SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/384 E. 2024/525 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/384

Karar No

2024/525

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/384

KARAR NO: 2024/525

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/11/2023

ESAS NO: 2022/772

KARAR NO: 2023/1035

DAVANIN KONUSU: İstirdat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/02/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2023 tarih ve 2022/772 Esas - 2023/1035 sayılı kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takiple, haksız ve usulsüz şekilde icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında iş bu borcu ödemek zorunda kaldığını, kendilerince istirdat talebi ile arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu; Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/1877 büro no, 2022/95068 no'lu dosya ile taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesine göre; “Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.” hükmünün yer aldığını, müvekkilinin aktif iş hayatının devam ediyor olması sebebiyle, müvekkil iş bu dosyayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, Davaya konu edilen senedin borçlu kısmında “... ” yazdığını, ancak senedin düzenlenme tarihi olan 12/09/2011 tarihinde müvekkilinin Türk vatandaşı olduğunu, müvekkilinin soyadının ... olduğunu, soyadının 02/08/2011 yılında ... olduğunu, bu tarihten sonra T.C. kimlik numarası aldığını, dolayısıyla soyadının ... olduğu dönemde T.C. kimlik numarasınında olmadığını, ancak senede T.C. kimlik numarası yazılı olduğu gibi, soyadının da hatalı yazıldığını, senedin tanzim tarihinde müvekkilinin doktora öğrencisi olup, üzerine kayıtlı herhangi bir şeyi olmadığı gibi, müvekkilinin gayrimenkulü, menkulü, mevduatı yani hiçbir şeyi bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin davalının eşinin yanında çalıştığını, hal böyle iken davalının müvekkiline 82.000,00-Euro borç verdiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin zamanında şirket kurulum işleri için vermiş olduğu senedin davalının haksız kazanç kapısı haline geldiğini, zira müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticareti söz konusu bile olmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilimizin ödemiş olduğu 1.068.912,81-TL'nın ticari faiziyle birlikte istirdadına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından davacıya karşı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine ilişkin takip başlatıldığını, davacı tarafça 20/03/2021 tarihinde ödeme emrinin tebliğ alındığını ve 22/03/2022 tarihinde Kayseri 5. Hukuk Mahkemesi'nin 2021/167 Esas ve 2021/361 Karar sayılı dosyası ile takibe dayanak yapılan senette bulunan borca ve senette bulunan imzaya itiraz ettiklerini, davacı tarafından yapılan bu borca itiraz ve imzaya itirazdan feragat etmesi ile açmış olduğu davasının reddedildiğini, anılan mahkeme ilamının da kesinleştiğini, davacı tarafından müvekkili davalıya karşı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/12423 soruşturma numaralı dosyası ile sahtecilik ve dolandırıcılıktan dolayı şikayet ettiğini ve savcılık makamınca KYOK kararı verildiğini ve verilen bu karara karşı itiraz edildiğini ve Sulh Ceza Hakimliğince de yapılan itirazın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili davalı tarafından davacı tarafa borç verildiğini ve verilen bu borç karşılığında da senet verildiğini, bahse konu senedin üzerinin doldurulmuş bir halde müvekkili davalıya davacı tarafından teslim edildiğini, davacının iddia edildiği gibi senet üzerinde ki yazıların sonradan doldurulduğunun gerçek olmadığını, bu durumun bile davacının senedi müvekkiline verirken kötüniyet ile hareket ettiğini gösterdiğini, davacı tarafın iddialarını senede karşı senet ile ispat ispat etmesinin gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme talebini de kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının Azerbaycan vatandaşı iken 2007 yılında Türkiye'de çalışma izni almak için başvurduğunu ancak reddedildiğini, vatandaşlık almak amacıyla dava dışı ... 'yla birlikte ... Ltd. Şti.'ni kurduklarını, bu şirketin kuruluşunda 2008 yılında dava dışı ... 'nun kendisinden iki adet imzalı boş senet aldığını, bu süreçte davacının verdiği boş senetlerin hukuki sonuçlarını bilmediğini, senedin teminat senedi olarak alındığını, senedin boşluklarının sonradan doldurularak icra takibine konu edildiğini, bu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığını iddia ederek cebri icra altında ödediği meblağın istirdatını talep etmektedir. Davacı senet altındaki imzayı inkar etmemektedir. Senedin şirket kurulurken teminat amaçlı düzenlendiğini ileri sürmektedir. Davaya ve takibe konu bono üzerinde "nakden" ibaresinin bulunduğu, bononun davacı tarafından düzenlendiği hususunun davalının kabulünde olduğu, davacının boş olarak verildiğini iddia ettiği senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delil ile ispat etmesinin gerektiği, yine davacının senedin teminat olarak verildiğini ileri sürmekle senet metninde nakden yazan ihdas nedenin talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yine davacıda olduğu, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının bu yöndeki iddiasının yazılı delille ispatlayamadığı, yerleşik yargıtay uygulamaları dikkate alındığında senedin yaşının belirlenmesi imkanının bulunmadığı, senette davacının vatandaşlık almadan önceki soy adının yazılı olmasının ve davacının adres bilgilerinin senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispata yeterli olmadığı, yargılama sonunda toplanan ve tüm deliller ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/15423 ve 2021/41318 soruşturma sayılı dosyaların içeriği de dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.Davacı taraf dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Somut olayda kötüniyet tazminatının maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İşbu kararı davacı vekili ve davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin aslen Azerbaycan vatandaşı olduğunu, müvekkilinin 1994 yılında üniversite eğitimini görmek üzere Türkiye’ye geldiğini, hacettepe üniversitesi eczacılık fakültesinde öğrenim görmeye başladığını, üniversite yıllarında aynı fakültede okuduğu davalının eşi ... ile tanıştığını, müvekkilinin 2005-2011 yılları arasında davalının eşinin eczanesinde çalıştığını, aynı tarihlerde Ankara Üniversitesinde doktorasını yaptığını, müvekkilinin 2007 yılında çalışma izni almak için başvuruda bulunduğunu, red cevabı alması üzerine dava dışı ... ile vatandaşlık almak maksadı ile 2008 yılında “... ” şirketini kurmuş, şirketin 30.000 TL’ye gelen hissesini ... adına, 20.000 TL’ye karşılık gelen kısmı ... adına tescil edildiğini, dava dışı ... 'nun müvekkilinden; bu dönemde müvekkilinin yanında çalışan olması sebebiyle de keşideci kısmına “... ” yazdırarak iki adet imzalı boş senet aldığını, senedin üzerinde mürekkep yaşına bakıldığında da senedin 2008 yılında alındığının tespit olunacağını ayrıca kriminal raporda da imza /isim soyadı dışında 3. bir şahıs tarafından doldurulduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin vatandaşlık alması amacıyla kurulan “... ” şirketinin hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, atıl kaldığını, 2010 yılında tasfiye edildiğini, bu süreçte dava dışı ... 'nun mevzuatı ve verdiği senedin hukuki sonuçlarını bilmeyen müvekkilinin elinden asılsız gerekçelerle teminat olarak senet aldığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2023 Tarih, 2022/1934 Esas, 2023/4177 Karar) davalının eşi ... 'nun boş olarak aldığı bu senetlere lehdar olarak ...’nun adını yazdığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavclığı’nın 2021/15423 ve 2021/ 41318 soruşturma nolu dosyası ile şikayetçi olduğunu, müvekkilinin aktif iş hayatının devam ediyor olması sebebiyle, müvekkilinin iş bu dosyayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, icra takibine konu edilen senetin sonradan tanzim edilmiş olmakla, sahtecilik, bedelsizlik ve borçlu olmadığı iddialarının ispatının mevcut olduğunu, dosyada tanık dinlenme talebinde bulunulduğunu ve tanıkların dinlenilmediğini, davalının müvekkiline 82.000 EURO borç verdiği iddiasının abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin zamanında şirket kurulum işleri için vermiş olduğu senet, davalının haksız kazanç kapısı haline geldiğini, zira müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticareti söz konusu dahi olmadığını, davalı ve eşi yanında çalışanların paralarını dahi ödememekte, sigortalarını da yatırmamakta olup, personelleri ile davaları olduğunu, icra takibine konu edilen senetlerle ilgili müvekkilinin davalıyla herhangi bir alacak-borç ilişkisi yahut ticari ilişkisi olmayıp; davalıya herhangi bir borcu söz konusu olmamakla, iş bu bedeli icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, İcra tehdidi altında ödenen bu bedelin faiziyle birlikte tahsilini talep etmek zarureti doğduğunu, istinaf dilekçesinde açıkladığı nedenlerle, haksız ve usulsüz Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2023 Tarih, 2022/772 esas, 2023/1035 Karar sayılı kararının duruşmalı olarak istinaf etmekle kararın kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu 1.068.912,81-TL'nin ticari faiziyle birlikte istirdadına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafından davcıya karşı Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile Kambiyo senetlerine ilişkin takip başlatıldığını, davacı tarafça 20/03/2021 tarihinde ödeme emri tebliğ alındığını ve 22/03/2022 tarihinde Kayseri 5. Hukuk mahkemesinin 2021/167 Esas ve 2021/361 Karar sayılı dosyası ile takibe dayanak yapılan senette bulunan borca ve senette bulunan imzaya itiraz ettiğini, davacı tarafından yapılan bu borca itiraz ve imzaya itirazdan feragat etmesi ile açmış olduğu davanın reddedildiğini, anılan mahkeme ilamının da kesinleştiğini, davacı tarafından müvekkili davalıya karşı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/12423 ve Avanos Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/264 soruşturma numaralı dosyaları ile sahtecilik ve dolandırıcılıktan dolayı şikayet etmiş ve savcılık makamlarınca KYOK kararı verildiğini ve verilen bu kararlarına karşı itiraz edildiğini ve sulh ceza hakimliğince de yapılan itirazların reddedilip ve kararların kesinleştiğini, müvekkili davalı tarafından davacı tarafa borç verildiğini ve verilen bu borç karşılığında da senet verildiğini, bahse konu senetin üzerinin doldurulmuş bir halde müvekkili davalıya davacı tarafından teslim edildiğini, davacının iddia edildiği gibi senet üzerinde ki yazıların sonradan doldurulduğunun gerçek olmadığını, bu durumun bile davacının senedi müvekkiline verirken kötüniyet ile hareket ettiğini gösterdiğini, hal böyle iken davacı tarafın aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin senedi zamanında ödemeyerek müvekkilini zarara uğratan davacının kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, yerel mahkemece kötüniyet tazminatı ile ilgili yasal şartlar oluşmasına rağmen hüküm kısmında reddetmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın hem icra takibi aşamasında hemde icra takibinden sonra kötüniyetli olarak müvekkili davalının alacağını geç alması için girişimlerde bulunduğunu ve zarara uğrattığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; yukarıda açıklamaya çalıştığı nedenlerden dolayı ve istinaf incelemesinde görülecek nedenlerden dolayı yerel mahkemece verilen davanın reddine dair kararın onanmasına fakat müvekkili lehine kötüniyet tazminatı talebin reddine dair kararın kaldırılmasına/düzeltilmesine/bozulmasına karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde arz ve izah olunan sebeplerden ötürü; icra takibine konu edilen senetlerle ilgili müvekkilinin davalıyla herhangi bir alacak-borç ilişkisi yahut ticari ilişkisi olmayıp; davalıya herhangi bir borcu söz konusu olmamakla, iş bu bedeli icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, icra tehdidi altında ödenen bu bedelin faiziyle birlikte tahsilini talep etmek zarureti doğduğunu, davalının istinaf taleplerinin reddini, haksız ve usulsüz Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2023 tarih, 2022/772 esas, 2023/1035 karar sayılı kararının duruşmalı olarak istinaf etmekle kararın kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu 1.068.912,81-TL'nin ticari faiziyle birlikte istirdadına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Müvekkil davalı tarafından davacı tarafa borç verilmiş ve verilen bu borç karşılığında da senet verilmiştir. Bahse konu senet üzeri doldurulmuş bir halde müvekkil davalıya davacı tarafından teslim edilmiştir. Davacının iddia edildiği gibi senet üzerinde ki yazıların sonradan doldurulduğu gerçek değildir. Bu durum bile davacının senedi müvekkile verirken kötüniyet ile hareket ettiğini göstermektedir. Hal böyle iken davacı tarafın aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi senedi zamanında ödemeyerek müvekkili zarara uğratan davacının KÖTÜNİYETLİ olduğunu açıkça göstermektedir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde belirttiği hususlar ile birlikte, yerel mahkemenin vermiş olduğu davanın reddine dair kararının onanmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddedilerek yerel mahkemece verilen davanın reddi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, İİK.72 mad gereği takipten sonra açılan menfi tespit, istirdat davasıdır.Davacı, icra takibine konu bononun boş olarak verildiğini, şirket kurulurken teminat amaçlı verildiğinden bahisle açılan menfi tespit-istirdat talebine ilişkindir.Davalı tarafından davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... E sayılı icra takip dosyasında 12.09.2011 tanzim tarihli, 06.11.2020 vade tarihli, 82.000 Euro bedelli nakden bono nedeniyle takip başlatılmış olduğu görülmüştür. Bononun davacı tarafından davalı lehine tanzim edildiği görülmüştür.Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu bononun anlaşmaya aykırı olduğunu, teminat vasfında olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince açığa imza atan sonucuna katlanır. Belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun davacı tarafından aynı kuvvetteki delillerle ispatlanması gerekir.Somut olayda imzası inkar edilmeyen bono takip konusu yapılmış olup, davacı taraf söz konusu senedin boş olarak verildiğini, teminat amaçlı verildiğini, takip yapılamayacağını ileri sürmüştür. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri de tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bononun teminat amacıyla düzenlendiği yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu hususun tanıkla ispatının mümkün olmadığı, kesin delille ispatı gerekirken davacının bunu ispat edemediği, ceza soruşturmasında resmi belgede sahtecilik suçundan takipsizlik kararı verildiği, davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmadığı, gözönüne alınarak bu durumda HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyla boş olarak verildiği veya anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunun kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı görülmekle davacının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. İİK.72/4 maddesi gereğince takip dosyasında alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olacak şekilde tedbir kararı verilmemiş olduğundan tazminat talebinin reddi kararı yerinde görülmüş, davalının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacının ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/11/2023 tarih ve 2022/772 E. . 2023/1035 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 427,60'ar TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı ve davalı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınistinafkötüniyeidelillerinnitelendirmederecesebepleriİstirdathukukisebeplerininkararınınkonusutaraflarınkayseriiddiamahkemesihükümsavunmalarının

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim