SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1749

Karar No

2024/1909

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1749

KARAR NO: 2024/1909

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/05/2024

ESAS NO: 2024/117

KARAR NO: 2024/488

DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 11/10/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/05/2024 tarih ve 2024/117 E - 2024/488 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı ...'in babası davacı kooperatif üyesiyken 10/02/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliğini davalı ...'e devrettiğini, davacı kooperatif de 02/07/2022 tarihinde ilgili daireyi ferdileşme işlemi kapsamında davalı ...'e devrettiğini, davacı yönetim kurulunun devir kararından itibaren kooperatif genel kuruluna davalı ...'in üyesi olarak çağrıldığını, 050/05/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 8.maddesinde ortaklar arasında eşitlik ilkesinin sağlama amacıyla ortakların ödemelerinin 125.000,00 TL olarak eşitlenmesinin kabul edildiğini, aynı karara göre yıllık yüzde 18 faiz uygulanacağı kararının alındığını, kararın davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalının borcunu genel kurulun 8. Maddesinde belirtildiği gibi yapılandırmadığından bahisle davalının borcunun muacel hale geldiğini, davacı kooperatif genel kurul tutanaklarında sabit fiyat peşin ödeme sisteminin olmadığını, davacı kooperafin 05/05/2019 tarihli gelen kurulunda alınan 8 numaralı karar gereğince daha önce bir başka üyeye karşı icra takibini yaptığını ve bu icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davasını açtıklarını, davanın haklı bulunduğunu, Kayseri Bölge Adliyesi 6. Hukuk Dairesi'nince kabul kararının verildiğini, 2020/1020 Esas ve 2020/1250 Karar sayılı ilamla kesinleştiğini, buna benzer bir çok örnek karar verebileceklerini, bu bakımdan kooperatif hesapları incelendiğinde davalının yapmış olduğu ödemeler düşüldükten sonra kooperatife olan toplam ana borcunun bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini talep ettiği, Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/86558 arabuluculuk numaralı son tutanağında davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, kooperatif alacağının muacceliyet tarihi olan 31/05/2019 tarihinden itibaren alacağının arabuluculuk başvurusu tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, davalının kooperatif üyesi olmadığından aidat borcundan sorumlu tutulamayacağını, kooperatif ortaklık devrinin usul ve esasları 1168 kooperatif Kanununda ve Kooperatif Ana Sözleşmesinde açıkça düzenlendiğini, Ortaklığın devrinin yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10. Maddesindeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredebileceği şeklinde bir düzenlemenin olduğunu, kooperatif ortaklık devri için ortak olmak isteyen gerçek ya da tüzel kişilerin kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurmaları gerektiğini, devreden ve devralan arasında yapılan devir sözleşmesi ve devir iradesinin de yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna bildirilmesi gerektiğini, davacı kooperatifin mahkemeye sunduğu yönetim kurulu kararı olduğu belirtilen 10/02/2012 tarihli kooperatifin tek taraflı irade beyanından oluşan ıslak imzasız, okunaksız evrakın müvekkile üyelik devri yapıldığına ilişkin beyanın hukuken mümkün olamayacağını, davacı tarafın yazılı delille ispat etmesi gerektiği, taşınmazı üyelik olmadan satın alan davalının Kooperatifler Kanunu ve Ana sözleşme gereğince davacı kooperatif üyeliğinin olmadığı ve üyelik devrini gösterir yazılı bir devir sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenlerle kooperatif üyeliği bulunmayan davalının ortaklıktan kaynaklanan parasal yükümlülüklerden davaya konu edilen aidatlardan kooperatif ya da kooperatif üyelerinin herhangi bir borcundan sorumlu olmayacağını, bu hususun kooperatif genel kurulu tutanaklarının bilirkişi tarafından inceleme yapıldıktan sonra da anlaşılacağını, davacı kooperatifin haksız yere açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda alının 27/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; derdest davada alacağın dayanağı olarak 05/05/2019 tarihli genel kurul kararı gösterildiği, söz konusu genel kurulda üye ödemelerinin 125.000,00-TL'ye eşitlenmesi kararı alındığı, eşitleme kararı incelendiğinde bunu inşaat finansmanı ve yönetim giderlerinin karşılanması amacıyla alınan bir karar olarak değerlendirildiği, dava tarihinden sonra 04/04/2022 tarihinde davacı kooperatif yönetimince belirlenen teknik heyetçe kesin maliyet çalışması yapılmış ve Kayseri 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numarası ile imzaların doğruluğu tasdik edildiği, konutların yapılarak teslim edildiği, davacı kooperatifin kesin maliyet çalışmasında davalının yaptığı ödeme 81.350,00-TL endekslenerek 243.436,31-TL olarak dikkate alındığı, kesin maliyet çalışmasında davalının ödediği tutarın 81.350,00-TL olarak hesaplamaya dahil edildiği için zaten davacının aidat alacaklarının ortadan kalkmış olduğu, yapılan ödemelerin kesin maliyet çalışmasında endekslenerek nihai borç çıkarıldığı, bu bakımdan davacının davalıdan kesin maliyet çalışması doğrultusunda talepte bulunması gerektiğinin değerlendirildiği şeklinde görüş beyan edilmiştir. Bilirkişi ek raporundan anlaşıldığı üzere genel kurulda ödemelerin eşitlemesine ilişkin alınan kararın inşaat finansmanı ve yönetim giderlerinin karşılanması amacıyla alınan karar olduğu,dava tarihi itibariyle davalının ödemesi gereken tutarın bilirkişi kök raporunda belirlendiği üzere 43.650 TL olarak hesap edildiği,her ne kadar bilirkişi ek raporunda dava tarihinden sonra 04/04/2022 tarihinde davacı kooperatif yönetimince belirlenen teknik heyetçe kesin maliyet çalışması yapılmış ve davalının ödediği tutar 81.350,00-TL olarak hesaplamaya dahil edildiği için davacının aidat alacaklarının ortadan kalkmış olduğu belirtilmişse de dava tarihi itibariyle 05/05/2019 tarihli genel kurulda alınan karar gereği davacının alacaklı olduğu ve dava tarihinden sonra kesin maliyet hesabı yapılmasının bu alacağı ortadan kaldıracağına dair yasal dayanak bulunmadığından bilirkişi raporunun bu yönüne itibar edilmeyerek, kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam edeceği, inşaat finansmanı ve yönetim giderlerinden sorumlu olacağı değerlendirildiğinden davanın kabulüne yönelik aşağıdaki karar verilmiştir. Davanın KABULÜ ile; 43.650,00-TL' nin 01/06/2019 tarihi itibariyle işleyecek yıllık %18 (aylık %1,5) oranında gecikme faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerek bozma ilamı doğrultusunda aldırılan 27/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, gerekse davacı tarafın yazılı ve sözlü beyanları ile sabit olduğu üzere dava konusu alacak aidat alacağı olup davacı kooperatifçe dava açıldığı tarihten sonra yapılan 04/04/2022 tarihli kesin maliyet çalışması ile aidat alacağı ortadan kalktığını, kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararları incelendiğinde genel kurulda alınan kararların inşaat finansmanı ve yönetim giderlerinin karşılanması amacıyla alınmış aidat kararı olduğu değerlendirildiğini, ayrıca davacı kooperatifçe kesin maliyet çalışması genel kurul tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra 04/04/2022 tarihinde yapıldığı ve kesin maliyet çalışmasında eksik veya fazla ödemesi olan üyelerin yaptıkları tüm ödemeler hesaplamaya tabi tutulmakta ve belirli bir tarihe taşınarak hesap kesimi yapıldığından ve nihai borç çıkarıldığından kesin maliyet çalışması ile aidat alacaklarının ortadan kalktığı belirtildiğini, müvekkilin, davacı kooperatife herhangi bir üyeliği ve ortaklığı bulunmadığından ortaklıktan kaynaklanan parasal yükümlülüklerden ve diğer ortakların borçlarından doğan herhangi bir sorumluluğu da söz konusu olmadığını, müvekkil dava konusu konutu devralırken kooperatif üyesi olma iradesi ile değil, yalnızca konut satın alma iradesi ile hareket ettiğini, davacı kooperatife yönelik herhangi bir üyelik başvurusunda bulunmadığını, yalnızca satış bedeli ödemesi yaparak konutun tapusunu aldığını, bu kapsamda davacı kooperatife yönelik üyelik iradesi taşımayan müvekkilin devraldığı taşınmazın tapu kayıtlarında ferdileştirme ibaresinin yer alması kooperatif üyeliğinin varlığını kanıtladığı düşünülemeyeceğini, nitekim kooperatif ortaklığına girme şartlarına ilişkin hükümde aranan yazılı üyelik başvurusunun bulunmaması müvekkile yönelik iddiaların asılsız olduğunun açıkça ispatı olup davanın reddi gerektiğini, müvekkilin davacı kooperatifin üyesi olduğunun kabulüne ilişkin geçerli bir üyelik devri söz konusu olmadığını, söz konusu hüküm gereği usul ve yasaya uygun bir kooperatif üyeliği devri için devreden ve devralan kişilerin bu iradeleri doğtultusunda yazılı bir sözleşme yapmaları, devralan tarafın kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiğini yazılı olarak belirtmesi ve ardından bu yazılı sözleşme ile birlikte devir iradelerinin yine yazılı olarak yönetim kuruluna ibraz edilmesi gerektiğini, ancak uyuşmazlık konusu olayda taraflar arasında yapılan yazılı bir devir sözleşmesi bulunmadığı gibi kooperatif yönetim kuruluna üyelik devrini içerir yazılı bir başvuru da bulunmadığını, kooperatif genel kurul tutanakları ve ilgili diğer evraklardan görüleceği üzere müvekkil üyeliği bulunmadığı kooperatife ait hiçbir genel kurula katılmamış olup dolayısıyla toplantı tutanakları ve hazirun listelerinde de müvekkile ait bir imza bulunmadığını, bu kapsamda davacı kooperatife üyelik iradesi taşımayan müvekkil ile davacı arasında yalnızca taşınmaz satışı işlemi yapılmış olup bu işlemin ortaklık payının devri anlamına gelmediğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin İstinafa Konu 17/05/2024 Tarih, 2024/117 Esas ve 2024/488 Karar sayılı ilamı; hüküm kurmaya elverişli hukuki değerlendirmeden ve somut gerekçeden yoksun olup usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, gerek bozma ilamı doğrultusunda aldırılan 27/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, gerekse davacı tarafın yazılı ve sözlü beyanları ile göz önüne alındığında dava konusu alacağın aidat alacağı olduğu ve davacı tarafça dava açıldığı tarihten sonra yapılan 04/04/2022 tarihli kesin maliyet çalışması ile ortadan kalktığı sabit olup hukuki değerlendirmeden ve gerekçeden yoksun düzenlenen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine hükmedilmesi gerektiğini, istinaf başvurumuzun kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2024 tarihli, 2024/117 Esas ve 2024/488 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının üyeliği konusunda yeniden tartışma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarihte müvekkil kooperatifin kesin hesap maliyeti çıkarmadığını, dava açıldıktan sonra olan kesin hesap çalışmasının işbu davadaki alacağı engellediğini iddia etmek usul hukukunun temel ilkeleri ile çeliştiğini, raporun sonuç kısmında yer alan ifadenin iki açıdan yanlış olduğunu, davalının istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, kooperatif genel kurul kararına dayalı aidat alacağı istemine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, ispatlanan aidat alacağı üzerinden davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/05/2024 tarih ve 2024/117 E . 2024/488K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 2.981,73 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 745,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.236,28 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KooperatifkesinAidatasliyekabulüAlacakticaretkonusukayseriKaynaklanan)Borcundanhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim