SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1695

Karar No

2024/1803

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1695

KARAR NO: 2024/1803

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/05/2024

NUMARASI: 2023/482 E. 2024/485 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 26/09/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/05/2024 tarih ve 2023/482 E - 2024/485 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatifin iflasa sürüklendiğini, mağdur üyelerin bir araya gelerek konutların yapımı ve teslimi ile önceki dönemlere ait borçların ödenmesi için çabaladıklarını, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedelinin alınmadığının anlaşıldığını, buna ilişkin Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve davaların kabulüne karar verildiğini, davalının 2003 yılı ocak ayından 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun hesaplanmasını davalının kooperatiften temin ettiği ... ili ... İlçesi, ...Mahallesi ... ada ...parsel ... blok ...bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının beyanları hanesine davalıdır şerhi konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18/aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 100,00-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18/aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve müvekkilinin de buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödediğini ve tapusunu aldığını, yasada aranan şartları sağladığını ve bu kapsamda müvekkilinden kesin maliyet talep edilemeyeceğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin sona erdiğini, bu nedenle aidat alacağının talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tapuyu aldıktan sonra davacı kooperatif tarafından hazırlanan hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığını ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağının muaccel hale gelmediğin, davanın esastan ve zaman aşımı sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davalı vekili her ne kadar 5 yıllık zaman aşımı def'inde bulunmuşsa da davacı kooperatifte davalının üyeliğinin devam ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre üyelik ilişkisi devam ettiği sürece kooperatif ile üyesi arasında zaman aşımı süresinin işlemeyeceğinden (Yargıtay 23. HD. 2016/5683 esas 2019/4634 karar 11/11/2019 tarih) zaman aşımı def'ine itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılarak açılan davada 95.237,00-TL aidat ve 121.000,00-TL ara ödeme olmak üzere toplam 216.237,00-TL alacağın ıslah dilekçesinde alacağın tümüne ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak ıslah tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile; 95.237,00-TL aidat ve 121.000,00-TL ara ödeme olmak üzere toplam 216.237,00-TL alacağın taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, verilen kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme gerekçesinde '1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verildiğini, dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmadığını, emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmadığını, davaya konu edilen aidat alacağının davacı kooperatifin 2003 ila 2022 hesap yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan aidat istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliğinin tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının belirlendiğini, genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığının anlaşıldığını, davalı tarafın her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmayacaktır.' gerekçesi ile davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini,müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyet bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, yerel mahkemenin dikkat etmediği şu hususun kesin maliyeti ödedikten sonra kooperatifin üye sayısı tapusunu alan kişi sayısı kadar azalmış ve genel kurula davet edilen kişi sayısı azaldığı için bu üye sayısı esas alınarak genel kurullar toplanmış ve bu üye sayısı dikkate alınarak aidat konusunda karar alındığı olduğunu, Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğu mahkeme resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işlemin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamının kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, yerel mahkeme tarafından %18 yasal faize hükmedilmişse de genel kurul kararlarında bu yönde bir faiz kararı alınmamış olup bu yönlerle de kararın hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile aidat hesabı yapılmışsa da aidat alacağı içerisinde genel gider alacağı olup olmadığı hususunun incelenmemiş olup kooperatif genel kurul kararlarında kabul edilen bilançolar ile kooperatifin yıllık genel giderleri belirli olup daire başına düşecek genel giderler de bilirkişi vasıtayı ile hesaplanabileceğinden kooperatif bilançolarının incelenmesi ile müvekkili aleyhine hesaplanan aidat alacağı içerisinde ne kadarının genel gider payı olduğunun tespiti gerektiğini, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmamış olup davacı kooperatifin bütün genel giderlerinin tespiti için yönetim kurulu faaliyet raporları ve genel kurul toplantı tutanaklarının bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi ile her yılın genel gider alacağı tespit edilebilecek iken yerel mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmamasının hatalı olup bu sebeplerle de kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dosyada istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 27.10.2015 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiği, bu sebeple 27.10.2015 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu hususun bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca yeniden hesaplama yapıldığını, davalıların tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalının tapusuna kavuştuğu dönemin diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalının, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığıı, bu ödemenin alındıktan sonra davalıya ibraname verildiği, mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiği, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen kaldırma kararı sonrasında davalıya tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcu hesaplandığını, davalının fazla ödemesinin hesaplandığı, dava tarihine kadarki aidat borcu hesaplandığı, fazla ödenen tutar TBK 100 vd. maddeleri gereği mahsup edildiği ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini, defter kayıtları hakkında iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalı ile aynı nitelikte olan başkaca bir davanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/583E. 2024/705K. Sayılı ilamıyla kesinleştiğini, istinaf mahkemesinin söz konusu ilamında kaldırma ilamı gereği ek rapor aldırılarak raporun dairenin kaldırma gerekçelerine uygun hazırlandığı görüldüğüne hükmedildiğini, bu sebeple davanın kabulü yönündeki hükmün kesinleştiğini savunarak davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, Davanın kabulü ile; 95.237,00-TL aidat ve 121.000,00-TL ara ödeme olmak üzere toplam 216.237,00-TL alacağın taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.

Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)

Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.

Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)

Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.

Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı

zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)

Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No : 2023/4418 Karar No : 2024/375)

Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan ek rapor da alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)

Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

  2. HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/05/2024 tarih ve 2023/482 E . 2024/485 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,

  3. HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  4. Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,

  5. İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  7. H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KooperatifkesinAidatasliyeAlacakticaretkonusukayseriKaynaklanan)Borcundanhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim