Kayseri BAM 6. HD 2024/376 E. 2024/487 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/376
2024/487
21 Şubat 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/376
KARAR NO: 2024/487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/10/2023
ESAS NO: 2021/935
KARAR NO: 2023/944
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/02/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:08/03/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih ve 2021/935 Esas 2023/944 Karar sayılı ilamına karşı ,davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ... 'in müflis kooperatifin üyesi olduğunu, davacıların da müteveffa ... 'in mirasçıları olduğunu, kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, üyeliğe ilişkin Kayseri 7. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı kura zaptının 55. sırasında (... ili ... ilçesi, 1. ... Mahallesi, ... ada ... parsel ... kat. ... numaralı bağımsız bölüm) dava konusu taşınmazın müteveffa ... 'e isabet ettiğini, dosyaya sunulan kesin maliyet tablosunda dava konusu dairenin davacıya tahsis edildiğinin anlaşılacağını, ancak davacının tescil talebinin kooperatifçe yerine getirilmediğini, dosyaya sunulan maliyet raporunda davacının 68.638,78TL ödeme yaptığının görüleceğini, davacının borcu olmadığı gibi alacaklı durumda olduğunu, davacının davalı kooperatife en çok aidat ödeyen üyeler arasında olduğunu, tapusunu alan ... ... , ... , ... , ... , ... , ... isimli üyelerin hesap ekstreleri ile adlarına isabet eden tapuların ne zaman devralındığı davalı kooperatife sorulduğunda davacı iddiasının sübuta ereceğini, önceki yönetimin basiretsiz ve adil olmayan tutumları nedeniyle 30.000 TL ödeme yapan üyenin tapu aldığını, ancak 70.000 TL üzerinde ödeme yapan üyenin tapu almadığını, Yargıtay 23. H.D.'nin içtihatlarına göre kooperatif ortakları parasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemiş olsalar dahi, eşitlik ilkesi gereğince ödemeleri yönünden aynı durumda olan ortaklara konut tahsisi gerekeceğini, davacının iflas idaresine müracaat ederek daire bedelinin kaydedilmesini talep ettiğini, ancak iflas idaresinin red kararı verdiğini, bu kararın 12.12.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının dava konusu daireye hak kazanmış olduğunu, Mahkemece tapu iptal ve tescile karar verilmemesi halinde daire bedeli üzerinden alacağın kaydedilmesi gerektiğini, yüksek mahkeme içtihatları doğrultusunda kendisine daire teslim edilemeyen üyeye ödenmesi gereken tazminatın hesabının kabul edilmesi gerektiğini belirterek öncelikle ... ili ... ilçesi, 1. ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ... kat ... numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline, tescil talebinin reddedilmesi halinde şimdilik 210.000 TL tazminat alacağının sıra cetveline eklenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
MÜFLİS KOOPERATİF İFLAS İDARESİ VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacının iflas dosyasına vermiş olduğu dilekçede 210.000 TL miktar yönünden iflas masasına alacak talebinde bulunduğunu, dilekçe ekinde herhangi bir belge bulunmadığını, ancak 2014 tarihli genel kurul kararı ve kesin maliyet ödemeleri sunulduğunda tapu tescil veya aidat iadesi hususlarının İİK m. 228 ve 236 uyarınca yeniden değerlendirilmek üzere reddine karar verildiğini, red kararının davacıya tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacının sıra cetveline itiraz davası açtığını, davacı alacağına dayanak olarak herhangi bir bilgi veya belge sunmadığını, iflas idaresinin vermiş olduğu kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisinin kooperatife üye olduğunu, edimlerini yerine getirdiğini, benzer üyelere taşınmazların devredildiğini belirterek taşınmazın tescilini olmadığı takdirde 210.000 TL sıra cetveline kaydını dilemiştir. Mahkememizin 2016/573 Esas ve 2017/888 Karar sayılı kesinlemiş ilamı ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .../Merkez Sicil numarasında kayıtlı davacı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin iflasına ve iflasının 13/11/2017 günü saat 09:46 itibarı ile açılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyamızda alınan bilirkişi raporu ve dava dilekçesi uyarınca davacıların murisinin davalı müflis kooperatifin üyesi olduğu ve dosyadaki maliyet raporuna göre kooperatife borçlu olduğu ve ödemelerin tam yapmadığı görülmüştür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2023 günlü 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamında; belirttiği üzere; '' ....1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesince bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' denmektedir. Anılan emsal ilam uyarınca kooperatif üyesinin taşınmazının değerinin iflas masasına kaydı mümkün alacak olmadığından davanın reddine..." dair karar verilmiştir.İş bu kararı davacılar vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Hükmün geçersiz olduğunu, bu hususun HMK 297 ye aykırılık teşkil ettiğini, kural olarak kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak üyesi olduğu kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiklerini, hiç bir edimin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu kanıtlaması gerektiğini, müvekkili kooperatife karşı bütün edimlerini yerine getirdiğini, kendisine bir daire tahsis edildiğini, yıllardır bu dairede oturduğunu, bu sebeple tapu iptali tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ret kararının gerekçesiz olduğunu, müvekkilinin kooperatife karşı hiç bir parasal hükümlülüğünün kalmadığını, müvekkilinin geçmişe etkili bir ayni hak talebinde bulunduğunu, bu nedenle tescil talebinde bulunamayacağına yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, müflis kooperatifin ağır kusuru nedeni ile müvekkiline dairesinin teslim edilse de tescil edilmediğini, diğer kooperatif ortaklarının müvekkilinden çok daha düşük bedel ödemesine rağmen tapularını aldıklarını, buna ilişkin değerlendirmenin bilirkişiler tarafından yapıldığını, iflas idaresinin yapması gereken hususun üyeler arasında eşitliğin sağlanması olduğunu, müvekkilinin kendisine çıkartılan maliyet hesabından daha fazla ödeme yapıldığını, ancak mahkemece aksi kanaatte ise tapu iptali ile tescil talebinin haklı görülmesi halinde müvekkilinin bakiye borcunu depo etmeye amade olduğunu, tüm bu nedenlerle kararı istinaf ettiklerini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacılar vekilinin istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle murisleri adına tahsis edildiğini iddia edilen davaya konu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili bunun mümkün olmaması halinde dava konusu müflis kooperatife ödenen bedelin iflas masasına alacak olarak kaydı istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 26/10/2023 tarih ve 2021/935E . 2023/944K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davacılardan alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafça peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacılardan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59