Kayseri BAM 6. HD 2024/432 E. 2024/478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/432
2024/478
21 Şubat 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/432
KARAR NO: 2024/478
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2023
ESAS NO: 2023/267
KARAR NO: 2023/1038
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/02/2024
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in, ... Yapı adı altında inşaat işiyle uğraştığını, davacının işletmesinde kullanmak amacıyla 01.10.2021 tarihinde davalı ... Şti.'den ... plakalı ... Kombi marka aracı satın aldığını, davacının aracı başladıktan sonra 04.10.2021 tarihinde aracın arızalandığını, davacının satın aldığı araçta gizli ayıp çıkması nedeniyle davalı şirkete Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/875 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, açılan davanın kabul edildiğini ve davacı lehine 28.192,42-TL tazminata hükmedildiğini, davalılardan söz konusu tutar 4.700,41-TL faizi ile birlikte 21.12.2022 tarihinde tahsil edildiğini, davacının temerrüt faiz miktarını da aşan zararı mevcut olduğunu belirterek davacının 100,00 TL munzam zararının inşaat malzeme fiyatları ve yapı yaklaşık birim maliyetleri dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesini ve dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, mahkeme aksi kanatte ise 100 TL munzam zararının denkleştirici adalet ilkesi gereği bilirkişi marifetiyle hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... davacı tarafından ileri sürülen, ülkemizdeki belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın (munzam) zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Zira ülkemizdeki belirli dönemlerde var olan ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının zararının varlığının ispatı değildir. Dolayısıyla ekonomik şartlar sebebiyle ortaya çıkan yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olumsuzluklar, bir karine olarak kabul edilip davacıyı, kendi somut durumuna özgü vakıalarla oluştuğu iddia olunan zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi davacıya bu yönde herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Hâl böyle olunca, TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Ancak mahkemece yapılan yargılama sırasında, davacı tarafından yukarıda belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun netleştirilip ileri sürülmediği genel anlamda yapılan ticari faaliyetle ilgili zarara uğradığı bu sebeple yasal çerçevede davanın ispatlanamadığı kanaatine varılarak karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstinafa başvuran davacı müvekkil ..., ... Yapı adı altında inşaat işiyle uğraştığını, müvekkil işletmesinde kullanmak amacıyla 01.10.2021 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'den ... plakalı ... Kombi marka aracı satın aldığını, müvekkil aracı kullanmaya başladıktan sonra 04.10.2021 tarihinde araç arızalandığını, müvekkilin satın aldığı araçta gizli ayıp çıkması nedeniyle davalı şirkete Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/875 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, açılan dava kabul edildiğini ve müvekkil lehine 28.192,42-TL tazminata hükmedildiğini, davalılardan söz konusu tutar 4.700,41-TL faizi ile birlikte 21.12.2022 tarihinde tahsil edildiğini, ancak müvekkilin zararı tahsil edilen faizden daha fazla olduğunu, müvekkil inşaat taşeronluğu işi yaptığını, bu kapsamda sıhhi tesisat, betonarme vb işler ve hatta zaman zaman anahtar teslimini de kapsayan birçok farklı hususta faaliyet gösterdiğini, bu nedenle sürekli olarak beton, inşaat demiri, çimento, tuğla, kereste vb. inşaat malzemeleri aldığını, müvekkil 04.10.2021 tarihinde gizli ayıp nedeniyle araçta meydana gelen arızadan dolayı inşaat malzemesi alımında kullanacağı para ile aracı tamir ettirmek zorunda kaldığını, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum, mevcut enflasyonda Türk parasının kıymetini yitirmesi gibi nedenlerle inşaat malzemesi fiyatları 3-4 katına çıktığını, dolayısıyla müvekkil davalılardan tahsil ettiği tutarla zararın meydana geldiği tarihte alabileceği inşaat malzemesini güncel ekonomide alamadığını, bu nedenle davacı müvekkilin temerrüt faiz miktarını da aşan zararı meydana geldiğini, TBK m.122 gereği müvekkilin zararının karşılanması gerektiğini, zira bu maddeye göre alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu, hükümden de anlaşılacağı üzere kusuru olmadığını ispat yükü borçluda olduğunu, davalı borçlu Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/875 E. Sayılı dosyasında hükmedilen borcunu 21.12.2022 tarihinde ödediğini, müvekkilin satın aldığı araç ise 04.10.2021 tarihinde arızalandığını, 29.10.2021 tarihinde araç tamir edilerek müvekkile fatura kesilmiş ve müvekkil ödeme yaptığını, davalı borçlu tarafından borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle müvekkil ticari işlerini yürütemediğini, ilk derece mahkemesine müvekkilin daha düşük fiyattan alabileceği ancak alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle daha yüksek fiyata aldığı inşaat malzemelerinin faturası sunulduğunu, ancak ilk derece mahkemesi söz konusu aşkın zarar talebimizi bu yönüyle incelemediği gibi eksik ve hatalı değerlendirme ile taleplerimizin soyut iddia boyutunda kaldığından bahisle davamızı reddettiğini, gerek Anayasa Mahkemesi'nin gerekse de Yargıtay'ın emsal teşkil eden kararlarından anlaşılacağı üzere para temettü getiren bir meta olduğu için borçlunun borcunu ödemekte temerrüde düşmesi halinde zaten zarar oluştuğunu, bu nedenle ek başka olayların ispatlanmasına gerek olmayıp, borçlunun kendi kusuru ile zamanında borcunu ödememesi ve paranın değerini kaybederek tahsil edilmesi ek zararın ispatı bakımından yeterli iken tarafımızca sunulan faturalar da dikkate alınmadan müvekkilin inşaat malzemeleri alırken ki zararına da hiç değinilmediğini, emsal teşkil eden Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere enflasyonist ortamda alacaklıların zararının her zaman temerrüt faiziyle giderilmesi mümkün olmadığını, bu halde gecikme halinde temerrüt faizini aşan zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca alacaklının munzam zararının somut olgularla ispat edilememesi nedenine dayanarak talebin reddedilmesi de hukuka uygun bulunmadığını, zira munzam zarar açısından borçlunun temerrüde düştüğü ve ödeme yaptığı tarihler arasındaki enflasyon artışı, döviz kuru vb unsurların dikkate alınması gerektiğini, müvekkilin almış olduğu araç 04.10.2021 tarihinde arıza verdiğini, müvekkil aracı tamir ettirdikten sonra 06.12.2021 tarihinde davalıya karşı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/875 E sayılı dava ikame ettiğini, mahkemenin müvekkil lehine hükmettiği alacak ise ancak 21.12.2022 tarihinde tahsil edilebildiğini, bu nedenle bu tarihler arasındaki enflasyon artışı gibi kriterler dikkate alınmadan sadece somut delil aranması hukuka aykırı olduğunu, zira en basit haliyle 04.10.2021 tarihinde usd efektif satış 8.8815 TL iken 21.12.2022 tarihinde 18.7048 TL olduğunu, döviz kurunun bu denli artışı dahi müvekkilin munzam zararın var olduğunu ortaya koyduğunu, Anayasa mahkemesi yapmış olduğu bireysel başvuru incelemelerinde temerrüt olgusunun gerçekleşmesi halinde başkaca bir ispat vasıtasına gerek olmaksızın munzam zararın meydana geleceği değerlendirmesinde bulunduğunu, zira özellikle borcun konusunu "paranın" oluşturması halinde ödemenin zamanında yapılmaması paranın temettü niteliğine zarar verdiğini, bu nedenle aşkın zararın karşılanmaması mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/267 E. 2023/1038 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, munzam zarar alacağının tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, yasal koşulların oluşmaması nedeniyle tazminat talebinin reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/11/2023 tarih ve 2023/267 E . 2023/1038 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59