Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1962
2024/1912
10 Ekim 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1962
KARAR NO: 2024/1912
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2024
ESAS NO: 2023/93
KARAR NO: 2024/341
Asıl dava bilgileri :
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Birleşen dosya Bilgileri: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/171 - 2023/81 E-K
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/10/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/03/2024 tarih ve 2023/93 E - 2024/341 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Kayseri İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, müvekkili ...'in tacir olmadığını, diğer müvekkili ... Ltd. Şti.'nin ise şirket merkezinin Uşak ilinde olduğunu, davalı (alacaklı) ...'ın tacir olmadığını, dolayısı ile taraflar arasındaki bono üzerine yazılı yetki anlaşmasının geçerli olmadığını, yetkili icra dairesinin borçluların ikametgahı adresi olan Uşak İcra daireleri olduğunu, bu yönden takibin iptal edilmesi gerektiğini, davalı ... Limited Şirketinin yetkilisi olduğunu, müvekkiline ait şirketin ise Uşak'ta sürücü kursu olarak faaliyet gösterdiğini, Uşak'ta faaliyet gösteren sürücü kurslarının bir araya gelerek davalı ...'a ait ... Limited Şirketi ile bir protokol yaptıklarını, protokolün konusunun sözleşmeye taraf olan sürücü kurslarının aralarında kurs ücreti fiyatı belirlemesi ve bu fiyattan aşağı hizmet satmamak şeklinde rekabet yasağına ilişkin olduğunu, protokolün 10/a,b,c maddesine göre eğer sürücü kursları sözleşmeye aykırı ederse ilk ihlalden başlayarak 25.000,00-TL, 35.000,00-TL ve 50.000,00-TL cezai şart ödeyeceğini, bu cezai şartlar için alacaklı kısmının boş olduğu olduğu bonolar verildiğini, müvekkilinin de bonoları imzalayarak davalı ...'a verdiğini, protokolün sözde "denetleyicisi" olarak tarafı olan ... şirketinin sahibi davalı ..'nun müvekkilini arayarak şirket kayıtlarını ve kursiyerlerin şahsi bilgilerini talep ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine sözleşmeden çıkmak istediğini ve kursiyerlerin kişisel bilgilerini veremeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı ...'ın bononun alacaklı kısmına kendi adını soyadını yazarak bonoya ilişkin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/31 D.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alarak Kayseri Genel İcra Dairesi ...esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, müvekkilinin kurs araçlarında ihtiyati haciz ve yakalama kararı bulunduğunu, tüm direksiyon eğitimlerinin durduğunu, müvekkillerinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığından bahisle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin teminatsız ya da uygun görülecek teminatla durdurulması ve depo edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takibinde Uşak icra dairelerinin yetkili olması sebebi ile davanın yetki yönünden kabulü ile yetkisiz icra dairesinde açılan dava konusu takibin iptaline, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacılar tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, takip çıkışının 27.988,72-TL olduğunu, bu bedel üzerinden harcın tamamlatılması gerektiğini, eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini, davacıların icra dairesinin yetkisine itirazını icra hukuk mahkemelerine yapması gerektiğini, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağından bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabileceğini, düzenleme yeri Kayseri olan kambiyo senedinden kaynaklı alacak için yetkili olan Kayseri Genel İcra Dairesi'nde icra takibi başlattıklarını, senet üzerinde teminat senedi olduğuna veya cezai şartı teminen verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davacının müvekkiline borcunun bulunduğunu, müvekkilinin alacağına karşılık kendisine senet verildiğini, herhangi bir sözleşmeye istinaden teminat mahiyetinde senet alınmasının söz konusu olmadığını, senedin altındaki imzanın borçluya ait olduğunu, borçlunun imzanın kendisine ait olmadığına dair bir itirazı bulunmadığını, davacıların borçlu olmadığını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ayrıca Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/93 Esas sayılı dosyasında icra takibine ilişkin menfi tespit davası açıldığı, derdest olan dosyanın dava dilekçesinde bu davaya konu 35.000,00-TL bedelli bononun Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibine konulduğu, bu bononun dava dilekçesinde bahsi geçen aynı protokole ilişkin verildiği, bu sebeple tarafları ve konusu aynı olan iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...aslı ve birleşen dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine ilişkin olduğuna göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ve yukarıdaki açıklamaların ışığında ele alınması gerekir. Yukarıda da ifade edildiği üzere bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir. Dava konusu bonoların teminat senedi olarak verildiğine ilişkin gerek senetler üzerinde gerekse senetlerle ilintili başkaca evrak üzerinde herhangi bir belirleme yapılmamış, bu yönde bir delil davacı yanca sunulamamıştır. Yine davacı yanca bir kısım mail yazışmaları sunulmuş ise de yazışma içeriklerinde davacının davasını ispata elverişli bir beyan bulunmadığı gibi ilgili yazışmaların kimler arasında yapıldığı hususu da belli değildir. Davacı tarafın delil olarak dayandığı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/13680 soruşturma sayılı dosyasında 27/03/2023 tarihinde hukuki ihtilaf bulunması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup Uşak ilinde yürütülmekte olan soruşturma dosyasının numarası ise davacı tarafça bildirilmemiştir. 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda bonoların davalının kurucusu olduğu ... şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır. Bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiği anlaşılmakla dava konusu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı ispatlanamamış olmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı asıl ve birleşen dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığından yemine başvurma hakkı hatırlatılmamıştır. İİK'nun 72/4. maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde ve İİK'nun 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davacı borçluarın talepleri yönünden dava davalı alacaklı lehine sonuçlandığı, mahkememizce dava yanın talebi üzerine asıl davada 24/01/2023 tarihli ara kararı ile, birleşen davada ise 20/02/2023 tarihli ara karar ile icra veznesine girecek paranın takip alacaklısına ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği ve infaz edildiği, bu nedenle davalı alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararları nedeniyle tazminat isteminde haklı olduğu değerlendirilerek İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmiştir. son olarak davalı yanca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de davacının açmış olduğu davaları kötü niyetle açmış bulunduğu yönünde ayrıca bir delil sunulamadığından şartları oluşmamakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. A-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; Davanın REDDİNE, İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca 25.000,00-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/171 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; Davanın REDDİNE, İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca 35.000,00-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava sebeplerine ilişkin hiç bir araştırma yapılmadığını, delillerin toplanmadığını, dava dilekçesinde yazılan hususların nazara alınmadığını, bu bonoların tanzim sebebi olan tekel anlaşmasına ilişkin rekabet kurumuca yapılan araştırmaların neticesi beklenmesi gerektiğini, Kayseri ve Uşak Cumhuriyet Başsavcılığındaki soruşturmaların neticeleri beklenmediğini, nitekim bu bonoların davalı tarafından icraya konulmasının suç teşkil ettiği iddianın mevcut olduğunu, davalı alacaklı ..., ... Limited Şirketinin yetkilisi olduğunu, müvekkili ..., diğer davacı müvekkil şirket ... Limited Şirketinin yetkilisi olduğunu, bu şirket Uşak'ta sürücü kursu olarak faaliyet gösterdiğini, Uşak'ta faaliyet gösteren sürücü kursları bir araya gelerek davalı ...'a ait ... Limited Şirketi ile bir protokol yaptıklarını, protokolün konusu özetle sözleşmeye taraf olan sürücü kurslarının aralarında kurs ücreti fiyatı belirlemesi ve bu fiyattan aşağı hizmet satmamak şeklinde rekabet yasağı olduğunu, sürücü kursları arasındaki bu rekabet etmeme sözleşmesinin "denetleyicisi" de davalı ...'ın şirketi olan ... Limited Şirketidir. Protokolün 10/a,b,c maddesine göre de eğer sürücü kursları sözleşmeye aykırı ederse ilk ihlalden başlayarak 25.000 TL; 35.000 TL ve 50.000 TL cezai şart ödeyeceğini, bu cezai şart da sözleşmeye göre davalının şirketi olan ... Limited Şirketine ödeneceğini, bu cezai şartlar için de alacaklı kısmının boş olduğu olduğu bonolar verildiğini, müvekkil şirket de alacaklı kısmının boş olduğu 25.000 TL; 35.000 TL ve 50.000 TL bedelli bonoları imzalayarak ...şirketine yani davalı ...'a verdiğini, bu protokolün sözde "denetleyicisi" olarak tarafı olan ... şirketinin sahibi davalı ..., bir süre önce müvekkilimi aradığını, sözde denetleme yapmak için müvekkilinin şirket kayıtlarını talep ettiğini, ancak müvekkilinden kursiyerlerin ad soyad TCKN, telefon numarası gibi şahsi bilgilerini talep ettiğini, müvekkilinin, bu protokolde rekabet kanununa ve KVKK'ye de aykırılık gördüğü için sözleşmeden çıkmak istemiş ve kursiyer bilgilerini vermeyi reddettiğini, bunu da sözleşmenin tüm taraflarına ilettiğini, müvekkilinin bunların kişisel veri olduğunu, paylaşmasının yasaya aykırı olduğunu ayrıca bu sözleşmenin Rekabet Yasasına da aykırı olduğunu, sözleşmeden çıkmak istediğini söylemesi ve kişisel verileri paylaşmaması üzerine davalı ... müvekkilimi arayarak "elimde bonon var, alacaklı kısmına şahsi adımı yazarım, hiçbir dava ile falan borcun olmadığını ispat edemezsin, sürücü kursu araçlarına ihtiyati hacizle yakalama yazarım" şeklinde konuştuğunu, müvekkilinin, şirketinden talep edilenlerin yasaya aykırı olduğunu beyan etmesi üzerine de DAVALI ..., tıpkı söylediği gibi bononun alacaklı kısmına kendi adını soyadını yazarak bonoya ilişkin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/31 D iş sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı alarak Kayseri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan icra takibi yaptığını, yine benzer şekilde bonoyla Kayseri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan icra takibi yaptığını, bu icra takipleri davaya konu olan icra takipleri olduğunu, müvekkillerinin, davalıya hiçbir borcu olmadığını, borçlu olmalarını gerektirecek bir sebep de olmadığını, her ne kadar bonolarda mücerretlik ilkesi mevcutsa da bononun anlaşmaya ve hukukun emredici kaidelerine aykırı düzenlenmesi söz konusu olduğu için davamızın kabulü ile takibin iptali gerektiğini, ilk olarak senetler anlaşmaya göre... şirketine verilmiş ancak alacaklı kısmı sözleşmeye aykırı olarak ... olarak doldurulduğunu, mücerretlik ilkesi bu bonoda uygulanamayacağını çünkü taraflar arasında yapılan sözleşme ile bu bono şarta ve sebebe bağlandığını, TTK açık hükümleri gereği şarta dayalı olarak verilen bonolar bono vasfı taşımadığını, bu bononun da bir sözleşmeyle bağlı şarta dayalı olarak verildiği dava dilekçesi ekindeki protokolden belli olduğunu, ancak bono sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunu, kaldı ki bononun temelindeki sözleşme de yasaların emredici hükümlerine aykırı olduğu için batıl olduğunu, bu davada müvekkilinin borçlu olmadığını her türlü delille ispatlanabileceğini, yargılamada asıl olan alacaklı tarafın müvekkilinden bir alacağı olduğunu ispatlaması gerektiğini, ancak davacının davalıya hiçbir şekilde borcu, aralarında ticari ilişki, alacak verecek akdi olmadığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E. 2023/93 K. 2024/341 sayılı kararın kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ya da davanın kabulüne karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahalli ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacıların istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/93 E. 2024/341 Karar sayılı dosyasında verilen usul ve yasaya uygun kararının onanmasına, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine, kötüniyetle istinafa başvuran karşı tarafın 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine, hak kaybına ve gecikmeye mahal vermemek adına dosyanın incelenmek üzere istinaf mercine ivedi olarak gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Asıl ve birleşen dava, kambiyo senedinden (bono) kaynaklı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Asıl davada davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
25.000,00 TL alacak miktarı üzerinden dava açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine kararı verildiği görülmüştür. Davacı işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/reddedilen dava değerinin 25.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.
... tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 27/03/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL’dir.
Dolayısıyla davanın davacısının istinaf talebine konu olan işbu nihai karar/reddedilen karar miktarı itibariyle 28.250,00 TL nin altında olduğundan karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.”
Davacı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen asıl davadaki karara ilişkin reddedilen dava değerinin ise 25.000,00 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 (yirmisekizbinikiyüzelli) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf ettiği asıl davaya ilişkin verilen karardaki dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçesinin/talebinin HMK 341/2-4 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davaya konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının birleşen davayla ilgili verilen karar hakkındaki istinaf başvurusunun ise HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)Asıl davada davacının istinafı yönünden;
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/03/2024 tarih ve 2023/93 E - 2024/341 K sayılı nihai kararının ASIL DAVA YÖNÜNDEN Davacı vekilinin istinafa konu dava değerinin karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
-
İstinaf eden davacının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
B)Birleşen davada davacının istinafı yönünden;
-
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/03/2024 tarih ve 2023/93 E . 2024/341 K sayılı nihai kararının BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15