Kayseri BAM 6. HD 2024/224 E. 2024/299 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/224
2024/299
1 Şubat 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/224
KARAR NO: 2024/299
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2023
NUMARASI: 2022/1175 E. 2023/999 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/02/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/11/2023 tarih ve 2022/1175 E - 2023/999 K kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... 'in Özel Güvenlik Görevlisi olarak ... tarihleri arasında Kayseri Şube Müdürlüğünde özel güvenlik işlerini yürüten çeşitli özel güvenlik şirketlerinde çalıştığını ve en son çalıştığı ... İş ortaklığı tarafından ... tarihinde iş akdinin feshedildiğini, ...'in kıdem,ihbar, fazla mesai, genel bayram tatili ve diğer işçilik alacakları tahsili talebiyle Bünyan Asliye Hukuk mahkemesinin 2016/273 esas sayılı dosyası ile davacı kurum aleyhine alacak davası açtığını, Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/273 esas, 2020/543 karar sayılı kararı ile karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2020/337 esas 2020/543 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddedildiğini, ... vekilince Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacı kurumca davacı kuruma yükletilen vekalet ücretini, stopaj kesintisini dosya hesabının tamamı İcra Müdürlüğü hesabına 20/01/2021 tarihinde yatırılarak dosyanın infaz edildiğini, davalı şirketlere yapılan yazılı bildirimlere rağmen işçilik alacakları olarak yapılan icra ödemesinden sorumlu oldukları parayı ödemediklerini, davacı kurum ile şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerine göre, davacı kurum bina ve eklentilerinin güvenlik hizmetleri için çalıştırılacak personelin tüm sorumluluğu firmaya ait olacak ve sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından İş Kanunu ve mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten şirketlerin sorumlu olacağı, tüm işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olacağı hususu sözleşmenin eki sayılan teknik, idari ve genel şartnamelerde belirtildiğini, ayrıca firmalara sözleşme gereğince ödenen sözleşme bedelinin içerisinde tüm işçilik alacaklarının da yer aldığını yine sözleşmelerde belirtildiğini, bu nedenle dava dışı ...'e ödenen işçilik alacaklarının davalı şirketlerle imzalanan sözleşmeler gereği ödeme tarihinden itibaren uygulanacak sözleşme faiziyle, faiz belirtilmeyen sözleşmelerde ticari faiziyle birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen rücuan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde yetkili yerin belirlendiğini, yetkili yer sözleşmesi yapıldığını, buna göre taraflar arasında çıkacak herhangi bir uyuşmazlıkta yetkili yer mahkemesi olarak Ankara mahkemeleri belirlendiğini, yetkisiz yerde açılan iş bu davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı dava dilekçesinde müvekkili şirketten talep ettiği ücretlerin hangi alacaklara ilişkin kısımlar olduğunu açıkladığını, müvekkili şirkete ilişkin talep sonuç kısmı belirsiz olduğundan davanın davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin davacıdan ihale ile iş aldığını, ihaleyi kazanan müvekkili şirket mevcut işçilerle çalışmaya devam ettiğini, ancak davacı, ihaleye çıktığı işçi sayısını zaman içerisinde düşürdüğünü, müvekkili şirket ve davacı arasında imzalanan sözleşmelerin ya da teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle müvekkili şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını,
ayrıca müvekkili şirket ihale ile iş aldığını ve ihale şartnamesinde yazmayan hiç bir kalemi işçilere ödemesi mümkün olmadığını, ihale makamı kıdem tazminatı yönünden müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle söz konusu alacağın ihale makamı olan davacı tarafından ödenmesinin gerektiğini, aksi durum ihale şartnamesine de aykırılık oluşturduğunu,
müvekkili şirketlerin davacıdan ihale ile iş aldığını, ihaleyi kazanan müvekkili şirketler mevcut işçilerle çalışmaya devam ettiğini, ancak davacı kurumun, ihaleye çıktığı işçi sayısını zaman içerisinde düşürdüğünü, ayrıca depolar kapandığı için de işçileri işe iade almakta mümkün olmadığını, müvekkili şirketin işçinin işten çıkarılması veyahut işe iade alınmamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ihale ile işçi sayısını azaltmakta ve depolarını kapattığını, bu durumdan müvekkili herhangi bir kusurunun olmadığını, bilirkişinin öncelikle kusur değerlendirmesi yapması gerektiğini, iş bu sebeplerle dosyanın kusur yönünden inceleme yapacak bilirkişiye gönderilmesini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce alınan 28/08/2023 tarihli raporda açıklanan bu hususlara riayet edilerek rapor düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde alt işverenin dava dışı işçiye ödenen tazminatın tamamından sorumlu olduğu, sözleşmede sorumluluğa ilişkin bir hüküm bulunması halinde bu düzenlemeye göre ve davalı alt işverenlerin sadece kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu oldukları da gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki sözleşmeler ve dava dışı işçiye ödenen işçi alacak ve tazminatları göz önünde bulundurularak açılan davanın kabulü ile davacı kurum tarafından dava dışı işçi ...'e ödenen 55.210,47-TL'nin alt işveren konumundaki davalılara, işçiyi çalıştırdıkları süre ile orantılı olarak payları oranında rücu edebileceği anlaşıldığından açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile; 30.658,87-TL'nin 20/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, 6.387,27-TL'nin 20/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 16.869,38-TL'nin 20/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1.294,95-TL'nin 20/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ...vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6552 Sayılı Kanun ile 4857 Sayılı İş Kanunu 112. maddesine eklenen fıkra ile Kamu İhale Kanunun 62. Maddesinin 1. Fıkrası (E) Bendi emredici nitelikte olup işçinin iş akdinin kıdem tazminatını ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi durumunda alacaklarından kamu kurumunun sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, işçinin kıdem tazminatının kim tarafından ödeneceğinin belirsizliği İş Kanunu 112. Madde kapsamında açıklığa kavuşturulduğunu, söz konusu madde kapsamında kıdem tazminatı ödemesinde kamu kurumlarının sorumlu olduğunun açıkça anlaşıldığını, yürürlükte olan madde emredici nitelikte olup, işçinin kıdem tazminatı kamu kurumu tarafından ödenmesi gerektiğini,Kamu İhale Tebliği'nin Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dahil olacak giderleri düzenleyen 78. maddesinde kıdem tazminatı ibaresinin kaldırılmasının da kanun koyucunun iradesinin kıdem tazminatından kamunun sorumlu tutulması yönünde olduğunu ortaya koyduğunu, dolayısıyla her ne kadar AYM tarafından m.112/6 iptal edilmiş olsa da hem Kamu İhale Tebliği 78.30'daki düzenleme, hem de İş Kanunu 112. maddesi gereğince kıdem tazminatından asıl sorumlunun asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları olduğu açık ve emredici olarak yasayla hüküm altına alınmış olduğu gözetilerek müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığının ortada olduğunu, kıdem tazminatından idarenin sorumlu olduğu ortada olup ödenen kıdem tazminatının rücuya konu edilmesinin mümkün olmadığını, ancak verilen kararda bilirkişi raporunun dikkate alındığını, bilirkişinin ise yaptığı incelemede bu hususu dikkate almadığını, davacı ile yapılan sözleşme içeriğinde alacak kalemlerinin müvekkiline rücu edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile TBK M. 167. gereği, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak davacı ile yarı oranda sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun gözetilmediğini, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farklardan ve tazminata esas bir aylık sürenin 35 gün olarak dikkate alınmasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun, yalnızca kendi dönemindeki son ücret üzerinden yapılacak hesaplama sonucunda ortaya konabileceğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1175 Esas, 2023/999 Karar numaralı ve 09.11.2023 tarihli kararının kaldırılmasını, akabinde esastan yapılacak yargılama neticesinde davanın müvekkili şirket bakımından reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, davacıya tahmilini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... 'nin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların tamamını reddettiklerini, mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini ve kararın doğru bir karar olduğunu, davalı şirketin söz konusu hükmedilen tutarın tamamından sorumlu olduğunu beyan ederek davalı tarafından sunulan istinaf dilekçelerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı dava dışı işçiye ödenen kıdem ihbar tazminatları ve ferilerinin tahsili amacıyla eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.(23. HD 2019/2339 Esas 2021/225 karar,: 2019/2341 Esas 2021/197 Karar)
Öte yandan davalı iş verenin dava açılmadan önce temerrüde düşmediği, açılan rücuen tazminat davasıyla temerrüde düştüğü göz önünde bulundurulmalıdır. (23. Hukuk Dairesi 2017/2165 Esas 2020/3172 Karar 6. Hukuk Dairesi 2021/748 Esas 2021/1046 Karar)
Davalı yüklenici tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayılmaktadır. Ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesine göre avans oranında faiz istenebilecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/2067 Esas, 2022/2176 Karar ; 2021/2179 Esas, 2022/2226 Karar)
Dava dışı işçi tarafından davacı ve davalı aleyhine Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/273 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı yapılan yargılama sonucu mahkemece 2016/273 Esas 2018/150 Karar sayılı ilam ile davacı işli lehine 21.075,55 TL kıdem tazminatı 4.052 ,72 TL ihbar tazminatına hükm edildiği kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 29. Hukuk Dairesinin 2020/337 Esas 2020/543 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği dava dışı işçi tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin 2021/953 Esas sayılı dosyasında ilamın icraya konulduğu, davacı tarafından icra dosyasına 20.01.2021 tarihinde 55.210 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Dava dışı işçinin davacı kurum hakkında 20.848,10 TL kıdem tazminatı 3.324,05 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 47.595,28 TL talep ettiği görülmüştür.
Dava dışı işçinin davalı ... nde 01.01.2007 -01.10.2011 tarihleri arasında çalıştığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı ... Şirketi son iş veren olmayıp ihbar tazminatından sorumlu olmayacağı gibi işçiye ödenen kıdem tazminatı ve ferileri yönünden de işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak sorumlu olacaktır.
Mahkemece aldırılan raporun yukarıda belirtilen Yargıtay kararları doğrultusunda hazırlanmadığı sabit olup bu durumda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi amacıyla davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/11/2023 tarih ve 2022/1175 E . 2023/999 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
İstinaf eden Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve isitnaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 01/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20