Kayseri BAM 6. HD 2024/507 E. 2024/559 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/507
2024/559
29 Şubat 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/507
KARAR NO: 2024/559
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2024 ARA KARAR
ESAS NO: 2024/114
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 29/02/2024
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını ancak takip dayanağı senet konusu borç hiç oluşmamasına karşın haksız şekilde takip yapılması sonucu işbu dava ile müvekkilinin takibe konu borcu olmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında hiçbir ilişkinin bulunmadığını, davalı şirket müvekkil aleyhine takip başlatmak suretiyle hiç var olmayan bir alacağı haksız bir şekilde tahsil etmeye çalıştığını, borcun olmadığını gösteren açık deliller ve hukuki sebeplerin yanında; borcun hiç doğmamış olması dolayısıyla; müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması ve ileride telafisi mümkün olmayacak zararların meydana gelmemesi için öncelikle ve evrak üzerinde yapılacak inceleme ile teminatsız olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, arz ve izah ettikleri sebepler ve mahkemece resen gözetilecek hususlar çerçevesinde; hukuka ve kanuna aykırı, kötüniyetli olarak yapılan icra takip dosyasındaki alacağa ilişkin olarak öncelikle ve ivedilikle dosya üzerinden teminatsız olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine, mahkeme aksi kanaatte ise gösterilecek teminat mukabilinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine, sonrasında yapılacak yargılama neticesinde menfi tespit davalarının kabulü ile takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ve dava konusunun likit olması sebebi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından 704,50 TL ihtiyati tedbir harcı mahkememiz veznesine yatırılmış olup,dilekçesinde özetle; öncelikle teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise mahkeme tarafından belirlenecek teminatın taraflarınca yatırılmasını takiben ihtiyati tedbir kararı verilmesini arz ve talep etmiştir.
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zarlaşacak yada tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallarendi uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır. HMK'nun 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemesi yer almaktadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. İİK'nun 72/2. maddesi hükmüne göre "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir". İİK'nun 72/3. maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'sinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir". Az yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nun 390/3 maddesi uyarınca yaklaşık ispatı gösterir herhangi bir belge sunulmadığından icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,; *** ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu ara karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirket arasında hiçbir ilişkinin mevcut olmadığını, davalı şirket müvekkil aleyhine takip başlatmak suretiyle hiç var olmayan bir alacağı haksız bir şekilde tahsil etmeye çalışığını , borcun olmadığını gösteren açık deliller ve hukuki sebeplerin yanında; borcun hiç doğmamış olması dolayısıyla; müvekkilin daha fazla mağdur olmaması ve ileride telafisi mümkün olmayacak zararların meydana gelmemesi için ara karardan dönülerek teminatsız olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini açıklanan nedenler ve re’sen gözetilecek nedenlerle; usul ve yasanın güttüğü amaca aykırı, adaleti ve hakkaniyeti temin etmeyen, eksik inceleme içeren Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/114 E. Sayılı ara kararının kaldırılmasına, tedbir taleplerinin kabulü ile öncelikle teminatsız olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise gösterilecek teminat mukabilinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemeni kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dosya kapsamında davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında takibe konu senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti talep edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen hususlar somut gerçeklikten uzak ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı taraf dosya kapsamında dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep ettiğini . İşbu talep gereği yapılan incelemede mahkemece usul ve yasaya uygun olarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, davacı tarafın ihtiyati tedbire ilişkin istinaf gerekçeleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece re'sen nazara alınacak sebeplerle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati tedbirin reddine ilişkin karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Derdest dava , bonodan dolayı başlatılmış Kayseri Genel İcra DAİRESİNİN ... Esas sayılı icra takibinden sonra sonra açılmış, takipten dolayı , menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, dava dilekçesi ile , teminatsız olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Mahkeme , 06/02/2024 tarihli tensip zaptının (16) nolu bendindeki ara kararı ile söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş, bu yönden ayrıca gerekçeli olarak 09/02/2024 tarihli ara kararı yazmış, davacı vekili iş bu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest davanın icra takibinden sonra açılmış, bonoya dayalı icra takibinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkin olması, davacının istediği ihtiyati tedbirin kabulü için İ.İ.K 72/3-2. cümle gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedeniyle davacının söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacının söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/02/2024 tarih ve 2024/114 E . sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 391/3 maddeleri uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39