Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1656
2024/1809
26 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1656
KARAR NO: 2024/1809
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2024
NUMARASI: 2024/74 E. 2024/576 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/05/2024 tarih ve 2024/74 E - 2024/576 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren bir konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yaptığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme sureti ile taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatifte üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, daha önce kooperatiften taşınmaz isteyen üyelerden kesin maliyet bedeli alınamadığını bu nedenle açılmış davalar bulunduğunu, bu davaların kabul ile sonuçlandığını ve istinaf mahkemesi tarafından onandığını, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel aidat alacağı bulunduğunu, söz konusu aidat alacağının tüm üyelere karşı talep edildiğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin istifa - ilişik kesme belgesi olsa dahi söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili kooperatife ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı kooperatifin 2003 yılı ocak ayından dava tarihine kadar ödenmesi gereken aidat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yıllar önce davalı kooperatif ile ilişiğini kestiğini ve istifa ettiğini, kooperatif üyesi olmayan müvekkilinden aidat alacağı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarına göre inşaatlar devam ederken üyelerden aidat alınacağının belirtildiğini, davacı kooperatifin devam eden inşaatlarının seviyesinin saptanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini ve tebliğ edilmiş bir genel kurul kararı bulunmadığını, yıllık %18 faiz talebinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 139.787,00 TL alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca alınan ek rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yıllık %18 faiz işletilmesi isteminin feragat olması sebebi ile yasal faiz uygulanmıştır. Mahkememiz kararına benzer mahiyette aynı nitelikte alacaklar için Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2024/1044 E., 2024/1127K. sayılı, 2024/877 E., 2024/986 K. sayılı, 2024/1038 E., 2024/1112 K. sayılı, 2024/1037 E., 2024/1114 K. sayılı ilamları bulunmaktadır. Davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile, 139.787,00 TL alacağın 9.000,00 TL'sine dava tarihinden bakiyesini ise ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizi yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin feragat nedeniyle reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edildiğini ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyelerin bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin kooperatif tarafından ilişiğinin kesildiği gerekçesi ile genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesi ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğu mahkeme resen dikkate alarak değerlendirme
yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işlemin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu, emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı sayılı ilamında üyelik devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, nitekim davacı koooperatif 02.02.2022 tarihli ...Sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Kayseri 13. Noterliği ... yevmiyeli ve ... tarihli ihtar ile istiname gönderildiği ve bu ortakların istifasının kabul edildiğine dair karar alınmış olup müvekkilinin de istifa eden üyelerden olduğunu, davacı kooperatifin istifaları kabul edip akabinde dava açmasının kooperatifler yasası ile de bağdaşmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dosyada istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 27.10.2015 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiği, bu sebeple 27.10.2015 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu hususun bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca yeniden hesaplama yapıldığını, davalıların tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalının tapusuna kavuştuğu dönemin diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalının, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığıı, bu ödemenin alındıktan sonra davalıya ibraname verildiği, mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiği, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen kaldırma kararı sonrasında davalıya tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcu hesaplandığını, davalının fazla ödemesinin hesaplandığı, dava tarihine kadarki aidat borcu hesaplandığı, fazla ödenen tutar TBK 100 vd. maddeleri gereği mahsup edildiği ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini, defter kayıtları hakkında iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalı ile aynı nitelikte olan başkaca bir davanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/583E. 2024/705K. Sayılı ilamıyla kesinleştiğini, istinaf mahkemesinin söz konusu ilamında kaldırma ilamı gereği ek rapor aldırılarak raporun dairenin kaldırma gerekçelerine uygun hazırlandığı görüldüğüne hükmedildiğini, bu sebeple davanın kabulü yönündeki hükmün kesinleştiğini savunarak davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 139.787 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile, 139.787,00 TL alacağın 9.000,00 TL'sine dava tarihinden bakiyesini ise ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizi yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/2397 E 2024/30 K sayılı ilamı ile davalının istinaf talebinin kabulü ile; dosyanın tekrar bilirkişi incelemesi yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrasında 11/03/2024 tarihinde ek rapor aldırılmış olup, rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) (Benzer Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/05/2024 tarih ve 2024/74 E . 2024/576 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 9.548,85 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.387,22 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 7.161,63 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15