SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1623

Karar No

2024/1832

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1623

KARAR NO: 2024/1832

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/06/2024

ESAS NO: 2020/453

KARAR NO: 2024/598

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 27/09/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2020/453 E - 2024/598 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eşi ...'in davalı şirkete olan borcundan dolayı hakkında icra takibi başlatıldığını, ... bu dosyaya ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ancak borcunu ödeyemediği için hakkında taahhüdü ihlalden ceza aldığını ve cezası kesinleşerek hapse girdiğini, müvekkilinin eşini hapisten kurtarmak adına davalı şirket sahibi ... ile görüşmüş olduğunu, ödeme konusunda yardımcı olmasını istemiş olduğunu, müvekkilinin eşi ...68.000 TL'lik borçtan dolayı hapse girdiğini, müvekkilinin bu borcun ödenmesi için tescili...üzerinde bulunan ...marka aracın devrini... üzerine verdiğini,... bu aracı değeri daha fazla olmasına rağmen 40.000-TL saydığını, müvekkiline eşinin borcu, avukat ücreti, mahkeme masrafı vs. 325.300 TL borç çıkarıldığını 01.10.2018 Tanzim 15.10.2018 Vade Tarihli 325.300 TL'lik senet doldurularak önüne konulmuş ve senedi imzalamadığında eşini hapisten çıkarmayacakları beyan edildiğini, müvekkilinin çaresi olmadığı için senedi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin eşinin hapisten çıktıktan sonra borçlarını ödeyemediğini, icra tehdidi nedeniyle müvekkilinin evin...'nin kardeşi ve davalı şirketin diğer sahibi ...'nin üzerine 2019 Yılı Mayıs ayında devretmek mecburiyetinde kaldığını, bütün bunlara rağmen davalıların icra dosyasını dahi kapatmayarak ve senedini alması için tahliye taahhüdü vermesi gerektiğini söyleyerek müvekkil üzerinde baskı yapıldığını, müvekkilinden alınan bu senet hile ve korkutma ile müvekkilinden alındığını, müvekkilinin ticaretle uğraşmadığı için davalı şirketin, şirketin sahipleri ... ve ...'nin bu şekilde bir alacağının olması mümkün olmadığını, şirket kayıtları incelendiğinde bu husus açıkça görüleceğini, dava konusu olay ile alakalı olarak müvekkilinin savcılık nezdinde de şikayette bulunduğunu, Kayseri CBS 2019/61473 Nolu dosya üzerinden soruşturma devam ettiğini, aynı şekilde diğer davalı...’nin de müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, evin devri ile alakalı hiçbir şekilde ödeme de yapmadığını, müvekkilin iradesi devre dışı bırakılarak yapıldığını belirterek, öncelikle müvekkili tarafından davalı ...'ye devredilen ... İli... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Kat ... Bağımsız Bölüm Nolu taşınmaz üzerine tensiple birlikte teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas ( Eski Esas Kayseri 6. İcra Müd. ... ) Sayılı dosyası ve bu dosyanın dayanağı olan bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ... İli ... İlçesi ...Mah....Ada ... Parsel... Kat ... Bağımsız Bölüm Nolu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın müvekkil adına tesciline, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı ... davacı şirket ile ticaret yapan ...'in eski eşi olduğunu, dava dışı ... ile müvekkili şirkete borcundan dolayı taahhütte bulunduğunu, davacı... eski eşinin tüm borçlarına karşılık davalı müvekkil şirkete bono seneti verdiğini, bu bono senedine karşılık Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün ... esas (Yeni Esas Kayseri Genel İcra Dairesi ...esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının 02.11.2018 tarihli dilekçesi ile borcu kabul etmiş ve herhangi bir itirazın olmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, bono senedinde kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, davacı borçlu olmadığını yazılı olarak ispat etmek zorunda olduğunu, davacı taraf Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/61473 Soruşturma numaralı dosyası ile şikayette bulunduğunu, işbu şikayet dilekçesinde davacının hiçbir şekilde bu senedin hata, hile ve korkutma ile alındığından bahsetmediğini, şikayet dilekçesinde senede imza attığını, borcunu ödeyemeyince tarafına 8 ay müsaade verildiğini bu zaman geçtikten sonra da borcu hale ödeyemediğini, bu nedenle evinin tapusunu davalı ...'ye devrettiğini ancak hala senedinin geri verilmediği iddiası ile şikayetçi olduğunu, davacı davalılardan ...'ye evi tapuda devretmesinden sonra İcra dosyasına dosyanın haricen tahsili nedeni ile kapatılmasını ve tüm hacizlerin kaldırılması talep edildiğini, davacının tamamen kendi rızası ve iradesi ile evin tapusunu davalıya devrettiğini, davacı tarafın tapu iptal talebini kabul etmediklerini, davalı müvekkil şirket yetkilisi davacıdan zorla hile ile senet aldığını davacı taraf ispat etmek zorunda olduğunu, öncelikle menfi tespit ve tapu iptali taleplerinin tefrikine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'sinde az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatının hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Eldeki davada davalı taraf cevap dilekçesinde davaya konu 01.10.2018 tanzim tarihli, 15.10.2018 vade tarihli 325.300-TL senedin davacının eski eşi...'in davalı şirkete olan borcu nedeniyle düzenlendiği kabul edilmiş olup, bu durumda davalı tarafça senedin sebebinin açıklandığı ve ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği açıktır. Ancak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacının

Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında 02/11/2018 tarihli dilekçesi ile borcu kabul ettiğini bildirdiği görülmektedir. Davacının açıkca borcu kabul ettiğini bildirmesi ile davalı taraf senede konu alacağı olan 325.000-TL alacağının varlığını ispatlamış bulunmaktadır. Her ne kadar davalı şirketin ticari defterlerinde 01.10.2018 tanzim tarihli, 15.10.2018 vade tarihli 325.300-TL senet kayıtlı değil ise de kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğunun olmadığı açıktır. Nitekim Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/8407 E. 2016/12396 K. sayılı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/17145 E. 2018/1865 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydedilme zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacı taraf Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası kapsamında borcu olmadığını, borca yönelik olarak ...ili, ... İlçesi, ... Mah, ... ada ... parsel ...kat ... nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın davalı şirket yetkilisi...'nin kardeşi ...'ye devrettiğini ileri sürmüş olup davalı taraf davacının evinin devrini borca mahsuben yapıldığını kabul etmektedir. Melikgazi Tapu Müdürlüğünden ... ili,... İlçesi, ...Mah, ... ada ... parsel ...kat ... nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydı ve resmi senet celp edilmiş olup taşınmazın 17/05/2019 tarihinde ...tarafından 120.000-TL bedelle ...'ye devredildiği, devirden sonra alacaklı şirket vekilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı ( eski Kayseri 6. İcra Dairesinin ...) dosyasında 01/07/2019 tarihli dilekçesi ile dosya borcunun haricen kapandığını, dosyanın işlemden kaldırılmasını ve hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği ancak icra müdürlüğünün 29/05/2019 tarihli kararı ile tahsil harcı yatırılmasından sonra hacizlerin kaldırılacağına karar verildiği tetkik edilmiştir. Bu şekilde alacaklı vekilinin 01/07/2019 tarihli dilekçesi ile senede konu alacağın tahsil edildiğini beyan etmesi neticesinde borcun sona erdiği hususu da açıklığa kavuşmuştur. Hemen burada belirtmek gerekir ki davacı taraf eski eşinin hapse girmesine sebep olan Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasındaki borcun kapanması için ...'e ait ... plakalı aracın 01/11/2018 tarihinde 40.000-TL karşılığında ...'ye devredildiği ileri sürülmüş ise de davalı şirketi vekilinin yukarıda açıklandığı üzere 01/07/2019 tarihli dilekçesi ile senede konu alacağın tahsil edildiğin beyan etmesi nedeniyle davacı tarafın ödeme savunması zaten ispatlanmıştır. Bu itibarla davacının borca karşılık evini devrettiği gözetilerek tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı gözetilerek davacının bu talebinin reddine karar verilmiştir. Menfi tespit talebi yönünden ise yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda alacaklının da kabulünde olduğu üzere Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takibe konu borcun haricen tahsil edildiği dosya kapsamına bildirilmiş olup, icra müdürülüğünce tahsil harcının yatırılmaması nedeniyle hacizlerin kaldırılmadığı açıktır. Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. ( Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2015/14210 E. 2015/27809 K. Sayılı ilamı) Hal böyle iken davacının eldeki davayı açtığı 15/07/2020 tarihi itibariye tahsil harcını yatırarak senedi icra dosyasından alması mümkün iken eldeki davayı açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. DAVANIN REDDİ ile, 1-Davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, 2-Davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddine, 3-Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvur dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararında, her ne kadar senedin düzenleme sebebinin ikrar edilmesi ile ispat yükü davalı tarafa geçmiş ise de müvekkilinin icra dosyasına sunulan 02.11.2018 tarihli dilekçe ile açıkça borcu kabul ettiğini bu şekilde davalı tarafın senede konu alacağı ispatladığından bahisle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, müvekkilinin tahsil harcını yatırarak senedi icra dosyasından alabileceği bu nedenle hukuki yararının bulunmadığından bahisle de menfi tespit talebimizin reddine karar verildiği şeklinde gerekçe sunulduğunu, mahkemenin bu gerekçesine ve neticede verdiği karara katılmanın mümkün olmadığını, eldeki davada, dava konusu senedin hem hükümsüzlüğü hem de bedelsizliği durumu söz konusu olduğunu, bu nedenle her iki hukuki sebebe de dayanıldığını, davalı tarafça müvekkilden alınan bononun hangi sebeple ve ne şekilde alındığı daha evvel tarafımızca ayrıntılı şekilde izah edildiğini, nitekim senedin düzenlenmesinin sebebi davalı tarafça kabul edilmiş ve bu durum mahkemece de tespit edildiğini, ancak mahkemece müvekkilinin iradesini sakatlayan halleri ispatlayamadığımız gerekçesiyle bu konudaki iddialarımızın kabul edilmemesi hatalı olduğunu, yerel mahkeme bu yöndeki kararını dosya kapsamında alınan adli tıp raporuna dayandırdığını, fakat söz konusu rapora karşı sunduğu itirazların mahkemece göz ardı edilerek dosya yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmediğini ve itiraz ettiği hususlar ile alakalı gerekli araştırma yapılmadığını, bunun yanında, müvekkilinin hile ve korkutma ile ve müzayaka halinden yaralanılarak elinden eski eşinin borcunun çok üzerinde bedelli bir senet alındığı da ifade edildiğini, nitekim senedin verildiği dönemde müvekkilin eşi olan dava dışı ...'in taahhüdü ihlal suçundan hapse girdiğini, müvekkilin bu dönemdeki zor durumundan, bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden yararlanılarak kendisinden senet alındığı icra dosyası, icra ceza dosyası ve bilirkişi raporundan açıkça anlaşıldığını, zira, müvekkilin o dönemki eşi ...'in hapse girmesine sebep olan dosyanın toplam borcu ile müvekkilden alınan senedin bedeli arasındaki afaki fark dahi bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde bilirkişinin çıkarmış olduğu 104.000 TL'lik rakam ile dava konusu senedin bedeli arasındaki uçurum da aynı sonuca işaret ettiğini, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı taraf senedin düzenleme sebebini ikrar etmiş ve alacağı ispat yükü davalı tarafa geçtiğini, senedin müvekkilin eski eşinin borçlarından dolayı alındığının davalının kabulünde olması ve temel ilişkinin ispatlanmış olması karşısında davalı tarafın dava dışı ...'den senet bedeli kadar alacağının bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin icra dosyasına verdiği dilekçe gerekçe gösterilerek davalı tarafın bu konudaki ispat yükünü yerine getirdiği kabul edilemeyeceğini, zira müvekkilinin kendisine ait bir borcu kabul etmediğini, eski eşine ait olduğu iddia edilen ve bilmediği bir borcu kabul ettiğini, sakatlanmış bir iradeye dayalı olduğunu, müvekkilinin kandırılarak, korkutularak ve müzayaka halinde verdiği bu beyanla borçlu olmadığına dair ispat hakkından mahrum bırakılması kabul edilemeyeceğini, ayrıca bu görüş menfi tespit davasının konuluş amacına aykırı olduğunu, zira söz konusu dava tam da bu gibi durumlarda insanların haklarını arayabilmelerine hizmet ettiğini, davada dayandığı bir diğer sebep ise bononun bedelsiz olduğu hususu olduğunu, bedelsizlik iddiası kambiyo hukukuna değil Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın buna göre değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesi gerekirse; müvekkili tarafından eski eşinin taahhüdü ihlalden cezaevine girmesi üzerine alacaklı ile onu cezaevinden çıkarmak amacıyla görüşüldüğü, o dönemki eşinin borcunun çok daha fazla olduğu belirtilerek tüm bu borçlara karşılık senet verilmesi ve taşınmaz üzerine haciz konulması halinde şikayetten vazgeçileceği iddia edildiğini ve davalı tarafça bu iddia kabul edilerek senedin ihdas sebebi yani temel ilişki ispatlandığını, nitekim bu husus yerel mahkemenin de kabulünde olduğunu, bu durumda temel ilişki ispatlandığına göre ispat yükü davalı tarafa geçeceğini ve davalı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında senedin düzenlenmesine dayanak gösterilen borcun varlığını yani senet bedeli kadar müvekkilin eski eşinden alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, mahkemenin gerekçesinde belirttiği şekilde davalı tarafın bu ispat külfetini yerine getirmiş kabul edilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin bu senedi ve icra dosyasındaki beyanını hangi şartlar altında verdiği, iradesinin sakatlandığı yargılama safahatı içerisinde defaatle ayrıntılı şekilde izah edildiğini, müvekkilinin o dönemki eşinin hapisten çıkarılması adına alacaklılara araç verdiği belirtildiğini, bu konuda bizzat işlemi yapan şahıs tanık olarak dinletilmek istenmiş fakat mahkemece bu talebimiz kabul edilmediğini, yine davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede de davalı tarafın iddia ettiği miktarda alacağının bulunduğuna dair bir kayıt bulunamadığını, ayrıca müvekkilin davalılara devrettiği araç bu hesaptan düşülmediğini, her ne kadar yerel mahkeme dava konusu senedin ticari defterlere işlenmesinin zorunlu olmadığını ifade etse de burada önemli olan sorun dava konusu senedin değil davalı tarafın senedin düzenlenmesine dayanak gösterilen borçları ticari defterlerine işlememesi gerektiğini, ortada alacağa ilişkin kayıt ve delil yokken müvekkilimizin iradesi sakatlanarak verdiği senet ve dilekçe dayanak alınarak borcun varlığı ispatlanmış sayılamayacağını, zira müvekkilinin kendisine ait bir borç için değil başkasına ait olan, dayanağını ve miktarını bilmediği bir borç için bu beyanları verdiğini, yerel mahkeme icra dosyasına harç yatırılarak senedin icra dairesinden alınabileceği gerekçesiyle menfi tespit davası açmakta hukuki yararımızın bulunmadığını beyan etmişse de bu davada müvekkilin amacı senedi geri almak değil mevcut olmayan bir borcun tahsil edildiğini ispat ederek hem borçlu olmadığının tespitini hem de yapılan ödemelerin ( devirlerin) istirdadını sağlamak olduğunu, eldeki davada hem menfi tespit hem de istirdat talebi mevcut olduğunu ve istirdat talebi bakımından öncelikle borçlu olunmadığının tespitinden/menfi tespitten geçilmesi gerektiğini, bu itibarla müvekkilinin menfi tespit ve bu bağlamda istirdat davası açmakta hukuki yararı olduğunu, dolayısıyla yerel mahkemenin eldeki kararı ve sunulan gerekçeler somut olaya uygun olmadığını, ilk derece yargılama aşamasında müvekkilimizin mağduriyeti hakkında ayrıntılı açıklamalar yapıldığını, dosya kapsamında yapılan işlemlere, alınan bilirkişi raporlarına karşı gerekli itiraz ve taleplerimiz sunulduğunu, araştırılmasını istedikleri hususlar belirtilmiş ancak yerel mahkemece tüm bu beyan, itiraz ve taleplerimiz göz ardı edildiğini, delillerin tam olarak toplanmadığını, mahkemece yeteri kadar araştırma yapılmamış neticede eksik inceleme ve hatalı nitelendirme ile eldeki karar verildiğini, mahkemenin menfi tespit ve tapu iptali tescil (istirdat) taleplerinin reddine ilişkin eldeki kararı somut olayın özelliklerine, usule ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı yerel mahkemenin kararına karşı işbu istinaf başvurusunun yapılması zarureti hasıl olduğunu, istinaf talebinin kabulü ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/453 E - 2024/598 K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini, eksikliklerin tamamlanması ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın yargılama aşamasında beyan edilmeyen iddialar, savunmayı genişletme yasağı kapsamında olduğunda bu beyanlarına muvafakat etmediğimizi bildirmekte ve bu beyanların nazara alınmaması gerektiğini, yerel mahkeme davanın reddine dair kurulan hüküm usul ve yasalara uygun olduğunu, yerel mahkeme bu hususu gerekçeli kararında izah ettiğini, davacı tarafça istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen hususlar usul ve yasaya aykırı olup davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, İİK'nun 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve bu kapsamda istirdat talebi niteliğinde tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve bu kapsamında davacıdan haksız alındığı iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil (istirdat) talebi olup, davaya konu bononun davacı tarafından bedelsizliği/menfi tespit-borçlu olmadığının tespiti de iddia edildiğinden işbu dava,iddia ve talebi yönünden davayı açmakta hukuki yararı olmakla davanın esasına girilerek davacı ve davalı tarafın ileri sürdükleri/dayandıkları tüm delilleri de toplanıp sonucunda gerektiğinde ispat yüküne göre davacıya yemin hakkı da hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın reddine/menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davacı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

  2. HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2020/453 E . 2024/598 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,

  3. HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,

  4. Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  7. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinreddiTespit(KambiyoasliyeticaretSenetlerindenkonusuMenfikayseriKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim