Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1965
2024/1854
1 Ekim 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1965
KARAR NO : 2024/1854
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/06/2024 ARA KARAR
ESAS NO: 2024/492
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/06/2024 tarih ve 2024/492 E ara kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Haksız rekabet ve ilgili diğer yasal düzenlemeler çerçevesinde; Haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle müvekkillerin uğramış olduğu zarara ilişkin maddi, manevi tazminat talep ettiklerini, Müvekkil şirketler rulman ve hırdavat ürünleri ticaretinde deneyimi , müşterileri ile arasındaki güçlü çalışma ve güven bağı sayesinde de ülke pazarında aranan firmalar arasında yer aldığını, Müvekkil şirketler aynı aileye mensup kişiler tarafından kurulduğunu, grup şirketi şeklinde çalıştığını bir çok alanda beraber çalıştıklarını işlerinin büyük bir kısmını birlikte yürüttüklerini, müvekkil şirketler faaliyetlerini sürdürürken her zaman iyi niyet ve dürüstlük kurallarını kendisine temel ilke alarak bugüne kadar piyasada var olduğunu ve haksız rekabetin her türlüsünden uzak durmayı tercih ettiklerini davalı şirketin müvekkil şirketler bünyesinde çalışan işçiler tarafından henüz müvekkil şirkette çalışmaya devam ettikleri süreçte kurulduğunu, Davalı şirket kurucuları daha sonra öğrenildiği üzere 21/06/2023 tarihinde henüz müvekkili şirketler bünyesinde çalışmaya devam ettikleri süreçte, ...ni kurduklarını Müvekkil şirketlerin aynı aileye mensup ve birlikte iş yapmaları sebebiyle ve davalı şirket kurucularının müvekkil şirketlerdeki çalıştıkları pozisyon itibari ile Davalı şirket kurucu ortakları müvekkili şirketlerin, kendi şirketleri için özgün şekilde tasarladıkları elektronik sistem alanlarını müşteri listesini ve muhasebe kayıtlarını içeren bilgileri kullanıp müvekkili şirketlerin müşterileri ile davalı şirket ... adına iletişime geçmiş ve müvekkili şirketlerin fiyat politikasını da bildiğinden daha düşük teklifler vererek müşteri kaybına sebep olduklarını, Henüz müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya devam ettikleri esnada müvekkil müşterilerini kurmuş olduğu şirkete yönlendirdiklerini davalı şirket ünvanı müvekkili ... şirketi ile ayniyet derecesinde benzediğini ,davalı şirket kurucuları müşterileri yanıltma amacıyla müvekkili şirketle yalnızca baş harfi farklı olan ... ltd. şti. isimli şirketi kurduklarını davalı şirketin ismi dahi , şirketi kuran ortakların kötü niyetini ve zarar verme kastını açıkça gözler önüne serdiğini, zira davalı şirketin ünvanı dahi üçüncü şahısları yanıltıcı nitelik taşıdığını , müvekkil ...hırdavat ise aynı ailenin şirketi olduğundan ve ... müşterileri de bu durumu bildiğinden ... şirketinin müşterileri ile de isim benzerliğini de kullanarak rahatlıkla iletişime geçtiklerini, davalı şirket ...ltd. şti. ünvanını alarak müvekkili şirketlerin müşterileri ile daha rahat iletişime geçtiklerini müvekkili şirketle ünvan benzerliğini de kullanarak (neredeyse aynı tek bir harf farklı) müşteri kaybına sebep oldklarını, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine gerektiğini , haksız rekabet nedeniyle müvekkili şirketlerin uğradığı maddî zararın müvekkile ödenmesi gerektiğini , müvekkili şirketlerin ticari itbarının zedelenmiş olup manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu,davalı şirket haksız rekabet faaliyetlerine devam ettiğini müvekkili şirketler tarafından müşterileri ile görüşme sağladıklarında müşteriler tarafından kendilerine; şirketlerin kapandığını düşündüklerini bu yönde bilgiler alındığını belirttiklerini, müvekkili şirketlerin ciroları temmuz 2023 'den sonra ciddi oranda düştüğünü , davalı şirket ile benzer ünvana sahip ... şirketinin ciroları neredeyse sıfıra inme noktasına geldiğini, müvekkili şirketler zarara uğramaya devam ettiğini, davalı şirketin kurucularının müvekkil şirketlerin çalışanları olduğu, henüz müvekkili şirketler bünyesinde çalışırken davalı şirketleri kurmuş olmaları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı şirket faaliyetlerinin durdurulması, satış işlemlerinin durdurulması ve diğer gerekli önlemlerin alınması amacıyla tedbir talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu açıklanan nedenlerle ve de mahkemenizce re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda fazlaya ilişkin her türlü talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 1-Öncelikle Zararın artmasını önlemek için davalının faaliyetinin durdurulması için gerekli ihtiyati tedbir kararının verilmesine, 2-Harca esas değer olmak üzere şimdilik her bir müvekkil şirket için 500,00'er TL olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın (talebimizi bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere belirsiz alacak ) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline 3- müvekkil şirketlerin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle her bir müvekkil şirket için 100.000,00'er TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 4-Davalının yasalara aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davalı şirketin Ticaret sicilinden Terkinine aksi halde ünvanının değiştirilmesine ,
- Kararın kesinleşmesinden sonra haksız rekabetin önlenmesi hususunun Türkiye’nin en yüksek trajlı gazetesinde ilan ettirilmesine, 6. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin sunmuş olduğu 25/06/2024 havale tarihli dilekçesinde, zararlarının artmasını önlemek için davalının faaliyetinin durdurulması için gerekli ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "..HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/2 maddesine göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK 392. maddesine göre ise mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde yaklaşık ispatı sağlayacak deliller olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : 1- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davacılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan 2024/492 Esas sayılı dosyada, mahkeme tarafından 27.05.2024 tarihinde verilen ara karar ile dava dilekçelerinde talep etmiş oldukları ihtiyati tedbir kararı taleplerinin reddine karar verildiğini, işbu karar hukuka ve nesafete aykırı olduğunu Davalı şirket 21.06.2023 tarihinde müvekkil şirketler bünyesinde çalışan ..., ... ve ... tarafından henüz müvekkil şirketlerde çalışmaya devam ettikleri esnada kurulduğunu, Davalı şirketin kurucularından ... müvekkil ... şirket bünyesinde satış biriminde 09/09/2023 tarihine kadar çalıştığını Diğer kurucu ortak ...ise müvekkil... Şirketi bünyesinde satış sorumlusu olarak 2023 temmuz ayı sonuna kadar çalıştığını, Diğer kurucu ortak ... ise müvekkil ... şirketinde temmuz 2023 sonuna kadar çalıştığını, Davalı şirket kurucuları müvekkil şirketler bünyesinde çalıştığı esnada çalıştıkları pozisyonlar itibariyle rahatlıkla müvekkil şirketin mail adresi aracılığıyla müşterilerle iletişim kurduğu, teklifler iletip, gerekirse işlemi de bu kanalla gördükleri sistemdeki bilgilere rahatlıkla ulaştıklarını, Davalı şirket kurucuları daha sonra öğrenildiği üzere 21/06/2023 tarihinde henüz müvekkil şirketler bünyesinde çalışmaya devam ettikleri süreçte, ...ni kurduklarını müvekkili l şirketlerin aynı aileye mensup ve birlikte iş yapmaları sebebiyle ve davalı şirket kurucularının müvekkil şirketlerdeki çalıştıkları pozisyon itibari ile Davalı şirket kurucu ortakları müvekkili şirketlerin, kendi şirketleri için özgün şekilde tasarladıkları elektronik sistem alanlarını müşteri listesini ve muhasebe kayıtlarını içeren bilgileri kullanıp müvekkili şirketlerin müşterileri ile davalı şirket ... adına iletişime geçmiş ve müvekkil şirketlerin fiyat politikasını da bildiğinden daha düşük teklifler vererek müşteri kaybına sebep olduklarını, Henüz müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya devam ettikleri esnada müvekkil müşterilerini kurmuş olduğu şirkete yönlendirdiklerini İhtiyati Tedbire ilişkin HMK m.389/1'e göre: ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' İlgili madde metninden de anlaşılacağı üzere zararın kesin olarak oluştuğu durumların yanı sıra gelecekte meydana gelme ihtimalinin de olduğu hallerde ihtiyati tedbir talep edilebileceğini, Bununla birlikte ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam kanaat değil, yaklaşık, kuvvetle muhtemel bir kanaat yeterli olduğunu ve bu husus Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına yansıdığını Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2012/436 E. 2012/7 K. sayılı kararının emsal nitelikte karar oludğunu , 6100 sayılı HMK m.392/1 c.2 uyarınca hâkim ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafı teminat göstermekten muaf tutabileceğini Bu hüküm uyarınca ihtiyati tedbir talebi resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini de açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceğini Zira elinde kuvvetli bir delil olan kimsenin tedbirde haksız çıkma ihtimalinin zayıf olduğunu, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi için aranan tespit talep eden tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi koşulunun gerçekleştiğini Yargıtay 14.Hukuk Dairesi Esas: 2014/ 6334 Karar: 2014/11071 sayılı ilamının emsal nitelikte karar olduğunu, Davalıların hukuka ve ticari ahlaka aykırı davranışları nedeni ile müvekkilin zarara uğraması kuvvetle muhtemel olduğundan HMK. m.389 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğni açıkladığımız hususlar ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak hususlar çerçevesinde fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla; İşbu istinaf dilekçemizin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/492 Esas sayılı dosyada 27.06.2024 tarihinde verilen ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir .
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Derdest dava "....Haksız rekabet ve ilgili diğer yasal düzenlemeler çerçevesinde; Haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle müvekkillerin uğramış olduğu zarara ilişkin maddi, manevi tazminat talep ettiklerini, Müvekkil şirketler rulman ve hırdavat ürünleri ticaretinde deneyimi , müşterileri ile arasındaki güçlü çalışma ve güven bağı sayesinde de ülke pazarında aranan firmalar arasında yer aldığını, Müvekkil şirketler aynı aileye mensup kişiler tarafından kurulduğunu, grup şirketi şeklinde çalıştığını bir çok alanda beraber çalıştıklarını işlerinin büyük bir kısmını birlikte yürüttüklerini, müvekkil şirketler faaliyetlerini sürdürürken her zaman iyi niyet ve dürüstlük kurallarını kendisine temel ilke alarak bugüne kadar piyasada var olduğunu ve haksız rekabetin her türlüsünden uzak durmayı tercih ettiklerini davalı şirketin müvekkil şirketler bünyesinde çalışan işçiler tarafından henüz müvekkil şirkette çalışmaya devam ettikleri süreçte kurulduğunu, Davalı şirket kurucuları daha sonra öğrenildiği üzere 21/06/2023 tarihinde henüz müvekkili şirketler bünyesinde çalışmaya devam ettikleri süreçte, ...ni kurduklarını Müvekkil şirketlerin aynı aileye mensup ve birlikte iş yapmaları sebebiyle ve davalı şirket kurucularının müvekkil şirketlerdeki çalıştıkları pozisyon itibari ile Davalı şirket kurucu ortakları müvekkili şirketlerin, kendi şirketleri için özgün şekilde tasarladıkları elektronik sistem alanlarını müşteri listesini ve muhasebe kayıtlarını içeren bilgileri kullanıp müvekkili şirketlerin müşterileri ile davalı şirket ... adına iletişime geçmiş ve müvekkili şirketlerin fiyat politikasını da bildiğinden daha düşük teklifler vererek müşteri kaybına sebep olduklarını, Henüz müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya devam ettikleri esnada müvekkil müşterilerini kurmuş olduğu şirkete yönlendirdiklerini davalı şirket ünvanı müvekkili ... şirketi ile ayniyet derecesinde benzediğini ,davalı şirket kurucuları müşterileri yanıltma amacıyla müvekkili şirketle yalnızca baş harfi farklı olan... ltd. şti. isimli şirketi kurduklarını davalı şirketin ismi dahi , şirketi kuran ortakların kötü niyetini ve zarar verme kastını açıkça gözler önüne serdiğini, zira davalı şirketin ünvanı dahi üçüncü şahısları yanıltıcı nitelik taşıdığını , müvekkil ... hırdavat ise aynı ailenin şirketi olduğundan ve ... müşterileri de bu durumu bildiğinden ... şirketinin müşterileri ile de isim benzerliğini de kullanarak rahatlıkla iletişime geçtiklerini, davalı şirket ... ltd. şti. ünvanını alarak müvekkili şirketlerin müşterileri ile daha rahat iletişime geçtiklerini müvekkili şirketle ünvan benzerliğini de kullanarak (neredeyse aynı tek bir harf farklı) müşteri kaybına sebep oldklarını, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine gerektiğini , haksız rekabet nedeniyle müvekkili şirketlerin uğradığı maddî zararın müvekkile ödenmesi gerektiğini , müvekkili şirketlerin ticari itbarının zedelenmiş olup manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu,davalı şirket haksız rekabet faaliyetlerine devam ettiğini müvekkili şirketler tarafından müşterileri ile görüşme sağladıklarında müşteriler tarafından kendilerine; şirketlerin kapandığını düşündüklerini bu yönde bilgiler alındığını belirttiklerini, müvekkili şirketlerin ciroları temmuz 2023 'den sonra ciddi oranda düştüğünü , davalı şirket ile benzer ünvana sahip ... şirketinin ciroları neredeyse sıfıra inme noktasına geldiğini, müvekkili şirketler zarara uğramaya devam ettiğini, davalı şirketin kurucularının müvekkil şirketlerin çalışanları olduğu, henüz müvekkili şirketler bünyesinde çalışırken davalı şirketleri kurmuş olmaları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı şirket faaliyetlerinin durdurulması, satış işlemlerinin durdurulması ve diğer gerekli önlemlerin alınması amacıyla tedbir talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu açıklanan nedenlerle ve de mahkemenizce re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda fazlaya ilişkin her türlü talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 1-Öncelikle Zararın artmasını önlemek için davalının faaliyetinin durdurulması için gerekli ihtiyati tedbir kararının verilmesine, 2-Harca esas değer olmak üzere şimdilik her bir müvekkil şirket için 500,00'er TL olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın (talebimizi bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere belirsiz alacak ) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline 3- müvekkil şirketlerin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle her bir müvekkil şirket için 100.000,00'er TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 4-Davalının yasalara aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davalı şirketin Ticaret sicilinden Terkinine aksi halde ünvanının değiştirilmesine , 5-Kararın kesinleşmesinden sonra haksız rekabetin önlenmesi hususunun Türkiye’nin en yüksek trajlı gazetesinde ilan ettirilmesine, 6-Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi ..." talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesiyle ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkemece 27/06/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile davacılar vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacılar vekili iş bu ara kararı süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Dredest iş bu davada davacılar vekilince istenen söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389 v.d. Maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından reddi gerektiği soncuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacılar vekilinin sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılğın bulunmadığı, hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacılar vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/06/2024 tarih ve 2024/492 E . sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacılar tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine ,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 01/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15