Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/2129
2024/1972
16 Ekim 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2129
KARAR NO: 2024/1972
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/09/2024 ARA KARAR
ESAS NO: 2024/561
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 16/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/10/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/09/2024 tarih ve 2024/561 E - sayalı ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacının İlk Derece Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle Davalı alacaklı, müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı borcun bulunmadığı Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/640 E. Sayılı ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/472 D.İş dosyası ile tespit edildiğini, mahkemenizce de tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkil şirkete iadesi için iş bu davayı açtıklarını, müvekkili şirket aleyhine, Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile Türkiye İş Bankası ... tarih ve 259.000,00 TL bedelli çeke ilişkin Kambiyo senetlerine özgü icra takibi yoluyla haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, bu takibe karşı taraflarınca KAyseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/326 E. Sayılı Dosya ile borca ve imzaya itiraz davası açıldığını ve borca itirazlarının kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğini, davalı alacaklının , müvekkili şirket aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı geçerli olmayan çeke dayalı olan sözde alacağı için kötü niyetle icra takibi başlattığını, haksız ve dayanaksız olarak tanzim olunan ödeme emrine, süresi içerisinde borca ve imzaya itiraz davası açıldığını, tedbir kararı verilmemesi sebebiyle dosya borcu haciz tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak borcun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla ödendiğini, davalının , davacı müvekkili şirketten sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, somut olayda, alacaklının 07.8.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde; takibe konu çekteki imzaların,... tarafından imzalandığını beyan ettiği ve dosyada mübrez ... ticaret sicil müdürlüğü’nün kayıtlarına göre, adı geçenin şirketi temsile yetkili olmadığı görüldüğünü, mahkemece imza incelemesi yapılması gerektiğini, mahkemece, alacaklının takip konusu çekteki imzaların borçlu şirket yetkilisi olmayan kişiye ait olduğu yönündeki beyanı nazara alınarak, imza incelemesi yapılmaksızın imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve imza incelemesi yapılmadan sonuca gidilmesi gerektiğinden," şeklinde karar verildiğini, ticaret sicil kayıtlarında ...'in şirketi temsile yetkili olmadığı açık olup, davalarının kabulü ile müvekkil şirketin borçlu olmadığı halde ödediği bedelin iadesini talep etiklerini ,yukarıda arz ve izah edildiği üzere, 25/06/2023 tarihli çek, müvekkil şirketin yetkisi sona eren ... tarafından verildiği açıktır. Yetkisiz temsilci tarafından verilen çeke karşı müvekkil şirkete müracaat etme hakkı bulunmamasına rağmen müvekkil şirkete, takip başlatılması, müvekkil şirket aleyhinde haciz işlemleri yapılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi açıkça hukuka aykırıdır. Çek üzerindeki imzanın müvekkil şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığına da resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, itirazları doğrultusunda icra takibinin durdurulmasına ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini iş bu dava neticesinde de haksız ve mesnetsiz olarak ödenmek zorunda kalan bedelin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, çekin ileri vade tarihli verildiği düşünüldüğün de dahi, müvekkili şirketin , ... tarih ve ...sayılı ticaret sicil gazetesi ile ... ve...'in müştereken temsile yetkili olduğu tescil ve ilan edildiğini, ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiğini
çift imza bulunması gerekirken tek imza bulunduğunu basiretli tacir olarak alacaklının, müvekkili şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiğini bilecek durumda olması gerektiğini, yetkisiz temsilci tarafından imza edilmiş çeke dayanılarak hukuka aykırı olarak başlatılan takibin durdurulduğunu, Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/326 E. Sayılı Dosyası ile davalının müvekkil şirketten iddia olunan çeke dayanan bir alacağı olmadığının , tespit edildiğini ve hüküm altına alındığını Bu doğrultuda Kayseri Genel İcra Dairesi ... e. sayılı dosyasından dolayı haksız olarak ödenen 306.578,00 TL’nin, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkiline geri ödenmesi gerektiğini, açıklanan ve Mahkemenizce re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle, Müvekkili Şirketin ...A.Ş'nin, davalı Alacaklıya Borçlu bulunmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Dairesi... E. Sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı2.073.123,09 TL ’nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödeme tarihi olan 13/07/2023 Tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 04/09/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak ihtiyati haciz kararı alınmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, bu takibe karşı Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/640 Esas sayılı dosya ile borca ve imzaya itiraz davası açıldığını ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/472 D.iş sayılı ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, borca itirazlarının kabul edilerek takibin iptaline ve ihtiyati haciz itirazlarının kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, davalı alacaklarının müvekkili şirket aleyhine çeke dayalı olarak kötü niyetle icra takibi başlattığını, süresi içerisinde borca ve imzaya itiraz edilerek dava açıldığını, işbu davada tedbir kararı verilmemesi sebebiyle dosya borcunun haciz tehdidi altında kabul anlamına gelmemek kaydı ile itirazi kayıtlı olarak ödendiğini, müvekkili şirketin ... tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesi ile müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiğini, ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile ...'nün münferiden temsile yetkili tek kişi olduğunu takibe konu çekte tek imza bulunması ya da yetkisiz temsilci imzası nedeniyle müvekkili şirketin anılan çek nedeniyle sorumluluğun bulunmadığını ve müvekkili şirketin davalıya borcunun bulunmadığını, ayrıca davalı şirketin tasfiye aşamasına girdiğini ve tasfiye ilişkin olarak bildirimi de Ticaret Siciline bildirdiğini, şirketin malvarlığının tasfiye edilmesinin borcun tahsilinde zorluklar çıkarabileceğini belirterek, tasfiye işlemlerini takip etmeye yetkili tasfiye memurunun dosyaya taraf olarak eklenmesini, davalı tarafça mal kaçırma cihetinde mal kaçırmasına meydan vermemek amacıyla teminatsız olarak veya makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasına talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; Davacı vekili, davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de, eldeki dava alacak davası olup, davalı şirketin tüzel kişiliği, yapısı ve tasfiye işlemlerinin bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, uyuşmazlık konusu olmayan mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından talep etmiş oldukları ihtiyati tedbir talebine karar verildiğini , yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı usule, yasaya ve Yargıtay’ın müstekar içtihatlarına aykırı olduğunu iş bu kararın kaldırılması ve talepleri doğrultusunda davalı şirket menkul ve gayrimenkulleri hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin fazlasıyla mağdur olduğunu, davalının ticari faaliyet gösteren bir firma olması ve yerel mahkeme de yürütülecek olan yargılamanın hemen sonuçlanmayacak olması tarafımızca ihtiyati tedbir talep edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, yürütülen yargılama sonuçlanıncaya kadar, davalı mal varlıklarını elinden çıkarttığını, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme davalı şirketin tasfiyesi, şirket mal varlıklarını kaçırması vs. gibi durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle Yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi son derece hatalı olmakla birlikte yerel mahkemenin iş bu ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının bozularak kaldırılması gerektiğini, buna rağmen Müvekkili şirket alacaklarını akamete uğratmak maksadıyla tasfiye aşamasına giren davalı şirketin malvarlıklarına ihtiyati tedbir kararının uygulanması ve mezkur uyuşmazlık nihayete ulaşana kadar davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zaruretlerinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenlere dayanılarak karşı taraf şirketçe mal kaçırma cihetinde mal kaçırmasına meydan vermemek amacıyla açılmış ve görülmekte olan mahkemeniz dosyası sonuna kadar teminatsız olarak veya sayın ... ταkdir edeceği makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı kalmak kayıt ve şartıyla, telafisi güç ve imkansız zararlara uğramamak adına; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/561 Esas sayılı dosya kapsamında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının bozularak kaldırılmasına, öncelikle davalı şirketin yetkilisi ...'ın üzerine kayıtlı şirketlerin ilgili kurumlara müzekkere yazılarak araştırılmasına, karşı taraf şirketçe mal kaçırma cihetinde mal kaçırmasına meydan vermemek amacıyla açılmış ve görülmekte olan mahkemeniz dosyası sonuna kadar teminatsız olarak veya sayın...ταkdir edeceği makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine ve davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, tasfiye işlemlerini takip etmeye yetkili tasfiye memurunun dosyaya taraf olarak eklenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Derdest dava "... Kayseri Genel İcra Dairesi... E. Sayılı dosyasından dolayı haksız olarak ödenen 2.073.123,09 TL’nin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkile geri ödenmesi ..." talebine ilişkindir.
Davacı vekili 04/09/2024 tarihli dilekçe ile, davalı tarafın mal kaçırma cihetinde olduğundan buna meydan vermemek amacıyla davanın sonuna kadar, teminatsız ya da uygun teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasını , tasfiye memurunun dosyaya taraf olarak eklenmesini istemiştir. Mahkeme 05/09/2024 tarihli gerekçeli ara karar ile, HMK 389 maddesi gereğince aranan yasal koşuları bulunmadığından bahisle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili bu ara kararı süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde, davacı vekilince istenen söz konusu ihtiyati tedbirin kabulü için HMK 389 v.d. Maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların , bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen ara kararı ile davacı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve mevut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı ara kararının hukuka uygun olduğu bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/09/2024 tarih ve 2024/561 E . sayılı ara kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yapılacak yargılama sonunda verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15