Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1721
2024/1810
26 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1721
KARAR NO: 2024/1810
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/05/2024
NUMARASI: 2022/1388 E. 2024/520 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/09/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/05/2024 tarih ve 2022/1388 E - 2024/520 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, mağduriyetlerin günden güne arttığını, kooperatifin iflasa sürüklendiğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan aidat alacağı bulunduğunu, üyelerin istifa etmiş olması veya ilişik kesme belgesi olsa da söz konusu aidatları ödemesi gerektiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarını, öncelikle davalının kooperatiften edindiği ... ili, ...ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel... blok ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazı üzerine davalıdır şerhi konulmasını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin tapusunu uzun yıllar önce aldığını ve üyelikle ilişiğinin kesildiğini, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığını, çıkarılan borcun haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen kooperatif aidat alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının 92.187,00-TL alacağının 9.000,00 TL kısmına dava tarihinden, bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. 92.187,00 TL aidat alacağının 9.000,00 TL'sine dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden bakiyesine ise ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, ayrıca taahhütname ve ilişik kesme belgesi verilmiş olup davacı kooperatifin 22.02.2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile de 76 üyenin Kayseri 13. Noterliği ... tarih ... yevmiyeli ihtarı ile istifa ettiğinden istifalarının kabulüne karar verildiğini, bu durumda yerel mahkemenin üyenin istifa ettiği, ilişiği kesildiği hususunu ispatlayamadığına dair tespitinin hatalı olduğunu, Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkemenin resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsam da da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenerek tapuyu aldığı tarih itibariyle ticari defterlerde borcu olup olmadığının incelenmesinin taraflarınca belirtildiğini, müvekkilinin ödemeleri bilirkişi raporu ile her ne kadar 2011 yılı sonuna kadar hesaplanmışsa da kooperatif tarafından üyelerin ödemelerinin bir kısmının üye dosyasına ve ticari defterlere işlenmediğini, bu sebeple de ödemelerin eksik hesaplandığını, bu sebeple hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup bu sebeple de kararın kaldırılması gerektiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile kooperatifin tacir olup olmadığı hususundaki tartışmanın noktalandığı ve kooperatifin şirket niteliğinde bulunduğunun vurgulandığı, 6102 Sayılı TTK'nın 124/1. maddesiyle de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiği, kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı bir yorum faaliyeti olduğu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin "... ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir..." olduğu ifade edildiğini, bu durumda ticari defter ve kayıtlarının da dönemsel olarak tutulması gerektiğinin açık olduğunu, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmadığı açık olup raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı sayılı ilamında üyeliğir devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamının kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, konuya ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/108 E. 2020/3494 K. Sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile aidat hesabı yapılmışsa da aidat alacağı içerisinde genel gider alacağı olup olmadığı hususunun incelenmemiş olup kooperatif genel kurul kararlarında kabul edilen bilançolar ile kooperatifin yıllık genel giderleri belirli olup daire başına düşecek genel giderler de bilirkişi vasıtayı ile hesaplanabileceğinden kooperatif bilançolarının incelenmesi ile müvekkili aleyhine hesaplanan aidat alacağı içerisinde ne kadarının genel gider payı olduğunun tespiti gerektiğini, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmamış olup davacı kooperatifin bütün genel giderlerinin tespiti için yönetim kurulu faaliyet raporları ve genel kurul toplantı tutanaklarının bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi ile her yılın genel gider alacağı tespit edilebilecek iken yerel mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmamasının hatalı olup bu sebeplerle de kararın kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu ile hesap edilen aidatlarda 2021 yılı aidatları da mevcut olup Kayseri 1. ATM 2021/917 E. Sayılı dosyası ile genel kurulun iptaline karar verilmiş bu durumda müvekkilinin aidat borcu olduğunu kabul etmemekle birlikte 2021 yılı aidatlarının bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilmemesi gerekirken dahil edilmiş olup hatalı hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hükmün de hatalı olup kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dosyada istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 27.10.2015 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiği, bu sebeple 27.10.2015 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu hususun bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca yeniden hesaplama yapıldığını, davalıların tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalının tapusuna kavuştuğu dönemin diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalının, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığıı, bu ödemenin alındıktan sonra davalıya ibraname verildiği, mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiği, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen kaldırma kararı sonrasında davalıya tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcu hesaplandığını, davalının fazla ödemesinin hesaplandığı, dava tarihine kadarki aidat borcu hesaplandığı, fazla ödenen tutar TBK 100 vd. maddeleri gereği mahsup edildiği ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini, defter kayıtları hakkında iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalı ile aynı nitelikte olan başkaca bir davanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/583E. 2024/705K. Sayılı ilamıyla kesinleştiğini,2021 tarihli genel kurulun iptal edildiğine dair beyanın kabulünün mümkün olmadığını, davalının 2021 tarihli genel kurulun iptali davası olan Kayseri 1. ATM 2021/917 E. Sayılı dosyasında genel kurulun yoklukla malul olduğunu ileri sürdüğünü, ancak bahsi geçen dosyanın şu an Yargıtay aşamasında olup halen kesinleşmediğini, ancak 2021 yılı genel kurulu yoklukla malul sayılsa dahi, aidat süreklilik ve devamlılık arz eden bir alacak kalemi olduğundan 2020 yılında yapılan genel kurulda kararlaştırılan aidat miktarı ile 2021 yılındaki aidat miktarı açısından fark bulunmadığından özetle, davalının borç durumunu değiştiren bir durum olmadığından söz konusu genel kurulun iptal edilip edilmeyeceği, yoklukla malul olup olmadığı eldeki davayı etkilemeyeceğini, diğer bir deyişle, 2021 tarihli genel kurulun yoklukla malul olması halinde davalı 2020 tarihli genel kurulda kararlaştırılan aidattan sorumlu olacağını ve bu dönemlerde aidat miktarı değişmediği için alacak miktarının da değişmeyeceğini beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 92.187-TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, -92.187,00 TL aidat alacağının 9.000,00 TL'sine dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden bakiyesine ise ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) (Benzer Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/05/2024 tarih ve 2022/1388 E . 2024/520 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 6.297,29. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.574,33TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 4.722,96 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15