Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/2081
2024/1872
9 Ekim 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2081
KARAR NO: 2024/1872
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/09/2024 ARA KARAR
NUMARASI: 2023/636 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 09/10/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/636 Esas sayılı 03/09/2024 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 03/07/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, 18/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ve 22/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile ödenmeyen faturalara ilişkin asıl alacağın ve vade farkından kaynaklı faturalara ilişkin alacağın varlığının kanıtlandığının kabulü ile yaklaşık ispat şartının sağlanmış olması nedeniyle karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, mevcut dosya kapsamı itibarı ile İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat getirici delil bulunmadığından dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Mahkeme huzurundaki işbu davaya konu somut olayda, aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satıldığını ve teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu ...Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edildiğini ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, ancak kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, bunun üzerine işbu davaya konu fatura bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla davalı borçluya yönelik takip başlatıldığını, müvekkil şirketin davalıdan alacağına ilişkin başlattığı icra takibine konu toplam fatura ve işlemiş faiz bedelleri olmak üzere asıl alacak miktarı 90.536,62-TL olduğunu, müvekkil şirketin davalıya yönelik düzenlediği fatura bedellerinin ve faizlerinin müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, davalı tarafından konu faturalardan ve işlemiş faizden kaynaklanan toplam 90.536,62-TL alacağın ödenmemesi sebebiyle, İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak 25.05.2023 tarihinde yetkiye, ödeme emrine, borca, ferilerine ve faiz oranına itirazda bulunduğunu, akabinde icra takibinin durduğunu, davalı tarafından yapılan yetki itirazı sebebiyle dosyanın Kayseri İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verildiğini, bu doğrultuda dosya Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasıyla dosya kayda girdiğini, davalı borçlu tarafından Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibe konu ilgili fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak vade farkı oluştuğunu, işbu vade farkının tahsili amacıyla ... numaralı ve ... numaralı faturalar tanzim edildiğini, müvekkil şirketin davalıya yönelik düzenlediği vade farkı fatura bedellerinin ve faizlerinin müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, bu doğrultuda ürün satışına ilişkin olarak ödenmeyen fatura bedellerinin tazmini amacıyla başlatılan takip olan Kayseri İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına yapılan mesnetsiz itirazın iptali amacıyla dava ikame edilmiş olup 2023/637 E.sayılı dosyası olarak sayın mahkemeniz huzurundaki dava ile birleştirildiğini, davalı tarafından konu vade farkı faturalarından ve işlemiş faizden kaynaklanan 37.678,22-TL alacağın ödenmemesi sebebiyle, Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak 01.06.2022 tarihinde ödeme emrine, borca, ferilerine ve faiz oranına itirazda bulunduğunu ve akabinde icra takibi durduğunu, bu hususta zorunlu dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalı ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu doğrultuda anlaşmaya varılamadığına dair 16.06.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, izah olunan sebeple söz konusu 37.678,22-TL alacağın faizi ile beraber davalıdan tahsili için, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamı ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talepli huzurdaki davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, davada ilk derece mahkemesi tarafından müvekkil şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesi adına dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, yargılama esnasında alınan İlk derece mahkemesi tarafından her ne kadar dava dosyasına sunulan delillerin yaklaşık olarak ispat unsurunu yerine getirmediği tespit edilmiş olsa da ilk derece mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ara kararında tarafımızca sunulan delillerin ihtiyati haciz talebi için kafi kanaat verici nitelikte olduğunu tespit ettiğini, 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de alacağın varlığı kanıtlandığını, bu sebeple ihityati haciz talebinin kabul edilmesi için yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup sayın mahkemeniz tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, işbu dosyada mübrez cari hesap ekstresinin ihtiyati haciz kararının verilmesi hususunda faturaların karşı tarafça kabul edilmiş olması ve ürünlerin teslim edilmiş olmasının ve bununla birlikte tebliğ edilen faturaların durum görüntülerinin de mevcut olması yaklaşık ispat teşkil ettiği sabit olduğunu, kaldı ki yargılama esnasında alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de müvekkil şirketin davalıdan alacağı olduğu kanıtlandığını, dava dosyasına sunulan cari hesap, faturalar, ticari defter kayıtları dikkate alındığında müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu bu ilişkiye istinaden bir cari hesap tutulduğu ve düzenlenen faturaların davalıya gönderildiği, işbu faturalara itiraz edilmediğinin açık olduğunu, dolayısı ile davalının müvekkil şirkete karşı borçlu olduğunun ve işbu borca ilişkin başlatılan icra takibine itiraz ederek kötü niyetli olduğu açık olup ilk derece mahkemesi tarafından tarafımızca borçlunun kötü niyetinin kesin olarak kanıtlanması ile müvekkil şirketin daha fazla zarara uğramaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmekte iken yaklaşık ispat kuralının sağlanmadığı gerekçesi ile reddine ilişkin verilen karar hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin yargılaması esnasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkil şirket ticari defterleri incelenerek oluşturulan 13.03.2024 tarihli tarihli bilirkişi raporu ile davalının müvekkil şirkete borçlu olduğu tespit edildiğini, ticari defterlerin kesin delil niteliğine haiz olduğu açık olup davalı tarafından işbu delili çürütecek nitelikte bir delil de dosyaya sunulmadığını, bu sebeple ihtiyati haciz için gerekli şartların sağlandığı, alacağın varlığının kanıtlandığının kabulü gerektiğini, somut olayda, davalı borçlu tarafından Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı 90.536,62-TL tutarlı takibe konu ilgili fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak vade farkı oluştuğunu, işbu vade farkının tahsili amacıyla ... numaralı ve ... numaralı faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafından konu vade farkı faturalarından ve işlemiş faizden kaynaklanan 37.678,22-TL alacağın ödenmemesi sebebiyle, Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından her iki icra dosyasına da itiraz edildiğini, sayın mahkeme huzurunda her iki icra takibi için ayrı itirazın iptali davası ikame edilse de sayın mahkeme huzurundaki işbu dosya ile birleştirilerek yargılamanın tek dava üzerinden devamına karar verildiğini, davada alınan bilirkişi raporu ile müvekkil şirket ticari defter kayıtları incelendiğini, usulüne uygun şekilde tutulan ticari defter kayıtları ile müvekkil şirketin davalıdan 89.202,89 TL alacağı olduğu tespit edildiğini, her ne kadar yukarıda detaylı şekilde izah edildiği üzere vade farkı alacağına ilişkin değerlendirmede bulunulmadıysa da asıl alacağın varlığının kanıtlanmış olması sebebi ile vade farkı alacağının da olduğu kanıtlandığını, ticari defter tutma yükümlülüğü, hem Ticari İşletmeler hem de Tacir kişiler yönünden Türk Ticaret Kanunu 64 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.Ticari davalarda bir hukuki işlem takdiri veya kesin delillerle ispat edilemezse veya ispat edilmek istenmezse, ticari defterlerle de ispat edilebilir. Bu durumda ticari defterler sahibi lehine veya aleyhine delil olabileceğini, kanun maddesine göre kendisine fatura gönderilen kişi fatura içeriği, gerçekleştirilen ticari ilişki ile uyumlu değilse kendisine gönderilen faturaya itiraz etmesi gerektiğini, faturayı alan kişinin 8 gün içerisinde faturanın kendisine ya da fatura içeriğine itiraz etme hakkına sahip olduğunu, faturayı alan kişi 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmemişse kanun hükmünde faturayı alan kişinin fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı belirtildiğinden bu durum düzenleyen lehine karine teşkil edeceğini, bu borçlu mahkemede fatura içeriğinin doğru olmadığını yazılı delilerle, ticari defterlerle, taraflar arasındaki sözleşme yazılı şekilde gerçekleştirilmişse bu sözleşmenin sunulması ile de gerçekleştirebilecektir Ancak davalının sayın mahkemenize borcu bulunmadığını kanıtlar nitelikte her hangi bir bilgi, belge veyahut delil sunmadığı açık olduğunu, dolayısı ile müvekkil şirkete ticari defterlerin incelenmesi ile müvekkil şirketin alacağının varlığı kesin delille ispat edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar alacağın kanıtlanmadığının yanı sıra alacağın vadesinin geldiğinin de kanıtlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebimiz reddedildiğini, ancak dava dosyasına sunduğu faturalar ile icra takibi dosyası da incelendiğinde borçlunun temerrüde düşürüldüğü, dolayısı ile alacağın vadesinin geldiğinin açık olduğunu, bu sebeple sayın mahkemeniz tarafından alacağın vadesinin geldiğinin kanıtlandığının kabulü ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu somut olayda; aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satıldığını ve teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edildiğini ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, ancak kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, bunun üzerine işbu davaya konu fatura bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla davalı borçluya yönelik takipler başlatıldığını, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takiplerinde bilirkişi raporu ile de alacağımızın kanıtlanması akabinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından borcun vadesinin geldiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, gerek davalıya tebliğ edilen faturalar ile gerek icra takibinde ödeme emrinin tebliğ edilmesi ile davalının temerrüde düşürüldüğü, borcun vadesinin geldiğinin kanıtlandığının kabulü gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturalar davalı tarafından kabul edilmiş olsa da muaccel olan fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, akabinde müvekkil şirket tarafından icra takibi başlatıldığını ve davalının bu takibe itiraz ettiğini, ihtiyati hacze ilişkin yasal koşullar oluşmuş olup davalının itirazları haksız ve kötü niyetli olduğunu, yargılama esnasında alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının kötü niyetinin kanıtlanmış olması sebebi ile ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ile müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki olup müvekkil şirketçe bu ticari ilişkiden kaynaklanan faturalar tanzim edildiğini, yargılama esnasında alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de davalıya tebliğ edilen faturalar ve işbu faturalara itiraz edilmediği kanıtlandığını, her ne kadar bu düzenlenen faturalar davalı tarafından kabul edilmiş olsa da muaccel olan fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, bunun üzerine müvekkil şirket alacağını tahsil etme amacıyla icra takibi başlatmış ancak icra takibine davalı tarafından haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkil şirket işbu haksız itiraz akabinde huzurda görülmekte olan itirazın iptali davasını ikame etmek zorunda kaldığını ve kötü niyetli bir şekilde borcunu ifa etmekten kaçınan davalı aleyhine İİK madde 257 gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davalının kötü niyeti tarafımızca dosya sunulan ve ticari ilişki ve borcun varlığı hususunda kesin deliller ile kanıtlanarak talebin kabul edildiğini, davalı ile ticari ilişki içerisinde olan müvekkil şirketin davalının fatura bedellerine olan güveni kalmadığını, açıklanan ve mevcut durum itibariyle davalı hakkında verilen ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz kötü niyetli bir itiraz olup başlattığı icra takibini sürüncemede bırakma amaçlı olduğunu, dolayısı ile davalı tarafından bilenen bir alacak olmasına karşın müvekkil şirketin bilerek, kötü niyetli şekilde işbu alacağa ulaşmasının engellendiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak hususlarla birlikte, ispat şartı ile borcun vadesinin geldiğinin ispat şartının sağlanmış olması sebebi ile karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğine, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ;İtirazın iptali davasının ilk şartı gerçek bir alacağın varlığına bağlı olduğunu, detaylı olarak olarak izah edilen deliller ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde de görüleceği üzere davacı taraf, müvekkil firmasının bilgi ve talebi dışında fatura keserek müvekkil firmayı borçlu konumuna düşürdüğünü, davacı tarafın dilekçe ekinde sunduğu Birim Fiyat Teklif Formu'nda "Satış Şartlarımız' bölümünde; "Teklif formu siparişe dönüştüğü takdirde teklif formuna "SİPARİŞİMİZDİR" ibaresi eklenerek, ...firmasına imzalı ve kaşeli olarak iletilmesi gerekmektedir." şeklinde belirtildiğini ve teklif formunun bu şekilde sipariş haline getirileceği açık ve net olarak belirtildiğini, müvekkil tarafından söz konusu teklif formuna herhangi bir şekilde kaşe ve imza atılmamışken davacı tarafça söz konusu ürünler müvekkile fatura edilerek müvekkil firmanın istek ve taleplerinin dışında ürün faturası kesildiğini, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında yıllardır yapılan ticaret dolayısıyla müvekkil şirket davacı şirketin söz konusu değişimi yapması için süre tanıdığını, davacı şirketin şube yetkilisi ...ile yapılan görüşmeler neticesinde değişim yapılmasını bekleyen müvekkil, davacı şirket tarafından teslim edilen ayıplı mallar nedeniyle herhangi bir ihtar çekmemiş, davacı şirketin söz konusu ürünlerde değişim yapmayı taahhüt etmesi dolayısıyla yasal yollara başvurmadığını, davacı şirket müvekkil şirkete devamlı olarak söz konusu ürünleri değiştireceği yönünde telkinlerde bulunmuşsa da davacı şirket, ÜTS ( ürün takip sistemi) kaydı bulunmayan ve müvekkilin ihtiyaçlarını karşılamayan ürünleri değiştirmekten kaçındığını , davacı firma tarafından müvekkil firmaya tedarik edilen lenslerden birçoğunun bu şekilde UTS kaydı bulunmamakta olup, müvekkil firma söz konusu lenslerin fatura edilememesinden ciddi kayıplar yaşadığını, söz konusu ürünlerin davacı firma tarafından garanti kapsamında değiştirileceği ve doğru ürünlerin müvekkil firmaya tedarik edileceği belirtilmişse de davacı firma müvekkili aylarca oyaladığını ve söz konusu ürünlerdeki gizli ayıbı gideremediğini, müvekkil davacı firma tarafından bilgisi ve talebi dışında müvekkil firmaya fatura edilen lensleri iade etmek istemesine rağmen davacı firma aylarca müvekkil firmayı oyaladığını ve ürünleri iade almaktan imtina ettiğini, davacı taraf, hukuka aykırı olarak lens tedariki yaptığını, müvekkil firmanın ticari güvenini sekteye uğrattığını, davacı tarafça her ne kadar müvekkilden alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkil firma aleyhinde icra takibi başlatılmışsa da müvekkil firmanın yazılı bir talebinin bulunmamasına rağmen talep dışı ürün tedariki yapan ve sonrası dönemde taraflar arasında uygulanan kurallar gereği uyması gereken yükümlülüklere uymayan davacı firma, müvekkil firmayı açıkça zarara uğratmış ve kötü niyetli olarak müvekkil aleyhinde icra takibi başlattığını, davacının istinaf başvurusuna konu bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilin davacı firmaya hiçbir şekilde borcu bulunmamakta olup, bilirkişi raporunda yapılan fahiş hesaplama da iddialarımızın doğruluğunu açıkça gözler önüne serdiğini, zira davacının bilirkişi raporunda belirtilen miktar kadar alacağı olsaydı o miktar üzerinden takip başlatacağını, davacı taraf, eksik ve hatalı ürün teslim etmiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, izah edilen nedenler ile dairenizce resen tespit edilecek sair nedenler doğrultusunda ; davacının haksız ve yersiz İstinaf başvurusunun REDDİNE, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest asıl ve birleşen davalar , davacının davalıdan olduğu iddia edilen bir miktar para alacağının tahsili için başlatılmış ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali taleplerine ilişkindir.
Davacı vekilince daha önce de istenen ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair mahkemesince gerekçeli ara kararlarla karar verilmiş, bu ara kararlarının istinafı nedeniyle dairemizce yapılan istinaf incelemeleri ile 2023/1897 Esas- 2023/1628 Karar sayılı ve yine 2024/1039Esas-2024/1037 Karar sayılı karar ilamları ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine dair kesin olarak kararlar verilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekilince sunulan 29/08/2024 tarihli dilekçe ile, aldırılan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, 18/07/2024 ve 22/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporları da gözetilerek , ödenmeyen faturalara ilişkin asıl alacağın ve vade farkından kaynaklı faturalara ilişkin asıl alacağın ve vade farkından kaynaklı faturalara ilişkin alacaklarının varlığı kanıtlandığından bahisle yaklaşık ispat şartının sağlanması nedeniyle davalının malları üzerine İİK 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkeme, 03/09/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile , İİK 257. maddesi gereğince yaklaşık ispata yeterli koşullarının bulunduğunu ispat etmeye elverişli yeterli kanaat getirici delil bulunmadığından bahisle davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest işbu asıl ve birleşen davalarda ilamsız icra takibine ve davaya konu edilen bir miktar para alacakları yönünden istenen ihtiyati haczin kabulü için İİK 257. Ve devamı maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunmadığı ,zira alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına karşı itirazlarda bulunulduğundan bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre İİK 257. Maddesine göre ihtiyati haciz talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli olmadıkları, bu nedenlerle davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/636 Esas sayılı 03/09/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 09/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15