023/1137 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 293/2 md uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39